ر ج ع
103ayette
104kez geçiyor
42/114surede
11farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %73 · Medenî %27
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Alak 8
1. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
9 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| يَرْجِعُونَ | Feale-Yefilu | يَفْعِلُونَ | Dönerler | 27 |
| تُرْجَعُونَ | Feale-Yefilu | تُفْعَلُونَ | Döndürülürsünüz | 27 |
| مَرْجِعُكُمْ | İsim | مَفْعِلُكُمْ | Dönüşünüz | 16 |
| ارْجِعُوا | Feale-Yefilu | افْعِلُوا | Dön | 14 |
| رَجَعُٓوا | Feale-Yefilu | فَعَلْتُمْ | Döndüler | 10 |
| رَاجِعُونَ۟ | İsim | فَاعِلُونَ | Dönenler | 4 |
| رَجْعٌ | İsim | فَعْلٌ | Döndürmek | 2 |
| يَتَرَاجَعَٓا | Tefaul Babı | يَتَفَاعَلَا | İkisi birbirine döner | 1 |
| فَرَجَعْنَاكَ | Feale-Yefilu | فَفَعَلْنَاكَ | Hemen onu döndürürsünüz | 1 |
| رَجْعِه۪ | İsim | فَعْلِهِ | Onu döndürmek | 1 |
| الرُّجْعٰىۜ | İsim | الْفُعْلَى | Dönmek | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
“Dönerler” ✕ Süzgeci kaldır
15 ayet
وَقَالَتْ
طَٓائِفَةٌ
مِنْ
اَهْلِ
الْكِتَابِ
اٰمِنُوا
بِالَّـذ۪ٓي
اُنْزِلَ
عَلَى
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَجْهَ
النَّهَارِ
وَاكْفُرُٓوا
اٰخِرَهُ
لَعَلَّهُمْ
يَرْجِعُونَۚ
Kitap ehlinden bir takımı şöyle dedi: «İnananlara indirilene günün başında inanın, sonunda inkar edin ki, belki dönerler ve dininize uyanlardan başkasına inanmayın». De ki: «Doğru yol Allah’ın yoludur». Ve yine başkasına da verildiğine veya Rabbinizin katında Müslümanların karşı delil getirip sizi alt edeceğine inanmayın, derler. De ki: «Doğrusu bol nimet Allah’ın elindedir, onu dilediğine verir. Allah’ın fazlı her şeyi kaplar, O her şeyi bilir».[72-73]
وَقَطَّعْنَاهُمْ
فِي
الْاَرْضِ
اُمَماًۚ
مِنْهُمُ
الصَّالِحُونَ
وَمِنْهُمْ
دُونَ
ذٰلِكَۘ
وَبَلَوْنَاهُمْ
بِالْحَسَنَاتِ
وَالسَّيِّـَٔاتِ
لَعَلَّهُمْ
يَرْجِعُونَ
Biz onları yeryüzünde iyiler ve aşağılıklar olarak bölük bölük ayırdık; iyiliğe dönerler diye onları güzellikler ve kötülüklerle sınadık.[168]
وَكَذٰلِكَ
نُفَصِّلُ
الْاٰيَاتِ
وَلَعَلَّهُمْ
يَرْجِعُونَ
Belki doğru yola dönerler diye ayetleri böylece uzun uzadıya açıklıyoruz.[174]
وَقَالَ
لِفِتْيَانِهِ
اجْعَلُوا
بِضَاعَتَهُمْ
ف۪ي
رِحَالِهِمْ
لَعَلَّهُمْ
يَعْرِفُونَـهَٓا
اِذَا
انْقَلَـبُٓوا
اِلٰٓى
اَهْلِهِمْ
لَعَلَّهُمْ
يَرْجِعُونَ
Yusuf adamlarına: «Karşılık olarak getirdiklerini de yüklerine koyun. Belki ailelerine varınca, onu anlarlar da bir daha dönerler» dedi.[62]
فَجَعَلَهُمْ
جُذَاذاً
اِلَّا
كَب۪يراً
لَهُمْ
لَعَلَّهُمْ
اِلَيْهِ
يَرْجِعُونَ
Hepsini paramparça edip, içlerinden büyüğünü ona başvursunlar diye, sağlam bıraktı.[58]
وَحَرَامٌ
عَلٰى
قَرْيَةٍ
اَهْلَكْنَاهَٓا
اَنَّهُمْ
لَا
يَرْجِعُونَ
Yok ettiğimiz kasaba halkının ahirette ceza görmek üzere Bize dönmemesi imkansızdır.[95]
اِذْهَبْ
بِكِتَاب۪ي
هٰذَا
فَاَلْقِهْ
اِلَيْهِمْ
ثُمَّ
تَوَلَّ
عَنْهُمْ
فَانْظُرْ
مَاذَا
يَرْجِعُونَ
«Şu yazımı götür, onlara at, sonra bir yana çekil, varacakları sonuca bak.»[28]
ظَهَرَ
الْفَسَادُ
فِي
الْبَرِّ
وَالْبَحْرِ
بِمَا
كَسَبَتْ
اَيْدِي
النَّاسِ
لِيُذ۪يقَهُمْ
بَعْضَ
الَّذ۪ي
عَمِلُوا
لَعَلَّهُمْ
يَرْجِعُونَ
İnsanların elleriyle işledikleri yüzünden karada ve denizde fesat çıkar; Allah da belki dönerler diye yaptıklarının bir kısmını böylece kendilerine tattırır.[41]
وَلَنُذ۪يقَنَّهُمْ
مِنَ
الْعَذَابِ
الْاَدْنٰى
دُونَ
الْعَذَابِ
الْاَكْبَرِ
لَعَلَّهُمْ
يَرْجِعُونَ
Belki yollarından dönerler diye and olsun onlara büyük azabdan önce dünya azabından tattırırız.[21]
اَلَمْ
يَرَوْا
كَمْ
اَهْلَكْنَا
قَبْلَهُمْ
مِنَ
الْقُرُونِ
اَنَّهُمْ
اِلَيْهِمْ
لَا
يَرْجِعُونَ
Kendilerinden önce nice nesilleri yok ettiğimizi, onların bir daha kendilerine dönmediklerini görmezler mi?[31]
فَلَا
يَسْتَط۪يعُونَ
تَوْصِيَةً
وَلَٓا
اِلٰٓى
اَهْلِهِمْ
يَرْجِعُونَ۟
O zaman, artık ne vasiyet edebilirler ne de ailelerine dönebilirler.[50]
وَلَوْ
نَشَٓاءُ
لَمَسَخْنَاهُمْ
عَلٰى
مَكَانَتِهِمْ
فَمَا
اسْتَطَاعُوا
مُضِياًّ
وَلَا
يَرْجِعُونَ۟
Dilesek, onları oldukları yerde dondururduk da, ne ileri gidebilirler ve ne de geri dönebilirlerdi.[67]
وَجَعَلَهَا
كَلِمَةً
بَاقِيَةً
ف۪ي
عَقِبِه۪
لَعَلَّهُمْ
يَرْجِعُونَ
İbrahim ardından geleceklere bu sözü, devamlı kalacak bir miras olarak bıraktı. Artık belki doğru yola dönerler.[28]
وَمَا
نُر۪يهِمْ
مِنْ
اٰيَةٍ
اِلَّا
هِيَ
اَكْبَرُ
مِنْ
اُخْتِهَاۘ
وَاَخَذْنَاهُمْ
بِالْعَذَابِ
لَعَلَّهُمْ
يَرْجِعُونَ
Onlara gösterdiğimiz her mucize diğerinden daha büyüktü; doğru yola dönmeleri için onları azaba uğrattık.[48]
وَلَقَدْ
اَهْلَكْنَا
مَا
حَوْلَكُمْ
مِنَ
الْقُرٰى
وَصَرَّفْنَا
الْاٰيَاتِ
لَعَلَّهُمْ
يَرْجِعُونَ
And olsun ki, çevrenizde bulunan birçok kentleri yok etmişizdir. Belki doğru yola dönerler diye ayetleri türlü türlü anlatmışızdır.[27]
Yükleniyor...