أ
535ayette
600kez geçiyor
76/114surede
3farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %79 · Medenî %21
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Alak 9
1. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
40 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| اَلَمْ | Harfi İstfiham | أَلَمْ | Değil mi? | 507 |
| يُق۪يمَا | Zamir | فَعَلَا | İkisi doğru uygular | 87 |
| ءَاَنْذَرْتَهُمْ | Harfi Tesviye | أَأَفْعَلْتَهُمْ | Onları uyarman | 6 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Değil mi? 137
-meyecek/-mayacak mı? 58
Gördünüz mü? 21
Kimse mi? 18
Zaman mı? 12
Kesinlikle biz mi? 11
Gördün mü? 10
Başkası mı? 8
Siz mi? 7
Sen mi? 7
Onlar mı? 5
İlah mı? 5
Ve değil mi? 4
Bunlar mı? 4
Diğer 234 anlam
Kesinlikle siz mi? 4
Bize geldin mi? 4
Hesap eder mi? 4
-sa de, -se de mi? 3
İkisi doğru uygular 3
Kulluk eder misiniz? 3
Söyler misiniz? 3
Gelir misiniz? 3
Hemen ikisi ayrıldı 3
Onları uyarman 2
İkiniz yaklaşmayın 2
İkiniz olmanız sebebiyle 2
İkisi oldu 2
Hemen -meyecek mi? 2
Edindiniz mi? 2
Her zaman mı? 2
Size haber vereyim mi? 2
İrade eder misiniz? 2
Size söylüyorum, gördün mü? 2
İki erkek mi? 2
İkiniz olursunuz 2
Ve ikisi yapmaya başladı 2
İkisi söyledi 2
Şaşırdınız mı? 2
Güvendi mi? 2
Güvendiler mi? 2
Şimdi mi? 2
Allah mı? 2
Sihir mi? 2
Kesinlikle sen mi? 2
Batıla mı? 2
Hemen ikisi buldu 2
Hesap etti mi? 2
İkiniz gidin 2
Hemen ikiniz söyleyin 2
-se mi? 2
Bu mu? 2
Yakın mı? 2
Güvenir miyiz? 2
Öyleyse -meyecek/-mayacak mı? 2
O mu? 2
Azabımızı mı? 2
İkisi birbirine arka çıktı 2
İkisi seninle uğraştı 2
Sizin atalarınız 2
Ölümlü mü? 2
İkisi birbirine dokunur 2
İman mı edelim? 1
Sen kılar mısın? 1
Ve ikiniz yiyin 1
Emreder misiniz? 1
Değiştirmek mi istiyorsunuz? 1
Bizi edinir misin? 1
Ümit eder misiniz? 1
Onlara çokca anlatır mısınız? 1
İnanır mısınız? 1
İkisi söyler 1
İkiniz temizleyin 1
Bizimle tartışıyor musunuz? 1
İkisi korkar 1
İkisi birbirine döner 1
İkisi zannetti 1
İkisi irade etti 1
Arzu eder mi? 1
İkisi olur 1
Teslim ettiniz mi? 1
Size emreder mi? 1
Kabul ettiniz mi? 1
Örttünüz mü? 1
İkisi yılar 1
-meyecek mi? 1
Hemen mi? 1
-ınca 1
İkisi tevbe etti 1
Ve ikisi uyumlu yaptı 1
Onu alır mısınız? 1
İkisi irade eder 1
İkisi uyumlu yapar 1
İkisi ayrılığa düşer 1
Araştırırlar mı? 1
Hemen ikiniz vuruşun 1
İkisi yaklaştırdı 1
Aciz mi kaldım? 1
İkisi kazandı 1
Hüküm mü? 1
İse mi? 1
İkisi hak etti 1
Çağırır mıyız? 1
Edinir misin? 1
Benimle tartışıyor musunuz? 1
Hemen İkiniz yiyin 1
İkisi tattı 1
Benimle mücadele mi ediyorsunuz? 1
Bilir misiniz? 1
-se de, -sa da 1
Ve güvende oldu mu? 1
Bırakır mısın? 1
Acele ettiniz mi? 1
Bizi helak eder misin? 1
Değil miyim? 1
Hemen bizi helak eder misin? 1
İkisi çağırdı 1
Ortak ediyorlar mı? 1
Onları çağırmanız 1
Onlara mı? 1
Onlardan çekiniyor musunuz? 1
Kıldınız mı? 1
Razı mı oldunuz? 1
Allah’la mı? 1
Oldu mu? 1
Haber veriyor musunuz? 1
Sonra mı? 1
Hak mı? 1
İkiniz yerleşin 1
İkiniz doğru olun 1
Sizi ona mecbur tutar mıyız? 1
Bize yasaklar mısın? 1
Doğurur muyum? 1
Şaşırır mısın? 1
Namazın mı? 1
Silahlı birliğim mi? 1
İkisi yarıştı 1
Ve ikisi buldular 1
Rabler mi? 1
Hakkında mı? 1
Katlanmamamız 1
Beni müjdelediniz mi? 1
Onu tutar mı? 1
Nimeti mi? 1
İkisi beni büyüttü 1
Size mi ayırdı? 1
Secde eder miyim? 1
Sana söylüyorum, gördün mü? 1
Güvende oldunuz mu? 1
Gönderdi mi? 1
Örttün mü? 1
Onu edinir misiniz? 1
İkisi ulaştı 1
İkisi unuttu 1
İkisi engeli aştı 1
Hemen ikisi geri döndü 1
İkisi bindi 1
Onu yardın mı? 1
İkisi karşılaştı 1
Öldürdün mü? 1
İkisi geldi 1
İkisi yiyecek istedi 1
İkisi ulaşır 1
Ve ikisi çıkartır 1
Yüz çeviren mi? 1
Ve -meyecek/-mayacak mı? 1
Araştırarak bilgi sahibi oldu mu? 1
İkiniz ihmal etmeyin 1
İkiniz söyleyin 1
İkiniz korkmayın 1
İkiniz ona gelin 1
İkisi sizi çıkarır 1
Ve ikisi götürür 1
Uzadı mı? 1
Hemen isyan ettin mi? 1
İkisi yedi 1
İkiniz inin 1
Hemen gelir misiniz? 1
Sonra siz mi? 1
Bize getirdin mi? 1
Size vaat mı eder? 1
Hesap ederler mi? 1
Hesap ettiniz mi? 1
İçinde mi? 1
Sabreder misiniz? 1
Secde eder miyiz? 1
Hemen ikiniz götürün 1
Hemen ikiniz gelin 1
Kesinlikle mi? 1
Bina eder misiniz? 1
Öğüt vermen 1
Bırakılır mısınız? 1
Ve ikisi söyledi 1
Doğru söyledin mi? 1
Bana yardım eder misiniz? 1
Şükreder miyim? 1
Yolu bulur mu? 1
Bunun gibi mi? 1
Yalanladınız mı? 1
İrade eder misin? 1
Mi? 1
Uydurdu mu? 1
Biz mi? 1
İkisi kesintiye uğrar 1
Edinir miyim? 1
Doyurur muyuz? 1
Saptırma mı? 1
İkisi teslim etti 1
Çağırır mısınız? 1
Senin Rabbin için mi? 1
Seçip ayırdı mı? 1
Kıldı mı? 1
İndirildi mi? 1
Onları edindik mi? 1
Kibirlendin mi? 1
Sonra sen mi? 1
Öldürür müsünüz? 1
İkiniz gelin 1
İkisi bizi saptırdı 1
İkisinin olması için 1
Yabancı mı? 1
Vazgeçer miyiz? 1
Şahit mi oldular? 1
Ve ise mi? 1
Kıldık mı? 1
İlahlarımız mı? 1
İkiniz bana vaat mı edersiniz? 1
Sever mi? 1
Öğretir misiniz? 1
Yorulduk mu? 1
İkiniz koyun 1
Hemen ikiniz onu koyun 1
Birbirlerine önerdiler mi? 1
Onunla şüpheyle tartışır mısınız? 1
Size mi? 1
Onun katında mı? 1
-e mi? 1
Koyuldu mu? 1
Örtenleriniz mi? 1
Bununla mı? 1
Kaygılandınız mı? 1
Bağışlanma istemek 1
İkisi tevbe eder 1
İkisi korur 1
İkiniz girin 1
Güvendiniz mi? 1
Kılar mıyız? 1
Ümit eder mi? 1
Şer mi? 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
+ ك ف ر ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır
59 ayet
اَلَمْ
يَأْتِكُمْ
نَبَؤُا
الَّذ۪ينَ
مِنْ
قَبْلِكُمْ
قَوْمِ
نُوحٍ
وَعَادٍ
وَثَمُودَۜۛ
وَالَّذ۪ينَ
مِنْ
بَعْدِهِمْۜۛ
لَا
يَعْلَمُهُمْ
اِلَّا
اللّٰهُۜ
جَٓاءَتْهُمْ
رُسُلُهُمْ
بِالْبَيِّنَاتِ
فَرَدُّٓوا
اَيْدِيَهُمْ
ف۪ٓي
اَفْوَاهِهِمْ
وَقَالُٓوا
اِنَّا
كَفَرْنَا
بِمَٓا
اُرْسِلْتُمْ
بِه۪
وَاِنَّا
لَف۪ي
شَكٍّ
مِمَّا
تَدْعُونَـنَٓا
اِلَيْهِ
مُر۪يبٍ
Sizden önce gecen Nuh, Ad, Semud milletlerinin ve onlardan sonra gelenlerin haberleri ki onları Allah’tan başkası bilmez size ulaşmadı mı? Onlara peygamberleri belgelerle geldiler, fakat ellerini ağızlarına götürüp: «Biz sizinle gönderilene inanmıyoruz. Bizi çağırdığınız şeyden de şüphe ve endişe içindeyiz» dediler.[9]
اَلَمْ
تَرَ
اِلَى
الَّذ۪ينَ
بَدَّلُوا
نِعْمَتَ
اللّٰهِ
كُفْراً
وَاَحَلُّوا
قَوْمَهُمْ
دَارَ
الْبَوَارِۙ
Allah’ın verdiği nimeti nankörlükle karşılayanları ve milletlerini helak olacakları yere, yaslanacakları cehenneme götürenleri görmüyor musun?[28-29]
وَاللّٰهُ
جَعَلَ
لَكُمْ
مِنْ
اَنْفُسِكُمْ
اَزْوَاجاً
وَجَعَلَ
لَكُمْ
مِنْ
اَزْوَاجِكُمْ
بَن۪ينَ
وَحَفَدَةً
وَرَزَقَكُمْ
مِنَ
الطَّيِّبَاتِۜ
اَفَبِالْبَاطِلِ
يُؤْمِنُونَ
وَبِنِعْمَتِ
اللّٰهِ
هُمْ
يَكْفُرُونَۙ
Allah size kendinizden eşler var eder. Eşlerinizden de oğullar ve torunlar var eder. Size temiz şeylerden rızık verir. Öyleyken batıla inanıyorlar ve Allah’ın nimetini inkar mı ediyorlar?[72]
ذٰلِكَ
جَزَٓاؤُ۬هُمْ
بِاَنَّهُمْ
كَفَرُوا
بِاٰيَاتِنَا
وَقَالُٓوا
ءَاِذَا
كُنَّا
عِظَاماً
وَرُفَاتاً
ءَاِنَّا
لَمَبْعُوثُونَ
خَلْقاً
جَد۪يداً
Bu, ayetlerimizi inkar etmelerinin ve: «Kemik ve ufalanmış toprak olduğumuzda mı yeniden dirileceğiz?» demelerinin cezasıdır.[98]
اَوَلَمْ
يَرَوْا
اَنَّ
اللّٰهَ
الَّذ۪ي
خَلَقَ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضَ
قَادِرٌ
عَلٰٓى
اَنْ
يَخْلُقَ
مِثْلَهُمْ
وَجَعَلَ
لَهُمْ
اَجَلاً
لَا
رَيْبَ
ف۪يهِۜ
فَاَبَى
الظَّالِمُونَ
اِلَّا
كُفُوراً
Gökleri ve yeri yaratan Allah’ın, onların benzerlerini de tekrar yaratmaya Kadir olduğunu görmezler mi? Onlar için şüphe götürmeyen bir süre tayin etmiştir. Öyleyken, zalimler, inkarcılıkta hala direnirler.[99]
قَالَ
لَهُ
صَاحِبُهُ
وَهُوَ
يُحَاوِرُهُٓ
اَكَفَرْتَ
بِالَّذ۪ي
خَلَقَكَ
مِنْ
تُرَابٍ
ثُمَّ
مِنْ
نُطْفَةٍ
ثُمَّ
سَوّٰيكَ
رَجُلاًۜ
Kendisiyle konuştuğu arkadaşı ona: «Seni topraktan, sonra nutfeden yaratanı, sonunda de seni insan kılığına koyanı mı inkar ediyorsun? İşte O benim Rabbim olan Allah’tır. Rabbime kimseyi ortak koşmam. Bahçene girdiğin zaman, her ne kadar beni kendinden mal ve nüfus bakımından daha az buluyorsan da: «Maşallah! Kuvvet ancak Allah’a mahsustur!» demen gerekmez mi? Rabbim, senin bahçenden daha iyisini bana verebilir ve seninkinin üzerine gökten bir felaket gönderir de bahçen yerle bir olabilir. Yahut suyu çekilir bir daha da bulamazsın» dedi.[37-41]
اَفَحَسِبَ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُٓوا
اَنْ
يَتَّخِذُوا
عِبَاد۪ي
مِنْ
دُون۪ٓي
اَوْلِيَٓاءَۜ
اِنَّٓا
اَعْتَدْنَا
جَهَنَّمَ
لِلْكَافِر۪ينَ
نُزُلاً
İnkar edenler, Beni bırakıp da kullarımı dost edinmelerini yeterli mi sandılar? Doğrusu biz cehennemi inkarcılara konak olarak hazırladık.[102]
اَفَرَاَيْتَ
الَّذ۪ي
كَفَرَ
بِاٰيَاتِنَا
وَقَالَ
لَاُو۫تَيَنَّ
مَالاً
وَوَلَداًۜ
Ayetlerimizi inkar eden ve «bana elbette mal ve çocuk verilecektir» diyeni gördün mu?[77]
اَلَمْ
تَرَ
اَنَّٓا
اَرْسَلْنَا
الشَّيَاط۪ينَ
عَلَى
الْكَافِر۪ينَ
تَؤُزُّهُمْ
اَزاًّۙ
Kafirlerin üzerine onları kışkırtan şeytanlar gönderdiğimizi bilmiyor musun?[83]
اَوَلَمْ
يَرَ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُٓوا
اَنَّ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضَ
كَانَتَا
رَتْقاً
فَفَتَقْنَاهُمَاۜ
وَجَعَلْنَا
مِنَ
الْمَٓاءِ
كُلَّ
شَيْءٍ
حَيٍّۜ
اَفَلَا
يُؤْمِنُونَ
İnkar edenler, gökler ve yer yapışıkken onları ayırdığımızı ve bütün canlıları sudan meydana getirdiğimizi bilmezler mi? İnanmıyorlar mı?[30]
وَاِذَا
رَاٰكَ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُٓوا
اِنْ
يَتَّخِذُونَكَ
اِلَّا
هُزُواًۜ
اَهٰذَا
الَّذ۪ي
يَذْكُرُ
اٰلِهَتَكُمْۚ
وَهُمْ
بِذِكْرِ
الرَّحْمٰنِ
هُمْ
كَافِرُونَ
İnkarcılar seni gördükleri zaman, şüphesiz, seni alaya almaktan başka bir şey yapmazlar. «Sizin tanrılarınızı diline dolayan bu mudur?» derler ve Rahman’ın Kitabını işte onlar inkar ederler.[36]
وَاِذَا
تُتْلٰى
عَلَيْهِمْ
اٰيَاتُنَا
بَيِّنَاتٍ
تَعْرِفُ
ف۪ي
وُجُوهِ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
الْمُنْكَرَۜ
يَكَادُونَ
يَسْطُونَ
بِالَّذ۪ينَ
يَتْلُونَ
عَلَيْهِمْ
اٰيَاتِنَاۜ
قُلْ
اَفَاُنَبِّئُكُمْ
بِشَرٍّ
مِنْ
ذٰلِكُمْۜ
اَلنَّارُۜ
وَعَدَهَا
اللّٰهُ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُواۜ
وَبِئْسَ
الْمَص۪يرُ۟
Onlara ayetlerimiz apaçık olarak okunduğu zaman, inkar edenlerin yüzlerinden inkarlarını anlarsın. Nerdeyse, kendilerine ayetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. De ki: «Size bundan daha fenasını haber vereyim mi? Allah’ın inkarcılara vadettiği ateş! Ne kötü bir dönüştür!..[72]
قَالَ
الَّذ۪ي
عِنْدَهُ
عِلْمٌ
مِنَ
الْكِتَابِ
اَنَا۬
اٰت۪يكَ
بِه۪
قَبْلَ
اَنْ
يَرْتَدَّ
اِلَيْكَ
طَرْفُكَۜ
فَلَمَّا
رَاٰهُ
مُسْتَقِراًّ
عِنْدَهُ
قَالَ
هٰذَا
مِنْ
فَضْلِ
رَبّ۪ي۠
لِيَبْلُوَن۪ٓي
ءَاَشْكُرُ
اَمْ
اَكْفُرُۜ
وَمَنْ
شَكَرَ
فَاِنَّمَا
يَشْكُرُ
لِنَفْسِه۪ۚ
وَمَنْ
كَفَرَ
فَاِنَّ
رَبّ۪ي
غَنِيٌّ
كَر۪يمٌ
Kitabın bilgisine sahip olan biri: «Gözünü açıp kapamadan ben onu sana getiririm» dedi. Süleyman, tahtı yanına yerleşivermiş görünce: «Bu, şükür mü edeceğim yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni sınayan Rabbimin lütfundandır. Şükreden ancak kendisi için şükretmiş olur; fakat nankörlük eden bilsin ki Rabbim müstağnidir, kerem sahibidir» dedi.[40]
وَقَالَ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُٓوا
ءَاِذَا
كُنَّا
تُرَاباً
وَاٰبَٓاؤُ۬نَٓا
اَئِنَّا
لَمُخْرَجُونَ
İnkar edenler: «Biz ve babalarımız toprak olduğumuzda mı, doğrusu bizler mi tekrar çıkarılacağız? Bununla biz de, daha önce babalarımız da, and olsun ki, tehdit edilmiştik. Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir» dediler.[67-68]
فَلَمَّا
جَٓاءَهُمُ
الْحَقُّ
مِنْ
عِنْدِنَا
قَالُوا
لَوْلَٓا
اُو۫تِيَ
مِثْلَ
مَٓا
اُو۫تِيَ
مُوسٰىۜ
اَوَلَمْ
يَكْفُرُوا
بِمَٓا
اُو۫تِيَ
مُوسٰى
مِنْ
قَبْلُۚ
قَالُوا
سِحْرَانِ
تَظَاهَرَا۠
وَقَالُٓوا
اِنَّا
بِكُلٍّ
كَافِرُونَ
Ama onlara katımızdan gerçek gelince: «Musa’ya verildiği gibi buna da mucize verilmesi gerekmez mi?» dediler. Daha önce Musa’ya verileni de inkar etmemişler miydi? «Yardımlaşan iki sihir (Tevrat ve Kuran); hepsini inkar edenleriz» dediler.[48]
اَوَلَمْ
يَرَوْا
اَنَّا
جَعَلْنَا
حَرَماً
اٰمِناً
وَيُتَخَطَّفُ
النَّاسُ
مِنْ
حَوْلِهِمْۜ
اَفَبِالْبَاطِلِ
يُؤْمِنُونَ
وَبِنِعْمَةِ
اللّٰهِ
يَكْفُرُونَ
Çevrelerinde insanlar kapılıp götürülürken Bizim Mekke’yi güven içinde ve kutsal bir yer kıldığımızı görmediler mi? Batıla inanıp Allah’ın nimetini inkar mı ediyorlar?[67]
وَمَنْ
اَظْلَمُ
مِمَّنِ
افْتَرٰى
عَلَى
اللّٰهِ
كَذِباً
اَوْ
كَذَّبَ
بِالْحَقِّ
لَمَّا
جَٓاءَهُۜ
اَلَيْسَ
ف۪ي
جَهَنَّمَ
مَثْوًى
لِلْكَافِر۪ينَ
Allah’a karşı yalan uydurandan veya hak kendisine gelmişken onu yalanlayandan daha zalim kimdir? Cehennemde inkarcılar için durak yok mudur?[68]
اَوَلَمْ
يَتَفَكَّرُوا
ف۪ٓي
اَنْفُسِهِمْ۠
مَا
خَلَقَ
اللّٰهُ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضَ
وَمَا
بَيْنَهُمَٓا
اِلَّا
بِالْحَقِّ
وَاَجَلٍ
مُسَمًّىۜ
وَاِنَّ
كَث۪يراً
مِنَ
النَّاسِ
بِلِقَٓائِ۬
رَبِّهِمْ
لَكَافِرُونَ
Kendi kendilerine, Allah’ın gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları, gerçek olarak ve belirli bir süre için yarattığını düşünmezler mi? Doğrusu insanların çoğu, Rablerine kavuşacaklarını inkar ederler.[8]
وَقَالُٓوا
ءَاِذَا
ضَلَلْنَا
فِي
الْاَرْضِ
ءَاِنَّا
لَف۪ي
خَلْقٍ
جَد۪يدٍۜ
بَلْ
هُمْ
بِلِقَٓاءِ
رَبِّهِمْ
كَافِرُونَ
Puta tapanlar: «Toprağa karışıp yok olduktan sonra yeniden mi yaratılacağız?» derler. Evet; onlar, Rab’lerine kavuşmayı inkar edenlerdir.[10]
وَاِذَا
ق۪يلَ
لَهُمْ
اَنْفِقُوا
مِمَّا
رَزَقَكُمُ
اللّٰهُۙ
قَالَ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
لِلَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓوا
اَنُطْعِمُ
مَنْ
لَوْ
يَشَٓاءُ
اللّٰهُ
اَطْعَمَهُۗ
اِنْ
اَنْتُمْ
اِلَّا
ف۪ي
ضَلَالٍ
مُب۪ينٍ
Onlara: «Allah’ın size verdiği rızıktan sarfedin» denince inkar edenler inananlara: «Allah dileseydi doyurabileceği bir kimseyi biz mi doyuralım? Doğrusu siz apaçık bir sapıklıktasınız» derler.[47]
Yükleniyor...