أ ذ ن
90ayette
102kez geçiyor
38/114surede
16farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %46 · Medenî %54
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Necm 26
23. inen sure
En çok geçtiği sure
Tevbe
11 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| بِاِذْنِ | İsim | بِفِعْلِ | İzniyle | 43 |
| اٰذَانِهِمْ | İsim | أَفْعَالِهِمْ | Onların kulakları | 14 |
| اَذِنَ | Feile-Yefalu | فَعِلَ | İzin verdi | 12 |
| يَسْتَأْذِنُونَكَ | İstifal | يَسْتَفْعِلُونَكَ | Senden izin isterler | 7 |
| يُؤْذَنُ | Feile-Yefalu | يُفْعَلُ | İzin verilir | 5 |
| فَاَذَّنَ | Tef'il Babı | فَفَعَّلَ | Duyurdu | 3 |
| اسْتَأْذَنَكَ | İstifal | اسْتَفْعَلَكَ | Senden izin istedi | 3 |
| يَأْذَنَ | Feile-Yefalu | يَفْعَلَ | İzin verir | 3 |
| مُؤَذِّنٌ | İsim | مُفَعِّلٌ | Duyuran | 2 |
| تَاَذَّنَ | Tefe'ale Babı | تَفَعَّلَ | Yayınladı | 2 |
| اٰذَنْتُكُمْ | İfal Babı | أَفْعَلْتُكُمْ | Size duyurdum | 2 |
| وَاَذِنَتْ | Feile-Yefalu | وَفَعِلَتْ | Ve dinledi | 2 |
| يَسْتَأْذِنُكَ | İstifal | يَسْتَفْعِلُكَ | Senden izin ister | 1 |
| ائْذَنْ | Feile-Yefalu | افْعَلْ | İzin ver | 1 |
| فَاسْتَأْذَنُوكَ | İstifal | فَاسْتَفْعَلُوكَ | Hemen senden izin istediler | 1 |
| اُذُنَيْهِ | İsim | فُعُلَيْهِ | Onun iki kulağı | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
İzniyle 23
Onun izniyle 9
Onların kulakları 6
İzin verdi 5
Kulaklar 4
Benim iznimle 4
İzin verilir 4
İzin veririm 3
Kulak 3
İzin verir 3
Duyurdu 2
Duyuran 2
Yayınladı 2
Senden izin ister 2
Diğer 28 anlam
Senden izin isterler 2
Ve dinledi 2
kulaklarının 1
Öyleyse izin verin 1
İzinle 1
Ve kulak 1
Kulağa karşılık 1
Duyuru 1
İzin verdin 1
İzin ver 1
Hemen senden izin istediler 1
Senden izin istedi 1
İzin verilmesi için 1
Onun izni 1
Size duyurdum 1
Ve duyur 1
İzin verildi 1
Sizden izin istesin 1
Öyleyse izin istesinler 1
İzin istedi 1
Ondan izin isterler 1
Senden izin istediler 1
Öyleyse izin ver 1
Onun iki kulağı 1
Ve izin ister 1
Kulaklarımız 1
Sana duyurduk 1
Öyleyse izinle 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
“Kulaklar” ✕ Süzgeci kaldır
4 ayet
وَلَاُضِلَّنَّهُمْ
وَلَاُمَنِّيَنَّهُمْ
وَلَاٰمُرَنَّهُمْ
فَلَيُبَتِّكُنَّ
اٰذَانَ
الْاَنْعَامِ
وَلَاٰمُرَنَّهُمْ
فَلَيُغَيِّرُنَّ
خَلْقَ
اللّٰهِۜ
وَمَنْ
يَتَّخِذِ
الشَّيْطَانَ
وَلِياًّ
مِنْ
دُونِ
اللّٰهِ
فَقَدْ
خَسِرَ
خُسْرَاناً
مُب۪يناًۜ
Onlar Allah’ı bırakıp tanrıçalara taparlar ve: «Elbette senin kullarından belli bir takımı alıp onları saptıracağım, onlara kuruntu kurduracağım, develerin kulaklarını yarmalarını emredeceğim, Allah’ın yarattığını değiştirmelerini emredeceğim» diyen, Allah’ın lanet ettiği azgın şeytana taparlar. Allah’ı bırakıp şeytanı dost edinen şüphesiz açıktan açığa kayba uğramıştır.[117-119]
وَلَقَدْ
ذَرَأْنَا
لِجَهَنَّمَ
كَث۪يراً
مِنَ
الْجِنِّ
وَالْاِنْسِۘ
لَهُمْ
قُلُوبٌ
لَا
يَفْقَهُونَ
بِهَاۘ
وَلَهُمْ
اَعْيُنٌ
لَا
يُبْصِرُونَ
بِهَاۘ
وَلَهُمْ
اٰذَانٌ
لَا
يَسْمَعُونَ
بِهَاۜ
اُو۬لٰٓئِكَ
كَالْاَنْعَامِ
بَلْ
هُمْ
اَضَلُّۜ
اُو۬لٰٓئِكَ
هُمُ
الْغَافِلُونَ
And olsun ki, cehennem için de birçok cin ve insan yarattık; onların kalbleri vardır ama anlamazlar; gözleri vardır ama görmezler; kulakları vardır ama işitmezler. İşte bunlar hayvanlar gibi hatta daha sapıktırlar. İşte bunlar gafillerdir.[179]
اَلَهُمْ
اَرْجُلٌ
يَمْشُونَ
بِهَاۘ
اَمْ
لَهُمْ
اَيْدٍ
يَبْطِشُونَ
بِهَاۘ
اَمْ
لَهُمْ
اَعْيُنٌ
يُبْصِرُونَ
بِهَاۘ
اَمْ
لَهُمْ
اٰذَانٌ
يَسْمَعُونَ
بِهَاۜ
قُلِ
ادْعُوا
شُرَكَٓاءَكُمْ
ثُمَّ
ك۪يدُونِ
فَلَا
تُنْظِرُونِ
Onların yürüyecek ayakları mı var, yoksa tutacak elleri mi var, ya da görecek gözleri mi var, veya işitecek kulakları mı var? De ki: «Ortaklarınızı çağırın elinizden gelirse bana tuzak kurun, göz açtırmayın.»[195]
اَفَلَمْ
يَس۪يرُوا
فِي
الْاَرْضِ
فَتَكُونَ
لَهُمْ
قُلُوبٌ
يَعْقِلُونَ
بِهَٓا
اَوْ
اٰذَانٌ
يَسْمَعُونَ
بِهَاۚ
فَاِنَّهَا
لَا
تَعْمَى
الْاَبْصَارُ
وَلٰكِنْ
تَعْمَى
الْقُلُوبُ
الَّت۪ي
فِي
الصُّدُورِ
Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki, orada olanları akledecek kalbleri, işitecek kulakları olsun. Ama yalnız gözler kör olmaz, fakat göğüslerde olan kalbler de körleşir.[46]
Yükleniyor...