ح س ب
102ayette
109kez geçiyor
40/114surede
18farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %54 · Medenî %46
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Kıyâme 3
31. inen sure
En çok geçtiği sure
Âl-i İmrân
12 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| الْحِسَابِ | İsim | الْفِعَالِ | Hesaplaşmak | 35 |
| يَحْسَبُونَ | Feile-Yefalu | يَفْعَلُونَ | Hesap ederler | 18 |
| تَحْسَبَنَّ | Feile-Yefalu | تَفْعَلَنَّ | Kesinlikle hesap etme | 13 |
| حَسْبُنَا | İsim | فَعْلُنَا | Bize yeter | 10 |
| حَسِبْتُمْ | Feile-Yefilu | فَعِلْتُمْ | Hesap ettiniz | 10 |
| حَس۪يباً | İsim | فَعِيلًا | Hesap görücü | 3 |
| يَحْتَسِبُونَ | İftial Babı | يَفْتَعِلُونَ | Hesaba katarlar | 3 |
| حِسَاباً | İsim | فِعَالًا | Hesaplaşmak | 3 |
| يُحَاسِبْكُمْ | Faale Babı | يُفَاعِلْكُمْ | Sizinle hesaplaşır | 2 |
| الْحَاسِب۪ينَ | İsim | الْفَاعِلِينَ | Hesap yapanlar | 2 |
| حُسْبَاناًۜ | İsim | فُعْلَانًا | Hesap | 2 |
| اَحَسِبَ | Feile-Yefalu | أفَعِلَ | Hesap etti mi? | 2 |
| حَسِبَتْهُ | Feile-Yefalu | فَعِلَتْهُ | Onu hesap etti | 1 |
| حَس۪يباً | Sıfat | فَعِيلًا | Hesap görücü | 1 |
| حَسْبِيَ | İsim | فَعْلِيَ | Bana yeter | 1 |
| بِحُسْبَانٍۖ | İsim | بِفُعْلَانٍ | Hesap ile | 1 |
| فَحَاسَبْنَاهَا | Faale Babı | فَفَاعَلْنَاهَا | Sonra onunla hesaplaştık | 1 |
| حِسَاباًۙ | Sıfat | فِعَالًا | Hesaplaşmak | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Hesaplaşmak 27
Kesinlikle hesap etme 5
Onların hesaplaşması 5
Hesap görücü 4
Hesap ederler 4
Hesap eder mi? 4
Hesap ettiniz 3
Bize yeter 3
Kesinlikle hesap edecek 3
Ve hesap ederler 3
Hesap etti 3
Hesap yapanlar 2
Hesap 2
Sana yeter 2
Diğer 31 anlam
Onlara yeter 2
Bana yeter 2
Ve hesaplaşmak 2
Hesap edersin 2
Hesap etti mi? 2
Onun hesaplaşması 2
Hesaba katarlar 2
Benim hesabım 2
Ona yetmek 1
Onları hesap eder 1
Sizinle hesaplaşır 1
Onu hesap etmeniz için 1
Kesinlikle onları hesap etme 1
Ve hesap ettiler 1
Senin hesaplaşman 1
Hesap ettin 1
Hesap ederler mi? 1
Hesap ettiniz mi? 1
Onu hesap etmeyin 1
Ve onu hesap edersiniz 1
Onu hesap eder 1
Onu hesap etti 1
Onu hesap edersin 1
Hesap ile 1
Onları hesap edersin 1
Hesaba katar 1
Ona yeter 1
Sonra onunla hesaplaştık 1
Onları hesap ettin 1
Onunla hesaplaşılır 1
Hesap eder 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
+ ر ب ب ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır
18 ayet
فَتَقَبَّلَهَا
رَبُّهَا
بِقَبُولٍ
حَسَنٍ
وَاَنْبَتَهَا
نَبَاتاً
حَسَناًۙ
وَكَفَّلَهَا
زَكَرِيَّاۜ
كُلَّمَا
دَخَلَ
عَلَيْهَا
زَكَرِيَّا
الْمِحْرَابَۙ
وَجَدَ
عِنْدَهَا
رِزْقاًۚ
قَالَ
يَا مَرْيَمُ
اَنّٰى
لَكِ
هٰذَاۜ
قَالَتْ
هُوَ
مِنْ
عِنْدِ
اللّٰهِۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
يَرْزُقُ
مَنْ
يَشَٓاءُ
بِغَيْرِ
حِسَابٍ
Rabbi onu güzel bir kabulle karşıladı, güzel bir bitki gibi yetiştirdi; onu Zekeriya’nın himayesine bıraktı. Zekeriya mabedde onun yanına her girişinde, yanında bir yiyecek bulurdu. «Ey Meryem! Bu sana nereden geldi?» demiş, o da: Bu, Allah’ın katındandır» cevabını vermişti. Doğrusu Allah dilediğini hesapsız rızıklandırır.[37]
وَلَا
تَحْسَبَنَّ
الَّذ۪ينَ
قُتِلُوا
ف۪ي
سَب۪يلِ
اللّٰهِ
اَمْوَاتاًۜ
بَلْ
اَحْيَٓاءٌ
عِنْدَ
رَبِّهِمْ
يُرْزَقُونَۙ
Allah yolunda öldürülenleri ölü saymayın, bilakis Rableri katında diridirler. Allah’ın bol nimetinden onlara verdiği şeylerle sevinç içinde rızıklanırlar, arkalarından kendilerine ulaşamayan kimselere, kendilerine korku olmadığını ve kendilerinin üzülmeyeceklerini müjde etmek isterler.[169-170]
وَاِنَّ
مِنْ
اَهْلِ
الْكِتَابِ
لَمَنْ
يُؤْمِنُ
بِاللّٰهِ
وَمَٓا
اُنْزِلَ
اِلَيْكُمْ
وَمَٓا
اُنْزِلَ
اِلَيْهِمْ
خَاشِع۪ينَ
لِلّٰهِۙ
لَا
يَشْتَرُونَ
بِاٰيَاتِ
اللّٰهِ
ثَمَناً
قَل۪يلاًۜ
اُو۬لٰٓئِكَ
لَهُمْ
اَجْرُهُمْ
عِنْدَ
رَبِّهِمْۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
سَر۪يعُ
الْحِسَابِ
Kitap ehlinden Allah’a huşu duyarak inanıp, Allah’ın ayetlerini az bir değere değişmeyenler vardır. İşte onların ecirleri Rablerinin katındadır. Şüphesiz Allah’ın hesabı çabuktur.[199]
وَلَا
تَطْرُدِ
الَّذ۪ينَ
يَدْعُونَ
رَبَّهُمْ
بِالْغَدٰوةِ
وَالْعَشِيِّ
يُر۪يدُونَ
وَجْهَهُۜ
مَا
عَلَيْكَ
مِنْ
حِسَابِهِمْ
مِنْ
شَيْءٍ
وَمَا
مِنْ
حِسَابِكَ
عَلَيْهِمْ
مِنْ
شَيْءٍ
فَتَطْرُدَهُمْ
فَتَكُونَ
مِنَ
الظَّالِم۪ينَ
Sabah akşam, Rabblerinin rızasını isteyerek O’na yalvaranları kovma. Onların hesabından sana bir sorumluluk yoktur, senin hesabından da onlara bir sorumluluk yoktur ki onları kovarak zulmedenlerden olasın.[52]
فَاِنْ
تَوَلَّوْا
فَقُلْ
حَسْبِيَ
اللّٰهُۘ
لَٓا
اِلٰهَ
اِلَّا
هُوَۜ
عَلَيْهِ
تَوَكَّلْتُ
وَهُوَ
رَبُّ
الْعَرْشِ
الْعَظ۪يمِ
Eğer yüz çevirirlerse de ki: «Allah bana yeter; O’ndan başka tanrı yoktur, yalnız O’na güveniyorum; O büyük arşın Rabbidir.»[129]
لِلَّذ۪ينَ
اسْتَجَابُوا
لِرَبِّهِمُ
الْحُسْنٰىۜ
وَالَّذ۪ينَ
لَمْ
يَسْتَج۪يبُوا
لَهُ
لَوْ
اَنَّ
لَهُمْ
مَا
فِي
الْاَرْضِ
جَم۪يعاً
وَمِثْلَهُ
مَعَهُ
لَافْتَدَوْا
بِه۪ۜ
اُو۬لٰٓئِكَ
لَهُمْ
سُٓوءُ
الْحِسَابِۙ
وَمَأْوٰيهُمْ
جَهَنَّمُۜ
وَبِئْسَ
الْمِهَادُ۟
Rablerinin çağrısına gelenlere en güzel karşılık vardır. O’nun çağrısına uymayanlar ise, yeryüzünde olan her şey ve daha bir katı onların olsa, kurtulmak için fidye verirlerdi. İşte hesapları kötü olanlar bunlardır. Varacakları yer cehennemdir; ne kötü konaktır![18]
وَالَّذ۪ينَ
يَصِلُونَ
مَٓا
اَمَرَ
اللّٰهُ
بِه۪ٓ
اَنْ
يُوصَلَ
وَيَخْشَوْنَ
رَبَّهُمْ
وَيَخَافُونَ
سُٓوءَ
الْحِسَابِۜ
Onlar, Allah’ın birleştirilmesini emrettiği şeyi birleştirirler, Rablerinden korkarlar; kötü hesaptan ürkerler.[21]
رَبَّـنَا
اغْفِرْ
ل۪ي
وَلِوَالِدَيَّ
وَلِلْمُؤْمِن۪ينَ
يَوْمَ
يَقُومُ
الْحِسَابُ۟
«Rabbimiz! Hesap görülecek günde, beni, anamı babamı ve inananları bağışla.»[41]
وَجَعَلْنَا
الَّيْلَ
وَالنَّهَارَ
اٰيَتَيْنِ
فَمَحَوْنَٓا
اٰيَةَ
الَّيْلِ
وَجَعَلْـنَٓا
اٰيَةَ
النَّهَارِ
مُبْصِرَةً
لِتَبْتَغُوا
فَضْلاً
مِنْ
رَبِّكُمْ
وَلِتَعْلَمُوا
عَدَدَ
السِّن۪ينَ
وَالْحِسَابَۜ
وَكُلَّ
شَيْءٍ
فَصَّلْنَاهُ
تَفْص۪يلاً
Gece ve gündüzü varlığımıza birer delil kıldık. Bir delil olan geceyi kaldırıp yine bir delil olan gündüzü Rabbinizin bol nimetini aramanız, yılların sayısını ve hesabını bilmeniz için aydınlık kıldık. Her şeyi uzun uzadıya açıkladık.[12]
فَعَسٰى
رَبّ۪ٓي
اَنْ
يُؤْتِيَنِ
خَيْراً
مِنْ
جَنَّتِكَ
وَيُرْسِلَ
عَلَيْهَا
حُسْبَاناً
مِنَ
السَّمَٓاءِ
فَتُصْبِحَ
صَع۪يداً
زَلَقاًۙ
Kendisiyle konuştuğu arkadaşı ona: «Seni topraktan, sonra nutfeden yaratanı, sonunda de seni insan kılığına koyanı mı inkar ediyorsun? İşte O benim Rabbim olan Allah’tır. Rabbime kimseyi ortak koşmam. Bahçene girdiğin zaman, her ne kadar beni kendinden mal ve nüfus bakımından daha az buluyorsan da: «Maşallah! Kuvvet ancak Allah’a mahsustur!» demen gerekmez mi? Rabbim, senin bahçenden daha iyisini bana verebilir ve seninkinin üzerine gökten bir felaket gönderir de bahçen yerle bir olabilir. Yahut suyu çekilir bir daha da bulamazsın» dedi.[37-41]
وَمَنْ
يَدْعُ
مَعَ
اللّٰهِ
اِلٰهاً
اٰخَرَۙ
لَا
بُرْهَانَ
لَهُ
بِه۪ۙ
فَاِنَّمَا
حِسَابُهُ
عِنْدَ
رَبِّه۪ۜ
اِنَّهُ
لَا
يُفْلِحُ
الْكَافِرُونَ
Allah’la beraber, varlığına hiçbir delili olmadığı halde başka tanrıya tapanın hesabını Rabbi görecektir. İnkarcılar elbette kurtulamazlar.[117]
اِنْ
حِسَابُهُمْ
اِلَّا
عَلٰى
رَبّ۪ي
لَوْ
تَشْعُرُونَۚ
Nuh: «Onların yaptıkları hakkında bir bilgim yoktur; hesabları Rabbime aittir, düşünsenize! Ben inananları kovacak değilim. Ben sadece açıkça uyarıcıyım» dedi.[112-115]
ق۪يلَ
لَهَا
ادْخُلِي
الصَّرْحَۚ
فَلَمَّا
رَاَتْهُ
حَسِبَتْهُ
لُجَّةً
وَكَشَفَتْ
عَنْ
سَاقَيْهَاۜ
قَالَ
اِنَّهُ
صَرْحٌ
مُمَرَّدٌ
مِنْ
قَوَار۪يرَۜ
قَالَتْ
رَبِّ
اِنّ۪ي
ظَلَمْتُ
نَفْس۪ي
وَاَسْلَمْتُ
مَعَ
سُلَيْمٰنَ
لِلّٰهِ
رَبِّ
الْعَالَم۪ينَ۟
Ona: «Köşke gir» dendi; salonu görünce, onu derin bir su zannetti, eteğini çekti. Süleyman: «Doğrusu bu camdan yapılmış mücella bir salondur» dedi. Melike: «Rabbim! Şüphesiz ben kendime yazık etmişim. Süleyman’la beraber, Alemlerin Rabbi olan Allah’a teslim oldum» dedi.[44]
وَقَالُوا
رَبَّنَا
عَجِّلْ
لَنَا
قِطَّنَا
قَبْلَ
يَوْمِ
الْحِسَابِ
Onlar ise «Rabbimiz! Bizim payımızı hesap gününden önce ver» derler.[16]
قُلْ
يَا عِبَادِ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
اتَّقُوا
رَبَّكُمْۜ
لِلَّذ۪ينَ
اَحْسَنُوا
ف۪ي
هٰذِهِ
الدُّنْيَا
حَسَنَةٌۜ
وَاَرْضُ
اللّٰهِ
وَاسِعَةٌۜ
اِنَّمَا
يُوَفَّى
الصَّابِرُونَ
اَجْرَهُمْ
بِغَيْرِ
حِسَابٍ
Şöyle de: «Ey inanan kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının; bu dünyada iyilik yapanlara iyilik vardır. Allah’ın yarattığı yeryüzü geniştir. Yalnız sabredenlere, ecirleri sonsuz olarak ödenecektir.»[10]
وَقَالَ
مُوسٰٓى
اِنّ۪ي
عُذْتُ
بِرَبّ۪ي
وَرَبِّكُمْ
مِنْ
كُلِّ
مُتَكَبِّرٍ
لَا
يُؤْمِنُ
بِيَوْمِ
الْحِسَابِ۟
Musa: «Doğrusu ben, hesap görülecek güne inanmayan böbürlenenlerin hepsinden, benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan Allah’a sığınırım» dedi.[27]
وَكَاَيِّنْ
مِنْ
قَرْيَةٍ
عَتَتْ
عَنْ
اَمْرِ
رَبِّهَا
وَرُسُلِه۪
فَحَاسَبْنَاهَا
حِسَاباً
شَد۪يداً
وَعَذَّبْنَاهَا
عَذَاباً
نُكْراً
Rablerinin ve O’nun peygamberlerinin buyruğundan çıkan nice kasabalar halkını Biz, çetin bir hesaba çekmiş, onları, görülmedik bir azaba uğratmışızdır.[8]
جَزَٓاءً
مِنْ
رَبِّكَ
عَطَٓاءً
حِسَاباًۙ
Bunlar Rabbinin katından, hesabları karşılığı verilenlerdir.[36]
Yükleniyor...