و ف ي
64ayette
66kez geçiyor
27/114surede
26farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %56 · Medenî %44
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Necm 37
23. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
7 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| وَاَوْفُوا | İfal Babı | وَأَفْعِلُوا | Yerine getirin | 12 |
| فَيُوَفّ۪يهِمْ | Tef'il Babı | فَيُفَعِّلُهُمْ | Onlara karşılığını tam verir | 7 |
| يَتَوَفّٰيكُمْ | Tefe'ale Babı | يَتَفَعَّلُكُمْ | Sizi vefat ettirir | 5 |
| يَتَوَفَّى | Tefe'ale Babı | يَتَفَعَّلُ | Vefat ettirir | 4 |
| يُتَوَفَّوْنَ | Tefe'ale Babı | يُتَفَعَّلُونَ | Onlar vefat ettirilir | 3 |
| تُوَفّٰى | Tef'il Babı | تُفَعَّلُ | Ona karşılığı tam verilir | 3 |
| اَوْفٰى | İfal Babı | أَفْعَلَ | Yerine getirdi | 3 |
| وَتَوَفَّـنَا | Tefe'ale Babı | وَتَفَعَّلْنَا | Ve bizi vefat ettir | 3 |
| نَتَوَفَّـيَنَّكَ | Tefe'ale Babı | نَتَفَعَّلَنَّكَ | Kesinlikle seni vefat ettireceğiz | 3 |
| يُوفُونَ | İfal Babı | يُفْعِلُونَ | Yerine getirirler | 3 |
| يُوَفَّ | Tef'il Babı | يُفَعَّلْ | Karşılığı tam verilir | 2 |
| وَوُفِّيَتْ | Tef'il Babı | وَفُعِّلَتْ | Ve ona karşılığı tam verildi | 2 |
| تَوَفَّتْهُ | Tefe'ale Babı | تَفَعَّلَتْهُ | Onu vefat ettirdi | 2 |
| تَتَوَفّٰيهُمُ | Tefe'ale Babı | تَتَفَعَّلُهُمْ | Onları vefat ettirir | 2 |
| وَالْمُوفُونَ | İsim | وَالْمُفْعِلُونَ | Ve yerine getirenler | 1 |
| مُتَوَفّ۪يكَ | İsim | مُتَفَعِّلُكَ | Seni vefat ettiren | 1 |
| تُوَفَّوْنَ | Tef'il Babı | تُفَعَّلْنَ | Size karşılığı tam verilir | 1 |
| تَوَفّٰيهُمُ | Tefe'ale Babı | تَتَفَعَّلُهُمْ | Onları vefat ettirir | 1 |
| تَوَفَّيْتَن۪ي | Tefe'ale Babı | تَفَعَّلْتَنِي | Beni vefat ettirdin | 1 |
| اَوْفٰى | İsim | أَفْعَلَ | Daha iyi yerine getiren | 1 |
| نُوَفِّ | Tef'il Babı | نُفَعِّلْ | Karşılığını tam veririz | 1 |
| لَمُوَفُّوهُمْ | İsim | لَمُفَعِّلُوهُمْ | Onlara karşılığını tam verenler | 1 |
| فَوَفّٰيهُ | Tef'il Babı | فَفَعَّلَهُ | Hemen ona karşılığını tam verdi | 1 |
| وَفّٰىۙ | Tef'il Babı | فَعَّلَ | Karşılığını tam verdi | 1 |
| الْاَوْفٰىۙ | Sıfat | الْأَفْعَلَ | Eksiksiz | 1 |
| يَسْتَوْفُونَۘ | İstifal | يَسْتَفْعِلُونَ | Karşılığını tam isterler | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Yerine getirin 5
Ve yerine getirin 4
Onları vefat ettirir 4
Sizi vefat ettirir 4
Karşılığı tam verilir 3
Kesinlikle seni vefat ettireceğiz 3
Yerine getiririm 2
Onlar vefat ettirilir 2
Ona karşılığı tam verilir 2
Ve ona karşılığı tam verildi 2
Yerine getirdi 2
Ve bizi vefat ettir 2
Onlara karşılığını tam verir 2
Vefat ettirir 2
Diğer 25 anlam
Yerine getirirler 2
Vefat ettirilir 2
Ve yerine getirenler 1
Seni vefat ettiren 1
Hemen onlara karşılığını tam verir 1
Size karşılığı tam verilir 1
Beni vefat ettirdin 1
Onu vefat ettirdi 1
Onları vefat ettirirler 1
Hemen yerine getirin 1
Daha iyi yerine getiren 1
Karşılığını tam veririz 1
Onlara karşılığını tam verenler 1
Kesinlikle onlara karşılığını tam verecek 1
Hemen yerine getir 1
Beni vefat ettir 1
Ve karşılığı tam verilir 1
Ve yerine getirsinler 1
Hemen ona karşılığını tam verdi 1
Onlara karşılığını tam vermesi için 1
Ve onlara karşılığını tam vermesi için 1
Onları vefat ettirdi 1
Karşılığını tam verdi 1
Eksiksiz 1
Karşılığını tam isterler 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
+ أ م ن ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır
10 ayet
لَيْسَ
الْبِرَّ
اَنْ
تُوَلُّوا
وُجُوهَكُمْ
قِبَلَ
الْمَشْرِقِ
وَالْمَغْرِبِ
وَلٰكِنَّ
الْبِرَّ
مَنْ
اٰمَنَ
بِاللّٰهِ
وَالْيَوْمِ
الْاٰخِرِ
وَالْمَلٰٓئِكَةِ
وَالْكِتَابِ
وَالنَّبِيّ۪نَۚ
وَاٰتَى
الْمَالَ
عَلٰى
حُبِّه۪
ذَوِي
الْقُرْبٰى
وَالْيَتَامٰى
وَالْمَسَاك۪ينَ
وَابْنَ
السَّب۪يلِ
وَالسَّٓائِل۪ينَ
وَفِي
الرِّقَابِۚ
وَاَقَامَ
الصَّلٰوةَ
وَاٰتَى
الزَّكٰوةَۚ
وَالْمُوفُونَ
بِعَهْدِهِمْ
اِذَا
عَاهَدُواۚ
وَالصَّابِر۪ينَ
فِي
الْبَأْسَٓاءِ
وَالضَّرَّٓاءِ
وَح۪ينَ
الْبَأْسِۜ
اُو۬لٰٓئِكَ
الَّذ۪ينَ
صَدَقُواۜ
وَاُو۬لٰٓئِكَ
هُمُ
الْمُتَّقُونَ
Yüzlerinizi doğudan yana ve batıdan yana çevirmeniz iyi olmak demek değildir; Lakin iyi olan, Allah’a, ahiret gününe, meleklere, Kitap’a, peygamberlere inanan, O’nun sevgisiyle, yakınlarına, yetimlere, düşkünlere, yolculara, yoksullara ve köleler uğrunda mal veren, namaz kılan, zekat veren ve ahidleştiklerinde ahidlerine vefa gösterenler, zorda, darda ve savaş alanında sabredenlerdir. İşte onlar doğru olanlardır ve sakınanlar ancak onlardır.[177]
وَاَمَّا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِ
فَيُوَفّ۪يهِمْ
اُجُورَهُمْۜ
وَاللّٰهُ
لَا
يُحِبُّ
الظَّالِم۪ينَ
İnanıp yararlı iş işleyenlerin ecirleri ise tastamam verilecektir. Allah zalimleri sevmez.[57]
رَبَّنَٓا
اِنَّـنَا
سَمِعْنَا
مُنَادِياً
يُنَاد۪ي
لِلْا۪يمَانِ
اَنْ
اٰمِنُوا
بِرَبِّكُمْ
فَاٰمَنَّاۗ
رَبَّنَا
فَاغْفِرْ
لَنَا
ذُنُوبَنَا
وَكَفِّرْ
عَنَّا
سَيِّـَٔاتِنَا
وَتَوَفَّـنَا
مَعَ
الْاَبْرَارِۚ
«Rabbimiz! Doğrusu biz Rabbinize inanın diye inanmaya çağıran bir çağırıcıyı işittik de iman ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bize bağışla, kötülüklerimizi ört, canımızi iyilerle beraber al».[193]
فَاَمَّا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِ
فَيُوَفّ۪يهِمْ
اُجُورَهُمْ
وَيَز۪يدُهُمْ
مِنْ
فَضْلِه۪ۚ
وَاَمَّا
الَّذ۪ينَ
اسْتَنْكَفُوا
وَاسْتَكْبَرُوا
فَيُعَذِّبُهُمْ
عَذَاباً
اَل۪يماًۙ
وَلَا
يَجِدُونَ
لَهُمْ
مِنْ
دُونِ
اللّٰهِ
وَلِياًّ
وَلَا
نَص۪يراً
İnananlara ve yararlı iş işleyenlere, ecirlerini ödeyecek, onlara olan bol nimetini daha da artıracaktır. Kulluk etmekten çekinenleri ve büyüklük taslayanları elem verici bir azaba uğratacaktır. Onlar kendilerine Allah’tan başka bir dost ve yardımcı bulamazlar.[173]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓوا
اَوْفُوا
بِالْعُقُودِۜ
اُحِلَّتْ
لَكُمْ
بَه۪يمَةُ
الْاَنْعَامِ
اِلَّا
مَا
يُتْلٰى
عَلَيْكُمْ
غَيْرَ
مُحِلِّي
الصَّيْدِ
وَاَنْتُمْ
حُرُمٌۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
يَحْكُمُ
مَا
يُر۪يدُ
Ey İnananlar! Akidleri yerine getirin. İhramda iken avlanmayı helal görmeksizin, size bildirilecek olanlar dışında, hayvanlar helal kılındı; Allah dilediği hükmü verir.[1]
وَاِلٰى
مَدْيَنَ
اَخَاهُمْ
شُعَيْباًۜ
قَالَ
يَا قَوْمِ
اعْبُدُوا
اللّٰهَ
مَا
لَكُمْ
مِنْ
اِلٰهٍ
غَيْرُهُۜ
قَدْ
جَٓاءَتْكُمْ
بَيِّنَةٌ
مِنْ
رَبِّكُمْ
فَاَوْفُوا
الْكَيْلَ
وَالْم۪يزَانَ
وَلَا
تَبْخَسُوا
النَّاسَ
اَشْيَٓاءَهُمْ
وَلَا
تُفْسِدُوا
فِي
الْاَرْضِ
بَعْدَ
اِصْلَاحِهَاۜ
ذٰلِكُمْ
خَيْرٌ
لَكُمْ
اِنْ
كُنْتُمْ
مُؤْمِن۪ينَۚ
Medyen halkına da kardeşleri Şuayb’ı gönderdik, onlara şöyle dedi: «Ey milletim! Allah’a kulluk edin, O’ndan başka tanrınız yoktur. Rabbinizden size bir belge geldi. Ölçü ve tartıyı tam yapın, insanların eşyasını eksik vermeyin, düzelttikten sonra yeryüzünde bozgunculuk etmeyin; inanıyorsanız bilin ki, bunlar sizin için hayırlıdır.»[85]
وَمَا
تَنْقِمُ
مِنَّٓا
اِلَّٓا
اَنْ
اٰمَنَّا
بِاٰيَاتِ
رَبِّنَا
لَمَّا
جَٓاءَتْنَاۜ
رَبَّـنَٓا
اَفْرِغْ
عَلَيْنَا
صَبْراً
وَتَوَفَّـنَا
مُسْلِم۪ينَ۟
Onlar da: «Doğrusu biz ancak Rabbimize döneriz. Rabbimizin ayetleri gelince, onlara inanmamızdan ötürü bizden öç alıyorsun. Rabbimiz! Bize sabır ver ve canımızı müslim olarak al» dediler.[125-126]
اِنَّ
اللّٰهَ
اشْتَرٰى
مِنَ
الْمُؤْمِن۪ينَ
اَنْفُسَهُمْ
وَاَمْوَالَهُمْ
بِاَنَّ
لَهُمُ
الْجَنَّةَۜ
يُقَاتِلُونَ
ف۪ي
سَب۪يلِ
اللّٰهِ
فَيَقْتُلُونَ
وَيُقْتَلُونَ
وَعْداً
عَلَيْهِ
حَقاًّ
فِي
التَّوْرٰيةِ
وَالْاِنْج۪يلِ
وَالْقُرْاٰنِۜ
وَمَنْ
اَوْفٰى
بِعَهْدِه۪
مِنَ
اللّٰهِ
فَاسْتَبْشِرُوا
بِبَيْعِكُمُ
الَّذ۪ي
بَايَعْتُمْ
بِه۪ۜ
وَذٰلِكَ
هُوَ
الْفَوْزُ
الْعَظ۪يمُ
Allah şüphesiz, Allah yolunda savaşıp, öldüren ve öldürülen müminlerin canlarını ve mallarını Tevrat, İncil ve Kuran’da söz verilmiş bir hak olarak cennete karşılık satın almıştır. Verdiği sözü Allah’tan daha çok tutan kim vardır? Öyleyse, yaptığınız alışverişe sevinin; bu büyük başarıdır.[111]
قُلْ
يَٓا اَيُّهَا
النَّاسُ
اِنْ
كُنْتُمْ
ف۪ي
شَكٍّ
مِنْ
د۪ين۪ي
فَلَٓا
اَعْبُدُ
الَّذ۪ينَ
تَعْبُدُونَ
مِنْ
دُونِ
اللّٰهِ
وَلٰكِنْ
اَعْبُدُ
اللّٰهَ
الَّذ۪ي
يَتَوَفّٰيكُمْۚ
وَاُمِرْتُ
اَنْ
اَكُونَ
مِنَ
الْمُؤْمِن۪ينَۙ
De ki: «Ey insanlar! Benim dinimden şüphede iseniz bilin ki ben Allah’tan başka taptıklarınıza tapmam. Ancak, sizi öldürecek olan Allah’a kulluk ederim. İnananlardan olmakla emrolundum.»[104]
قُلْ
يَا عِبَادِ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
اتَّقُوا
رَبَّكُمْۜ
لِلَّذ۪ينَ
اَحْسَنُوا
ف۪ي
هٰذِهِ
الدُّنْيَا
حَسَنَةٌۜ
وَاَرْضُ
اللّٰهِ
وَاسِعَةٌۜ
اِنَّمَا
يُوَفَّى
الصَّابِرُونَ
اَجْرَهُمْ
بِغَيْرِ
حِسَابٍ
Şöyle de: «Ey inanan kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının; bu dünyada iyilik yapanlara iyilik vardır. Allah’ın yarattığı yeryüzü geniştir. Yalnız sabredenlere, ecirleri sonsuz olarak ödenecektir.»[10]
Yükleniyor...