ن ج و
75ayette
84kez geçiyor
31/114surede
25farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %80 · Medenî %20
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Kamer 34
37. inen sure
En çok geçtiği sure
Mücâdele
10 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| نَجَّيْنَا | Tef'il Babı | فَعَّلْنَا | Kurtardık | 19 |
| فَاَنْجَيْنَاهُ | İfal Babı | فَأَفْعَلْنَاهُ | Hemen onu kurtardık | 14 |
| وَنَجِّن۪ي | Tef'il Babı | وَفَعِّلْنِي | Ve beni kurtar | 6 |
| النَّجْوٰى | İsim | الْفَعْلَى | Özel konuşmak | 6 |
| نَجْوٰيكُمْ | İsim | وَفَعْلَاهُمْ | Ve onların özel konuşması | 5 |
| نَجّٰينَا | Tef'il Babı | فَعَّلَنَا | Bizi kurtardı | 5 |
| اَنْجٰينَا | İfal Babı | أَفْعَلَنَا | Bizi kurtardı | 4 |
| نُنَجّ۪يكَ | Tef'il Babı | نُفَعِّلُ | Kurtarırız | 4 |
| يُنَجّ۪يكُمْ | Tef'il Babı | يُفَعِّلُكُمْ | Sizi kurtarır | 3 |
| نَجِياًّۜ | İsim | فَعِيلًا | Özel konuşmak | 2 |
| لَمُنَجُّوهُمْ | İsim | لَمُفَعِّلُوهُمْ | Onları kurtaranlar | 2 |
| اَنْجَيْنَاكُمْ | İfal Babı | أَفْعَلْنَاكُمْ | Sizi kurtardık | 1 |
| نُنْجِ | İfal Babı | نُفْعِلُ | Kurtarırız | 1 |
| نَاجٍ | İsim | فَاعِلٌ | Kurtulan | 1 |
| نَجَا | Feale-Yefilu | فَعَلَ | Kurtuldu | 1 |
| نُنْجِي | İfal Babı | نُفْعِلُ | Kurtarırız | 1 |
| نَجَوْتَ | Feale-Yefulu | فَعَلْتَ | Kurtuldun | 1 |
| النَّجٰوةِ | İsim | الْفَعَلَةِ | Kurtuluş | 1 |
| وَيَتَنَاجَوْنَ | Tefaul Babı | وَيَتَفَاعَلُونَ | Ve özel konuşurlar | 1 |
| تَنَاجَيْتُمْ | Tefaul Babı | تَفَاعَلْتُمْ | Özel konuştunuz | 1 |
| تَتَنَاجَوْا | Tefaul Babı | تَتَفَاعَلُوا | Özel konuşmayın | 1 |
| وَتَنَاجَوْا | Tefaul Babı | وَتَعَاعَلُوا | Ve özel konuşun | 1 |
| نَاجَيْتُمُ | Faale Babı | فَاعَلْتُمْ | Özel konuştunuz | 1 |
| تُنْج۪يكُمْ | İfal Babı | تُفْعِلُكُمْ | Sizi kurtarır | 1 |
| يُنْج۪يهِۙ | İfal Babı | يُفْعِلُهُ | Onu kurtarır | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Özel konuşmak 8
Hemen onu kurtardık 6
Kurtardık 6
Onu kurtardık 4
Kurtarırız 4
Ve onu kurtardık 4
Sizi kurtardık 3
Sizi kurtarır 3
Bizi kurtardı 3
Onları kurtardı 3
Ve kurtardık 3
Ve beni kurtar 3
Ve onların özel konuşması 2
Sizi kurtardı 2
Diğer 27 anlam
Beni kurtar 2
Özel konuştunuz 2
Özel konuşmanız 2
Hemen sizi kurtardık 1
Onların özel konuşması 1
Bizi kurtardın 1
Ve bizi kurtar 1
Seni kurtarırız 1
Ve onları kurtardık 1
Kurtulan 1
Kurtuldu 1
Hemen kurtarıldı 1
Onları kurtaranlar 1
Hemen seni kurtardık 1
Hemen onları kurtardık 1
Kurtuldun 1
Hemen onu kurtardı 1
Kesinlikle onu kurtaracağız 1
Seni kurtaranlar 1
Ve ikisini kurtardık 1
Kurtarır 1
Kurtuluş 1
Onları kurtardık 1
Ve özel konuşurlar 1
Özel konuşmayın 1
Ve özel konuşun 1
Onu kurtarır 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
+ أ ه ل ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır
10 ayet
فَاَنْجَيْنَاهُ
وَاَهْلَهُٓ
اِلَّا
امْرَاَتَهُۘ
كَانَتْ
مِنَ
الْغَابِر۪ينَ
Bunun üzerine Lut’u ve taraftarlarını kurtardık; yalnız karısı, geride kalıp helake uğrayanlardan oldu.[83]
اِذْ
تَمْش۪ٓي
اُخْتُكَ
فَتَقُولُ
هَلْ
اَدُلُّكُمْ
عَلٰى
مَنْ
يَكْفُلُهُۜ
فَرَجَعْنَاكَ
اِلٰٓى
اُمِّكَ
كَيْ
تَقَرَّ
عَيْنُهَا
وَلَا
تَحْزَنَۜ
وَقَتَلْتَ
نَفْساً
فَنَجَّيْنَاكَ
مِنَ
الْغَمِّ
وَفَتَنَّاكَ
فُتُوناً۠
فَلَبِثْتَ
سِن۪ينَ
ف۪ٓي
اَهْلِ
مَدْيَنَ
ثُمَّ
جِئْتَ
عَلٰى
قَدَرٍ
يَا مُوسٰى
Kızkardeşin Firavun’un sarayına giderek: «Ona bakacak birini size göstereyim mi?» diyordu. Böylece, annen üzülmesin, sevinsin diye, seni ona iade etmiştik. Sen bir cana kıymıştın, seni üzüntüden kurtarmış ve seni birçok musibetlerle denemiştik. Bunun için, Medyen halkı arasında yıllarca kalmıştın. Sonra, ey Musa, peygamberlik görevini yüklenecek bir yaşa gelince dönüp geldin.[40]
وَنُوحاً
اِذْ
نَادٰى
مِنْ
قَبْلُ
فَاسْتَجَبْنَا
لَهُ
فَنَجَّيْنَاهُ
وَاَهْلَهُ
مِنَ
الْكَرْبِ
الْعَظ۪يمِۚ
Nuh da daha önceleri Bize yalvarmıştı, onun duasını kabul edip, kendisini ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtardık.[76]
رَبِّ
نَجِّن۪ي
وَاَهْل۪ي
مِمَّا
يَعْمَلُونَ
Lut: «Doğrusu yaptığınıza çok kızanlardanım. Rabbim! Beni ve ailemi bunların yapageldiği kötülükten kurtar» dedi.[168-169]
فَنَجَّيْنَاهُ
وَاَهْلَـهُٓ
اَجْمَع۪ينَۙ
Bunun üzerine geride kalan yaşlı bir kadın dışında, onu ve ailesini, hepsini kurtardık.[170-171]
فَاَنْجَيْنَاهُ
وَاَهْلَـهُٓ
اِلَّا
امْرَاَتَهُۘ
قَدَّرْنَاهَا
مِنَ
الْغَابِر۪ينَ
Bunun üzerine onu ve ailesini kurtardık, yalnız karısının geride kalanlardan olmasını gerekli bulduk.[57]
قَالَ
اِنَّ
ف۪يهَا
لُـوطاًۜ
قَالُوا
نَحْنُ
اَعْلَمُ
بِمَنْ
ف۪يهَاۘ
لَنُنَجِّيَنَّهُ
وَاَهْلَـهُٓ
اِلَّا
امْرَاَتَهُۘ
كَانَتْ
مِنَ
الْغَابِر۪ينَ
İbrahim: «Ama Lut oradadır» dedi, elçiler: «Biz orada olanları daha iyi biliriz; onu ve geride kalanlardan olacak karısı dışında ailesini kurtaracağız» dediler.[32]
وَلَمَّٓا
اَنْ
جَٓاءَتْ
رُسُلُنَا
لُـوطاً
س۪ٓيءَ
بِهِمْ
وَضَـاقَ
بِهِمْ
ذَرْعاً
وَقَالُوا
لَا
تَخَفْ
وَلَا
تَحْزَنْ۠
اِنَّا
مُنَجُّوكَ
وَاَهْلَكَ
اِلَّا
امْرَاَتَكَ
كَانَتْ
مِنَ
الْغَابِر۪ينَ
Elçilerimiz Lut’a gelince, onun fenasına gitti; çok sıkıldı. Ona, «Korkma ve üzülme, doğrusu biz seni ve geride kalacaklardan olan karının dışında, aileni kurtaracağız. Bu kent halkına yaptıkları yolsuzluklardan ötürü gökten, elbette bir azap indireceğiz» dediler.[33-24]
وَنَجَّيْنَاهُ
وَاَهْلَهُ
مِنَ
الْكَرْبِ
الْعَظ۪يمِۘ
Onu ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.[76]
اِذْ
نَجَّيْنَاهُ
وَاَهْلَـهُٓ
اَجْمَع۪ينَۙ
Geridekiler arasında kalan yaşlı bir kadın dışında, Lut’u ve ailesinin hepsini kurtarmıştık.[134-135]
Yükleniyor...