نَّ

191ayette
241kez geçiyor
51/114surede
1farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %70 · Medenî %30
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla) Kalem 17 2. inen sure En çok geçtiği sure A’râf 18 kez

Kelime ailesi

Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.

KelimeTürVezinAnlamAdet
لَيَقُولُنَّ Tekid Nunu تَفْعُلَنَّ Kesinlikle söyleyecekler 241

Anlam yelpazesi

Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.

Diğer 159 anlam
Kesinlikle örteceğim 2 Kesinlikle sizi toplayacak 2 Ve kesinlikle onlara emredeceğim 2 Kesinlikle size suç işletmesin 2 Kesinlikle artıracak 2 Kesinlikle geri döneceksiniz 2 Kesinlikle seni kışkırtır 2 Kesinlikle uzatma 2 Kesinlikle onları yerleştireceğiz 2 Kesinlikle götüreceğiz 2 Ve kesinlikle sizi astıracağım 2 Ve kesinlikle bileceksiniz 2 Kesinlikle olacaklar 2 Kesinlikle olacaksın 2 Kesinlikle bilecek 2 Ve kesinlikle bilecek 2 Kesinlikle sizi aldatacak 2 Kesinlikle sizi aldatmasın 2 Kesinlikle bırakmayın 2 Ve kesinlikle onları bulacaksın 1 Hemen kesinlikle seni döndüreceğiz 1 Kesinlikle sizi deneyeceğiz 1 Kesinlikle inanacaksınız 1 Ve kesinlikle ona yardım edeceksiniz 1 Kesinlikle deneneceksiniz 1 Ve kesinlikle işiteceksiniz 1 Kesinlikle onu açıklayacaksınız 1 Kesinlikle onları hesap etme 1 Ve kesinlikle onları girdireceğim 1 Kesinlikle seni aldatmasın 1 Kesinlikle ağırdan alacaktır 1 Elbette edineceğim 1 Ve kesinlikle onları saptıracağım 1 Ve kesinlikle onları kuruntulandıracağım 1 Kesinlikle koparacaklar 1 Hemen kesinlikle başkalaştıracaklar 1 Kesinlikle inanacak 1 Kesinlikle size suç işletecek 1 Ve kesinlikle sizi girdireceğim 1 Kesinlikle seni öldüreceğim 1 Kesinlikle dokunacak 1 Kesinlikle bulacaksın 1 Ve kesinlikle bulacaksın 1 Kesinlikle sizi deneyecek 1 Kesinlikle sana unutturacak 1 Kesinlikle olacağım 1 Kesinlikle inanacaklar 1 Kesinlikle soracağız 1 Ve kesinlikle soracağız 1 Hemen kesinlikle anlatacağız 1 Kesinlikle oturacağım 1 Kesinlikle sizi fitnelemesin 1 Kesinlikle seni çıkaracağız 1 Kesinlikle sizi astıracağım 1 Kesinlikle güveneceğiz 1 Ve kesinlikle göndereceğiz 1 Kesinlikle gönderecek 1 Kesinlikle isabet edecek 1 Kesinlikle onları ele geçireceksin 1 Kesinlikle korkacaksın 1 Kesinlikle sadaka vereceğiz 1 Ve kesinlikle olacağız 1 Ve kesinlikle yemin edecekler 1 Kesinlikle ikiniz kendiliğinizden uymayın 1 Kesinlikle onlara karşılığını tam verecek 1 Kesinlikle onlara haber vereceksin 1 Kesinlikle zindana atılacak 1 Kesinlikle onu zindana atacaklar 1 Kesinlikle bana getireceksiniz 1 Kesinlikle sizi artıracağım 1 Kesinlikle sabredeceğiz 1 Kesinlikle sizi çıkaracağız 1 Kesinlikle helak edeceğiz 1 Kesinlikle sizi yerleştireceğiz 1 Kesinlikle süsleyeceğim 1 Ve kesinlikle onları azdıracağım 1 Kesinlikle onlara soracağız 1 Ve kesinlikle açıklayacak 1 Kesinlikle karşılık vereceğiz 1 Hemenkesinlikle ona hayat vereceğiz 1 Kesinlikle bozacaksınız 1 Ve kesinlikle üste çıkacaksınız 1 Kesinlikle ulaşacak 1 Kesinlikle ilgilenmezsin 1 Kesinlikle yular takacağım 1 Kesinlikle şuurlandıracak 1 Elbette edineceğiz 1 Kesinlikle söyleme 1 Kesinlikle bulacağım 1 Kesinlikle göreceksin 1 Kesinlikle seni taşlayacağım 1 Kesinlikle onları toplantı yerine getireceğiz 1 Kesinlikle onları hazırlayacağız 1 Kesinlikle sökeceğiz 1 Kesinlikle bana verilecek 1 Kesinlikle seni alıkoymasın 1 Kesinlikle sana getireceğiz 1 Kesinlikle onu yakacağız 1 Kesinlikle onu toz halinde savuracağız 1 Kesinlikle ikinizi çıkaracak 1 Kesinlikle tuzak kuracağım 1 Kesinlikle giderecek 1 Kesinlikle yardım edecek 1 Kesinlikle onlara rızık verecek 1 Kesinlikle onları girdirecek 1 Kesinlikle ona yardım edecek 1 Kesinlikle seninle çekişirler 1 Kesinlikle bana göstereceksin 1 Kesinlikle çıkacaklar 1 Kesinlikle onları halef kılacak 1 Ve kesinlikle yerleştirecek 1 Ve onları kesinlikle değiştirecek 1 Kesinlikle seni kılacağım 1 Kesinlikle sizi ufalayacak 1 Kesinlikle ona azap edeceğim 1 Kesinlikle onu boğazlayacağım 1 Kesinlikle bana getirecek 1 Kesinlikle onlara getireceğiz 1 Ve kesinlikle onları çıkaracağız 1 Kesinlikle onu geceleyin yapacağız 1 Kesinlikle söyleyeceğiz 1 Kesinlikle seni alıkoymasınlar 1 Kesinlikle örteceğiz 1 Kesinlikle onları girdireceğiz 1 Kesinlikle taşıyacaklar 1 Ve kesinlikle onlara sorulacak 1 Kesinlikle onu kurtaracağız 1 Ve kesinlikle onlara gelecek 1 Kesinlikle onlara yol göstereceğiz 1 Kesinlikle seni hafife almasın 1 Kesinlikle onlara tattıracağız 1 Kesinlikle seni bulaştıracağız 1 Kesinlikle sizi taşlayacağız 1 Ve kesinlikle size dokunacak 1 Kesinlikle onları azdıracağım 1 Kesinlikle boşa gidecek 1 Ve kesinlikle olacaksın 1 Kesinlikle tattıracağız 1 Kesinlikle haber vereceğiz 1 Ve kesinlikle onlara tattıracağız 1 Kesinlikle şüphelenirsiniz 1 Kesinlikle sizi alıkoymasın 1 Ve kesinlikle onları tanıyacaksın 1 Ve kesinlikle sizi deneyeceğiz 1 Kesinlikle gireceksiniz 1 Kesinlikle yeneceğim 1 Kesinlikle çıkacağız 1 Kesinlikle sana yardım edeceğiz 1 Kesinlikle döndürecekler 1 Kesinlikle bağışlanma isteyeceğim 1 Kesinlikle çıkaracak 1 Kesinlikle gönderileceksiniz 1 Kesinlikle haber verileceksiniz 1 Kesinlikle onu devşirecekler 1 Kesinlikle ona girmesin 1 Kesinlikle bineceksiniz 1 Kesinlikle göreceksiniz 1 Kesinlikle onu göreceksiniz 1 Kesinlikle fırlatılacak 1

Kavram ağı

Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 0 kez (binde 0) 2. inen: Kalem — 2 kez (binde 6.7) 3. inen: Müzzemmil — 0 kez (binde 0) 4. inen: Müddessir — 0 kez (binde 0) 5. inen: Fâtiha — 0 kez (binde 0) 6. inen: Tebbet — 0 kez (binde 0) 7. inen: Tekvîr — 0 kez (binde 0) 8. inen: A’lâ — 0 kez (binde 0) 9. inen: Leyl — 0 kez (binde 0) 10. inen: Fecr — 0 kez (binde 0) 11. inen: Duhâ — 0 kez (binde 0) 12. inen: İnşirâh — 0 kez (binde 0) 13. inen: Asr — 0 kez (binde 0) 14. inen: Âdiyât — 0 kez (binde 0) 15. inen: Kevser — 0 kez (binde 0) 16. inen: Tekâsür — 3 kez (binde 107.1) 17. inen: Mâ’ûn — 0 kez (binde 0) 18. inen: Kâfirûn — 0 kez (binde 0) 19. inen: Fil — 0 kez (binde 0) 20. inen: Felâk — 0 kez (binde 0) 21. inen: Nâs — 0 kez (binde 0) 22. inen: İhlâs — 0 kez (binde 0) 23. inen: Necm — 0 kez (binde 0) 24. inen: Abese — 0 kez (binde 0) 25. inen: Kadr — 0 kez (binde 0) 26. inen: Şems — 0 kez (binde 0) 27. inen: Bürûc — 0 kez (binde 0) 28. inen: Tîn — 0 kez (binde 0) 29. inen: Kureyş — 0 kez (binde 0) 30. inen: Kâri’a — 0 kez (binde 0) 31. inen: Kıyâme — 0 kez (binde 0) 32. inen: Hümeze — 1 kez (binde 30.3) 33. inen: Mürselât — 0 kez (binde 0) 34. inen: Kâf — 0 kez (binde 0) 35. inen: Beled — 0 kez (binde 0) 36. inen: Târık — 0 kez (binde 0) 37. inen: Kamer — 0 kez (binde 0) 38. inen: Sâd — 3 kez (binde 4.1) 39. inen: A’râf — 18 kez (binde 5.4) 40. inen: Cin — 0 kez (binde 0) 41. inen: Yâsîn — 2 kez (binde 2.8) 42. inen: Furkân — 0 kez (binde 0) 43. inen: Fâtır — 3 kez (binde 3.9) 44. inen: Meryem — 6 kez (binde 6.2) 45. inen: Tâ-Hâ — 10 kez (binde 7.5) 46. inen: Vâkı’a — 0 kez (binde 0) 47. inen: Şu’arâ — 5 kez (binde 3.8) 48. inen: Neml — 8 kez (binde 7) 49. inen: Kasas — 3 kez (binde 2.1) 50. inen: İsrâ — 6 kez (binde 3.9) 51. inen: Yûnus — 7 kez (binde 3.8) 52. inen: Hûd — 6 kez (binde 3.1) 53. inen: Yûsuf — 4 kez (binde 2.3) 54. inen: Hicr — 4 kez (binde 6.1) 55. inen: En’âm — 8 kez (binde 2.6) 56. inen: Sâffât — 0 kez (binde 0) 57. inen: Lokman — 3 kez (binde 5.5) 58. inen: Sebe’ — 1 kez (binde 1.1) 59. inen: Zümer — 3 kez (binde 2.6) 60. inen: Mü’min — 2 kez (binde 1.6) 61. inen: Fussilet — 6 kez (binde 7.6) 62. inen: Şûrâ — 0 kez (binde 0) 63. inen: Zuhruf — 6 kez (binde 7.2) 64. inen: Duhân — 0 kez (binde 0) 65. inen: Câsiye — 0 kez (binde 0) 66. inen: Ahkâf — 0 kez (binde 0) 67. inen: Zâriyât — 0 kez (binde 0) 68. inen: Gâşiye — 0 kez (binde 0) 69. inen: Kehf — 4 kez (binde 2.5) 70. inen: Nahl — 7 kez (binde 3.8) 71. inen: Nûh — 2 kez (binde 8.8) 72. inen: İbrahim — 8 kez (binde 9.6) 73. inen: Enbiyâ — 2 kez (binde 1.7) 74. inen: Mü’minûn — 2 kez (binde 1.9) 75. inen: Secde — 2 kez (binde 5.4) 76. inen: Tûr — 0 kez (binde 0) 77. inen: Mülk — 0 kez (binde 0) 78. inen: Hâkka — 0 kez (binde 0) 79. inen: Me’âric — 0 kez (binde 0) 80. inen: Nebe’ — 0 kez (binde 0) 81. inen: Nâzi’ât — 0 kez (binde 0) 82. inen: İnfitâr — 0 kez (binde 0) 83. inen: İnşikâk — 1 kez (binde 9.3) 84. inen: Rûm — 2 kez (binde 2.4) 85. inen: Ankebût — 16 kez (binde 16.4) 86. inen: Mutaffifîn — 0 kez (binde 0) 87. inen: Bakara — 6 kez (binde 1) 88. inen: Enfâl — 4 kez (binde 3.2) 89. inen: Âl-i İmrân — 14 kez (binde 4) 90. inen: Ahzâb — 1 kez (binde 0.8) 91. inen: Mümtehine — 1 kez (binde 2.9) 92. inen: Nisâ — 11 kez (binde 2.9) 93. inen: Zilzâl — 0 kez (binde 0) 94. inen: Hadîd — 0 kez (binde 0) 95. inen: Muhammed — 2 kez (binde 3.7) 96. inen: Ra’d — 2 kez (binde 2.3) 97. inen: Rahmân — 0 kez (binde 0) 98. inen: İnsan — 0 kez (binde 0) 99. inen: Talâk — 0 kez (binde 0) 100. inen: Beyyine — 0 kez (binde 0) 101. inen: Haşr — 3 kez (binde 6.7) 102. inen: Nûr — 5 kez (binde 3.8) 103. inen: Hac — 6 kez (binde 4.7) 104. inen: Münâfikûn — 1 kez (binde 5.6) 105. inen: Mücâdele — 1 kez (binde 2.1) 106. inen: Hucurât — 0 kez (binde 0) 107. inen: Tahrîm — 0 kez (binde 0) 108. inen: Teğâbun — 2 kez (binde 8.3) 109. inen: Saff — 0 kez (binde 0) 110. inen: Cum’a — 0 kez (binde 0) 111. inen: Fetih — 1 kez (binde 1.8) 112. inen: Mâide — 11 kez (binde 3.9) 113. inen: Tevbe — 4 kez (binde 1.6) 114. inen: Nasr — 0 kez (binde 0)
← ilk inenson inen →

Ayetler

191 ayet

وَمَٓا اَظُنُّ السَّاعَةَ قَٓائِمَةًۙ وَلَئِنْ رُدِدْتُ اِلٰى رَبّ۪ي لَاَجِدَنَّ خَيْراً مِنْهَا مُنْقَلَباً
Kendisine böylece yazık ederek bahçesine girerken: «Bu bahçenin batacağını hiç zannetmem. Kıyametin kopacağını da sanmıyorum. Eğer Rabbime döndürülürsem, and olsun ki orada bundan daha iyisini bulurum» dedi.[35-36]
فَكُل۪ي وَاشْرَب۪ي وَقَرّ۪ي عَيْناًۚ فَاِمَّا تَرَيِنَّ مِنَ الْبَشَرِ اَحَداًۙ فَقُول۪ٓي اِنّ۪ي نَذَرْتُ لِلرَّحْمٰنِ صَوْماً فَلَنْ اُكَلِّمَ الْيَوْمَ اِنْسِياًّۚ
Ye iç, gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görecek olursan ’Ben Rahman için oruç adadım, bugün hiçbir insanla konuşmayacağım’ de.»[26]
قَالَ اَرَاغِبٌ اَنْتَ عَنْ اٰلِهَت۪ي يَٓا اِبْرٰه۪يمُۚ لَئِنْ لَمْ تَنْتَهِ۬ لَاَرْجُمَنَّكَ وَاهْجُرْن۪ي مَلِياًّ
Babası: «Ey İbrahim! Sen benim tanrılarımdan yüz çevirmek mi istiyorsun? Bundan vazgeçmezsen mutlaka seni taşlarım; uzun bir süre benden uzaklaş git.» dedi.[46]
فَوَرَبِّكَ لَنَحْشُرَنَّهُمْ وَالشَّيَاط۪ينَ ثُمَّ لَنُحْضِرَنَّهُمْ حَوْلَ جَهَنَّمَ جِثِياًّۚ
Rabbine and olsun ki Biz onları mutlaka uydukları şeytanlarla beraber haşredeceğiz. Sonra cehennemin yanında diz çöktürerek hazır bulunduracağız.[68]
ثُمَّ لَنَنْزِعَنَّ مِنْ كُلِّ ش۪يعَةٍ اَيُّهُمْ اَشَدُّ عَلَى الرَّحْمٰنِ عِتِياًّۚ
Sonra her toplumdan Rahman’a en çok kimin baş kaldırdığını ortaya koyacağız.[69]
اَفَرَاَيْتَ الَّذ۪ي كَفَرَ بِاٰيَاتِنَا وَقَالَ لَاُو۫تَيَنَّ مَالاً وَوَلَداًۜ
Ayetlerimizi inkar eden ve «bana elbette mal ve çocuk verilecektir» diyeni gördün mu?[77]
فَلَا يَصُدَّنَّكَ عَنْهَا مَنْ لَا يُؤْمِنُ بِهَا وَاتَّـبَعَ هَوٰيهُ فَتَرْدٰى
«Buna inanmayan ve hevesine uyan kimse seni ondan alıkoymasın, yoksa helak olursun.»[16]
فَلَنَأْتِيَنَّكَ بِسِحْرٍ مِثْلِه۪ فَاجْعَلْ بَيْنَنَا وَبَيْنَكَ مَوْعِداً لَا نُخْلِفُهُ نَحْنُ وَلَٓا اَنْتَ مَكَاناً سُوًى
And olsun ki Firavun’a bütün delillerimizi gösterdik de yalan sayıp kabulden çekindi ve: «Ey Musa! Sihirbazlığınla bizi yurdumuzdan çıkarmaya mı geldin? Şimdi biz de seninkinin benzeri bir sihri sana göstereceğiz. Bizimle senin aranda bir vakit tayin et ki sen de biz de düz bir yerde bulunalım da caymayalım» dedi.[56-58]
قَالَ اٰمَنْتُمْ لَهُ قَبْلَ اَنْ اٰذَنَ لَكُمْۜ اِنَّهُ لَكَب۪يرُكُمُ الَّذ۪ي عَلَّمَكُمُ السِّحْرَۚ فَلَاُقَطِّعَنَّ اَيْدِيَكُمْ وَاَرْجُلَكُمْ مِنْ خِلَافٍ وَلَاُصَلِّبَنَّكُمْ ف۪ي جُذُوعِ النَّخْلِۘ وَلَتَعْلَمُنَّ اَيُّـنَٓا اَشَدُّ عَذَاباً وَاَبْقٰى
Firavun «Ben size izin vermeden mi O’na inandınız? Doğrusu size sihri öğreten, büyüğünüz odur. And olsun ki, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim, sizi hurma kütüklerine asacağım. Hangimizin azabının daha çetin ve daha devamlı olduğunu bileceksiniz» dedi.[71]
قَالَ فَاذْهَبْ فَاِنَّ لَكَ فِي الْحَيٰوةِ اَنْ تَقُولَ لَا مِسَاسَۖ وَاِنَّ لَكَ مَوْعِداً لَنْ تُخْلَفَهُۚ وَانْظُرْ اِلٰٓى اِلٰهِكَ الَّذ۪ي ظَلْتَ عَلَيْهِ عَاكِفاًۜ لَنُحَرِّقَنَّهُ ثُمَّ لَنَنْسِفَنَّهُ فِي الْيَمِّ نَسْفاً
Musa: «Defol! Doğrusu artık hayatta, «Bana dokunmayın!» demenden başka yapacağın yoktur. Senin için asla kaçamayacağın bir ceza daha vardır. Durup üzerinde titrediğin tanrına bak, onu yakacağız, sonra denize dökeceğiz» dedi.[97]
فَقُلْنَا يَٓا اٰدَمُ اِنَّ هٰذَا عَدُوٌّ لَكَ وَلِزَوْجِكَ فَلَا يُخْرِجَنَّكُمَا مِنَ الْجَنَّةِ فَتَشْقٰى
«Ey Adem! Doğrusu bu, senin ve eşinin düşmanıdır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın, yoksa bedbaht olursun. Doğrusu cennette ne acıkırsın, ne de çıplak kalırsın; orada ne susarsın ne de güneşin sıcağında kalırsın» dedik.[117-119]
قَالَ اهْبِطَا مِنْهَا جَم۪يعاً بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّۚ فَاِمَّا يَأْتِيَنَّكُمْ مِنّ۪ي هُدًى فَمَنِ اتَّـبَعَ هُدَايَ فَلَا يَضِلُّ وَلَا يَشْقٰى
Onlara şöyle dedi: «Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan inin. Elbet size Benden bir yol gösteren gelir; Benim yoluma uyan ne sapar ve ne de bedbaht olur.»[123]
وَلَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ اِلٰى مَا مَتَّعْنَا بِه۪ٓ اَزْوَاجاً مِنْهُمْ زَهْرَةَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا لِنَفْتِنَهُمْ ف۪يهِۜ وَرِزْقُ رَبِّكَ خَيْرٌ وَاَبْقٰى
Kendilerini sınamak için, dünya hayatının süsü olarak bol bol geçimlik verdiğimiz kimselere sakın göz dikme, Rabbinin rızkı daha iyi ve daha devamlıdır.[131]
وَلَئِنْ مَسَّتْهُمْ نَفْحَةٌ مِنْ عَذَابِ رَبِّكَ لَيَقُولُنَّ يَا وَيْلَنَٓا اِنَّا كُنَّا ظَالِم۪ينَ
Rabbinin azabından onlara bir esinti dokunsa: «Vah bize! Doğrusu biz haksızdık» derler.[46]
وَتَاللّٰهِ لَاَك۪يدَنَّ اَصْنَامَكُمْ بَعْدَ اَنْ تُوَلُّوا مُدْبِر۪ينَ
«Allah’a yemin ederim ki, siz ayrıldıktan sonra, putlarınıza bir tuzak kuracağım!»[57]
مَنْ كَانَ يَظُنُّ اَنْ لَنْ يَنْصُرَهُ اللّٰهُ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِ فَلْيَمْدُدْ بِسَبَبٍ اِلَى السَّمَٓاءِ ثُمَّ لْيَقْطَعْ فَلْيَنْظُرْ هَلْ يُذْهِبَنَّ كَيْدُهُ مَا يَغ۪يظُ
Allah’ın peygamber’e dünyada ve ahirette yardım etmeyeceğini sanan kimse, yukarı bağladığı bir ipe kendini asıp, boğsun; bir düşünsün bakalım, bu hilesi kendisini öfkelendiren şeye engel olabilir mi?[15]
اَلَّذ۪ينَ اُخْرِجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ بِغَيْرِ حَقٍّ اِلَّٓا اَنْ يَقُولُوا رَبُّنَا اللّٰهُۜ وَلَوْلَا دَفْعُ اللّٰهِ النَّاسَ بَعْضَهُمْ بِبَعْضٍ لَهُدِّمَتْ صَوَامِــعُ وَبِيَعٌ وَصَلَوَاتٌ وَمَسَاجِدُ يُذْكَرُ ف۪يهَا اسْمُ اللّٰهِ كَث۪يراًۜ وَلَيَنْصُرَنَّ اللّٰهُ مَنْ يَنْصُرُهُۜ اِنَّ اللّٰهَ لَقَوِيٌّ عَز۪يزٌ
Onlar haksız yere ve «Rabbimiz Allah’tır» dediler diye yurtlarından çıkarılmışlardır. Allah insanların bir kısmını diğeriyle savmasaydı, manastırlar, kiliseler, havralar ve içinde Allah’ın adı çok anılan camiler yıkılıp giderdi. And olsun ki, Allah’a yardım edenlere O da yardım eder. Doğrusu Allah kuvvetlidir, güçlüdür.[40]
وَالَّذ۪ينَ هَاجَرُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ ثُمَّ قُتِلُٓوا اَوْ مَاتُوا لَيَرْزُقَنَّهُمُ اللّٰهُ رِزْقاً حَسَناًۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَهُوَ خَيْرُ الرَّازِق۪ينَ
Allah yolunda hicret edenlere, sonra öldürülen veya ölenlere Allah, elbette onlara güzel bir rızık verecektir. Rızık verenlerin en hayırlısı yalnız Allah’tır.[58]
لَيُدْخِلَنَّهُمْ مُدْخَلاً يَرْضَوْنَهُۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَعَل۪يمٌ حَل۪يمٌ
And olsun ki, onları hoşnut olacakları bir yere koyar. Şüphesiz Allah bilendir, Halim’dir.[59]
ذٰلِكَۚ وَمَنْ عَاقَبَ بِمِثْلِ مَا عُوقِبَ بِه۪ ثُمَّ بُغِيَ عَلَيْهِ لَيَنْصُرَنَّهُ اللّٰهُۜ اِنَّ اللّٰهَ لَعَفُوٌّ غَفُورٌ
Bu böyledir; kim kendisine verilen kadar ceza verirse ve kendisine yine de saldırılırsa, Allah ona, and olsun ki yardım edecektir. Allah şüphesiz, affeder ve bağışlar.[60]
Yükleniyor...