ح ز ن
42ayette
42kez geçiyor
25/114surede
7farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %62 · Medenî %38
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
A’râf 35
39. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
6 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| يَحْزَنُونَ | Feile-Yefalu | يَفْعَلُونَ | Hüzünlenirler | 22 |
| تَحْزَنْ | Feile-Yefalu | تَفْعَلْ | Hüzünlenme | 12 |
| حَزَناً | İsim | فَعَلًا | Hüzünlenmek | 2 |
| الْحُزْنِ | İsim | الْفُعْلِ | Hüzün | 2 |
| تَحْزَن۪ي | Feile-Yefalu | تَفْعَلِي | Hüzünlenme | 2 |
| وَحُزْن۪ٓي | İsim | وَفُعْلِي | Ve hüznüm | 1 |
| يَحْزَنَّ | Feile-Yefalu | يَفْعَلْنَ | Hüzünlenirler | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Hüzünlenirler 14
Hüzünlenme 7
Seni hüzünlendirmesin 5
Hüzünlenmeyin 3
Hüzünlenirsiniz 2
Hüzünlenmek 2
Kesinlikle seni hüzünlendirir 1
Kesinlikle beni hüzünlendirir 1
Hüzün 1
Ve hüznüm 1
Hüzünlenir 1
Onları hüzünlendirir 1
Ve hüzün 1
Hüzünlenirsin 1
Diğer 1 anlam
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
+ ك و ن ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır
8 ayet
وَلَا
تَهِنُوا
وَلَا
تَحْزَنُوا
وَاَنْتُمُ
الْاَعْلَوْنَ
اِنْ
كُنْتُمْ
مُؤْمِن۪ينَ
Gevşemeyin, üzülmeyin, inanmışsanız, mutlaka siz en üstünsünüzdür.[139]
وَاصْبِرْ
وَمَا
صَبْرُكَ
اِلَّا
بِاللّٰهِ
وَلَا
تَحْزَنْ
عَلَيْهِمْ
وَلَا
تَكُ
ف۪ي
ضَيْقٍ
مِمَّا
يَمْكُرُونَ
Sabret, senin sabrın ancak Allah’ın yardımıyladır; onlara üzülme, kurdukları düzenlerden de endişe etme.[127]
لَا
يَحْزُنُهُمُ
الْفَزَعُ
الْاَكْبَرُ
وَتَتَلَقّٰيهُمُ
الْمَلٰٓئِكَةُۜ
هٰذَا
يَوْمُكُمُ
الَّذ۪ي
كُنْتُمْ
تُوعَدُونَ
En büyük korku bile onları üzmez; kendilerini melekler: «Size söz verilen gün işte bugündür» diye karşılarlar.[103]
وَلَا
تَحْزَنْ
عَلَيْهِمْ
وَلَا
تَكُنْ
ف۪ي
ضَيْقٍ
مِمَّا
يَمْكُرُونَ
Onlara üzülme. Hilelerine karşı da sıkılma.[70]
فَالْتَقَطَهُٓ
اٰلُ
فِرْعَوْنَ
لِيَكُونَ
لَهُمْ
عَدُواًّ
وَحَزَناًۜ
اِنَّ
فِرْعَوْنَ
وَهَامَانَ
وَجُنُودَهُمَا
كَانُوا
خَاطِـ۪ٔينَ
Firavun’un adamları onu almışlardı. Firavun, Haman ve askerleri, suçlu olduklarından, o onlara düşman ve başlarına da dert olacaktı.[8]
وَلَمَّٓا
اَنْ
جَٓاءَتْ
رُسُلُنَا
لُـوطاً
س۪ٓيءَ
بِهِمْ
وَضَـاقَ
بِهِمْ
ذَرْعاً
وَقَالُوا
لَا
تَخَفْ
وَلَا
تَحْزَنْ۠
اِنَّا
مُنَجُّوكَ
وَاَهْلَكَ
اِلَّا
امْرَاَتَكَ
كَانَتْ
مِنَ
الْغَابِر۪ينَ
Elçilerimiz Lut’a gelince, onun fenasına gitti; çok sıkıldı. Ona, «Korkma ve üzülme, doğrusu biz seni ve geride kalacaklardan olan karının dışında, aileni kurtaracağız. Bu kent halkına yaptıkları yolsuzluklardan ötürü gökten, elbette bir azap indireceğiz» dediler.[33-24]
تُرْج۪ي
مَنْ
تَشَٓاءُ
مِنْهُنَّ
وَتُــْٔـو۪ٓي
اِلَيْكَ
مَنْ
تَشَٓاءُۜ
وَمَنِ
ابْتَغَيْتَ
مِمَّنْ
عَزَلْتَ
فَلَا
جُنَاحَ
عَلَيْكَۜ
ذٰلِكَ
اَدْنٰٓى
اَنْ
تَقَرَّ
اَعْيُنُهُنَّ
وَلَا
يَحْزَنَّ
وَيَرْضَيْنَ
بِمَٓا
اٰتَيْتَهُنَّ
كُلُّهُنَّۜ
وَاللّٰهُ
يَعْلَمُ
مَا
ف۪ي
قُلُوبِكُمْۜ
وَكَانَ
اللّٰهُ
عَل۪يماً
حَل۪يماً
Bunlardan istediğini bırakır, istediğini yanına alabilirsin. Sırasını geri bırakmış olduklarından da arzu ettiğini yanına almanda sana bir sorumluluk yoktur. Bu onların gözlerinin aydın olmasını, üzülmemelerini, hepsine verdiğin şeylere razı olmalarını daha iyi sağlar. Allah kalblerinizde olanı bilir; Allah bilendir, Halim olandır.[51]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
قَالُوا
رَبُّنَا
اللّٰهُ
ثُمَّ
اسْتَقَامُوا
تَـتَنَزَّلُ
عَلَيْهِمُ
الْمَلٰٓئِكَةُ
اَلَّا
تَخَافُوا
وَلَا
تَحْزَنُوا
وَاَبْشِرُوا
بِالْجَنَّةِ
الَّت۪ي
كُنْتُمْ
تُوعَدُونَ
«Rabbimiz Allah’tır» deyip sonra da doğrulukta devam edenler, onları, melekler, ölümleri anında: «Korkmayınız, üzülmeyiniz, size söz verilen cennetle sevinin, biz dünya hayatında da, ahirette de size dostuz. Burada, canlarınızın çektiği, umduğunuz şeyler, bağışlayan ve acıyan Allah katından bir ziyafet olarak size sunulur» diyerek inerler.[30-32]
Yükleniyor...