ه ل ك
63ayette
68kez geçiyor
40/114surede
15farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %84 · Medenî %16
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Necm 50
23. inen sure
En çok geçtiği sure
A’râf
6 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| اَهْلَكْنَا | İfal Babı | أَفْعَلْنَا | Helak ettik | 36 |
| يُهْلِكَ | İfal Babı | يُفْعِلَ | Helak eder | 9 |
| مُهْلِكَ | İsim | مُفْعِلَ | Helak eden | 5 |
| هَلَكَ | Feale-Yefilu | فَعَلَ | Helak oldu | 4 |
| لَنُهْلِكَنَّ | İfal Babı | لَنُفْعِلَنَّ | Helak ederiz | 3 |
| اَتُهْلِكُنَا | İfal Babı | أَتُفْعِلُنَا | Bizi helak eder misin? | 2 |
| التَّهْلُكَةِۚۛ | İsim | التَّفْعُلَةِ | Tehlike | 1 |
| فَاَهْلَكَتْهُۜ | İfal Babı | فَأَفْعَلَتْهُ | Hemen onu helak etti | 1 |
| لِيَهْلِكَ | Feale-Yefilu | لِيَفْعِلَ | Helak olması için | 1 |
| الْهَالِك۪ينَ | İsim | الْفَاعِلِينَ | Helak olanlar | 1 |
| مُهْلِكُوهَا | İsim | مُفْعِلُوهَا | Onu helak edenler | 1 |
| الْمُهْلَك۪ينَ | İsim | الْمُفْعَلِينَ | Helak edilenler | 1 |
| مُهْلِكِي | İsim | مُفْعِلِي | Helak edenler | 1 |
| هَالِكٌ | İsim | فَاعِلٌ | Helak olan | 1 |
| مُهْلِكُٓوا | İsim | مُفْعِلُو | Helak edenler | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Helak ettik 17
Onu helak ettik 4
Onları helak ettik 4
Helak oldu 3
Hemen onları helak ettik 3
Helak eder 2
Helak ederler 2
Helak edilir 2
Helak eden 2
Helak ederiz 2
Helak edenler 2
Helak etti 2
Helak edildiler 2
Tehlike 1
Diğer 20 anlam
Ve helak eder 1
Hemen onu helak etti 1
Onları helak ettin 1
Bizi helak eder misin? 1
Onları helak eden 1
Hemen bizi helak eder misin? 1
Helak olması için 1
Helak etmesi 1
Helak olanlar 1
Kesinlikle helak edeceğiz 1
Onu helak edenler 1
Onların helak edilmesi için 1
Ve helak ettik 1
Helak edilenler 1
Helak olmak 1
Helak olan 1
Bizi helak eder 1
Beni helak etti 1
Gitti 1
Helak ettim 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
+ ظ ل م ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır
11 ayet
مَثَلُ
مَا
يُنْفِقُونَ
ف۪ي
هٰذِهِ
الْحَيٰوةِ
الدُّنْيَا
كَمَثَلِ
ر۪يحٍ
ف۪يهَا
صِرٌّ
اَصَابَتْ
حَرْثَ
قَوْمٍ
ظَلَمُٓوا
اَنْفُسَهُمْ
فَاَهْلَكَتْهُۜ
وَمَا
ظَلَمَهُمُ
اللّٰهُ
وَلٰكِنْ
اَنْفُسَهُمْ
يَظْلِمُونَ
Bu dünya hayatında sarfettiklerinin durumu, kendilerine zulmeden kimselerin ekinlerine isabetle kavurup mahveden soğuk bir rüzgarın durumu gibidir. Allah onlara zulmetmedi, onlar kendilerine yazık ettiler.[117]
قُلْ
اَرَاَيْتَكُمْ
اِنْ
اَتٰيكُمْ
عَذَابُ
اللّٰهِ
بَغْتَةً
اَوْ
جَهْرَةً
هَلْ
يُهْلَكُ
اِلَّا
الْقَوْمُ
الظَّالِمُونَ
De ki: «Allah’ın azabı size ansızın veya açıkça gelirse, zalimlerden başkası mı yok olur? Bana bildirin.»[47]
ذٰلِكَ
اَنْ
لَمْ
يَكُنْ
رَبُّكَ
مُهْلِكَ
الْقُرٰى
بِظُلْمٍ
وَاَهْلُهَا
غَافِلُونَ
Bu, haberleri yokken kasabalar halkını Allah’ın haksız yere yok etmeyeceğinden dolayıdır.[131]
كَدَأْبِ
اٰلِ
فِرْعَوْنَۙ
وَالَّذ۪ينَ
مِنْ
قَبْلِهِمْۜ
كَذَّبُوا
بِاٰيَاتِ
رَبِّهِمْۚ
فَاَهْلَكْنَاهُمْ
بِذُنُوبِهِمْ
وَاَغْرَقْـنَٓا
اٰلَ
فِرْعَوْنَۚ
وَكُلٌّ
كَانُوا
ظَالِم۪ينَ
Firavun taifesi ve onlardan öncekilerin gidişi gibi, Rablerinin ayetlerini yalanladılar da onları günahlarından ötürü yok ettik. Firavun taifesini suda boğduk, hepsi zalimlerdi.[54]
وَلَقَدْ
اَهْلَكْنَا
الْقُرُونَ
مِنْ
قَبْلِكُمْ
لَمَّا
ظَلَمُواۙ
وَجَٓاءَتْهُمْ
رُسُلُهُمْ
بِالْبَيِّنَاتِ
وَمَا
كَانُوا
لِيُؤْمِنُواۜ
كَذٰلِكَ
نَجْزِي
الْقَوْمَ
الْمُجْرِم۪ينَ
And olsun ki, sizden önce nice nesilleri, peygamberleri onlara belgeler getirmişken, haksızlık ederek inanmadıkları zaman yok etmiştik. İşte biz suçlu milleti böyle cezalandırırız.[13]
وَمَا
كَانَ
رَبُّكَ
لِيُهْلِكَ
الْقُرٰى
بِظُلْمٍ
وَاَهْلُهَا
مُصْلِحُونَ
Rabbin, kasabaların halkı ıslah olmuşken, haksız yere onları yok etmez.[117]
وَقَالَ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
لِرُسُلِهِمْ
لَنُخْرِجَنَّكُمْ
مِنْ
اَرْضِنَٓا
اَوْ
لَتَعُودُنَّ
ف۪ي
مِلَّتِنَاۜ
فَاَوْحٰٓى
اِلَيْهِمْ
رَبُّهُمْ
لَنُهْلِكَنَّ
الظَّالِم۪ينَۙ
İnkar edenler, peygamberlerine: «Ya bizim dinimize dönersiniz ya da sizi memleketimizden çıkarırız» dediler. Rableri peygamberlere: «Biz, haksızlık edenleri yok edeceğiz, onlardan sonra yeryüzüne sizi yerleştireceğiz. Bu, makamımdan ve tehdidimden korkanlar içindir.» diye vahyetti.[13-14]
وَتِلْكَ
الْقُرٰٓى
اَهْلَكْنَاهُمْ
لَمَّا
ظَلَمُوا
وَجَعَلْنَا
لِمَهْلِكِهِمْ
مَوْعِداً۟
Haksızlıklarından ötürü işte yok ettiğimiz şehirler! Onları yok etmek için bir süre tayin etmiştik.[59]
فَكَاَيِّنْ
مِنْ
قَرْيَةٍ
اَهْلَكْنَاهَا
وَهِيَ
ظَالِمَةٌ
فَهِيَ
خَاوِيَةٌ
عَلٰى
عُرُوشِهَا
وَبِئْرٍ
مُعَطَّـلَةٍ
وَقَصْرٍ
مَش۪يدٍ
Nice kasabaların halkını haksızlık yaparken yok ettik. Artık çatıları çökmüş, kuyuları metruk, sarayları bomboş kalmıştır.[45]
وَمَا
كَانَ
رَبُّكَ
مُهْلِكَ
الْقُرٰى
حَتّٰى
يَبْعَثَ
ف۪ٓي
اُمِّهَا
رَسُولاً
يَتْلُوا
عَلَيْهِمْ
اٰيَاتِنَاۚ
وَمَا
كُنَّا
مُهْلِكِي
الْقُرٰٓى
اِلَّا
وَاَهْلُهَا
ظَالِمُونَ
Rabbin şehirlerin anasına, onlara ayetlerimizi okuyacak bir peygamber göndermedikçe onları yok etmiş değildir. Zaten Biz yalnız, halkı zalim olan şehirleri yok etmişizdir.[59]
وَلَمَّا
جَٓاءَتْ
رُسُلُـنَٓا
اِبْرٰه۪يمَ
بِالْبُشْرٰىۙ
قَالُٓوا
اِنَّا
مُهْلِكُٓوا
اَهْلِ
هٰذِهِ
الْقَرْيَةِۚ
اِنَّ
اَهْلَهَا
كَانُوا
ظَالِم۪ينَۚ
Elçilerimiz İbrahim’e müjde ile geldiklerinde: «Biz şu kent halkını yok edeceğiz, çünkü oranın halkı zalim kimselerdir» dediler.[31]
Yükleniyor...