ه ذ ه
46ayette
47kez geçiyor
28/114surede
1farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %79 · Medenî %21
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Müzzemmil 19
3. inen sure
En çok geçtiği sure
A’râf
6 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| هٰذِهِ | İsmi İşaret | هَذِهِ | Bu | 47 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
+ ح س ن ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır
7 ayet
وَاِذْ
قُلْنَا
ادْخُلُوا
هٰذِهِ
الْقَرْيَةَ
فَكُلُوا
مِنْهَا
حَيْثُ
شِئْتُمْ
رَغَداً
وَادْخُلُوا
الْبَابَ
سُجَّداً
وَقُولُوا
حِطَّةٌ
نَغْفِرْ
لَكُمْ
خَطَايَاكُمْۜ
وَسَنَز۪يدُ
الْمُحْسِن۪ينَ
«Şu şehre girin, orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin, secde ederek kapısından girin, «bağışla!» deyin, Biz de yanılmalarınızı bağışlarız, iyilere daha da artırırız» demiştik.[58]
اَيْنَ مَا
تَكُونُوا
يُدْرِكْكُمُ
الْمَوْتُ
وَلَوْ
كُنْتُمْ
ف۪ي
بُرُوجٍ
مُشَيَّدَةٍۜ
وَاِنْ
تُصِبْهُمْ
حَسَنَةٌ
يَقُولُوا
هٰذِه۪
مِنْ
عِنْدِ
اللّٰهِۚ
وَاِنْ
تُصِبْهُمْ
سَيِّئَةٌ
يَقُولُوا
هٰذِه۪
مِنْ
عِنْدِكَۜ
قُلْ
كُلٌّ
مِنْ
عِنْدِ
اللّٰهِۜ
فَمَالِ
هٰٓؤُ۬لَٓاءِ
الْقَوْمِ
لَا
يَكَادُونَ
يَفْقَهُونَ
حَد۪يثًا
Nerede olursaniz olun, sağlam kaleler içinde bulunsanız bile, ölüm size yetişecektir. Onlara bir iyilik gelirse: «Bu Allah’tandır» derler, bir kötülüğe uğrarlarsa «Bu, senin tarafındandır» derler. De ki: «Hepsi Allah’tandır». Bunlara ne oluyor ki, hiçbir sözü anlamaya yanaşmıyorlar?[78]
فَاِذَا
جَٓاءَتْهُمُ
الْحَسَنَةُ
قَالُوا
لَنَا
هٰذِه۪ۚ
وَاِنْ
تُصِبْهُمْ
سَيِّئَةٌ
يَطَّيَّرُوا
بِمُوسٰى
وَمَنْ
مَعَهُۜ
اَلَٓا
اِنَّمَا
طَٓائِرُهُمْ
عِنْدَ
اللّٰهِ
وَلٰكِنَّ
اَكْثَرَهُمْ
لَا
يَعْلَمُونَ
Onlara bir iyilik geldiği zaman; «Bu bizden ötürüdür» derler, bir fenalığa uğrarlarsa da, Musa ve onunla beraber olanların uğursuzluğuna verirlerdi. Bilin ki, kendilerinin uğradığı uğursuzluk Allah katındandır, fakat çoğu bunu bilmezler.[131]
وَاكْتُبْ
لَنَا
ف۪ي
هٰذِهِ
الدُّنْيَا
حَسَنَةً
وَفِي
الْاٰخِرَةِ
اِنَّا
هُدْنَٓا
اِلَيْكَۜ
قَالَ
عَذَاب۪ٓي
اُص۪يبُ
بِه۪
مَنْ
اَشَٓاءُۚ
وَرَحْمَت۪ي
وَسِعَتْ
كُلَّ
شَيْءٍۜ
فَسَاَكْتُبُهَا
لِلَّذ۪ينَ
يَتَّقُونَ
وَيُؤْتُونَ
الزَّكٰوةَ
وَالَّذ۪ينَ
هُمْ
بِاٰيَاتِنَا
يُؤْمِنُونَۚ
«Bu dünyada ve ahirette bizim için güzel olanı yaz; biz Sana yöneldik» dedi. Allah: «Azabıma dilediğim kimseyi uğratırım, rahmetim herşeyi kaplamıştır; bunu Allah’a karşı gelmekten sakınanlara, zekat verenlere, ayetlerimize inanıp, yanlarındaki Tevrat ve İncil’de yazılı buldukları, okuyup yazması olmayan peygambere uyanlara yazacağız. O peygamber, onlara, uygun olanı emreder ve fenalıktan meneder, temiz şeyleri helal, murdar şeyleri haram kılar, onların ağır yüklerini indirir, zor tekliflerini hafifletir. Bu peygambere inanan, hürmet eden, yardım eden, onunla gönderilen nura uyanlar yok mu? İşte onlar saadete erenlerdir» dedi.[156-157]
وَاِذْ
ق۪يلَ
لَهُمُ
اسْكُنُوا
هٰذِهِ
الْقَرْيَةَ
وَكُلُوا
مِنْهَا
حَيْثُ
شِئْتُمْ
وَقُولُوا
حِطَّةٌ
وَادْخُلُوا
الْبَابَ
سُجَّداً
نَغْفِرْ
لَكُمْ
خَط۪ٓيـَٔاتِكُمْۜ
سَنَز۪يدُ
الْمُحْسِن۪ينَ
Onlara: «Şu şehirde oturun, dilediğiniz gibi yiyip için, «affet!» deyin ve secde ederek kapısından girin; Biz de yanılmalarınızı bağışlarız. İyi davrananlara daha da artıracağız» denmişti.[161]
وَق۪يلَ
لِلَّذ۪ينَ
اتَّقَوْا
مَاذَٓا
اَنْزَلَ
رَبُّكُمْۜ
قَالُوا
خَيْراًۜ
لِلَّذ۪ينَ
اَحْسَنُوا
ف۪ي
هٰذِهِ
الدُّنْيَا
حَسَنَةٌۜ
وَلَدَارُ
الْاٰخِرَةِ
خَيْرٌۜ
وَلَنِعْمَ
دَارُ
الْمُتَّق۪ينَۙ
Sakınan kimselere: «Rabbiniz ne indirdi?» denince, «İyilik» derler. Bu dünyada iyi davrananlara iyilik vardır. Ahiret yurdu ise daha iyidir. Sakınanların yurdu ne güzeldir![30]
قُلْ
يَا عِبَادِ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
اتَّقُوا
رَبَّكُمْۜ
لِلَّذ۪ينَ
اَحْسَنُوا
ف۪ي
هٰذِهِ
الدُّنْيَا
حَسَنَةٌۜ
وَاَرْضُ
اللّٰهِ
وَاسِعَةٌۜ
اِنَّمَا
يُوَفَّى
الصَّابِرُونَ
اَجْرَهُمْ
بِغَيْرِ
حِسَابٍ
Şöyle de: «Ey inanan kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının; bu dünyada iyilik yapanlara iyilik vardır. Allah’ın yarattığı yeryüzü geniştir. Yalnız sabredenlere, ecirleri sonsuz olarak ödenecektir.»[10]
Yükleniyor...