نَّ

191ayette
241kez geçiyor
51/114surede
1farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %70 · Medenî %30
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla) Kalem 17 2. inen sure En çok geçtiği sure A’râf 18 kez

Kelime ailesi

Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.

KelimeTürVezinAnlamAdet
لَيَقُولُنَّ Tekid Nunu تَفْعُلَنَّ Kesinlikle söyleyecekler 241

Anlam yelpazesi

Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.

Diğer 159 anlam
Kesinlikle örteceğim 2 Kesinlikle sizi toplayacak 2 Ve kesinlikle onlara emredeceğim 2 Kesinlikle size suç işletmesin 2 Kesinlikle artıracak 2 Kesinlikle geri döneceksiniz 2 Kesinlikle seni kışkırtır 2 Kesinlikle uzatma 2 Kesinlikle onları yerleştireceğiz 2 Kesinlikle götüreceğiz 2 Ve kesinlikle sizi astıracağım 2 Ve kesinlikle bileceksiniz 2 Kesinlikle olacaklar 2 Kesinlikle olacaksın 2 Kesinlikle bilecek 2 Ve kesinlikle bilecek 2 Kesinlikle sizi aldatacak 2 Kesinlikle sizi aldatmasın 2 Kesinlikle bırakmayın 2 Ve kesinlikle onları bulacaksın 1 Hemen kesinlikle seni döndüreceğiz 1 Kesinlikle sizi deneyeceğiz 1 Kesinlikle inanacaksınız 1 Ve kesinlikle ona yardım edeceksiniz 1 Kesinlikle deneneceksiniz 1 Ve kesinlikle işiteceksiniz 1 Kesinlikle onu açıklayacaksınız 1 Kesinlikle onları hesap etme 1 Ve kesinlikle onları girdireceğim 1 Kesinlikle seni aldatmasın 1 Kesinlikle ağırdan alacaktır 1 Elbette edineceğim 1 Ve kesinlikle onları saptıracağım 1 Ve kesinlikle onları kuruntulandıracağım 1 Kesinlikle koparacaklar 1 Hemen kesinlikle başkalaştıracaklar 1 Kesinlikle inanacak 1 Kesinlikle size suç işletecek 1 Ve kesinlikle sizi girdireceğim 1 Kesinlikle seni öldüreceğim 1 Kesinlikle dokunacak 1 Kesinlikle bulacaksın 1 Ve kesinlikle bulacaksın 1 Kesinlikle sizi deneyecek 1 Kesinlikle sana unutturacak 1 Kesinlikle olacağım 1 Kesinlikle inanacaklar 1 Kesinlikle soracağız 1 Ve kesinlikle soracağız 1 Hemen kesinlikle anlatacağız 1 Kesinlikle oturacağım 1 Kesinlikle sizi fitnelemesin 1 Kesinlikle seni çıkaracağız 1 Kesinlikle sizi astıracağım 1 Kesinlikle güveneceğiz 1 Ve kesinlikle göndereceğiz 1 Kesinlikle gönderecek 1 Kesinlikle isabet edecek 1 Kesinlikle onları ele geçireceksin 1 Kesinlikle korkacaksın 1 Kesinlikle sadaka vereceğiz 1 Ve kesinlikle olacağız 1 Ve kesinlikle yemin edecekler 1 Kesinlikle ikiniz kendiliğinizden uymayın 1 Kesinlikle onlara karşılığını tam verecek 1 Kesinlikle onlara haber vereceksin 1 Kesinlikle zindana atılacak 1 Kesinlikle onu zindana atacaklar 1 Kesinlikle bana getireceksiniz 1 Kesinlikle sizi artıracağım 1 Kesinlikle sabredeceğiz 1 Kesinlikle sizi çıkaracağız 1 Kesinlikle helak edeceğiz 1 Kesinlikle sizi yerleştireceğiz 1 Kesinlikle süsleyeceğim 1 Ve kesinlikle onları azdıracağım 1 Kesinlikle onlara soracağız 1 Ve kesinlikle açıklayacak 1 Kesinlikle karşılık vereceğiz 1 Hemenkesinlikle ona hayat vereceğiz 1 Kesinlikle bozacaksınız 1 Ve kesinlikle üste çıkacaksınız 1 Kesinlikle ulaşacak 1 Kesinlikle ilgilenmezsin 1 Kesinlikle yular takacağım 1 Kesinlikle şuurlandıracak 1 Elbette edineceğiz 1 Kesinlikle söyleme 1 Kesinlikle bulacağım 1 Kesinlikle göreceksin 1 Kesinlikle seni taşlayacağım 1 Kesinlikle onları toplantı yerine getireceğiz 1 Kesinlikle onları hazırlayacağız 1 Kesinlikle sökeceğiz 1 Kesinlikle bana verilecek 1 Kesinlikle seni alıkoymasın 1 Kesinlikle sana getireceğiz 1 Kesinlikle onu yakacağız 1 Kesinlikle onu toz halinde savuracağız 1 Kesinlikle ikinizi çıkaracak 1 Kesinlikle tuzak kuracağım 1 Kesinlikle giderecek 1 Kesinlikle yardım edecek 1 Kesinlikle onlara rızık verecek 1 Kesinlikle onları girdirecek 1 Kesinlikle ona yardım edecek 1 Kesinlikle seninle çekişirler 1 Kesinlikle bana göstereceksin 1 Kesinlikle çıkacaklar 1 Kesinlikle onları halef kılacak 1 Ve kesinlikle yerleştirecek 1 Ve onları kesinlikle değiştirecek 1 Kesinlikle seni kılacağım 1 Kesinlikle sizi ufalayacak 1 Kesinlikle ona azap edeceğim 1 Kesinlikle onu boğazlayacağım 1 Kesinlikle bana getirecek 1 Kesinlikle onlara getireceğiz 1 Ve kesinlikle onları çıkaracağız 1 Kesinlikle onu geceleyin yapacağız 1 Kesinlikle söyleyeceğiz 1 Kesinlikle seni alıkoymasınlar 1 Kesinlikle örteceğiz 1 Kesinlikle onları girdireceğiz 1 Kesinlikle taşıyacaklar 1 Ve kesinlikle onlara sorulacak 1 Kesinlikle onu kurtaracağız 1 Ve kesinlikle onlara gelecek 1 Kesinlikle onlara yol göstereceğiz 1 Kesinlikle seni hafife almasın 1 Kesinlikle onlara tattıracağız 1 Kesinlikle seni bulaştıracağız 1 Kesinlikle sizi taşlayacağız 1 Ve kesinlikle size dokunacak 1 Kesinlikle onları azdıracağım 1 Kesinlikle boşa gidecek 1 Ve kesinlikle olacaksın 1 Kesinlikle tattıracağız 1 Kesinlikle haber vereceğiz 1 Ve kesinlikle onlara tattıracağız 1 Kesinlikle şüphelenirsiniz 1 Kesinlikle sizi alıkoymasın 1 Ve kesinlikle onları tanıyacaksın 1 Ve kesinlikle sizi deneyeceğiz 1 Kesinlikle gireceksiniz 1 Kesinlikle yeneceğim 1 Kesinlikle çıkacağız 1 Kesinlikle sana yardım edeceğiz 1 Kesinlikle döndürecekler 1 Kesinlikle bağışlanma isteyeceğim 1 Kesinlikle çıkaracak 1 Kesinlikle gönderileceksiniz 1 Kesinlikle haber verileceksiniz 1 Kesinlikle onu devşirecekler 1 Kesinlikle ona girmesin 1 Kesinlikle bineceksiniz 1 Kesinlikle göreceksiniz 1 Kesinlikle onu göreceksiniz 1 Kesinlikle fırlatılacak 1

Kavram ağı

Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 0 kez 2. inen: Kalem — 2 kez 3. inen: Müzzemmil — 0 kez 4. inen: Müddessir — 0 kez 5. inen: Fâtiha — 0 kez 6. inen: Tebbet — 0 kez 7. inen: Tekvîr — 0 kez 8. inen: A’lâ — 0 kez 9. inen: Leyl — 0 kez 10. inen: Fecr — 0 kez 11. inen: Duhâ — 0 kez 12. inen: İnşirâh — 0 kez 13. inen: Asr — 0 kez 14. inen: Âdiyât — 0 kez 15. inen: Kevser — 0 kez 16. inen: Tekâsür — 3 kez 17. inen: Mâ’ûn — 0 kez 18. inen: Kâfirûn — 0 kez 19. inen: Fil — 0 kez 20. inen: Felâk — 0 kez 21. inen: Nâs — 0 kez 22. inen: İhlâs — 0 kez 23. inen: Necm — 0 kez 24. inen: Abese — 0 kez 25. inen: Kadr — 0 kez 26. inen: Şems — 0 kez 27. inen: Bürûc — 0 kez 28. inen: Tîn — 0 kez 29. inen: Kureyş — 0 kez 30. inen: Kâri’a — 0 kez 31. inen: Kıyâme — 0 kez 32. inen: Hümeze — 1 kez 33. inen: Mürselât — 0 kez 34. inen: Kâf — 0 kez 35. inen: Beled — 0 kez 36. inen: Târık — 0 kez 37. inen: Kamer — 0 kez 38. inen: Sâd — 3 kez 39. inen: A’râf — 18 kez 40. inen: Cin — 0 kez 41. inen: Yâsîn — 2 kez 42. inen: Furkân — 0 kez 43. inen: Fâtır — 3 kez 44. inen: Meryem — 6 kez 45. inen: Tâ-Hâ — 10 kez 46. inen: Vâkı’a — 0 kez 47. inen: Şu’arâ — 5 kez 48. inen: Neml — 8 kez 49. inen: Kasas — 3 kez 50. inen: İsrâ — 6 kez 51. inen: Yûnus — 7 kez 52. inen: Hûd — 6 kez 53. inen: Yûsuf — 4 kez 54. inen: Hicr — 4 kez 55. inen: En’âm — 8 kez 56. inen: Sâffât — 0 kez 57. inen: Lokman — 3 kez 58. inen: Sebe’ — 1 kez 59. inen: Zümer — 3 kez 60. inen: Mü’min — 2 kez 61. inen: Fussilet — 6 kez 62. inen: Şûrâ — 0 kez 63. inen: Zuhruf — 6 kez 64. inen: Duhân — 0 kez 65. inen: Câsiye — 0 kez 66. inen: Ahkâf — 0 kez 67. inen: Zâriyât — 0 kez 68. inen: Gâşiye — 0 kez 69. inen: Kehf — 4 kez 70. inen: Nahl — 7 kez 71. inen: Nûh — 2 kez 72. inen: İbrahim — 8 kez 73. inen: Enbiyâ — 2 kez 74. inen: Mü’minûn — 2 kez 75. inen: Secde — 2 kez 76. inen: Tûr — 0 kez 77. inen: Mülk — 0 kez 78. inen: Hâkka — 0 kez 79. inen: Me’âric — 0 kez 80. inen: Nebe’ — 0 kez 81. inen: Nâzi’ât — 0 kez 82. inen: İnfitâr — 0 kez 83. inen: İnşikâk — 1 kez 84. inen: Rûm — 2 kez 85. inen: Ankebût — 16 kez 86. inen: Mutaffifîn — 0 kez 87. inen: Bakara — 6 kez 88. inen: Enfâl — 4 kez 89. inen: Âl-i İmrân — 14 kez 90. inen: Ahzâb — 1 kez 91. inen: Mümtehine — 1 kez 92. inen: Nisâ — 11 kez 93. inen: Zilzâl — 0 kez 94. inen: Hadîd — 0 kez 95. inen: Muhammed — 2 kez 96. inen: Ra’d — 2 kez 97. inen: Rahmân — 0 kez 98. inen: İnsan — 0 kez 99. inen: Talâk — 0 kez 100. inen: Beyyine — 0 kez 101. inen: Haşr — 3 kez 102. inen: Nûr — 5 kez 103. inen: Hac — 6 kez 104. inen: Münâfikûn — 1 kez 105. inen: Mücâdele — 1 kez 106. inen: Hucurât — 0 kez 107. inen: Tahrîm — 0 kez 108. inen: Teğâbun — 2 kez 109. inen: Saff — 0 kez 110. inen: Cum’a — 0 kez 111. inen: Fetih — 1 kez 112. inen: Mâide — 11 kez 113. inen: Tevbe — 4 kez 114. inen: Nasr — 0 kez
← ilk inenson inen →

Ayetler

+ ك ف ر ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır

24 ayet

وَلَا يَحْسَبَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَنَّمَا نُمْل۪ي لَهُمْ خَيْرٌ لِاَنْفُسِهِمْۜ اِنَّمَا نُمْل۪ي لَهُمْ لِيَزْدَادُٓوا اِثْماًۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ مُه۪ينٌ
İnkar edenler, kendilerine vermiş olduğumuz mühletin sakın kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Biz onlara ancak, günahları çoğalsın diye mühlet veriyoruz. Küçültücü azap onlaradır.[178]
فَاسْتَجَابَ لَهُمْ رَبُّهُمْ اَنّ۪ي لَٓا اُض۪يعُ عَمَلَ عَامِلٍ مِنْكُمْ مِنْ ذَكَرٍ اَوْ اُنْثٰىۚ بَعْضُكُمْ مِنْ بَعْضٍۚ فَالَّذ۪ينَ هَاجَرُوا وَاُخْرِجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ وَاُو۫ذُوا ف۪ي سَب۪يل۪ي وَقَاتَلُوا وَقُتِلُوا لَاُكَفِّرَنَّ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ وَلَاُدْخِلَنَّهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۚ ثَوَاباً مِنْ عِنْدِ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ عِنْدَهُ حُسْنُ الثَّوَابِ
Rableri dualarını kabul etti: «Birbirinizden meydana gelen sizlerden, erkek olsun, kadın olsun, iş yapanın işini boşa çıkarmam. Hicret edenlerin, memleketlerinden çıkarılanların, yolumda ezaya uğratılanların, savaşan ve öldürülenlerin günahlarını elbette örteceğim. And olsun ki, Allah katından bir nimet olarak, onları içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacağım. Nimetin güzeli Allah katındadır».[195]
لَا يَغُرَّنَّكَ تَقَلُّبُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فِي الْبِلَادِۜ
İnkar edenlerin diyar diyar gezip refah içinde dolaşması sakın seni aldatmasın; az bir faydalanmadan sonra onların varacakları yer cehennemdir. O ne kötü duraktır!..[196-197]
وَلَقَدْ اَخَذَ اللّٰهُ م۪يثَاقَ بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَۚ وَبَعَثْنَا مِنْهُمُ اثْنَيْ عَشَرَ نَق۪يباًۜ وَقَالَ اللّٰهُ اِنّ۪ي مَعَكُمْۜ لَئِنْ اَقَمْتُمُ الصَّلٰوةَ وَاٰتَيْتُمُ الزَّكٰوةَ وَاٰمَنْتُمْ بِرُسُل۪ي وَعَزَّرْتُمُوهُمْ وَاَقْرَضْتُمُ اللّٰهَ قَرْضاً حَسَناً لَاُكَفِّرَنَّ عَنْكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَلَاُدْخِلَنَّكُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۚ فَمَنْ كَفَرَ بَعْدَ ذٰلِكَ مِنْكُمْ فَقَدْ ضَلَّ سَوَٓاءَ السَّب۪يلِ
And olsun ki, Allah, İsrailoğullarından söz almıştı. Onlardan oniki reis seçtik. Allah: «Ben şüphesiz sizinleyim, namaz kılarsanız, zekat verirseniz, peygamberlerime inanır ve onlara yardım ederseniz, Allah uğrunda güzel bir takdimede bulunursanız, and olsun ki kötülüklerinizi örterim. And olsun ki, sizi içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyarım. Bundan sonra sizden kim inkar ederse şüphesiz doğru yoldan sapmış olur» dedi.[12]
وَقَالَتِ الْيَهُودُ يَدُ اللّٰهِ مَغْلُولَةٌۜ غُلَّتْ اَيْد۪يهِمْ وَلُعِنُوا بِمَا قَالُواۢ بَلْ يَدَاهُ مَبْسُوطَتَانِۙ يُنْفِقُ كَيْفَ يَشَٓاءُۜ وَلَيَز۪يدَنَّ كَث۪يراً مِنْهُمْ مَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَ طُغْيَاناً وَكُفْراًۜ وَاَلْقَيْنَا بَيْنَهُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَٓاءَ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِۜ كُلَّمَٓا اَوْقَدُوا نَاراً لِلْحَرْبِ اَطْفَاَهَا اللّٰهُۙ وَيَسْعَوْنَ فِي الْاَرْضِ فَسَاداًۜ وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ الْمُفْسِد۪ينَ
Yahudiler, «Allah’ın eli sıkıdır» dediler; dediklerinden ötürü elleri bağlandı, lanetlendiler. Hayır, O’nun iki eli de açıktır, nasıl dilerse sarfeder. And olsun ki, sana Rabbinden indirilen sözler onların çoğunun azgınlığını ve inkarını artıracaktır. Onların arasına kıyamete kadar sürecek düşmanlık ve kin saldık. Savaş ateşini ne zaman körükleseler Allah onu söndürmüştür. Yeryüzünde bozgunculuğa koşarlar. Allah bozguncuları sevmez.[64]
قُلْ يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ لَسْتُمْ عَلٰى شَيْءٍ حَتّٰى تُق۪يمُوا التَّوْرٰيةَ وَالْاِنْج۪يلَ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكُمْ مِنْ رَبِّكُمْۜ وَلَيَز۪يدَنَّ كَث۪يراً مِنْهُمْ مَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَ طُغْيَاناً وَكُفْراًۚ فَلَا تَأْسَ عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِر۪ينَ
«Ey Kitap ehli! Tevrat’ı, İncil’i ve Rabbinizden size indirileni gereğince uygulamadıkça bir temeliniz olmaz» de. And olsun ki Rabbinden sana indirilen, Kuran, onlardan çoğunun azgınlık ve küfrünü artırır. Öyleyse kafirler için tasalanma.[68]
لَقَدْ كَفَرَ الَّذ۪ينَ قَالُٓوا اِنَّ اللّٰهَ ثَالِثُ ثَلٰثَةٍۢ وَمَا مِنْ اِلٰهٍ اِلَّٓا اِلٰهٌ وَاحِدٌۜ وَاِنْ لَمْ يَنْتَهُوا عَمَّا يَقُولُونَ لَيَمَسَّنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ
And olsun ki, «Allah üçten biridir» diyenler kafir olmuştur; oysa tanrı ancak bir tek Tanrı’dır. Dediklerinden vazgeçmezlerse, and olsun onlardan inkar edenler elem verici bir azaba uğrayacaktır.[73]
وَلَا يَحْسَبَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا سَبَقُواۜ اِنَّهُمْ لَا يُعْجِزُونَ
İnkar edenler, asla öne geçtiklerini sanmasınlar, çünkü onlar bizi aciz bırakamıyacaklardır.[59]
وَالَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا مَسْجِداً ضِرَاراً وَكُفْراً وَتَفْر۪يقاً بَيْنَ الْمُؤْمِن۪ينَ وَاِرْصَاداً لِمَنْ حَارَبَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ مِنْ قَبْلُۜ وَلَيَحْلِفُنَّ اِنْ اَرَدْنَٓا اِلَّا الْحُسْنٰىۜ وَاللّٰهُ يَشْهَدُ اِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ
Zarar vermek, inkar etmek, müminlerin arasını ayırmak, Allah ve Peygamber’ine karşı savaşanlara daha önceden gözcülük yapmak üzere bir mescid kurup: «Biz sadece iyilik yapmak istedik» diye yemin edenlerin yalancı olduklarına şüphesiz ki Allah şahiddir.[107]
وَهُوَ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ وَكَانَ عَرْشُهُ عَلَى الْمَٓاءِ لِيَبْلُوَكُمْ اَيُّكُمْ اَحْسَنُ عَمَلاًۜ وَلَئِنْ قُلْتَ اِنَّكُمْ مَبْعُوثُونَ مِنْ بَعْدِ الْمَوْتِ لَيَقُولَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُب۪ينٌ
Arş’ı su üzerinde iken, hanginizin daha güzel işi işleyeceğini ortaya koymak için, gökleri ve yeri altı günde yaratan O’dur. And olsun ki, «Siz gerçekten, ölümden sonra dirileceksiniz» desen, inkar edenler: «Bu, apaçık bir sihirden başka bir şey değildir» derler.[7]
وَاِذْ تَاَذَّنَ رَبُّكُمْ لَئِنْ شَكَرْتُمْ لَاَز۪يدَنَّكُمْ وَلَئِنْ كَفَرْتُمْ اِنَّ عَذَاب۪ي لَشَد۪يدٌ
Rabbiniz: «Şükrederseniz and olsun ki, size karşılığını artıracağım; nankörlük ederseniz bilin ki azabım pek çetindir» diye bildirmişti.[7]
وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِرُسُلِهِمْ لَنُخْرِجَنَّكُمْ مِنْ اَرْضِنَٓا اَوْ لَتَعُودُنَّ ف۪ي مِلَّتِنَاۜ فَاَوْحٰٓى اِلَيْهِمْ رَبُّهُمْ لَنُهْلِكَنَّ الظَّالِم۪ينَۙ
İnkar edenler, peygamberlerine: «Ya bizim dinimize dönersiniz ya da sizi memleketimizden çıkarırız» dediler. Rableri peygamberlere: «Biz, haksızlık edenleri yok edeceğiz, onlardan sonra yeryüzüne sizi yerleştireceğiz. Bu, makamımdan ve tehdidimden korkanlar içindir.» diye vahyetti.[13-14]
اَفَرَاَيْتَ الَّذ۪ي كَفَرَ بِاٰيَاتِنَا وَقَالَ لَاُو۫تَيَنَّ مَالاً وَوَلَداًۜ
Ayetlerimizi inkar eden ve «bana elbette mal ve çocuk verilecektir» diyeni gördün mu?[77]
وَعَدَ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْكُمْ وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَيَسْتَخْلِفَنَّهُمْ فِي الْاَرْضِ كَمَا اسْتَخْلَفَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۖ وَلَيُمَكِّنَنَّ لَهُمْ د۪ينَهُمُ الَّذِي ارْتَضٰى لَهُمْ وَلَيُبَدِّلَنَّهُمْ مِنْ بَعْدِ خَوْفِهِمْ اَمْناًۜ يَعْبُدُونَن۪ي لَا يُشْرِكُونَ ب۪ي شَيْـٔاًۜ وَمَنْ كَفَرَ بَعْدَ ذٰلِكَ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ
Allah, içinizden inanıp yararlı iş işleyenlere, onlardan öncekileri halef kıldığı gibi, onları da yeryüzüne halef kılacağına, onlar için beğendiği dini temelli yerleştireceğine, korkularını güvene çevireceğine dair söz vermiştir. Çünkü onlar Bana kulluk eder, hiçbir şeyi Bana ortak koşmazlar. Bundan sonra inkar eden kimseler, işte onlar artık yoldan çıkmış olanlardır.[55]
لَا تَحْسَبَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مُعْجِز۪ينَ فِي الْاَرْضِۚ وَمَأْوٰيهُمُ النَّارُۜ وَلَبِئْسَ الْمَص۪يرُ۟
İnkar edenlerin, Bizi yeryüzünde aciz bırakacaklarını sanmayasın. Varacakları yer ateştir. Ne kötü dönüştür![57]
وَمَا كُنْتَ تَرْجُٓوا اَنْ يُلْقٰٓى اِلَيْكَ الْكِتَابُ اِلَّا رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَ فَلَا تَكُونَنَّ ظَه۪يراً لِلْكَافِر۪ينَۘ
Sen, sana bu Kitap’ın verileceğini ummazdın. O ancak Rabbinin bir rahmetidir. Öyleyse sakın inkarcılara yardımcı olma.[86]
وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَنُكَفِّرَنَّ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ اَحْسَنَ الَّذ۪ي كَانُوا يَعْمَلُونَ
İnanıp yararlı iş işleyenlerin kötülüklerini, and olsun ki, örteriz; onları, yaptıklarından daha güzeli ile mükafatlandırırız.[7]
وَلَقَدْ ضَرَبْنَا لِلنَّاسِ ف۪ي هٰذَا الْقُرْاٰنِ مِنْ كُلِّ مَثَلٍۜ وَلَئِنْ جِئْتَهُمْ بِاٰيَةٍ لَيَقُولَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا مُبْطِلُونَ
And olsun ki bu Kuran’da insanlar için her türlü misali vermişizdir. Bununla beraber, eğer sen onlara bir mucize getirmiş olsan, inkar edenler: «Siz ancak batıl şeyler ortaya atanlarsınız» derler.[58]
وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَا تَأْت۪ينَا السَّاعَةُۜ قُلْ بَلٰى وَرَبّ۪ي لَتَأْتِيَنَّكُمْ عَالِمِ الْغَيْبِۚ لَا يَعْزُبُ عَنْهُ مِثْقَالُ ذَرَّةٍ فِي السَّمٰوَاتِ وَلَا فِي الْاَرْضِ وَلَٓا اَصْغَرُ مِنْ ذٰلِكَ وَلَٓا اَكْبَرُ اِلَّا ف۪ي كِتَابٍ مُب۪ينٍۙ
İnkar edenler: «Kıyamet bize gelmeyecektir» dediler. De ki: «Hayır, öyle değil; görülmeyeni bilen Rabbim’e and olsun ki, o saat size muhakkak gelecektir. Göklerde ve yerde zerre kadar olanlar bile O’nun ilminin dışında değildir. Bundan daha küçüğü ve daha büyüğü de şüphesiz apaçık Kitap’tadır.»[3]
فَلَنُذ۪يقَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا عَذَاباً شَد۪يداً وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ اَسْوَاَ الَّذ۪ي كَانُوا يَعْمَلُونَ
İnkar edenlere çetin bir azap tattıracağız. İşledikleri en kötü işlere karşılık onların cezasını vereceğiz.[27]
Yükleniyor...