ح س ن
175ayette
192kez geçiyor
50/114surede
25farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %66 · Medenî %34
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Müzzemmil 20
3. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
13 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| الْمُحْسِن۪ينَ | İsim | الْمُفْعِلِينَ | İyi davrananlar | 33 |
| اَحْسَنُ | İsim | أَفْعَلُ | Daha iyi | 32 |
| حَسَنَةً | İsim | فَعَلَةً | İyi | 25 |
| اَحْسَنَ | İfal Babı | أَفْعَلَ | İyi davrandı | 19 |
| حَسَناً | Sıfat | فَعَلًا | İyi | 17 |
| الْحُسْنٰىۜ | İsim | الْفُعْلَى | En İyi | 10 |
| وَحُسْنَ | İsim | وَفُعْلَ | Ve iyi olmak | 8 |
| الْحُسْنٰى | Sıfat | الْفُعْلَى | En İyi | 7 |
| اِحْسَاناً | İsim | إِفْعَالًا | İyi davranmak | 6 |
| حُسْناً | İsim | فُعْلًا | İyi olmak | 6 |
| بِاِحْسَانٍۜ | İsim | بِإِفْعَالٍ | İyi davranmak ile | 6 |
| مُحْسِنٌ | İsim | مُفْعِلٌ | İyi davranan | 4 |
| حَسَنَةٌ | Sıfat | فَعَلَةٌ | İyi | 3 |
| بِالْحَسَنَاتِ | İsim | بِالْفَعَلَاتِ | İyiler | 3 |
| وَحَسُنَتْ | Feule-Yefulu | وَفَعُلَتْ | Ve iyi oldu | 2 |
| حِسَانٌۚ | Sıfat | فِعَالٌ | İyiler | 2 |
| حَسَنٍ | Sıfat | فَعَلٍ | İyi | 1 |
| وَحَسُنَ | Feule-Yefulu | وَفَعُلَ | Ve iyi oldu | 1 |
| تُحْسِنُوا | İfal Babı | تُفْعِلُوا | İyi davranırsınız | 1 |
| الْحُسْنَيَيْنِۜ | Sıfat | الْفُعْلَيَيْنِ | En iyi ikisi | 1 |
| مُحْسِنُونَ | İsim | مُفْعِلُونَ | İyi davrananlar | 1 |
| يُحْسِنُونَ | İfal Babı | يُفْعِلُونَ | İyi davranırlar | 1 |
| اَحْسَنُ | Sıfat | أَفْعَلُ | Daha iyi | 1 |
| لِلْمُحْسِنَاتِ | İsim | لِلْمُفْعِلَاتِ | İyi davrananlara | 1 |
| اَحْسَنَهُۜ | İsim | أَفْعَلَهُ | Onun en iyisi | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
İyi 48
İyi davrananlar 32
Daha iyi 17
En İyi 14
İyi davranmak 8
En iyi 8
İyi davrandı 7
İyi olmak 6
İyi davrandılar 5
İyi davranan 4
Ve daha iyi 4
İyiler 4
İyi davranmak ile 3
Ve iyi olmak 3
Diğer 24 anlam
Ve iyi oldu 2
Daha iyiyle 2
İyi davrananlar için 2
Sonra iyi davrandı 2
En iyiyi 2
Ve iyi davranın 1
Daha iyiyi 1
İyi davranırsınız 1
Ve iyi davrandılar 1
Onun en iyisini 1
İyiler ile 1
En iyi ikisi 1
Ve iyi 1
Ve iyi davranmak 1
İyi davrandınız 1
iyilik etmiş olursunuz 1
Onların hakkında 1
İyi davranırlar 1
İyi oldu 1
Ve iyi davran 1
İyi davrananlara 1
Onların iyiliği 1
Onun en iyisi 1
En iyiyle 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
175 ayet
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
سَبَقَتْ
لَهُمْ
مِنَّا
الْحُسْنٰٓىۙ
اُو۬لٰٓئِكَ
عَنْهَا
مُبْعَدُونَۙ
Yaptıklarına karşılık katımızdan kendileri için iyi şeyler yazılmış olanlar, işte onlar cehennemden uzak tutulanlardır.[101]
لَنْ
يَنَالَ
اللّٰهَ
لُحُومُهَا
وَلَا
دِمَٓاؤُ۬هَا
وَلٰكِنْ
يَنَالُهُ
التَّقْوٰى
مِنْكُمْۜ
كَذٰلِكَ
سَخَّرَهَا
لَكُمْ
لِتُكَبِّرُوا
اللّٰهَ
عَلٰى
مَا
هَدٰيكُمْۜ
وَبَشِّرِ
الْمُحْسِن۪ينَ
Bu hayvanların ne etleri ve ne de kanları Allah’a ulaşacaktır. Allah’a ulaşacak olan ancak sizin O’nun için yaptığınız gösterişten uzak amel ve ibadettir. Size doğru yolu gösterdiğinden, Allah’ı yüceltmeniz için onları böylece sizin buyruğunuza vermiştir. İyilik yapanlara müjde et.[37]
وَالَّذ۪ينَ
هَاجَرُوا
ف۪ي
سَب۪يلِ
اللّٰهِ
ثُمَّ
قُتِلُٓوا
اَوْ
مَاتُوا
لَيَرْزُقَنَّهُمُ
اللّٰهُ
رِزْقاً
حَسَناًۜ
وَاِنَّ
اللّٰهَ
لَهُوَ
خَيْرُ
الرَّازِق۪ينَ
Allah yolunda hicret edenlere, sonra öldürülen veya ölenlere Allah, elbette onlara güzel bir rızık verecektir. Rızık verenlerin en hayırlısı yalnız Allah’tır.[58]
ثُمَّ
خَلَقْنَا
النُّطْفَةَ
عَلَقَةً
فَخَلَقْنَا
الْعَلَقَةَ
مُضْغَةً
فَخَلَقْنَا
الْمُضْغَةَ
عِظَاماً
فَكَسَوْنَا
الْعِظَامَ
لَحْماًۗ
ثُمَّ
اَنْشَأْنَاهُ
خَلْقاً
اٰخَرَۜ
فَتَبَارَكَ
اللّٰهُ
اَحْسَنُ
الْخَالِق۪ينَۜ
Sonra nutfeyi kan pıhtısına çevirdik, kan pıhtısını bir çiğnemlik et yaptık, bir çiğnemlik etten kemikler yarattık, kemiklere de et giydirdik. Sonra onu başka bir yaratık yaptık: Biçim verenlerin en güzeli olan Allah ne uludur![14]
اِدْفَعْ
بِالَّت۪ي
هِيَ
اَحْسَنُ
السَّيِّئَةَۜ
نَحْنُ
اَعْلَمُ
بِمَا
يَصِفُونَ
Kötülüğü en iyi ile sav. Onların vasıflandırmalarını Biz daha iyi biliriz.[96]
لِيَجْزِيَهُمُ
اللّٰهُ
اَحْسَنَ
مَا
عَمِلُوا
وَيَز۪يدَهُمْ
مِنْ
فَضْلِه۪ۜ
وَاللّٰهُ
يَرْزُقُ
مَنْ
يَشَٓاءُ
بِغَيْرِ
حِسَابٍ
Allah, onları işlediklerinin en güzeliyle mükafatlandırır ve lütfundan onlara fazlasıyla verir. Allah dilediğini hesapsız şekilde rızıklandırır.[38]
اَصْحَابُ
الْجَنَّةِ
يَوْمَئِذٍ
خَيْرٌ
مُسْتَقَراًّ
وَاَحْسَنُ
مَق۪يلاً
O gün, cennetliklerin kalacağı yer çok iyi, dinlenecekleri yer çok güzeldir.[24]
وَلَا
يَأْتُونَكَ
بِمَثَلٍ
اِلَّا
جِئْنَاكَ
بِالْحَقِّ
وَاَحْسَنَ
تَفْس۪يراًۜ
Sana bir misal vermezler ki, Biz onun gerçeğini ve en iyi anlaşılanını sana vermemiş olalım.[33]
اِلَّا
مَنْ
تَابَ
وَاٰمَنَ
وَعَمِلَ
عَمَلاً
صَالِحاً
فَاُو۬لٰٓئِكَ
يُبَدِّلُ
اللّٰهُ
سَيِّـَٔاتِهِمْ
حَسَنَاتٍۜ
وَكَانَ
اللّٰهُ
غَفُوراً
رَح۪يماً
Ancak tevbe eden, inanıp yararlı iş işleyenlerin, işte Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah bağışlar ve merhamet eder.[70]
خَالِد۪ينَ
ف۪يهَاۜ
حَسُنَتْ
مُسْتَقَراًّ
وَمُقَاماً
Orada temellidirler. Orası ne güzel bir yer ve ne güzel duraktır![76]
اِلَّا
مَنْ
ظَلَمَ
ثُمَّ
بَدَّلَ
حُسْناً
بَعْدَ
سُٓوءٍ
فَاِنّ۪ي
غَفُورٌ
رَح۪يمٌ
«Değneğini at!» Musa, değneğinin yılan gibi hareketler yaptığını görünce, arkasına bakmadan dönüp kaçtı. «Ey Musa! Korkma; Benim katımda peygamberler korkmaz; yalnız haksızlık eden bunun dışındadır. Kötü hali iyiliğe çeviren kimse bilsin ki Ben şüphesiz bağışlarım, merhamet ederim. Elini koynuna sok, Firavun ve milletine gönderilen dokuz mucizeden biri olarak kusursuz, bembeyaz çıksın. Gerçekten onlar yoldan çıkmış bir millettir.»[10-12]
قَالَ
يَا قَوْمِ
لِمَ
تَسْتَعْجِلُونَ
بِالسَّيِّئَةِ
قَبْلَ
الْحَسَنَةِۚ
لَوْلَا
تَسْتَغْفِرُونَ
اللّٰهَ
لَعَلَّكُمْ
تُرْحَمُونَ
Salih: «Ey milletim! Niye iyilikten önce, acele kötülük istiyorsunuz? Merhamet olunasınız diye Allah’tan mağfiret dileseniz olmaz mı?» dedi.[46]
مَنْ
جَٓاءَ
بِالْحَسَنَةِ
فَلَهُ
خَيْرٌ
مِنْهَاۚ
وَهُمْ
مِنْ
فَزَعٍ
يَوْمَئِذٍ
اٰمِنُونَ
Kim bir iyilik getirirse, ona daha iyisi verilir. Onlar o günün korkusundan güvendedirler.[89]
وَلَمَّا
بَلَغَ
اَشُدَّهُ
وَاسْتَوٰٓى
اٰتَيْنَاهُ
حُكْماً
وَعِلْماًۜ
وَكَذٰلِكَ
نَجْزِي
الْمُحْسِن۪ينَ
Musa erginlik çağına gelip olgunlaşınca, ona hikmet ve ilim verdik. İyi davrananları böyle mükafatlandırırız.[14]
اُو۬لٰٓئِكَ
يُؤْتَوْنَ
اَجْرَهُمْ
مَرَّتَيْنِ
بِمَا
صَبَرُوا
وَيَدْرَؤُ۫نَ
بِالْحَسَنَةِ
السَّيِّئَةَ
وَمِمَّا
رَزَقْنَاهُمْ
يُنْفِقُونَ
İşte onlara, sabırlarından dolayı, ecirleri iki defa verilir; onlar kötülüğü iyilikle savarlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan da sarfederler.[54]
اَفَمَنْ
وَعَدْنَاهُ
وَعْداً
حَسَناً
فَهُوَ
لَاق۪يهِ
كَمَنْ
مَتَّعْنَاهُ
مَتَاعَ
الْحَيٰوةِ
الدُّنْيَا
ثُمَّ
هُوَ
يَوْمَ
الْقِيٰمَةِ
مِنَ
الْمُحْضَر۪ينَ
Vadettiğimiz güzel bir nimete kavuşan kimse; dünya hayatında kendisine bir geçimlik verdiğimiz, sonra kıyamet günü azap için getirilen kimse gibi midir?[61]
وَابْتَغِ
ف۪يمَٓا
اٰتٰيكَ
اللّٰهُ
الدَّارَ
الْاٰخِرَةَ
وَلَا
تَنْسَ
نَص۪يبَكَ
مِنَ
الدُّنْيَا
وَاَحْسِنْ
كَمَٓا
اَحْسَنَ
اللّٰهُ
اِلَيْكَ
وَلَا
تَبْغِ
الْفَسَادَ
فِي
الْاَرْضِۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
لَا
يُحِبُّ
الْمُفْسِد۪ينَ
Karun, Musa’nın milletindendi; ama onlara karşı azdı. Biz ona, anahtarlarını güçlü bir topluluğun zor taşıdığı hazineler vermiştik. Milleti ona: «Böbürlenme, Allah şüphesiz ki böbürlenenleri sevmez. Allah’ın sana verdiği şeylerde, ahiret yurdunu gözet, dünyadaki payını da unutma; Allah’ın sana yaptığı iyilik gibi, sen de iyilik yap; yeryüzünde bozgunculuk isteme; doğrusu Allah bozguncuları sevmez» demişlerdi.[76-77]
مَنْ
جَٓاءَ
بِالْحَسَنَةِ
فَلَهُ
خَيْرٌ
مِنْهَاۚ
وَمَنْ
جَٓاءَ
بِالسَّيِّئَةِ
فَلَا
يُجْزَى
الَّذ۪ينَ
عَمِلُوا
السَّيِّـَٔاتِ
اِلَّا
مَا
كَانُوا
يَعْمَلُونَ
Kim bir iyilik getirirse, ona daha iyisi verilir. Kim bir kötülük getirirse, o kötülükleri işleyenler, ancak yaptıkları kadar ceza görürler.[84]
وَالَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِ
لَنُكَفِّرَنَّ
عَنْهُمْ
سَيِّـَٔاتِهِمْ
وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ
اَحْسَنَ
الَّذ۪ي
كَانُوا
يَعْمَلُونَ
İnanıp yararlı iş işleyenlerin kötülüklerini, and olsun ki, örteriz; onları, yaptıklarından daha güzeli ile mükafatlandırırız.[7]
وَوَصَّيْنَا
الْاِنْسَانَ
بِوَالِدَيْهِ
حُسْناًۜ
وَاِنْ
جَاهَدَاكَ
لِتُشْرِكَ
ب۪ي
مَا
لَيْسَ
لَكَ
بِه۪
عِلْمٌ
فَلَا
تُطِعْهُمَاۜ
اِلَيَّ
مَرْجِعُكُمْ
فَاُنَبِّئُكُمْ
بِمَا
كُنْتُمْ
تَعْمَلُونَ
Biz, insana, ana ve babasına karşı iyi davranmasını tavsiye etmişizdir. Eğer ana baba, seni bir şeyi körü körüne Bana ortak koşman için zorlarlarsa, o zaman onlara itaat etme. Dönüşünüz Banadır. Yaptıklarınızı size bildiririm.[8]
Yükleniyor...