ر ك ب
15ayette
15kez geçiyor
13/114surede
10farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %80 · Medenî %20
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Yâsîn 42
41. inen sure
En çok geçtiği sure
Hûd
2 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| لِتَرْكَبُوهَا | Feile-Yefalu | لِتَفْعَلُوهَا | Ona binmeniz için | 4 |
| ارْكَبُوا | Feile-Yefalu | افْعَلُوا | Binin | 2 |
| رَكِبَا | Feile-Yefalu | فَعِلَا | İkisi bindi | 2 |
| رُكْبَـاناًۚ | İsim | فُعْلَانًا | Binekliler | 1 |
| مُتَرَاكِباًۚ | Sıfat | مُتَفَاعِلًا | Birbiri üstüne binen | 1 |
| وَالرَّكْبُ | İsim | وَالْفَعْلُ | Ve süvariler | 1 |
| يَرْكَبُونَ | Feile-Yefalu | يَفْعَلُونَ | Binerler | 1 |
| رَكُوبُهُمْ | İsim | فَعُولُهُمْ | Onların bindikleri | 1 |
| رِكَابٍ | İsim | فِعَالٍ | Binek | 1 |
| رَكَّبَكَۜ | Tef'il Babı | فَعَّلَكَ | Seni terkib etti | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Binekliler 1
Birbiri üstüne binen 1
Ve süvariler 1
Binin 1
Bin 1
Ona binmeniz için 1
İkisi bindi 1
Bindiler 1
Binerler 1
Onların bindikleri 1
Binmeniz için 1
Binersiniz 1
Binek 1
Seni terkib etti 1
Diğer 1 anlam
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
+ أ م ر ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır
2 ayet
اِذْ
اَنْتُمْ
بِالْعُدْوَةِ
الدُّنْيَا
وَهُمْ
بِالْعُدْوَةِ
الْقُصْوٰى
وَالرَّكْبُ
اَسْفَلَ
مِنْكُمْۜ
وَلَوْ
تَوَاعَدْتُمْ
لَاخْتَلَفْتُمْ
فِي
الْم۪يعَادِۙ
وَلٰكِنْ
لِيَقْضِيَ
اللّٰهُ
اَمْراً
كَانَ
مَفْعُولاًۙ
لِيَهْلِكَ
مَنْ
هَلَكَ
عَنْ
بَيِّنَةٍ
وَيَحْيٰى
مَنْ
حَيَّ
عَنْ
بَيِّنَةٍۜ
وَاِنَّ
اللّٰهَ
لَسَم۪يعٌ
عَل۪يمٌۙ
Siz vadiye en yakın ve onlar da en uzak yamaçta idiler; kervanın süvarileri sizden daha aşağıdaydı. Savaş için buluşmak üzere sözleşmeye kalksaydınız, vaktini tayinde anlaşmazlığa düşerdiniz; fakat Allah mahvolan, apaçık belgeden ötürü mahvolsun, yaşayan da apaçık belgeden ötürü yaşasın diye olacak işi yaptı. Doğrusu Allah işitir ve bilir.[42]
فَانْطَلَقَا۠
حَتّٰٓى
اِذَا
رَكِبَا
فِي
السَّف۪ينَةِ
خَرَقَهَاۜ
قَالَ
اَخَرَقْتَهَا
لِتُغْرِقَ
اَهْلَهَاۚ
لَقَدْ
جِئْتَ
شَيْـٔاً
اِمْراً
Bunun üzerine kalkıp gittiler; sonunda bir gemiye bindiklerinde, o gemiyi deliverdi; Musa: «Gemiyi içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu şaşılacak bir şey yaptın» dedi.[71]
Yükleniyor...