و ر ث
34ayette
35kez geçiyor
20/114surede
14farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %77 · Medenî %23
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Fecr 19
10. inen sure
En çok geçtiği sure
A’râf
5 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| اُو۫رِثْتُمُوهَا | İfal Babı | أُفْعِلْتُمُوهَا | Size o miras bırakıldı | 10 |
| يَرِثُونَ | Feile-Yefilu | يَفْعِلُهَا | Ona mirasçı olur | 6 |
| وَوَرِثَهُٓ | Feile-Yefilu | وَفَعِلَهُ | Ve ona mirasçı oldu | 3 |
| الْوَارِث۪ينَۚ | İsim | الْفَاعِلِينَ | Mirasçılar | 3 |
| م۪يرَاثُ | İsim | مِفْعَالُ | Mülkün intikal aracı | 2 |
| الْوَارِثُونَ | İsim | الْفَاعِلُونَ | Mirasçılar | 2 |
| نَرِثُ | Feile-Yefilu | نَفْعِلُ | Mirasçı oluruz | 2 |
| الْوَارِثِ | İsim | الْفَاعِلِ | Mirasçı | 1 |
| يُورَثُ | Feile-Yefilu | يُفْعَلُ | Ona mirasçı olunur | 1 |
| تَرِثُوا | Feile-Yefilu | تَفْعِلُوا | Mirasçı olursunuz | 1 |
| يُورِثُهَا | İfal Babı | يُفْعِلُهَا | Onu miras bırakır | 1 |
| نُورِثُ | İfal Babı | نُفْعِلُ | Miras bırakırız | 1 |
| وَرَثَةِ | İsim | فَعَلَةِ | Mirasçılar | 1 |
| التُّرَاثَ | İsim | الْفُعَالَ | Miras | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
“Mirasçılar” ✕ Süzgeci kaldır
6 ayet
وَاِنَّا
لَنَحْنُ
نُحْـي۪
وَنُم۪يتُ
وَنَحْنُ
الْوَارِثُونَ
Doğrusu dirilten ve öldüren Biziz; hepsinin gerisinde de Biz kalırız.[23]
وَزَكَرِيَّٓا
اِذْ
نَادٰى
رَبَّهُ
رَبِّ
لَا
تَذَرْن۪ي
فَرْداً
وَاَنْتَ
خَيْرُ
الْوَارِث۪ينَۚ
Zekeriya da: «Rabbim! Beni tek Başıma bırakma, Sen varislerin en hayırlısısın» diye nida etmişti.[89]
اُو۬لٰٓئِكَ
هُمُ
الْوَارِثُونَۙ
İşte onlar, temelli kalacakları Firdevs cennetine varis olanlardır.[10-11]
وَاجْعَلْن۪ي
مِنْ
وَرَثَةِ
جَنَّةِ
النَّع۪يمِۙ
Sonrakilerin beni güzel şekilde anmalarını sağla. Beni nimet cennetine varis olanlardan kıl. Babamı da bağışla, o şüphesiz sapıklardandır. İnsanların diriltileceği gün, Allah’a temiz bir kalble gelenden başka kimseye malın ve oğulların fayda vermeyeceği gün, beni rezil etme» demişti.[84-89]
وَنُر۪يدُ
اَنْ
نَمُنَّ
عَلَى
الَّذ۪ينَ
اسْتُضْعِفُوا
فِي
الْاَرْضِ
وَنَجْعَلَهُمْ
اَئِمَّةً
وَنَجْعَلَهُمُ
الْوَارِث۪ينَۙ
Biz, memlekette güçsüz sayılanlara iyilikte bulunmak, onları önderler kılmak, onları varis yapmak, memlekete yerleştirmek; Firavun, Haman ve her ikisinin askerlerine, çekinmekte oldukları şeyleri göstermek istiyorduk.[5-6]
وَكَمْ
اَهْلَكْنَا
مِنْ
قَرْيَةٍ
بَطِرَتْ
مَع۪يشَتَهَاۚ
فَتِلْكَ
مَسَاكِنُهُمْ
لَمْ
تُسْكَنْ
مِنْ
بَعْدِهِمْ
اِلَّا
قَل۪يلاًۜ
وَكُنَّا
نَحْنُ
الْوَارِث۪ينَ
Nimet ve refaha karşı nankörlük eden nice şehri yok etmişizdir. İşte yerleri! Kendilerinden sonra pek az kimseler oturabilmiştir. Oralara Biz varis olmuşuzdur.[58]
Yükleniyor...