ش ع ر
40ayette
40kez geçiyor
23/114surede
12farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %75 · Medenî %25
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Necm 49
23. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
5 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| يَشْعُرُونَ | Feale-Yefulu | يَفْعُلُونَ | Şuurunda olurlar | 20 |
| تَشْعُرُونَ | Feale-Yefulu | تَفْعُلُونَ | Şuurunda olursunuz | 4 |
| شَاعِرٌۚ | İsim | فَاعِلٌ | Şair | 4 |
| شَعَٓائِرِ | İsim | فَعَائِلِ | İşaretler | 2 |
| يُشْعِرُكُمْۙ | İfal Babı | يُفْعِلُكُمْ | Sizi şuurlandırır | 2 |
| شَعَٓائِرَ | İsim | فَعَائِلَ | İşaretler | 2 |
| الْمَشْعَرِ | İsim | الْمَفْعَلِ | Meş’ar | 1 |
| وَاَشْعَارِهَٓا | İsim | وَأَفْعَالِهَا | Ve onun kılları | 1 |
| يَشْعُرُونَ | Feale-Yefulu | يَفْعُلُونَ | Şuurunda olurlar | 1 |
| وَالشُّعَرَٓاءُ | İsim | وَالْفُعَلَاءُ | Şairler | 1 |
| الشِّعْرَ | İsim | الْفِعْلَ | Şiir | 1 |
| الشِّعْرٰىۙ | İsmi Alem | الْفِعْلَى | Şira (Köpek yıldızı) | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
+ أ ت ي ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır
11 ayet
اَفَاَمِنُٓوا
اَنْ
تَأْتِيَهُمْ
غَاشِيَةٌ
مِنْ
عَذَابِ
اللّٰهِ
اَوْ
تَأْتِيَهُمُ
السَّاعَةُ
بَغْتَةً
وَهُمْ
لَا
يَشْعُرُونَ
Allah tarafından, onları kuşatacak bir azaba uğramalarından veya farkına varmadan, kıyamet saatinin ansızın gelmesinden güvende midirler?[107]
قَدْ
مَكَرَ
الَّذ۪ينَ
مِنْ
قَبْلِهِمْ
فَاَتَى
اللّٰهُ
بُنْيَانَهُمْ
مِنَ
الْقَوَاعِدِ
فَخَرَّ
عَلَيْهِمُ
السَّقْفُ
مِنْ
فَوْقِهِمْ
وَاَتٰيهُمُ
الْعَذَابُ
مِنْ
حَيْثُ
لَا
يَشْعُرُونَ
Onlardan öncekiler düzen kurmuşlardı. Bunun üzerine Allah, binalarının temelini çökertti de tavanları başlarına yıkıldı. Azap, onlara farketmedikleri yerden geldi.[26]
اَفَاَمِنَ
الَّذ۪ينَ
مَكَرُوا
السَّيِّـَٔاتِ
اَنْ
يَخْسِفَ
اللّٰهُ
بِهِمُ
الْاَرْضَ
اَوْ
يَأْتِيَهُمُ
الْعَذَابُ
مِنْ
حَيْثُ
لَا
يَشْعُرُونَۙ
Kötü işler düzenleyenler Allah’ın kendilerini yere batırmasından yahut farketmedikleri bir yerden onlara azabın gelmesinden güvende midirler?[45]
وَكَذٰلِكَ
بَعَثْنَاهُمْ
لِيَتَسَٓاءَلُوا
بَيْنَهُمْۜ
قَالَ
قَٓائِلٌ
مِنْهُمْ
كَمْ
لَبِثْتُمْۜ
قَالُوا
لَبِثْنَا
يَوْماً
اَوْ
بَعْضَ
يَوْمٍۜ
قَالُوا
رَبُّكُمْ
اَعْلَمُ
بِمَا
لَبِثْتُمْ
فَابْعَثُٓوا
اَحَدَكُمْ
بِوَرِقِكُمْ
هٰذِه۪ٓ
اِلَى
الْمَد۪ينَةِ
فَلْيَنْظُرْ
اَيُّهَٓا
اَزْكٰى
طَعَاماً
فَلْيَأْتِكُمْ
بِرِزْقٍ
مِنْهُ
وَلْيَتَلَطَّفْ
وَلَا
يُشْعِرَنَّ
بِكُمْ
اَحَداً
Birbirlerine sorsunlar diye onları uyandırdık. İçlerinden biri: «Ne kadar kaldınız?» dedi. «Bir gün veya daha az bir müddet kaldık» dediler. «Ne kadar kaldığınızı Rabbiniz daha iyi bilir. Paranızla birinizi şehre gönderin, sakın sizi kimseye duyurmasın» dediler.[19]
بَلْ
قَالُٓوا
اَضْغَاثُ
اَحْلَامٍ
بَلِ
افْتَرٰيهُ
بَلْ
هُوَ
شَاعِرٌۚ
فَلْيَأْتِنَا
بِاٰيَةٍ
كَمَٓا
اُرْسِلَ
الْاَوَّلُونَ
Onlar: «Hayır; bunlar karışık rüyalardır», «Hayır; onu uydurmuştur», «Hayır; o şairdir», «Haydi önceki peygamberler gibi o da bize bir mucize getirsin» dediler.[5]
فَيَأْتِيَهُمْ
بَغْتَةً
وَهُمْ
لَا
يَشْعُرُونَۙ
Suçluların kalblerine Kuran’ı böylece sokarız da, can yakıcı azabı görmedikçe ona inanmazlar. Bu azap onlara haberleri olmadan geliverecektir.[200-202]
حَتّٰٓى
اِذَٓا
اَتَوْا
عَلٰى
وَادِ
النَّمْلِۙ
قَالَتْ
نَمْلَةٌ
يَٓا اَيُّهَا
النَّمْلُ
ادْخُلُوا
مَسَاكِنَكُمْۚ
لَا
يَحْطِمَنَّكُمْ
سُلَيْمٰنُ
وَجُنُودُهُۙ
وَهُمْ
لَا
يَشْعُرُونَ
Sonunda, karıncaların bulunduğu vadiye geldiklerinde bir dişi (kraliçe) karınca: «Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin, Süleyman’ın ordusu farkına varmadan sizi ezmesin» dedi.[18]
وَيَسْتَعْجِلُونَكَ
بِالْعَذَابِۜ
وَلَوْلَٓا
اَجَلٌ
مُسَمًّى
لَجَٓاءَهُمُ
الْعَذَابُۜ
وَلَيَأْتِيَنَّهُمْ
بَغْتَةً
وَهُمْ
لَا
يَشْعُرُونَ
Senden azabı acele bekliyorlar. Eğer süre belirtilmiş olmasaydı azap onlara hemen gelirdi. Ama yine de onlar farkına varmadan başlarına ansızın gelecektir.[53]
كَذَّبَ
الَّذ۪ينَ
مِنْ
قَبْلِهِمْ
فَاَتٰيهُمُ
الْعَذَابُ
مِنْ
حَيْثُ
لَا
يَشْعُرُونَ
Onlardan öncekiler de peygamberleri yalanlamışlardı da farkına varmadıkları yerden onlara bir azap çatmıştı.[25]
وَاتَّبِعُٓوا
اَحْسَنَ
مَٓا
اُنْزِلَ
اِلَيْكُمْ
مِنْ
رَبِّكُمْ
مِنْ
قَبْلِ
اَنْ
يَأْتِيَكُمُ
الْعَذَابُ
بَغْتَةً
وَاَنْتُمْ
لَا
تَشْعُرُونَۙ
«Size ansızın, farkına varmadan azap gelmeden önce Rabbinizden size indirilen en güzel söze, Kuran’a uyun.»[55]
هَلْ
يَنْظُرُونَ
اِلَّا
السَّاعَةَ
اَنْ
تَأْتِيَهُمْ
بَغْتَةً
وَهُمْ
لَا
يَشْعُرُونَ
Onlar farkında değillerken kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesini mi bekliyorlar?[66]
Yükleniyor...