ي و س ف
26ayette
27kez geçiyor
3/114surede
1farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %100 · Medenî %0
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Yûsuf 4
53. inen sure
En çok geçtiği sure
Yûsuf
25 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| يُوسُفَ | İsmi Alem | فُوعُلَ | Yusuf | 27 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
+ أ ب و ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır
8 ayet
اِذْ
قَالَ
يُوسُفُ
لِاَب۪يهِ
يَٓا اَبَتِ
اِنّ۪ي
رَاَيْتُ
اَحَدَ
عَشَرَ
كَوْكَباً
وَالشَّمْسَ
وَالْقَمَرَ
رَاَيْتُهُمْ
ل۪ي
سَاجِد۪ينَ
Yusuf babasına: «Babacığım! «Rüyamda onbir yıldız, güneş ve ayın bana secde ettiklerini gördüm» demişti.[4]
اِذْ
قَالُوا
لَيُوسُفُ
وَاَخُوهُ
اَحَبُّ
اِلٰٓى
اَب۪ينَا
مِنَّا
وَنَحْنُ
عُصْبَةٌۜ
اِنَّ
اَبَانَا
لَف۪ي
ضَلَالٍ
مُب۪ينٍۚ
Kardeşleri demişlerdi ki: «Yusuf ve özkardeşi babamıza bizden daha sevgilidir. Oysa biz bir cemaatiz. Babamız açık bir yanlışlık içindedir.»[8]
اُقْتُلُوا
يُوسُفَ
اَوِ
اطْرَحُوهُ
اَرْضاً
يَخْلُ
لَكُمْ
وَجْهُ
اَب۪يكُمْ
وَتَكُونُوا
مِنْ
بَعْدِه۪
قَوْماً
صَالِح۪ينَ
«Yusuf’u öldürün veya onu ıssız bir yere bırakıverin ki babanız size kalsın; ondan sonra da iyi kimseler olursunuz»[9]
قَالُوا
يَٓا اَبَانَا
مَا
لَكَ
لَا
تَأْمَنَّۭۖا
عَلٰى
يُوسُفَ
وَاِنَّا
لَهُ
لَنَاصِحُونَ
Bunun üzerine «Ey babamız! Yusuf’un iyiliğini istediğimiz halde, onu niçin bize emniyet etmiyorsun? Yarın onu bizimle beraber gönder de gezsin oynasın, biz onu herhalde koruruz» dediler.[11-12]
قَالُوا
يَٓا اَبَانَٓا
اِنَّا
ذَهَبْنَا
نَسْتَبِقُ
وَتَرَكْنَا
يُوسُفَ
عِنْدَ
مَتَاعِنَا
فَاَكَلَهُ
الذِّئْبُۚ
وَمَٓا
اَنْتَ
بِمُؤْمِنٍ
لَنَا
وَلَوْ
كُنَّا
صَادِق۪ينَ
Akşam üstü ağlayarak babalarına geldiklerinde: «Ey babamız! İnan olsun biz yarış yapıyorduk; Yusuf’u eşyamızın yanına bırakmıştık; bir kurt onu yedi. Her ne kadar doğru söylüyorsak da sen bize inanmazsın» dediler.[16-17]
فَلَمَّا
اسْتَيْـَٔسُوا
مِنْهُ
خَلَصُوا
نَجِياًّۜ
قَالَ
كَب۪يرُهُمْ
اَلَمْ
تَعْلَمُٓوا
اَنَّ
اَبَاكُمْ
قَدْ
اَخَذَ
عَلَيْكُمْ
مَوْثِقاً
مِنَ
اللّٰهِ
وَمِنْ
قَبْلُ
مَا
فَرَّطْتُمْ
ف۪ي
يُوسُفَۚ
فَلَنْ
اَبْرَحَ
الْاَرْضَ
حَتّٰى
يَأْذَنَ
ل۪ٓي
اَب۪ٓي
اَوْ
يَحْكُمَ
اللّٰهُ
ل۪يۚ
وَهُوَ
خَيْرُ
الْحَاكِم۪ينَ
Ümidsizliğe düşünce, konuşmak üzere bir kenara çekildiler. Büyükleri şöyle dedi: «Babanızın Allah’a karşı sizden bir söz aldığını, daha önce Yusuf meselesinde de ileri gittiğinizi bilmiyor musunuz? Artık babam bana izin verene veya Allah hakkımda hüküm verene kadar ki O, hükmedenlerin en iyisidir bu yerden ayrılmayacağım. Siz dönün, babanıza gidin ve deyin ki: Ey Babamız! Senin oğlun hırsızlık yaptı, bu bildiğimizden başka bir şey görmedik; görülmeyeni de bilmeyiz; bulunduğumuz kasabanın halkına ve beraberinde olduğumuz kervana da sorabilirsin; biz şüphesiz doğru söylüyoruz.»[80-82]
وَلَمَّا
فَصَلَتِ
الْع۪يرُ
قَالَ
اَبُوهُمْ
اِنّ۪ي
لَاَجِدُ
ر۪يحَ
يُوسُفَ
لَوْلَٓا
اَنْ
تُفَنِّدُونِ
Kervan, memleketlerine dönmek üzere ayrıldığında, babaları: «Doğrusu ben Yusuf’un kokusunu duyuyorum; ne olur bana bunak demeyin» dedi.[94]
فَلَمَّا
دَخَلُوا
عَلٰى
يُوسُفَ
اٰوٰٓى
اِلَيْهِ
اَبَوَيْهِ
وَقَالَ
ادْخُلُوا
مِصْرَ
اِنْ
شَٓاءَ
اللّٰهُ
اٰمِن۪ينَۜ
Yusuf’un yanına geldiklerinde, o, anasını babasını bağrına bastı, «Allah’ın dileğince, güven içinde Mısır’da yerleşin» dedi.[99]
Yükleniyor...