س ل م
127ayette
140kez geçiyor
48/114surede
31farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %60 · Medenî %40
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Kalem 35
2. inen sure
En çok geçtiği sure
Âl-i İmrân
12 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| سَلَامٌ | İsim | فَعَالٌ | Selam | 32 |
| اَسْلَمَ | İfal Babı | أَفْعَلَ | Teslim etti | 18 |
| مُسْلِمُونَ | İsim | مُفْعِلُونَ | Teslim edenler | 14 |
| الْمُسْلِم۪ينَ | İsmi Alem | الْمُفْعِلِينَ | Teslim edenler | 13 |
| مُسْلِم۪ينَ | İsim | مُفْعِلِينَ | Teslim edenler | 9 |
| سَلَاماًۜ | İsim | فَعَالًا | Selam | 9 |
| الْاِسْلَامُ۠ | İsmi Alem | الْإِفْعَالِ | İslam | 6 |
| السَّلَمَ | İsim | الْفَعَلَ | Barış içinde olmak | 6 |
| سَلَّمْتُمْ | Tef'il Babı | فَعَّلْتُمْ | Teslim ettiniz | 4 |
| مُسَلَّمَةٌ | Sıfat | مُفَعَّلَةٌ | Teslim edilmiş | 3 |
| تَسْل۪يماً | İsim | تَفْعِيلًا | Teslim olmak | 3 |
| اِسْلَامِهِمْ | İsim | إِفْعَالِهِمْ | Onların teslim etmeleri | 2 |
| سَل۪يمٍۜ | İsim | فَعِيلٍ | Selim | 2 |
| يُسْلِمْ | İfal Babı | يُفْعِلْ | Teslim eder | 2 |
| مُسْلِمَةً | Sıfat | مُفْعِلَةً | Teslim eden | 1 |
| السِّلْمِ | İsmi Alem | الْفِعْلِ | Barış düzeni | 1 |
| مُسْلِماًۜ | Sıfat | مُفْعِلًا | Teslim eden | 1 |
| وَيُسَلِّمُوا | Tef'il Babı | وَيُفَعِّلُوا | Ve teslim olurlar | 1 |
| سُلَّماً | İsim | فُعَّلًا | Merdiven | 1 |
| لِنُسْلِمَ | İfal Babı | لِنُفْعِلَ | Teslim etmemiz | 1 |
| مُسْلِماً | İsim | مُفْعِلًا | Teslim eden | 1 |
| تُسْلِمُونَ | İfal Babı | تُفْعِلُونَ | Teslim edersiniz | 1 |
| وَتُسَلِّمُوا | Tef'il Babı | وَتُفَعِّلُوا | Ve selam verirsiniz | 1 |
| وَالْمُسْلِمَاتِ | İsim | وَالْمُفْعِلَاتِ | Ve teslim edenler | 1 |
| مُسْتَسْلِمُونَ | İsim | مُسْتَفْعِلُونَ | İslam olmak isteyenler | 1 |
| سَلَماً | İsim | فَعَلًا | Barış içinde olmak | 1 |
| سُلَّمٌ | İsim | فُعَّلٌ | Merdiven | 1 |
| السَّلَامُ | Sıfat | الْفَعَالُ | Selam | 1 |
| مُسْلِمَاتٍ | Sıfat | مُفْعِلَاتٍ | Teslim edenler | 1 |
| سَالِمُونَ | İsim | فَاعِلُونَ | Sağlamlar | 1 |
| الْمُسْلِمُونَ | İsmi Alem | الْمُفْعِلُونَ | Teslim edenler | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Teslim edenler 35
Selam 30
Teslim etti 5
Barış içinde olmak 5
Ve selam 5
İslam 4
Teslim edilmiş 3
Teslim eden 3
Teslim ettiler 3
Selamet 3
Selamet ile 3
Teslim ettim 2
Teslim olmak 2
Merdiven 2
Diğer 32 anlam
İslama 2
Teslim edenler için 2
Selim 2
İki teslim eden 1
Teslim et 1
Barış düzeni 1
Teslim ettiniz 1
Teslim ettiniz mi? 1
Ve teslim olurlar 1
Teslim etmemiz 1
Kurtardı 1
Barışa 1
Onların teslim etmeleri 1
Teslim edersiniz 1
Teslin edin 1
Ve selam verirsiniz 1
Öyleyse selam verin 1
Ve teslim ettim 1
Teslim eder 1
Ve teslim olmak 1
Ve teslim edenler 1
Ve teslim olun 1
İslam olmak isteyenler 1
İkisi teslim etti 1
Ve teslim edin 1
Teslim ederim 1
Barışa girmek 1
Teslim ederler 1
Teslim olduk 1
Sizin teslim etmeniz 1
Öyleyse selam 1
Sağlamlar 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
+ د خ ل ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır
13 ayet
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
ادْخُلُوا
فِي
السِّلْمِ
كَٓافَّةًۖ
وَلَا
تَتَّبِعُوا
خُطُوَاتِ
الشَّيْطَانِۜ
اِنَّهُ
لَكُمْ
عَدُوٌّ
مُب۪ينٌ
Ey İnananlar! Hep birden barışa girin, şeytana ayak uydurmayın, o sizin apaçık düşmanınızdır.[208]
وَبَيْنَـهُمَا
حِجَابٌۚ
وَعَلَى
الْاَعْرَافِ
رِجَالٌ
يَعْرِفُونَ
كُلاًّ
بِس۪يمٰيهُمْۚ
وَنَادَوْا
اَصْحَابَ
الْجَنَّةِ
اَنْ
سَلَامٌ
عَلَيْكُمْ
لَمْ
يَدْخُلُوهَا
وَهُمْ
يَطْمَعُونَ
İki taraf arasında bir perde ve burçlar üzerinde her iki tarafı da simalarından tanıyan adamlar vardır; cennetliklere, «Size selam olsun» derler. Bunlar henüz girmeyen fakat cenneti uman kimselerdir.[46]
وَاُدْخِلَ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِ
جَنَّاتٍ
تَجْر۪ي
مِنْ
تَحْتِهَا
الْاَنْهَارُ
خَالِد۪ينَ
ف۪يهَا
بِاِذْنِ
رَبِّهِمْۜ
تَحِيَّتُهُمْ
ف۪يهَا
سَلَامٌ
İnanan ve yararlı işleri yapanlar, içlerinden ırmaklar akan cennetlere konulurlar, Rablerinin izniyle orada temelli kalırlar. Oradaki dirlik temennileri: «Selam!»dır.[23]
اُدْخُلُوهَا
بِسَلَامٍ
اٰمِن۪ينَ
«Oraya güven içinde, esenlikle girin» denilir.[46]
اِذْ
دَخَلُوا
عَلَيْهِ
فَقَالُوا
سَلَاماًۜ
قَالَ
اِنَّا
مِنْكُمْ
وَجِلُونَ
İbrahim’in yanına girdiklerinde selam vermişlerdi. O: «Doğrusu biz sizden korkuyoruz» demişti de: «Korkma, biz sana, bilgin bir oğlun olacağını müjdelemeye geldik» demişlerdi.[52-53]
اَلَّذ۪ينَ
تَتَوَفّٰيهُمُ
الْمَلٰٓئِكَةُ
طَيِّب۪ينَۙ
يَقُولُونَ
سَلَامٌ
عَلَيْكُمُۙ
ادْخُلُوا
الْجَنَّةَ
بِمَا
كُنْتُمْ
تَعْمَلُونَ
Melekler onların canını temizlenmiş olarak alırken: «Selam size; yaptıklarınıza karşılık haydi cennete girin» derler.[32]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
لَا
تَدْخُلُوا
بُيُوتاً
غَيْرَ
بُيُوتِكُمْ
حَتّٰى
تَسْتَأْنِسُوا
وَتُسَلِّمُوا
عَلٰٓى
اَهْلِهَاۜ
ذٰلِكُمْ
خَيْرٌ
لَكُمْ
لَعَلَّكُمْ
تَذَكَّرُونَ
Ey inananlar! Evlerinizden başka evlere, izin almadan, seslenip sahiplerine selam vermeden girmeyiniz. Eğer düşünürseniz bu sizin için daha iyidir.[27]
لَيْسَ
عَلَى
الْاَعْمٰى
حَرَجٌ
وَلَا
عَلَى
الْاَعْرَجِ
حَرَجٌ
وَلَا
عَلَى
الْمَر۪يضِ
حَرَجٌ
وَلَا
عَلٰٓى
اَنْفُسِكُمْ
اَنْ
تَأْكُلُوا
مِنْ
بُيُوتِكُمْ
اَوْ
بُيُوتِ
اٰبَٓائِكُمْ
اَوْ
بُيُوتِ
اُمَّهَاتِكُمْ
اَوْ
بُيُوتِ
اِخْوَانِكُمْ
اَوْ
بُيُوتِ
اَخَوَاتِكُمْ
اَوْ
بُيُوتِ
اَعْمَامِكُمْ
اَوْ
بُيُوتِ
عَمَّاتِكُمْ
اَوْ
بُيُوتِ
اَخْوَالِكُمْ
اَوْ
بُيُوتِ
خَالَاتِكُمْ
اَوْ
مَا
مَلَكْتُمْ
مَفَاتِحَهُٓ
اَوْ
صَد۪يقِكُمْۜ
لَيْسَ
عَلَيْكُمْ
جُنَاحٌ
اَنْ
تَأْكُلُوا
جَم۪يعاً
اَوْ
اَشْتَاتاًۜ
فَاِذَا
دَخَلْتُمْ
بُيُوتاً
فَسَلِّمُوا
عَلٰٓى
اَنْفُسِكُمْ
تَحِيَّةً
مِنْ
عِنْدِ
اللّٰهِ
مُبَارَكَةً
طَيِّبَةًۜ
كَذٰلِكَ
يُبَيِّنُ
اللّٰهُ
لَكُمُ
الْاٰيَاتِ
لَعَلَّكُمْ
تَعْقِلُونَ۟
Kör için bir sorumluluk yoktur. Topal için bir sorumluluk yoktur. Hastaya da bir sorumluluk yoktur. Evlerinizde veya babalarınızın evlerinde veya annelerinizin evlerinde veya erkek kardeşlerinizin evlerinde veya kız kardeşlerinizin evlerinde veya amcalarınızın evlerinde veya halalarınızın evlerinde veya dayılarınızın evlerinde veya teyzelerinizin evlerinde veya kahyası olup anahtarları elinde olan evlerde, ya da dostlarınızın evlerinde izinsiz yemek yemenizde bir sorumluluk yoktur. Bir arada veya ayrı ayrı yemenizde de bir sorumluluk yoktur. Evlere girdiğiniz zaman, kendinize ehlinize Allah katından bereket, esenlik ve güzellik dileyerek selam verin. Allah size ayetleri, düşünesiniz diye böylece açıklar.[61]
ق۪يلَ
لَهَا
ادْخُلِي
الصَّرْحَۚ
فَلَمَّا
رَاَتْهُ
حَسِبَتْهُ
لُجَّةً
وَكَشَفَتْ
عَنْ
سَاقَيْهَاۜ
قَالَ
اِنَّهُ
صَرْحٌ
مُمَرَّدٌ
مِنْ
قَوَار۪يرَۜ
قَالَتْ
رَبِّ
اِنّ۪ي
ظَلَمْتُ
نَفْس۪ي
وَاَسْلَمْتُ
مَعَ
سُلَيْمٰنَ
لِلّٰهِ
رَبِّ
الْعَالَم۪ينَ۟
Ona: «Köşke gir» dendi; salonu görünce, onu derin bir su zannetti, eteğini çekti. Süleyman: «Doğrusu bu camdan yapılmış mücella bir salondur» dedi. Melike: «Rabbim! Şüphesiz ben kendime yazık etmişim. Süleyman’la beraber, Alemlerin Rabbi olan Allah’a teslim oldum» dedi.[44]
وَس۪يقَ
الَّذ۪ينَ
اتَّقَوْا
رَبَّهُمْ
اِلَى
الْجَنَّةِ
زُمَراًۜ
حَتّٰٓى
اِذَا
جَٓاؤُ۫هَا
وَفُتِحَتْ
اَبْوَابُهَا
وَقَالَ
لَهُمْ
خَزَنَتُهَا
سَلَامٌ
عَلَيْكُمْ
طِبْتُمْ
فَادْخُلُوهَا
خَالِد۪ينَ
Rablerine karşı gelmekten sakınanlar, bölük bölük cennete götürülürler. Oraya varıp da kapıları açıldığında, bekçileri onlara: «Selam size, hoş geldiniz! Temelli olarak buraya girin» derler.[73]
قَالَتِ
الْاَعْرَابُ
اٰمَنَّاۜ
قُلْ
لَمْ
تُؤْمِنُوا
وَلٰكِنْ
قُولُٓوا
اَسْلَمْنَا
وَلَمَّا
يَدْخُلِ
الْا۪يمَانُ
ف۪ي
قُلُوبِكُمْۜ
وَاِنْ
تُط۪يعُوا
اللّٰهَ
وَرَسُولَهُ
لَا
يَلِتْكُمْ
مِنْ
اَعْمَالِكُمْ
شَيْـٔاًۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
غَفُورٌ
رَح۪يمٌ
Bedeviler: «İnandık» dediler, de ki: «İnanmadınız ama İslam olduk deyin; inanç henüz gönüllerinize yerleşmedi; eğer Allah’a ve Peygamberine itaat ederseniz, işlediklerinizden bir şey eksilmez; doğrusu Allah, bağışlar, merhamet eder.»[14]
اُدْخُلُوهَا
بِسَلَامٍۜ
ذٰلِكَ
يَوْمُ
الْخُلُودِ
Onlara: «İşte bu cennet, Allah’a yönelen, O’nun buyruklarına riayet eden; görmediği Rahman’dan korkan, Allah’a yönelmiş bir kalble gelen sizlere, hepinize söz verilen yerdir. Oraya esenlikle girin; işte sonsuzluk günü budur» denir.[32-34]
اِذْ
دَخَلُوا
عَلَيْهِ
فَقَالُوا
سَلَاماًۜ
قَالَ
سَلَامٌۚ
قَوْمٌ
مُنْكَرُونَ
Onlar, İbrahim’in yanına girip: «Selam sana» demişlerdi, İbrahim de: «Selam size» demişti; içinden de, onların «tanınmamış bir topluluk» olduğunu geçirmişti.[25]
Yükleniyor...