ر أ ي

297ayette
328kez geçiyor
72/114surede
30farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %75 · Medenî %25
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla) Alak 7 1. inen sure En çok geçtiği sure Yûsuf 17 kez

Kelime ailesi

Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.

KelimeTürVezinAnlamAdet
اَرَاَيْتُمْ Feale-Yefalu أَفَعَلْتُمْ Gördünüz mü? 61
يَرَوْا Feale-Yefalu يَفْعَلُوا Görürler 44
تَرَ Feale-Yefalu تَفْعَلْ Görürsün 43
وَتَرَى Feale-Yefalu تَفْعَلُ Görürsün 37
رَاَوْا Feale-Yefalu فَعَلُوا Gördüler 27
وَيُر۪يكُمْ İfal Babı وَيُفْعِلُكُمْ Size gösterir 12
نُرِيَنَّكَ İfal Babı نُفْعِلَنَّكَ Kesinlikle sana göstereceğiz 11
يَرٰى Feale-Yefalu يَفْعَلُ Görür 10
اَرِنَا İfal Babı أَفْعِلْنِي Bana gösterin 9
اَرٰيكُمْ Feale-Yefalu أَفْعَلُكُمْ Sizi görürüm 9
نَرٰيكَ Feale-Yefalu نَفْعَلُكَ Seni görürüz 9
وَتَرٰيهُمْ Feale-Yefalu وَتَفْعَلُهُمْ Beni görürsün 7
رُءْيَايَ İsim الْفُعْلَى Rüya 7
نَرٰى Feale-Yefalu نَفْعَلُ Görürüz 6
سَاُر۪يكُمْ İfal Babı سَأُفْعِلُكُمْ Size göstereceğim 6
اَرٰى Feale-Yefalu أَفْعَلُ Görürüm 6
يَرٰيكُمْ Feale-Yefalu يَفْعَلُكُمْ Sizi görür 4
رِئَٓاءَ İsim فِعَالَ Gösteriş 3
رَأْيَ İsim فَعْلَ Görmek 2
يُرَٓاؤُ۫نَ Faale Babı يُفَاعِلُونَ Gösteriş yaparlar 2
اَرَاَيْتَكُمْ Feale-Yefalu أَفَعَلْتَكُمْ Size söylüyorum, gördün mü? 2
رَاَتْهُمْ Feale-Yefalu فَعَلَتْهُمْ Onları gördü 2
لَتَرَوُنَّ Feale-Yefalu لَتَفْعَلُنَّ Kesinlikle göreceksiniz 2
اَرٰيكَهُمْ Feale-Yefalu أَفْعَلَكَهُمْ Sana onları gösterdi 1
تَرَٓاءَتِ Tefaul Babı تَفَاعَلَتْ Birbirini gördü 1
وَرِءْياً İsim وَفِعْلًا Ve görünüm 1
تُرِيَنّ۪ي İfal Babı تُفْعِلَنِّي Kesinlikle bana göstereceksin 1
تَـرَٓاءَ Tefaul Babı تَفَاعَلَ Birbirini gördü 1
رَاَوْهُمْ Feale-Yefalu فَعَلُوهُمْ Onları gördüler 1
لِيُرَوْا İfal Babı لِيُفْعَلُوا Onlara gösterilmesi için 1

Anlam yelpazesi

Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.

Diğer 84 anlam
Görürsünüz 4 Kesinlikle sana göstereceğiz 4 Onu gördüler 4 Rüya 4 Onları gördün 4 Onu görür 4 Beni görürsün 3 Sizi görürüm 3 Size gösterir 3 Hemen görürsün 3 Onu görürler 3 Bana gösterin 3 Ve size gösterir 2 Bana göster 2 Gösteriş 2 Gösteriş yaparlar 2 Bize göster 2 Size söylüyorum, gördün mü? 2 Sizi görür 2 Size göstereceğim 2 Ve gördüler 2 Ve onları görürsün 2 Birbirini gördü 2 Onu görürüz 2 Kendimi görürüm 2 Benim rüyam 2 Hemen onu görürsün 2 Görülür 2 Ve bize göster 1 Onlara gösterir 1 Onları görürler 1 Görmek 1 Onu gördünüz 1 Size gösterdi 1 Sana gösterdi 1 Ona göstermesi için 1 Seni görüyorum 1 Gösteririz 1 İkisine göstermesi için 1 Onları görürsünüz 1 Sana onları gösterir 1 Sana onları gösterdi 1 Size onları gösterir 1 Ve gösteriş 1 Ve görecek 1 Hemen görecek 1 Görüş 1 Gördüm 1 Onları gördüm 1 Senin rüyan 1 Ona göstermemiz için 1 Sana gösterdik 1 Sana söylüyorum, gördün mü? 1 Ve gördü 1 Kesinlikle göreceksin 1 Ve görünüm 1 Sana göstermemiz için 1 Ve görürüm 1 Ona gösterdik 1 Seni gördü 1 Kesinlikle bana göstereceksin 1 Sana gösteririz 1 Onları gördü 1 Seni gördüler 1 Seni görür 1 Size gösterecek 1 Ve gösteririz 1 Hemen onu gördüler 1 Hemen bana gösterin 1 Size göstermesi için 1 Hemen onu gördü 1 Size gösteririm 1 Onlara göstereceğiz 1 Onlara gösteririz 1 Öyleyse sana onları gösterdik 1 Onları görürsün 1 Öyleyse onu gördün 1 Ve onları gördün 1 Ona gösterdi 1 Onları gördüler 1 Onlara gösterilmesi için 1 Kesinlikle göreceksiniz 1 Kesinlikle onu göreceksiniz 1 ve gördüğün (zaman) 1

Kavram ağı

Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 5 kez 2. inen: Kalem — 1 kez 3. inen: Müzzemmil — 0 kez 4. inen: Müddessir — 0 kez 5. inen: Fâtiha — 0 kez 6. inen: Tebbet — 0 kez 7. inen: Tekvîr — 1 kez 8. inen: A’lâ — 0 kez 9. inen: Leyl — 0 kez 10. inen: Fecr — 1 kez 11. inen: Duhâ — 0 kez 12. inen: İnşirâh — 0 kez 13. inen: Asr — 0 kez 14. inen: Âdiyât — 0 kez 15. inen: Kevser — 0 kez 16. inen: Tekâsür — 2 kez 17. inen: Mâ’ûn — 2 kez 18. inen: Kâfirûn — 0 kez 19. inen: Fil — 1 kez 20. inen: Felâk — 0 kez 21. inen: Nâs — 0 kez 22. inen: İhlâs — 0 kez 23. inen: Necm — 8 kez 24. inen: Abese — 0 kez 25. inen: Kadr — 0 kez 26. inen: Şems — 0 kez 27. inen: Bürûc — 0 kez 28. inen: Tîn — 0 kez 29. inen: Kureyş — 0 kez 30. inen: Kâri’a — 0 kez 31. inen: Kıyâme — 0 kez 32. inen: Hümeze — 0 kez 33. inen: Mürselât — 0 kez 34. inen: Kâf — 0 kez 35. inen: Beled — 1 kez 36. inen: Târık — 0 kez 37. inen: Kamer — 1 kez 38. inen: Sâd — 1 kez 39. inen: A’râf — 15 kez 40. inen: Cin — 1 kez 41. inen: Yâsîn — 3 kez 42. inen: Furkân — 8 kez 43. inen: Fâtır — 5 kez 44. inen: Meryem — 5 kez 45. inen: Tâ-Hâ — 7 kez 46. inen: Vâkı’a — 4 kez 47. inen: Şu’arâ — 7 kez 48. inen: Neml — 7 kez 49. inen: Kasas — 5 kez 50. inen: İsrâ — 5 kez 51. inen: Yûnus — 6 kez 52. inen: Hûd — 11 kez 53. inen: Yûsuf — 17 kez 54. inen: Hicr — 0 kez 55. inen: En’âm — 15 kez 56. inen: Sâffât — 5 kez 57. inen: Lokman — 6 kez 58. inen: Sebe’ — 6 kez 59. inen: Zümer — 6 kez 60. inen: Mü’min — 8 kez 61. inen: Fussilet — 5 kez 62. inen: Şûrâ — 4 kez 63. inen: Zuhruf — 2 kez 64. inen: Duhân — 0 kez 65. inen: Câsiye — 2 kez 66. inen: Ahkâf — 8 kez 67. inen: Zâriyât — 0 kez 68. inen: Gâşiye — 0 kez 69. inen: Kehf — 6 kez 70. inen: Nahl — 5 kez 71. inen: Nûh — 1 kez 72. inen: İbrahim — 4 kez 73. inen: Enbiyâ — 4 kez 74. inen: Mü’minûn — 2 kez 75. inen: Secde — 2 kez 76. inen: Tûr — 1 kez 77. inen: Mülk — 6 kez 78. inen: Hâkka — 2 kez 79. inen: Me’âric — 2 kez 80. inen: Nebe’ — 0 kez 81. inen: Nâzi’ât — 3 kez 82. inen: İnfitâr — 0 kez 83. inen: İnşikâk — 0 kez 84. inen: Rûm — 4 kez 85. inen: Ankebût — 2 kez 86. inen: Mutaffifîn — 1 kez 87. inen: Bakara — 13 kez 88. inen: Enfâl — 8 kez 89. inen: Âl-i İmrân — 5 kez 90. inen: Ahzâb — 3 kez 91. inen: Mümtehine — 0 kez 92. inen: Nisâ — 10 kez 93. inen: Zilzâl — 3 kez 94. inen: Hadîd — 2 kez 95. inen: Muhammed — 2 kez 96. inen: Ra’d — 4 kez 97. inen: Rahmân — 0 kez 98. inen: İnsan — 4 kez 99. inen: Talâk — 0 kez 100. inen: Beyyine — 0 kez 101. inen: Haşr — 2 kez 102. inen: Nûr — 4 kez 103. inen: Hac — 6 kez 104. inen: Münâfikûn — 2 kez 105. inen: Mücâdele — 3 kez 106. inen: Hucurât — 0 kez 107. inen: Tahrîm — 0 kez 108. inen: Teğâbun — 0 kez 109. inen: Saff — 0 kez 110. inen: Cum’a — 1 kez 111. inen: Fetih — 2 kez 112. inen: Mâide — 5 kez 113. inen: Tevbe — 6 kez 114. inen: Nasr — 1 kez
← ilk inenson inen →

Ayetler

+ أ ل ه ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır

121 ayet

وَلَمَّا رَاَ الْمُؤْمِنُونَ الْاَحْزَابَۙ قَالُوا هٰذَا مَا وَعَدَنَا اللّٰهُ وَرَسُولُهُ وَصَدَقَ اللّٰهُ وَرَسُولُهُۘ وَمَا زَادَهُمْ اِلَّٓا ا۪يمَاناً وَتَسْل۪يماًۜ
İnananlar, düşman birliklerini gördükleri zaman: «İşte bu, Allah ve Peygamberinin bize vadettiğidir; Allah ve Peygamberi doğru söylemiştir» dediler. Bu onların ancak imanını ve teslimiyetlerini artırdı.[22]
قُلْ اَرُونِيَ الَّذ۪ينَ اَلْحَقْتُمْ بِه۪ شُرَكَٓاءَ كَلَّاۜ بَلْ هُوَ اللّٰهُ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ
De ki: «O’na taktığınız ortakları bana gösterin, yoktur ki! O, güçlü olan, hakim olan Allah’tır.»[27]
وَقَالَ الَّذ۪ينَ اسْتُضْعِفُوا لِلَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُوا بَلْ مَكْرُ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ اِذْ تَأْمُرُونَـنَٓا اَنْ نَكْفُرَ بِاللّٰهِ وَنَجْعَلَ لَهُٓ اَنْدَاداًۜ وَاَسَرُّوا النَّدَامَةَ لَمَّا رَاَوُا الْعَذَابَۜ وَجَعَلْنَا الْاَغْلَالَ ف۪ٓي اَعْنَاقِ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ هَلْ يُجْزَوْنَ اِلَّا مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ
Güçsüz sayılanlar da büyüklük taslayanlara: «Hayır gece gündüz hile kuruyor ve bize Allah’ı inkar etmemizi, O’na ortaklar koşmamızı emrediyordunuz» derler. Azabı gördüklerinde, ettiklerine içleri yanar. İnkar edenlerin boyunlarına demir halkalar vururuz. Yaptıklarından başka bir şeyin mi cezasını çekerler?[33]
اَفَمَنْ زُيِّنَ لَهُ سُٓوءُ عَمَلِه۪ فَرَاٰهُ حَسَناًۜ فَاِنَّ اللّٰهَ يُضِلُّ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُۘ فَلَا تَذْهَبْ نَفْسُكَ عَلَيْهِمْ حَسَرَاتٍۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ بِمَا يَصْنَعُونَ
Kötü işi kendisine güzel gösterilip de onu güzel gören kimse, kötülüğü hiç işlemeyene benzer mi? Şüphesiz Allah dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola eriştirir. Artık onlara üzülerek kendini harabetme; Allah onların yaptıklarını şüphesiz bilir.[8]
اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءًۚ فَاَخْرَجْنَا بِه۪ ثَمَرَاتٍ مُخْتَلِفاً اَلْوَانُهَاۜ وَمِنَ الْجِبَالِ جُدَدٌ ب۪يضٌ وَحُمْرٌ مُخْتَلِفٌ اَلْوَانُهَا وَغَرَاب۪يبُ سُودٌ
Allah’ın gökten su indirdiğini görmez misin? Biz onunla türlü türlü renkte ürünler yetiştirmiş; dağlarda da beyaz, kırmızı, siyah ve türlü renkte yollar varetmişizdir.[27]
قُلْ اَرَاَيْتُمْ شُرَكَٓاءَكُمُ الَّذ۪ينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ اَرُون۪ي مَاذَا خَلَقُوا مِنَ الْاَرْضِ اَمْ لَهُمْ شِرْكٌ فِي السَّمٰوَاتِۚ اَمْ اٰتَيْنَاهُمْ كِتَاباً فَهُمْ عَلٰى بَيِّنَتٍ مِنْهُۚ بَلْ اِنْ يَعِدُ الظَّالِمُونَ بَعْضُهُمْ بَعْضاً اِلَّا غُرُوراً
De ki: «Allah’ı bırakıp da taptığınız putlarınıza hiç baktınız mı? Bana gösterin, onlar yerden hangi şeyi yarattılar?» Yoksa onların Allah’la ortaklığı göklerde midir? Yoksa Biz onlara kitap verdik de ondaki delillere mi dayanırlar? Hayır; zalimler, birbirlerine sadece aldatıcı söz söylerler.[40]
فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ السَّعْيَ قَالَ يَا بُنَيَّ اِنّ۪ٓي اَرٰى فِي الْمَنَامِ اَنّ۪ٓي اَذْبَحُكَ فَانْظُرْ مَاذَا تَرٰىۜ قَالَ يَٓا اَبَتِ افْعَلْ مَا تُؤْمَرُۘ سَتَجِدُن۪ٓي اِنْ شَٓاءَ اللّٰهُ مِنَ الصَّابِر۪ينَ
Çocuk kendisinin yanısıra yürümeye başlayınca: «Ey oğulcuğum! Doğrusu ben uykuda iken seni boğazladığımı görüyorum, bir düşün, ne dersin?» dedi. «Ey babacığım! Ne ile emrolundunsa yap, Allah dilerse, sabredenlerden olduğumu göreceksin» dedi.[102]
اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَسَلَكَهُ يَنَاب۪يعَ فِي الْاَرْضِ ثُمَّ يُخْرِجُ بِه۪ زَرْعاً مُخْتَلِفاً اَلْوَانُهُ ثُمَّ يَه۪يجُ فَـتَرٰيهُ مُصْفَراًّ ثُمَّ يَجْعَلُهُ حُطَاماًۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَذِكْرٰى لِاُو۬لِي الْاَلْبَابِ۟
Allah’ın gökten bir su indirip, onu yerdeki kaynaklara yerleştiren, sonra onunla çeşitli renklerde ekinler yetiştiren olduğunu görmez misin? Sonra onları kurutur ki sen de onları sapsarı görürsün, sonra da çer çöpe çevirir. Şüphesiz bunlarda, akıl sahipleri için öğüt vardır.[21]
وَلَئِنْ سَاَلْتَهُمْ مَنْ خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ لَيَقُولُنَّ اللّٰهُۜ قُلْ اَفَرَاَيْتُمْ مَا تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اِنْ اَرَادَنِيَ اللّٰهُ بِضُرٍّ هَلْ هُنَّ كَاشِفَاتُ ضُرِّه۪ٓ اَوْ اَرَادَن۪ي بِرَحْمَةٍ هَلْ هُنَّ مُمْسِكَاتُ رَحْمَتِه۪ۜ قُلْ حَسْبِيَ اللّٰهُۜ عَلَيْهِ يَتَوَكَّلُ الْمُتَوَكِّلُونَ
And olsun ki, onlara, «Gökleri ve yeri yaratan kimdir?» diye sorsan: «Allah’tır» derler. De ki: «Öyleyse bana bildirin, Allah bana bir zarar vermek isterse, Allah’ı bırakıp da taptıklarınız, O’nun verdiği zararı giderebilir mi? Yahut bana bir rahmet dilerse, O’nun rahmetini önleyebilir mi?» De ki: «Allah bana yeter; güvenenler O’na güvenir.»[38]
وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِ تَرَى الَّذ۪ينَ كَذَبُوا عَلَى اللّٰهِ وُجُوهُهُمْ مُسْوَدَّةٌۜ اَلَيْسَ ف۪ي جَهَنَّمَ مَثْوًى لِلْمُتَكَبِّر۪ينَ
Allah’a karşı yalan uyduranların, kıyamet günü, yüzlerinin simsiyah olduğunu görürsün. Böbürlenenler için cehennemde bir durak olmaz olur mu?[60]
وَتَرَى الْمَلٰٓئِكَةَ حَٓافّ۪ينَ مِنْ حَوْلِ الْعَرْشِ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْۚ وَقُضِيَ بَيْنَهُمْ بِالْحَقِّ وَق۪يلَ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Melekleri, arşın etrafını çevirmiş oldukları halde, Rablerini hamd ile överken görürsün. Artık insanların aralarında adaletle hüküm olunmuştur. «Övgü, Alemlerin Rabbi olan Allah içindir» denir.[75]
يَا قَوْمِ لَكُمُ الْمُلْكُ الْيَوْمَ ظَاهِر۪ينَ فِي الْاَرْضِۘ فَمَنْ يَنْصُرُنَا مِنْ بَأْسِ اللّٰهِ اِنْ جَٓاءَنَاۜ قَالَ فِرْعَوْنُ مَٓا اُر۪يكُمْ اِلَّا مَٓا اَرٰى وَمَٓا اَهْد۪يكُمْ اِلَّا سَب۪يلَ الرَّشَادِ
«Ey milletim; Bugün memlekette hükümranlık sizindir, galip olanlar sizsiniz. Ama Allah’ın baskını bize çatınca, O’na karşı bize kim yardım eder?» Firavun: «Ben size kendi görüşümden başkasını söylemiyorum. Ben size ancak doğru yolu gösteriyorum» dedi.[29]
اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ يُجَادِلُونَ ف۪ٓي اٰيَاتِ اللّٰهِۜ اَنّٰى يُصْرَفُونَۚۛ
Allah’ın ayetleri üzerinde tartışanları görmez misin? Nasıl da döndürülüyorlar?[69]
فَاصْبِرْ اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّۚ فَاِمَّا نُرِيَنَّكَ بَعْضَ الَّذ۪ي نَعِدُهُمْ اَوْ نَتَوَفَّيَنَّكَ فَاِلَيْنَا يُرْجَعُونَ
Sabret; şüphesiz Allah’ın verdiği söz gerçektir. Onlara söz verdiğimiz azabın bir kısmını sana gösteririz veya seni öldürürüz, nasıl olsa onların dönüşü Bizedir.[77]
وَيُر۪يكُمْ اٰيَاتِه۪ۗ فَاَيَّ اٰيَاتِ اللّٰهِ تُنْكِرُونَ
Allah size delillerini gösteriyor. Allah’ın delillerinden hangisini inkar edersiniz?[81]
فَلَمَّا رَاَوْا بَأْسَنَا قَالُٓوا اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَحْدَهُ وَكَفَرْنَا بِمَا كُنَّا بِه۪ مُشْرِك۪ينَ
Şiddetli azabımızı gördüklerinde: «Yalnız Allah’a inandık; O’na koştuğumuz eşleri inkar ettik» dediler.[84]
فَلَمْ يَكُ يَنْفَعُهُمْ ا۪يمَانُهُمْ لَمَّا رَاَوْا بَأْسَنَاۜ سُنَّتَ اللّٰهِ الَّت۪ي قَدْ خَلَتْ ف۪ي عِبَادِه۪ۚ وَخَسِرَ هُنَالِكَ الْكَافِرُونَ
Ama, Bizim şiddetli azabımızı görüp de öyle inanmaları kendilerine fayda vermedi. Bu, Allah’ın kulları hakkında, öteden beri yürürlükte olan yasasıdır. İşte inkarcılar o zaman hüsranda kaldılar.[85]
فَاَمَّا عَادٌ فَاسْتَكْبَرُوا فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَقَالُوا مَنْ اَشَدُّ مِنَّا قُوَّةًۜ اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّ اللّٰهَ الَّذ۪ي خَلَقَهُمْ هُوَ اَشَدُّ مِنْهُمْ قُوَّةًۜ وَكَانُوا بِاٰيَاتِنَا يَجْحَدُونَ
Ad milleti, yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamış, «Bizden daha kuvvetli kim vardır?» demişti. Onlar, kendilerini yaratan Allah’ın onlardan daha kuvvetli olduğunu görmüyorlardı değil mi? Ayetlerimizi bile bile inkar ediyorlardı.[15]
قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ كَانَ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ ثُمَّ كَفَرْتُمْ بِه۪ مَنْ اَضَلُّ مِمَّنْ هُوَ ف۪ي شِقَاقٍ بَع۪يدٍ
De ki: «Kuran Allah katından gelmiş olup da siz de onu inkar etmişseniz, söyleyin bana, derin bir çıkmazda bulunan kimseden daha sapık kim vardır?»[52]
وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ وَلِيٍّ مِنْ بَعْدِه۪ۜ وَتَرَى الظَّالِم۪ينَ لَمَّا رَاَوُا الْعَذَابَ يَقُولُونَ هَلْ اِلٰى مَرَدٍّ مِنْ سَب۪يلٍۚ
Allah kimi saptırırsa, artık onun bundan sonra bir dostu olmaz. Azabı gördüklerinde, zalimlerin: «Dönecek bir yol yok mudur?» dediklerini görürsün.[44]
Yükleniyor...