ش ي ع
11ayette
12kez geçiyor
9/114surede
6farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %92 · Medenî %8
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Kamer 51
37. inen sure
En çok geçtiği sure
Kasas
3 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| شِيَعاً | İsim | فِعَلًا | Dayanılan kimseler | 4 |
| ش۪يعَتِه۪ | İsim | فِعْلَتِهِ | Onun dayandığı kimse | 3 |
| بِاَشْيَاعِهِمْ | İsim | بِأَفْعَالِهِمْ | Onların dayandığı kimseler ile | 2 |
| شِيَعِ | İsim | فِعَلِ | Dayanılan kimseler | 1 |
| ش۪يعَةٍ | İsim | فِعْلَةٍ | Dayanılan kimse | 1 |
| تَش۪يعَ | Feale-Yefilu | تَفْعِيلَ | Yayılır | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
96
68
73
74
1
111
81
87
92
89
93
94
103
100
108
102
107
109
105
113
114
112
53
80
97
91
85
95
106
101
75
104
77
50
90
86
54
38
7
72
36
25
35
19
20
56
26
27
28
17
10
11
12
15
6
37
31
34
39
40
41
42
43
44
45
46
51
88
18
16
71
14
21
23
32
52
67
69
70
78
79
82
84
30
29
83
2
8
3
33
60
4
99
57
47
13
55
76
65
98
59
24
22
63
58
49
66
64
61
62
48
5
9
110
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
11 ayet
قُلْ
هُوَ
الْقَادِرُ
عَلٰٓى
اَنْ
يَبْعَثَ
عَلَيْكُمْ
عَذَاباً
مِنْ
فَوْقِكُمْ
اَوْ
مِنْ
تَحْتِ
اَرْجُلِكُمْ
اَوْ
يَلْبِسَكُمْ
شِيَعاً
وَيُذ۪يقَ
بَعْضَكُمْ
بَأْسَ
بَعْضٍۜ
اُنْظُرْ
كَيْفَ
نُصَرِّفُ
الْاٰيَاتِ
لَعَلَّهُمْ
يَفْقَهُونَ
De ki: «Üstünüzden ve altınızdan size azab göndermeğe, sizi fırka fırka yapıp kiminize kiminizin hıncını tattırmağa Kadir olan O’dur.» Anlasınlar diye ayetleri nasıl yerli yerince açıkladığımıza bak.[65]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
فَرَّقُوا
د۪ينَهُمْ
وَكَانُوا
شِيَعاً
لَسْتَ
مِنْهُمْ
ف۪ي
شَيْءٍۜ
اِنَّـمَٓا
اَمْرُهُمْ
اِلَى
اللّٰهِ
ثُمَّ
يُنَبِّئُهُمْ
بِمَا
كَانُوا
يَفْعَلُونَ
Fırka fırka olup dinlerini parçalayanlarla senin hiçbir ilişiğin olamaz. Onların işi Allah’a kalmıştır, yaptıklarını onlara sonra bildirecektir.[159]
وَلَقَدْ
اَرْسَلْنَا
مِنْ
قَبْلِكَ
ف۪ي
شِيَعِ
الْاَوَّل۪ينَ
And olsun ki, senden önce çeşitli ümmetlere peygamber göndermiştik.[10]
ثُمَّ
لَنَنْزِعَنَّ
مِنْ
كُلِّ
ش۪يعَةٍ
اَيُّهُمْ
اَشَدُّ
عَلَى
الرَّحْمٰنِ
عِتِياًّۚ
Sonra her toplumdan Rahman’a en çok kimin baş kaldırdığını ortaya koyacağız.[69]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
يُحِبُّونَ
اَنْ
تَش۪يعَ
الْفَاحِشَةُ
فِي
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
لَهُمْ
عَذَابٌ
اَل۪يمٌۙ
فِي
الدُّنْيَا
وَالْاٰخِرَةِۜ
وَاللّٰهُ
يَعْلَمُ
وَاَنْتُمْ
لَا
تَعْلَمُونَ
Müminler arasından hayasızlığın yayılmasını arzu edenlere, işte onlara, dünya ve ahirette can yakıcı azap vardır. Allah bilir, siz ise bilmezsiniz.[19]
اِنَّ
فِرْعَوْنَ
عَلَا
فِي
الْاَرْضِ
وَجَعَلَ
اَهْلَهَا
شِيَعاً
يَسْتَضْعِفُ
طَٓائِفَةً
مِنْهُمْ
يُذَبِّـحُ
اَبْنَٓاءَهُمْ
وَيَسْتَحْـي۪
نِسَٓاءَهُمْۜ
اِنَّهُ
كَانَ
مِنَ
الْمُفْسِد۪ينَ
Firavun memleketin başına geçti ve halkını fırkalara ayırdı. İçlerinden bir topluluğu güçsüz bularak onların oğullarını boğazlıyor, kadınları sağ bırakıyordu; çünkü o, bozguncunun biriydi.[4]
وَدَخَلَ
الْمَد۪ينَةَ
عَلٰى
ح۪ينِ
غَفْلَةٍ
مِنْ
اَهْلِهَا
فَوَجَدَ
ف۪يهَا
رَجُلَيْنِ
يَقْتَتِلَانِۘ
هٰذَا
مِنْ
ش۪يعَتِه۪
وَهٰذَا
مِنْ
عَدُوِّه۪ۚ
فَاسْتَغَاثَهُ
الَّذ۪ي
مِنْ
ش۪يعَتِه۪
عَلَى
الَّذ۪ي
مِنْ
عَدُوِّه۪ۙ
فَوَكَزَهُ
مُوسٰى
فَقَضٰى
عَلَيْهِۘ
قَالَ
هٰذَا
مِنْ
عَمَلِ
الشَّيْطَانِۜ
اِنَّهُ
عَدُوٌّ
مُضِلٌّ
مُب۪ينٌ
Musa, halkının haberi olmadığı bir zamanda, şehre girdi. Biri kendi adamlarından, diğeri de düşmanı olan iki adamı döğüşür buldu. Kendi tarafından olan kimse, düşmanına karşı ondan yardım istedi. Musa, onun düşmanına bir yumruk vurdu; ölümüne sebep oldu. «Bu şeytanin işidir; çünkü o apaçık, saptıran bir düşmandır» dedi.[15]
مِنَ
الَّذ۪ينَ
فَرَّقُوا
د۪ينَهُمْ
وَكَانُوا
شِيَعاًۜ
كُلُّ
حِزْبٍ
بِمَا
لَدَيْهِمْ
فَرِحُونَ
Allah’a yönelerek O’na karşı gelmekten sakınınız, namaz kılınız, dinlerinde ayrılığa düşüp fırka fırka olan, her fırkasının da kendisinde bulunanla sevindiği müşriklerden olmayınız.[31-32]
وَح۪يلَ
بَيْنَهُمْ
وَبَيْنَ
مَا
يَشْتَهُونَ
كَمَا
فُعِلَ
بِاَشْيَاعِهِمْ
مِنْ
قَبْلُۜ
اِنَّهُمْ
كَانُوا
ف۪ي
شَكٍّ
مُر۪يبٍ
Kendileriyle, arzuladıkları şeyler arasına artık engel konur; nitekim, daha önce, kendilerine benzeyenlere de aynı şey yapılmıştı. Çünkü onlar şüphe ve endişe içindeydiler.[54]
وَاِنَّ
مِنْ
ش۪يعَتِه۪
لَاِبْرٰه۪يمَۢ
İbrahim de şüphesiz O’nun yolunda olanlardandı.[83]
وَلَقَدْ
اَهْلَكْنَٓا
اَشْيَاعَكُمْ
فَهَلْ
مِنْ
مُدَّكِرٍ
And olsun ki, benzerlerinizi yok etti, öğüt alan yok mudur?[51]
Yükleniyor...