ي و م
377ayette
405kez geçiyor
75/114surede
7farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %73 · Medenî %27
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Kalem 24
2. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
25 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
A’râf suresi ✕ Süzgeci kaldır
9 ayet
قَالَ
اَنْظِرْن۪ٓي
اِلٰى
يَوْمِ
يُبْعَثُونَ
«İnsanların tekrar dirilecekleri güne kadar beni ertele» dedi.[14]
قُلْ
مَنْ
حَرَّمَ
ز۪ينَةَ
اللّٰهِ
الَّت۪ٓي
اَخْرَجَ
لِعِبَادِه۪
وَالطَّيِّبَاتِ
مِنَ
الرِّزْقِۜ
قُلْ
هِيَ
لِلَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
فِي
الْحَيٰوةِ
الدُّنْيَا
خَالِصَةً
يَوْمَ
الْقِيٰمَةِۜ
كَذٰلِكَ
نُفَصِّلُ
الْاٰيَاتِ
لِقَوْمٍ
يَعْلَمُونَ
«Allah’ın kulları için yarattığı ziynet ve temiz rızıkları haram kılan kimdir?» «Bunlar, dünya hayatında inananlarındır, kıyamet gününde de yalnız onlar içindir» de. Bilen kimseler için ayetlerimizi böylece uzun uzun açıklıyoruz.[32]
اَلَّذ۪ينَ
اتَّخَذُوا
د۪ينَهُمْ
لَهْواً
وَلَعِباً
وَغَرَّتْهُمُ
الْحَيٰوةُ
الدُّنْيَاۚ
فَالْيَوْمَ
نَنْسٰيهُمْ
كَمَا
نَسُوا
لِقَٓاءَ
يَوْمِهِمْ
هٰذَاۙ
وَمَا
كَانُوا
بِاٰيَاتِنَا
يَجْحَدُونَ
Cehennemlikler cennetliklere, «Bize biraz su veya Allah’ın size verdiği rızıktan gönderin» diye seslenirler, onlar da, «Doğrusu Allah dinlerini alay ve eğlenceye alan, dünya hayatına aldanan inkarcılara ikisini de haram etmiştir» derler. Bugünle karşılaşacaklarını unuttukları, ayetlerimizi bile bile inkar ettikleri gibi biz de onları unutuyoruz.[50-51]
هَلْ
يَنْظُرُونَ
اِلَّا
تَأْو۪يلَهُۜ
يَوْمَ
يَأْت۪ي
تَأْو۪يلُهُ
يَقُولُ
الَّذ۪ينَ
نَسُوهُ
مِنْ
قَبْلُ
قَدْ
جَٓاءَتْ
رُسُلُ
رَبِّنَا
بِالْحَقِّۚ
فَهَلْ
لَنَا
مِنْ
شُفَعَٓاءَ
فَيَشْفَعُوا
لَـنَٓا
اَوْ
نُرَدُّ
فَنَعْمَلَ
غَيْرَ
الَّذ۪ي
كُنَّا
نَعْمَلُۜ
قَدْ
خَسِرُٓوا
اَنْفُسَهُمْ
وَضَلَّ
عَنْهُمْ
مَا
كَانُوا
يَفْتَرُونَ۟
Kitap’ın haber verdiği sonuçtan başka bir şey mi bekliyorlar? Sonuç gelip çattığı gün, önceleri onu unutmuş olanlar, «Rabbimizin peygamberleri şüphesiz bize gerçeği getirmişti, şimdi bize şefaat etsin, yahut geriye çevrilsek de işlediklerimizin başka türlüsünü işlesek» derler. Doğrusu kendilerini mahvetmişlerdir, uydurdukları şeyler onları koyup kaçmışlardır.[53]
اِنَّ
رَبَّكُمُ
اللّٰهُ
الَّذ۪ي
خَلَقَ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضَ
ف۪ي
سِتَّةِ
اَيَّامٍ
ثُمَّ
اسْتَوٰى
عَلَى
الْعَرْشِ
يُغْشِي
الَّيْلَ
النَّهَارَ
يَطْلُبُهُ
حَث۪يثاًۙ
وَالشَّمْسَ
وَالْقَمَرَ
وَالنُّجُومَ
مُسَخَّرَاتٍ
بِاَمْرِه۪ۜ
اَلَا
لَهُ
الْخَلْقُ
وَالْاَمْرُۜ
تَبَارَكَ
اللّٰهُ
رَبُّ
الْعَالَم۪ينَ
Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan ve sonra arşa hükmeden, gündüzü durmadan kovalayan gece ile bürüyen; güneşi, ayı, yıldızları, hepsini buyruğuna baş eğdirerek var eden Allah’tır. Bilin ki yaratma da emir de O’nun hakkıdır. Alemlerin Rabbi olan Allah Yüce’dir.[54]
لَقَدْ
اَرْسَلْنَا
نُوحاً
اِلٰى
قَوْمِه۪
فَقَالَ
يَا قَوْمِ
اعْبُدُوا
اللّٰهَ
مَا
لَكُمْ
مِنْ
اِلٰهٍ
غَيْرُهُۜ
اِنّ۪ٓي
اَخَافُ
عَلَيْكُمْ
عَذَابَ
يَوْمٍ
عَظ۪يمٍ
And olsun ki Nuh’u milletine gönderdik. «Ey milletim! Allah’a kulluk edin, O’ndan başka tanrınız yoktur; doğrusu sizin için büyük günün azabından korkuyorum» dedi.[59]
وَسْـَٔلْهُمْ
عَنِ
الْقَرْيَةِ
الَّت۪ي
كَانَتْ
حَاضِرَةَ
الْبَحْرِۢ
اِذْ
يَعْدُونَ
فِي
السَّبْتِ
اِذْ
تَأْت۪يهِمْ
ح۪يتَانُهُمْ
يَوْمَ
سَبْتِهِمْ
شُرَّعاً
وَيَوْمَ
لَا
يَسْبِتُونَۙ
لَا
تَأْت۪يهِمْۚ
كَذٰلِكَ
نَبْلُوهُمْ
بِمَا
كَانُوا
يَفْسُقُونَ
Onlara, deniz kıyısındaki kasabanın durumunu sor. Cumartesi yasaklarına tecavüz ediyorlardı. Cumartesileri balıklar sürüyle geliyor, başka günler gelmiyorlardı. Biz onları, yoldan çıkmaları sebebiyle böylece deniyorduk.[163]
وَاِذْ
تَاَذَّنَ
رَبُّكَ
لَيَبْعَثَنَّ
عَلَيْهِمْ
اِلٰى
يَوْمِ
الْقِيٰمَةِ
مَنْ
يَسُومُهُمْ
سُٓوءَ
الْعَذَابِۜ
اِنَّ
رَبَّكَ
لَسَر۪يعُ
الْعِقَابِۚ
وَاِنَّهُ
لَغَفُورٌ
رَح۪يمٌ
Rabbin, kıyamet gününe kadar, onları, kötü azaba uğratacak kimseleri üzerlerine göndereceğini bildirmişti. Doğrusu Rabbin, cezayı çabuk verir. Doğrusu O bağışlar ve merhamet eder.[167]
وَاِذْ
اَخَذَ
رَبُّكَ
مِنْ
بَن۪ٓي
اٰدَمَ
مِنْ
ظُهُورِهِمْ
ذُرِّيَّتَهُمْ
وَاَشْهَدَهُمْ
عَلٰٓى
اَنْفُسِهِمْۚ
اَلَسْتُ
بِرَبِّكُمْۜ
قَالُوا
بَلٰىۚۛ
شَهِدْنَاۚۛ
اَنْ
تَقُولُوا
يَوْمَ
الْقِيٰمَةِ
اِنَّا
كُنَّا
عَنْ
هٰذَا
غَافِل۪ينَۙ
Rabbin, insanoğlunun sulbünden soyunu alıp devam ettirmiş, onlara: «Ben sizin Rabbiniz değil miyim» demiş ve buna kendilerini şahit tutmuştu. Onlar da: «Evet şahidiz» demişlerdi. Bu, kıyamet günü, «Bizim bundan haberimiz yoktu» dersiniz veya «Daha önce babalarımız Allah’a ortak koşmuşlardı, biz de onlardan sonra gelen bir soyuz, bizi, boşa çalışanların yaptıklarından ötürü yok eder misin?» dersiniz diyedir.[172-173]
Yükleniyor...