ش ه د
123ayette
160kez geçiyor
48/114surede
30farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %46 · Medenî %54
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Müzzemmil 15
3. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
16 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| وَالشَّهَادَةِ | İsim | وَالْفَعَالَةِ | Ve görülebilen | 20 |
| شُهَدَٓاءَ | İsim | فُعَلَاءَ | Şahitler | 18 |
| شَهِدَ | Feile-Yefalu | فَعِلَ | Şahit oldu | 17 |
| يَشْهَدُ | Feile-Yefalu | يَفْعَلُ | Şahit olur | 12 |
| شَه۪يداً | İsim | فَعِيلًا | Şahit | 11 |
| شَه۪يدٌ | İsim | فَعِيلٌ | Şahit | 10 |
| شَه۪يداً | Sıfat | فَعِيلًا | Şahit | 9 |
| تَشْهَدُونَ | Feile-Yefalu | تَفْعَلُونَ | Şahit olursunuz | 8 |
| الشَّاهِد۪ينَ | İsim | الْفَاعِلِينَ | Şahitler | 8 |
| وَاَشْهِدُٓوا | İfal Babı | وَأَفْعِلُوا | Şahit tutun | 6 |
| وَاشْهَدْ | Feile-Yefalu | وَافْعَلْ | Şahit ol | 6 |
| شَه۪يدٌ | Sıfat | فَعِيلٌ | Şahit | 5 |
| شَاهِدٌ | İsim | فَاعِلٌ | Şahit | 4 |
| لَشَهَادَتُـنَٓا | İsim | لَفَعَالَتُنَا | Öyleyse bizim şahitliğimiz | 3 |
| شَهَادَاتٍ | İsim | فَعَالَاتٍ | Şahitlikler | 3 |
| وَاسْتَشْهِدُوا | İstifal | وَاسْتَفْعِلُوا | Ve şahit getirin | 2 |
| شُهَدَٓاءَ | Sıfat | فُعَلَاءَ | Şahitler | 2 |
| الْاَشْهَادُ | İsim | الْأَفْعَالُ | Şahitler | 2 |
| مَشْهُودٌ | İsim | مَفْعُولٌ | Şahit olunan | 2 |
| شَاهِداً | İsim | فَاعِلًا | Şahit | 2 |
| وَيُشْهِدُ | İfal Babı | وَيُفْعِلُ | Ve şahit tutar | 1 |
| شَه۪يدَيْنِ | İsim | فَعِيلَيْنِ | İki şahit | 1 |
| شُهُوداً | İsim | فُعُولًا | Şahitler | 1 |
| مَشْهُوداً | İsim | مَفْعُولًا | Şahit olunan | 1 |
| مَشْهَدِ | İsim | مَفْعَلِ | Hazır bulunmak | 1 |
| شَاهِدُونَ | İsim | فَاعِلُونَ | Şahitler | 1 |
| نَشْهَدُ | Feile-Yefalu | نَفْعَلُ | Şahit oluruz | 1 |
| شَاهِداً | Sıfat | فَاعِلًا | Şahit | 1 |
| شُهُوداًۙ | Sıfat | فُعُولًا | Şahitler | 1 |
| شُهُودٌۜ | İsim | فُعُولٌ | Şahitler | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Şahit 39
Şahitler 28
Ve görülebilen 10
Şahitlik 8
Şahit olur 7
Şahit oldu 4
Şahit olurlar 4
Şahit olduk 4
Şahit olursunuz 3
Ve şahit oldular 3
Ve şahitler 3
Şahit ol 2
Şahit oldular 2
Şahit olunan 2
Diğer 38 anlam
Ve şahit oldu 2
Şahitlikler 2
Ve şahit 2
şahitlerinizi 1
Ve şahit tutar 1
Ve şahit getirin 1
İki şahit 1
Şahitlik için 1
Şahit tutun 1
Şahit olun 1
Öyleyse şahit olun 1
Öyleyse şahit tutun 1
Şahit getirin 1
Şahidi 1
Öyleyse bizim şahitliğimiz 1
İkisinin şahitliği 1
Şahitliği 1
Şahit olurum 1
Sİzin şahitleriniz 1
Şahit olma 1
Ve onları şahit tuttu 1
Şahit tutarım 1
Ve şahit olun 1
Onları şahit tuttum 1
Hazır bulunmak 1
Şahit olmaları için 1
Şahit olsun 1
Şahitleri 1
Bana şahit olursunuz 1
Ve şahit olur 1
Şahit oldunuz 1
Şahit mi oldular? 1
Onların şahitliği 1
Şahit oluruz 1
Ve şahit tutun 1
Onların şahitlikleriyle 1
Ona şahit olur 1
Ve şahit olunan 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
+ ك و ن ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır
50 ayet
وَاِنْ
كُنْتُمْ
ف۪ي
رَيْبٍ
مِمَّا
نَزَّلْنَا
عَلٰى
عَبْدِنَا
فَأْتُوا
بِسُورَةٍ
مِنْ
مِثْلِه۪ۖ
وَادْعُوا
شُهَدَٓاءَكُمْ
مِنْ
دُونِ
اللّٰهِ
اِنْ
كُنْتُمْ
صَادِق۪ينَ
Kulumuza indirdiğimiz Kuran’dan şüphe ediyorsanız, siz de onun benzeri bir sure meydana getirin; eğer doğru sözlü iseniz, Allah’tan başka, güvendiklerinizi de yardıma çağırın.[23]
اَمْ
كُنْتُمْ
شُهَدَٓاءَ
اِذْ
حَضَرَ
يَعْقُوبَ
الْمَوْتُۙ
اِذْ
قَالَ
لِبَن۪يهِ
مَا
تَعْبُدُونَ
مِنْ
بَعْد۪يۜ
قَالُوا
نَعْبُدُ
اِلٰهَكَ
وَاِلٰهَ
اٰبَٓائِكَ
اِبْرٰه۪يمَ
وَاِسْمٰع۪يلَ
وَاِسْحٰقَ
اِلٰهاً
وَاحِداًۚ
وَنَحْنُ
لَهُ
مُسْلِمُونَ
Yoksa Yakub can verirken sizler yanında mı idiniz? O, oğullarına: «Benden sonra kime kulluk edeceksiniz?» diye sormuştu; Onlar da: «Senin Tanrına ve ataların İbrahim, İsmail, İshak’ın Tanrısı olan tek Tanrıya kulluk edeceğiz, bizler O’na teslim olmuşuzdur» demişlerdi.[133]
اَمْ
تَقُولُونَ
اِنَّ
اِبْرٰه۪يمَ
وَاِسْمٰع۪يلَ
وَاِسْحٰقَ
وَيَعْقُوبَ
وَالْاَسْبَاطَ
كَانُوا
هُوداً
اَوْ
نَصَارٰىۜ
قُلْ
ءَاَنْتُمْ
اَعْلَمُ
اَمِ
اللّٰهُۜ
وَمَنْ
اَظْلَمُ
مِمَّنْ
كَتَمَ
شَهَادَةً
عِنْدَهُ
مِنَ
اللّٰهِۜ
وَمَا
اللّٰهُ
بِغَافِلٍ
عَمَّا
تَعْمَلُونَ
Yoksa İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve torunlarının Yahudi veya Hıristiyan olduklarını mı söylüyorsunuz? Peki, siz mi yoksa Allah mı daha iyi bilir? de. Allah tarafından kendisine bildirilen bir gerçeği gizleyenden daha zalim kim vardır? Allah yaptıklarınızdan gafil değildir.[140]
وَكَذٰلِكَ
جَعَلْنَاكُمْ
اُمَّةً
وَسَطاً
لِتَكُونُوا
شُهَدَٓاءَ
عَلَى
النَّاسِ
وَيَكُونَ
الرَّسُولُ
عَلَيْكُمْ
شَه۪يداًۜ
وَمَا
جَعَلْنَا
الْقِبْلَةَ
الَّت۪ي
كُنْتَ
عَلَيْهَٓا
اِلَّا
لِنَعْلَمَ
مَنْ
يَتَّبِـعُ
الرَّسُولَ
مِمَّنْ
يَنْقَلِبُ
عَلٰى
عَقِبَيْهِۜ
وَاِنْ
كَانَتْ
لَكَب۪يرَةً
اِلَّا
عَلَى
الَّذ۪ينَ
هَدَى
اللّٰهُۜ
وَمَا
كَانَ
اللّٰهُ
لِيُض۪يعَ
ا۪يمَانَكُمْۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
بِالنَّاسِ
لَرَؤُ۫فٌ
رَح۪يمٌ
Böylece sizi insanlara şahid ve örnek olmanız için tam ortada bulunan bir ümmet kıldık. Peygamber de size şahid ve örnektir. Senin yöneldiğin yönü, Peygambere uyanları, cayacaklardan ayırdetmek için kıble yaptık. Doğrusu Allah’ın yola koyduğu kimselerden başkasına bu ağır bir şeydir. Allah ibadetlerinizi boşa çıkaracak değildir. Doğrusu Allah insanlara şefkat gösterir, merhamet eder.[143]
شَهْرُ
رَمَضَانَ
الَّذ۪ٓي
اُنْزِلَ
ف۪يهِ
الْقُرْاٰنُ
هُدًى
لِلنَّاسِ
وَبَيِّنَاتٍ
مِنَ
الْهُدٰى
وَالْفُرْقَانِۚ
فَمَنْ
شَهِدَ
مِنْكُمُ
الشَّهْرَ
فَلْيَصُمْهُۜ
وَمَنْ
كَانَ
مَر۪يضاً
اَوْ
عَلٰى
سَفَرٍ
فَعِدَّةٌ
مِنْ
اَيَّامٍ
اُخَرَۜ
يُر۪يدُ
اللّٰهُ
بِكُمُ
الْيُسْرَ
وَلَا
يُر۪يدُ
بِكُمُ
الْعُسْرَۘ
وَلِتُكْمِلُوا
الْعِدَّةَ
وَلِتُكَبِّرُوا
اللّٰهَ
عَلٰى
مَا
هَدٰيكُمْ
وَلَعَلَّكُمْ
تَشْكُرُونَ
Ramazan ayı, ki onda Kuran, insanlara yol gösterici ve doğruyu yanlıştan ayırıcı belgeler olarak indirildi. Sizden bu ayı idrak eden, onda oruç tutsun; hasta veya yolculukta olan, tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutsun. Allah size kolaylık ister, zorluk istemez. Bu kolaylıkları, sayıyı tamamlamanız ve size yol gösterdiğine karşılık O’nu ululamanız için meşru kılmıştır; ola ki şükredersiniz.[185]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓوا
اِذَا
تَدَايَنْتُمْ
بِدَيْنٍ
اِلٰٓى
اَجَلٍ
مُسَمًّى
فَاكْتُبُوهُۜ
وَلْيَكْتُبْ
بَيْنَكُمْ
كَاتِبٌ
بِالْعَدْلِۖ
وَلَا
يَأْبَ
كَاتِبٌ
اَنْ
يَكْتُبَ
كَمَا
عَلَّمَهُ
اللّٰهُ
فَلْيَكْتُبْۚ
وَلْيُمْلِلِ
الَّذ۪ي
عَلَيْهِ
الْحَقُّ
وَلْيَتَّقِ
اللّٰهَ
رَبَّهُ
وَلَا
يَبْخَسْ
مِنْهُ
شَيْـٔاًۜ
فَاِنْ
كَانَ
الَّذ۪ي
عَلَيْهِ
الْحَقُّ
سَف۪يهاً
اَوْ
ضَع۪يفاً
اَوْ
لَا
يَسْتَط۪يعُ
اَنْ
يُمِلَّ
هُوَ
فَلْيُمْلِلْ
وَلِيُّهُ
بِالْعَدْلِۜ
وَاسْتَشْهِدُوا
شَه۪يدَيْنِ
مِنْ
رِجَالِكُمْۚ
فَاِنْ
لَمْ
يَكُونَا
رَجُلَيْنِ
فَرَجُلٌ
وَامْرَاَتَانِ
مِمَّنْ
تَرْضَوْنَ
مِنَ
الشُّهَدَٓاءِ
اَنْ
تَضِلَّ
اِحْدٰيهُمَا
فَتُذَكِّرَ
اِحْدٰيهُمَا
الْاُخْرٰىۜ
وَلَا
يَأْبَ
الشُّهَدَٓاءُ
اِذَا
مَا
دُعُواۜ
وَلَا
تَسْـَٔمُٓوا
اَنْ
تَكْتُبُوهُ
صَغ۪يراً
اَوْ
كَب۪يراً
اِلٰٓى
اَجَلِه۪ۜ
ذٰلِكُمْ
اَقْسَطُ
عِنْدَ
اللّٰهِ
وَاَقْوَمُ
لِلشَّهَادَةِ
وَاَدْنٰٓى
اَلَّا
تَرْتَابُٓوا
اِلَّٓا
اَنْ
تَكُونَ
تِجَارَةً
حَاضِرَةً
تُد۪يرُونَهَا
بَيْنَكُمْ
فَلَيْسَ
عَلَيْكُمْ
جُنَاحٌ
اَلَّا
تَكْتُبُوهَاۜ
وَاَشْهِدُٓوا
اِذَا
تَبَايَعْتُمْۖ
وَلَا
يُضَٓارَّ
كَاتِبٌ
وَلَا
شَه۪يدٌۜ
وَاِنْ
تَفْعَلُوا
فَاِنَّهُ
فُسُوقٌ
بِكُمْۜ
وَاتَّقُوا
اللّٰهَۜ
وَيُعَلِّمُكُمُ
اللّٰهُۜ
وَاللّٰهُ
بِكُلِّ
شَيْءٍ
عَل۪يمٌ
Ey İnananlar! Birbirinize belirli bir süre için borçlandığınız zaman onu yazınız. İçinizden bir katip doğru olarak yazsın; katip onu Allah’ın kendisine öğrettiği gibi yazmaktan çekinmesin, yazsın. Borçlu olan da yazdırsın, Rabbi olan Allah’tan sakınsın, ondan bir şey eksiltmesin. Eğer borçlu, aptal veya aciz, ya da yazdıramıyacak durumda ise, velisi, doğru olarak yazdırsın. Erkeklerinizden iki şahid tutun; eğer iki erkek bulunmazsa, şahidlerden razı olacağınız bir erkek, biri unuttuğunda diğeri ona hatırlatacak iki kadın olabilir. Şahidler çağırıldıklarında çekinmesinler. Borç büyük veya küçük olsun, onu süresiyle beraber yazmaya üşenmeyin; bu, Allah katında en doğru, şahidlik için en sağlam ve şüphelenmenizden en uzak olandır. Ancak aranızdaki alışveriş peşin olursa, onu yazmamanızda size bir sorumluluk yoktur. Alışveriş yaptığınızda şahid tutun. Katibe de şahide de zarar verilmesin; eğer zarar verirseniz, o zaman doğru yoldan çıkmış olursunuz. Allah’tan sakının, Allah size öğretiyor; Allah her şeyi bilir.[282]
وَاِنْ
كُنْتُمْ
عَلٰى
سَفَرٍ
وَلَمْ
تَجِدُوا
كَاتِباً
فَرِهَانٌ
مَقْبُوضَةٌۜ
فَاِنْ
اَمِنَ
بَعْضُكُمْ
بَعْضاً
فَلْيُؤَدِّ
الَّذِي
اؤْتُمِنَ
اَمَانَتَهُ
وَلْيَتَّقِ
اللّٰهَ
رَبَّهُۜ
وَلَا
تَكْتُمُوا
الشَّهَادَةَۜ
وَمَنْ
يَكْتُمْهَا
فَاِنَّهُٓ
اٰثِمٌ
قَلْبُهُۜ
وَاللّٰهُ
بِمَا
تَعْمَلُونَ
عَل۪يمٌ۟
Eğer yolculukta olup katip bulamazsanız alınan rehin yeter. Şayet birbirinize güvenirseniz, güvenilen kimse borcunu ödesin. Rabbi olan Allah’tan sakınsın. Şahidliği gizlemeyin, onu kim gizlerse şüphesiz kalbi günah işlemiş olur. Allah işlediklerinizi bilir.[283]
وَابْتَلُوا
الْيَتَامٰى
حَتّٰٓى
اِذَا
بَلَغُوا
النِّكَاحَۚ
فَاِنْ
اٰنَسْتُمْ
مِنْهُمْ
رُشْداً
فَادْفَعُٓوا
اِلَيْهِمْ
اَمْوَالَهُمْۚ
وَلَا
تَأْكُلُوهَٓا
اِسْرَافاً
وَبِدَاراً
اَنْ
يَكْـبَرُواۜ
وَمَنْ
كَانَ
غَنِياًّ
فَلْيَسْتَعْفِفْۚ
وَمَنْ
كَانَ
فَق۪يراً
فَلْيَأْكُلْ
بِالْمَعْرُوفِۜ
فَاِذَا
دَفَعْتُمْ
اِلَيْهِمْ
اَمْوَالَهُمْ
فَاَشْهِدُوا
عَلَيْهِمْۜ
وَكَفٰى
بِاللّٰهِ
حَس۪يباً
Yetimleri, evlenme çağına gelene kadar deneyin; onlarda olgunlaşma görürseniz mallarını kendilerine verin; büyüyecekler de geri alacaklar diye onları israf ederek ve tez elden yemeyin. Zengin olan, iffetli olmağa çalışsın, yoksul olan uygun bir şekilde yesin. Mallarını kendilerine verdiğiniz zaman, yanlarında şahid bulundurun. Hesap sormak için Allah yeter.[6]
وَلِكُلٍّ
جَعَلْنَا
مَوَالِيَ
مِمَّا
تَرَكَ
الْوَالِدَانِ
وَالْاَقْرَبُونَۜ
وَالَّذ۪ينَ
عَقَدَتْ
اَيْمَانُكُمْ
فَاٰتُوهُمْ
نَص۪يبَهُمْۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
كَانَ
عَلٰى
كُلِّ
شَيْءٍ
شَه۪يداً۟
Ana babanın ve yakınların bıraktıklarından her birine varisler kıldık. Kendileriyle yeminleştiğiniz kimselere hisselerini veriniz. Doğrusu Allah her şeye şahiddir.[33]
وَاِنَّ
مِنْكُمْ
لَمَنْ
لَيُبَطِّئَنَّۚ
فَاِنْ
اَصَابَتْكُمْ
مُص۪يبَةٌ
قَالَ
قَدْ
اَنْعَمَ
اللّٰهُ
عَلَيَّ
اِذْ
لَمْ
اَكُنْ
مَعَهُمْ
شَه۪يداً
Şüphesiz aranızda pek ağır davrananlar vardır; size bir musibet gelirse: «Allah bana iyilikte bulundu, çünkü onlarla beraber bulunmadim» der.[72]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
كُونُوا
قَوَّام۪ينَ
بِالْقِسْطِ
شُهَدَٓاءَ
لِلّٰهِ
وَلَوْ
عَلٰٓى
اَنْفُسِكُمْ
اَوِ
الْوَالِدَيْنِ
وَالْاَقْرَب۪ينَۚ
اِنْ
يَكُنْ
غَنِياًّ
اَوْ
فَق۪يراً
فَاللّٰهُ
اَوْلٰى
بِهِمَا
فَلَا
تَتَّبِعُوا
الْهَوٰٓى
اَنْ
تَعْدِلُواۚ
وَاِنْ
تَلْـوُٓ۫ا
اَوْ
تُعْرِضُوا
فَاِنَّ
اللّٰهَ
كَانَ
بِمَا
تَعْمَلُونَ
خَب۪يراً
Ey İnananlar! Kendiniz, ana babanız ve yakınlarınız aleyhlerine de olsa, Allah için şahit olarak adaleti gözetin; ister zengin, ister fakir olsun, Allah onlara daha yakındır. Adaletinizde heveslere uymayın. Eğer eğriltirseniz veya yüz çevirirseniz bilin ki, Allah işlediklerinizden şüphesiz haberdardır.[135]
وَاِنْ
مِنْ
اَهْلِ
الْكِتَابِ
اِلَّا
لَيُؤْمِنَنَّ
بِه۪
قَبْلَ
مَوْتِه۪ۚ
وَيَوْمَ
الْقِيٰمَةِ
يَكُونُ
عَلَيْهِمْ
شَه۪يداًۚ
Kitap ehlinden, ölmeden önce, İsa’ya inanmayacak yoktur. O, gerektiği gibi inanmadıklarından, kıyamet günü onların aleyhine şahit olur.[159]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
كُونُوا
قَوَّام۪ينَ
لِلّٰهِ
شُهَدَٓاءَ
بِالْقِسْطِۘ
وَلَا
يَجْرِمَنَّكُمْ
شَنَاٰنُ
قَوْمٍ
عَلٰٓى
اَلَّا
تَعْدِلُواۜ
اِعْدِلُوا۠
هُوَ
اَقْرَبُ
لِلتَّقْوٰىۘ
وَاتَّقُوا
اللّٰهَۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
خَب۪يرٌ
بِمَا
تَعْمَلُونَ
Ey İnananlar! Allah için adaleti ayakta tutup gözeten şahidler olun. Bir topluluğa olan öfkeniz sizi adaletsizliğe sürüklemesin; adil olun; bu, Allah’a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah’tan sakının, doğrusu Allah işlediklerinizden Haberdar’dır.[8]
اِنَّٓا
اَنْزَلْنَا
التَّوْرٰيةَ
ف۪يهَا
هُدًى
وَنُورٌۚ
يَحْكُمُ
بِهَا
النَّبِيُّونَ
الَّذ۪ينَ
اَسْلَمُوا
لِلَّذ۪ينَ
هَادُوا
وَالرَّبَّانِيُّونَ
وَالْاَحْبَارُ
بِمَا
اسْتُحْفِظُوا
مِنْ
كِتَابِ
اللّٰهِ
وَكَانُوا
عَلَيْهِ
شُهَدَٓاءَۚ
فَلَا
تَخْشَوُا
النَّاسَ
وَاخْشَوْنِ
وَلَا
تَشْتَرُوا
بِاٰيَات۪ي
ثَمَناً
قَل۪يلاًۜ
وَمَنْ
لَمْ
يَحْكُمْ
بِمَٓا
اَنْزَلَ
اللّٰهُ
فَاُو۬لٰٓئِكَ
هُمُ
الْكَافِرُونَ
Doğrusu Biz yol gösterici olarak Tevrat’ı indirdik. Kendisini Allah’a teslim etmiş peygamberler, yahudi olanlara onunla ve Rabbe kul olanlar, bilginler de Allah’ın Kitap’ından elde mahfuz kalanla hükmederlerdi. Tevrat’a şahiddiler. O halde insanlardan korkmayın, benden korkun, ayetlerimi hiçbir değerle değiştirmeyin; Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler, işte onlar kafirlerdir.[44]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
شَهَادَةُ
بَيْنِكُمْ
اِذَا
حَضَرَ
اَحَدَكُمُ
الْمَوْتُ
ح۪ينَ
الْوَصِيَّةِ
اثْنَانِ
ذَوَا
عَدْلٍ
مِنْكُمْ
اَوْ
اٰخَرَانِ
مِنْ
غَيْرِكُمْ
اِنْ
اَنْتُمْ
ضَرَبْتُمْ
فِي
الْاَرْضِ
فَاَصَابَتْكُمْ
مُص۪يبَةُ
الْمَوْتِۜ
تَحْبِسُونَهُمَا
مِنْ
بَعْدِ
الصَّلٰوةِ
فَيُقْسِمَانِ
بِاللّٰهِ
اِنِ
ارْتَبْتُمْ
لَا
نَشْتَر۪ي
بِه۪
ثَمَناً
وَلَوْ
كَانَ
ذَا
قُرْبٰىۙ
وَلَا
نَكْتُمُ
شَهَادَةَ
اللّٰهِ
اِنَّٓا
اِذاً
لَمِنَ
الْاٰثِم۪ينَ
Ey İnananlar! Ölüm birinize geldiği zaman vasiyet ederken içinizden iki adil kimseyi; şayet yolculukta olup başınıza da ölüm musibeti gelmişse, namazdan sonra alıkoyacağınız, şüpheleniyorsanız, «Akraba bile olsa yeminle hiçbir değeri değiştirmeyeceğiz, Allah’ın şahidliğini gizlemeyeceğiz, yoksa şüphesiz günahkarlardan oluruz» diye yemin eden sizden olmayan iki kişiyi şahid tutun.[106]
قَالُوا
نُر۪يدُ
اَنْ
نَأْكُلَ
مِنْهَا
وَتَطْمَئِنَّ
قُلُوبُنَا
وَنَعْلَمَ
اَنْ
قَدْ
صَدَقْتَنَا
وَنَكُونَ
عَلَيْهَا
مِنَ
الشَّاهِد۪ينَ
«Ondan yemeyi, kalblerimizin kanmasını ve senin bize doğru söylediğini bilmeyi, ona şahid olmayı istiyoruz» dediler.[113]
مَا
قُلْتُ
لَهُمْ
اِلَّا
مَٓا
اَمَرْتَن۪ي
بِه۪ٓ
اَنِ
اعْبُدُوا
اللّٰهَ
رَبّ۪ي
وَرَبَّكُمْۚ
وَكُنْتُ
عَلَيْهِمْ
شَه۪يداً
مَا
دُمْتُ
ف۪يهِمْۚ
فَلَمَّا
تَوَفَّيْتَن۪ي
كُنْتَ
اَنْتَ
الرَّق۪يبَ
عَلَيْهِمْۜ
وَاَنْتَ
عَلٰى
كُلِّ
شَيْءٍ
شَه۪يدٌ
Allah, «Ey Meryem oğlu İsa! Sen mi insanlara Beni ve annemi Allah’tan başka iki tanrı olarak benimseyin dedin?» demişti de, «Haşa, hak olmayan sözü söylemek bana yaraşmaz; eğer söylemişsem, şüphesiz Sen onu bilirsin; Sen, benim içimde olanı bilirsin; ben Senin içinde olanı bilmem; doğrusu görülmeyeni bilen ancak Sensin» demişti, «Ben onlara sadece ’Rabbim ve Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin’ diye bana emrettiğini söyledim. Aralarında bulunduğum müddetce onlar hakkında şahiddim, beni aralarından aldığında onları Sen gözlüyordun. Sen her şeye şahidsin.»[116-117]
وَهُوَ
الَّذ۪ي
خَلَقَ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضَ
بِالْحَقِّۜ
وَيَوْمَ
يَقُولُ
كُنْ
فَيَكُونُۜ
قَوْلُهُ
الْحَقُّۜ
وَلَهُ
الْمُلْكُ
يَوْمَ
يُنْفَخُ
فِي
الصُّورِۜ
عَالِمُ
الْغَيْبِ
وَالشَّهَادَةِۜ
وَهُوَ
الْحَك۪يمُ
الْخَب۪يرُ
Gökleri ve yeri gerçekle yaratan O’dur ki «Ol» dediği gün (an) hemen olur; sözü gerçektir. Sura üfleneceği gün hükümranlık O’nundur. Görülmeyeni de görüleni de bilir. O Hakim’dir, haberdardır.[73]
يَا مَعْشَرَ
الْجِنِّ
وَالْاِنْسِ
اَلَمْ
يَأْتِكُمْ
رُسُلٌ
مِنْكُمْ
يَقُصُّونَ
عَلَيْكُمْ
اٰيَات۪ي
وَيُنْذِرُونَكُمْ
لِقَٓاءَ
يَوْمِكُمْ
هٰذَاۜ
قَالُوا
شَهِدْنَا
عَلٰٓى
اَنْفُسِنَا
وَغَرَّتْهُمُ
الْحَيٰوةُ
الدُّنْيَا
وَشَهِدُوا
عَلٰٓى
اَنْفُسِهِمْ
اَنَّهُمْ
كَانُوا
كَافِر۪ينَ
«Ey cin ve insan topluluğu! Size ayetlerimi anlatan, bugünle karşılaşmanızdan sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?» «Kendi hakkımızda şahidiz» derler. Dünya hayatı onları aldattı da inkarcı olduklarına, kendi aleyhlerinde şahidlik ettiler.[130]
وَمِنَ
الْاِبِلِ
اثْنَيْنِ
وَمِنَ
الْبَقَرِ
اثْنَيْنِۜ
قُلْ
آٰلذَّكَرَيْنِ
حَرَّمَ
اَمِ
الْاُنْثَيَيْنِ
اَمَّا
اشْتَمَلَتْ
عَلَيْهِ
اَرْحَامُ
الْاُنْثَيَيْنِۜ
اَمْ
كُنْتُمْ
شُهَدَٓاءَ
اِذْ
وَصّٰيكُمُ
اللّٰهُ
بِهٰذَاۚ
فَمَنْ
اَظْلَمُ
مِمَّنِ
افْتَرٰى
عَلَى
اللّٰهِ
كَذِباً
لِيُضِلَّ
النَّاسَ
بِغَيْرِ
عِلْمٍۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
لَا
يَهْدِي
الْقَوْمَ
الظَّالِم۪ينَ۟
Deveden iki, sığırdan iki yaratmıştır; de ki: «İki erkeği mi, yoksa iki dişiyi mi veya o iki dişinin rahimlerinde bulunan yavruları mı haram kılmıştır? Yoksa Allah size bunları buyururken orada mı idiniz?» İnsanları, bilmediklerinden sapıtmak için Allah’a karşı yalan uyduranlardan daha zalim kimdir? Allah, zalim milleti doğru yola eriştirmez.[144]
Yükleniyor...