ه و ن
26ayette
26kez geçiyor
19/114surede
13farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %54 · Medenî %46
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Fecr 16
10. inen sure
En çok geçtiği sure
Nisâ
4 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| مُه۪ينٌ | İsim | مُفْعِلٌ | Basitleştiren | 6 |
| مُه۪ينٌ | Sıfat | مُفْعِلٌ | Basitleştiren | 4 |
| مُه۪يناً | Sıfat | مُفْعِلًا | Basitleştiren | 3 |
| الْهُونِ | İsim | الْفُعْلِ | Basitleşmek | 3 |
| هَيِّنٌ | İsim | فَيْعِلٌ | Basit | 2 |
| يُهِنِ | İfal Babı | يُفْعِلْ | Basitleştirir | 1 |
| هَيِّناًۗ | İsim | فَيْعِلًا | Basit | 1 |
| هَوْناً | İsim | فَعْلًا | Sıradan olmak | 1 |
| مُهَاناًۗ | İsim | مُفْعَلًا | Basitleştirilen | 1 |
| اَهْوَنُ | İsim | أَفْعَلُ | Daha basit | 1 |
| مُه۪يناً | İsim | مُفْعِلًا | Basitleştiren | 1 |
| الْهُونِ | Sıfat | الْفُعْلِ | Basitleşmek | 1 |
| اَهَانَنِۚ | İfal Babı | أَفْعَلَنِ | Beni basitleştirdi | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
“Basitleşmek” ✕ Süzgeci kaldır
4 ayet
وَمَنْ
اَظْلَمُ
مِمَّنِ
افْتَرٰى
عَلَى
اللّٰهِ
كَذِباً
اَوْ
قَالَ
اُو۫حِيَ
اِلَيَّ
وَلَمْ
يُوحَ
اِلَيْهِ
شَيْءٌ
وَمَنْ
قَالَ
سَاُنْزِلُ
مِثْلَ
مَٓا
اَنْزَلَ
اللّٰهُۜ
وَلَوْ
تَرٰٓى
اِذِ
الظَّالِمُونَ
ف۪ي
غَمَرَاتِ
الْمَوْتِ
وَالْمَلٰٓئِكَةُ
بَاسِطُٓوا
اَيْد۪يهِمْۚ
اَخْرِجُٓوا
اَنْفُسَكُمْۜ
اَلْيَوْمَ
تُجْزَوْنَ
عَذَابَ
الْهُونِ
بِمَا
كُنْتُمْ
تَقُولُونَ
عَلَى
اللّٰهِ
غَيْرَ
الْحَقِّ
وَكُنْتُمْ
عَنْ
اٰيَاتِه۪
تَسْتَكْبِرُونَ
Allah’a karşı yalan uydurandan veya kendisine bir şey vahyedilmemişken «Bana vahyolundu, Allah’ın indirdiği gibi ben de indireceğim» diyenden daha zalim kim olabilir? Bu zalimleri can çekişirlerken melekler ellerini uzatmış, «Canlarınızı verin, bugün Allah’a karşı haksız yere söylediklerinizden, O’nun ayetlerine büyüklük taslamanızdan ötürü alçaltıcı azabla cezalandırılacaksınız» derken bir görsen![93]
يَتَوَارٰى
مِنَ
الْقَوْمِ
مِنْ
سُٓوءِ
مَا
بُشِّرَ
بِه۪ۜ
اَيُمْسِكُهُ
عَلٰى
هُونٍ
اَمْ
يَدُسُّهُ
فِي
التُّرَابِۜ
اَلَا
سَٓاءَ
مَا
يَحْكُمُونَ
Kendisine verilen kötü müjde yüzünden, halktan gizlenmeye çalışır; onu utana utana tutsun mu, yoksa toprağa mı gömsün? Ne kötü hükmediyorlar![59]
وَاَمَّا
ثَمُودُ
فَهَدَيْنَاهُمْ
فَاسْتَحَبُّوا
الْعَمٰى
عَلَى
الْهُدٰى
فَاَخَذَتْهُمْ
صَاعِقَةُ
الْعَذَابِ
الْهُونِ
بِمَا
كَانُوا
يَكْسِبُونَۚ
Semud milletine, doğru yolu göstermiştik, ama onlar körlüğü, doğru yolda gitmeye tercih ettiler. Kazandıklarının karşılığı olarak onları alçaltıcı azabın yıldırımı çarptı.[17]
وَيَوْمَ
يُعْرَضُ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
عَلَى
النَّارِۜ
اَذْهَبْتُمْ
طَيِّبَاتِكُمْ
ف۪ي
حَيَاتِكُمُ
الدُّنْيَا
وَاسْتَمْتَعْتُمْ
بِهَاۚ
فَالْيَوْمَ
تُجْزَوْنَ
عَذَابَ
الْهُونِ
بِمَا
كُنْتُمْ
تَسْتَكْبِرُونَ
فِي
الْاَرْضِ
بِغَيْرِ
الْحَقِّ
وَبِمَا
كُنْتُمْ
تَفْسُقُونَ۟
İnkar edenler, ateşe sunuldukları gün, onlara: «Dünyadaki hayatınızda sizin için güzel olan her şeyi harcadınız, onların zevkini sürdünüz; ama bugün, yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızın ve yoldan çıkmanızın karşılığında alçaltıcı bir azap göreceksiniz»[20]
Yükleniyor...