س ب ق
35ayette
37kez geçiyor
24/114surede
13farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %81 · Medenî %19
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
A’râf 80
39. inen sure
En çok geçtiği sure
Mü’minûn
3 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| سَبَقَ | Feale-Yefilu | فَعَلَ | Öne geçti | 9 |
| سَبَقَتْ | Feale-Yefilu | فَعَلَتْ | Öne geçti | 7 |
| فَاسْتَبِقُوا | İftial Babı | فَافْتَعِلُوا | o halde koşun | 4 |
| وَالسَّابِقُونَ | İsim | وَالْفَاعِلُونَ | Öne geçenler | 4 |
| تَسْبِقُ | Feale-Yefilu | تَفْعِلُ | Öne geçer | 2 |
| يَسْبِقُونَهُ | Feale-Yefilu | يَفْعِلُونَهُ | Onu geçerler | 2 |
| سَابِقٌ | İsim | فَاعِلٌ | Öne geçen | 2 |
| بِمَسْبُوق۪ينَۙ | İsim | بِمَفْعُولِينَ | Geçilenler | 2 |
| نَسْتَبِقُ | İftial Babı | نَفْتَعِلُ | Yarışırız | 1 |
| سَابِق۪ينَۚ | İsim | فَاعِلِينَ | Öne geçenler | 1 |
| سَابِقُٓوا | Faale Babı | فَاعِلُوا | Yarışın | 1 |
| فَالسَّابِقَاتِ | İsim | فَالْفَاعِلَاتِ | Hemen öne geçenler | 1 |
| سَبْقاًۙ | İsim | فَعْلًا | Öne geçmek | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
Hûd suresi ✕ Süzgeci kaldır
2 ayet
حَتّٰٓى
اِذَا
جَٓاءَ
اَمْرُنَا
وَفَارَ
التَّنُّورُۙ
قُلْنَا
احْمِلْ
ف۪يهَا
مِنْ
كُلٍّ
زَوْجَيْنِ
اثْنَيْنِ
وَاَهْلَكَ
اِلَّا
مَنْ
سَبَقَ
عَلَيْهِ
الْقَوْلُ
وَمَنْ
اٰمَنَۜ
وَمَٓا
اٰمَنَ
مَعَهُٓ
اِلَّا
قَل۪يلٌ
Buyruğumuz gelip tandırdan sular kaynamağa başlayınca, «Her cinsten birer çifti ve aleyhine hüküm verilmiş olanın dışında kalan çoluk çocuğunu ve inananları gemiye bindir» dedik. Pek az kimse onunla beraber inanmıştı.[40]
وَلَقَدْ
اٰتَيْنَا
مُوسَى
الْكِتَابَ
فَاخْتُلِفَ
ف۪يهِۜ
وَلَوْلَا
كَلِمَةٌ
سَبَقَتْ
مِنْ
رَبِّكَ
لَقُضِيَ
بَيْنَهُمْۜ
وَاِنَّهُمْ
لَف۪ي
شَكٍّ
مِنْهُ
مُر۪يبٍ
And olsun ki, Musa’ya Kitap verdik; onda ayrılığa düştüler. Eğer Rabbinin verilmiş bir sözü olmasaydı, aralarında çoktan hükmedilmiş olurdu. Doğrusu onlar, Kitap’ın Allah katından olduğunda şüphe ve endişe içindedirler.[110]
Yükleniyor...