ص ب ر
93ayette
103kez geçiyor
45/114surede
16farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %71 · Medenî %29
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Kalem 48
2. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
9 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| فَاصْبِرْ | Feale-Yefilu | فَافْعِلْ | Sabret | 26 |
| صَبَرُوا | Feale-Yefilu | فَعَلُوا | Sabrettiler | 21 |
| الصَّابِر۪ينَ | İsim | الْفَاعِلِينَ | Sabredenler | 15 |
| صَبْراً | İsim | فَعْلًا | Sabır | 8 |
| بِالصَّبْرِ | İsim | بِالْفَعْلِ | Sabır ile | 7 |
| تَصْبِرُوا | Feale-Yefilu | تَفْعِلُوا | Sabredersiniz | 7 |
| صَبَّارٍ | Sıfat | فَعَّالٍ | Sabreden | 4 |
| وَاصْطَبِرْ | İftial Babı | وَافْتَعِلْ | Ve sabırlı ol | 3 |
| نَصْبِرَ | Feale-Yefilu | نَفْعِلَ | Sabrederiz | 2 |
| وَيَصْبِرْ | Feale-Yefilu | وَيَفْعِلْ | Ve sabreder | 2 |
| صَابِراً | İsim | فَاعِلًا | Sabreden | 2 |
| الصَّابِرُونَ | İsim | الْفَاعِلُونَ | Sabredenler | 2 |
| وَصَابِرُوا | Faale Babı | وَفَاعِلُوا | Ve birbirinize sabredin | 1 |
| صَابِرُونَ | Sıfat | فَاعِلُونَ | Sabredenler | 1 |
| صَابِرَةٌ | Sıfat | فَاعِلَةٌ | Sabreden | 1 |
| وَالصَّابِرَاتِ | İsim | وَالْفَاعِلَاتِ | Ve sabredenler | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
+ غ ف ر ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır
9 ayet
اُو۬لٰٓئِكَ
الَّذ۪ينَ
اشْتَرَوُا
الضَّلَالَةَ
بِالْهُدٰى
وَالْعَذَابَ
بِالْمَغْفِرَةِۚ
فَمَٓا
اَصْبَرَهُمْ
عَلَى
النَّارِ
Onlar doğruluk yerine sapıklığı, mağfiret yerine azabı alanlardır.[175]
اَلصَّابِر۪ينَ
وَالصَّادِق۪ينَ
وَالْقَانِت۪ينَ
وَالْمُنْفِق۪ينَ
وَالْمُسْتَغْفِر۪ينَ
بِالْاَسْحَارِ
Onlar ki, «Rabbimiz! Biz şüphesiz inandık, bunun için günahlarımızı bize bağışla ve bizi ateşin azabından koru» diyen, sabreden, doğru olan, gönülden kulluk eden, hayra sarfeden ve seher vakitlerinde bağışlanma dileyenlerdir.[16-17]
وَمَنْ
لَمْ
يَسْتَطِـعْ
مِنْكُمْ
طَوْلاً
اَنْ
يَنْكِـحَ
الْمُحْصَنَاتِ
الْمُؤْمِنَاتِ
فَمِنْ
مَا
مَلَكَتْ
اَيْمَانُكُمْ
مِنْ
فَتَيَاتِكُمُ
الْمُؤْمِنَاتِۜ
وَاللّٰهُ
اَعْلَمُ
بِا۪يمَانِكُمْۜ
بَعْضُكُمْ
مِنْ
بَعْضٍۚ
فَانْكِحُوهُنَّ
بِاِذْنِ
اَهْلِهِنَّ
وَاٰتُوهُنَّ
اُجُورَهُنَّ
بِالْمَعْرُوفِ
مُحْصَنَاتٍ
غَيْرَ
مُسَافِحَاتٍ
وَلَا
مُتَّخِذَاتِ
اَخْدَانٍۚ
فَاِذَٓا
اُحْصِنَّ
فَاِنْ
اَتَيْنَ
بِفَاحِشَةٍ
فَعَلَيْهِنَّ
نِصْفُ
مَا
عَلَى
الْمُحْصَنَاتِ
مِنَ
الْعَذَابِۜ
ذٰلِكَ
لِمَنْ
خَشِيَ
الْعَنَتَ
مِنْكُمْۜ
وَاَنْ
تَصْبِرُوا
خَيْرٌ
لَكُمْۜ
وَاللّٰهُ
غَفُورٌ
رَح۪يمٌ۟
Sizden, hür mümin kadınlarla evlenmeye güç yetiremiyen kimse, ellerinizdeki mümin cariyelerinizden alsın. Allah sizin imanınızı çok iyi bilir. Birbirinizdensiniz, aynı soydansınız. Onlarla, zinadan kaçınmaları, iffetli olmaları ve gizli dost tutmamış olmaları halinde, velilerinin izniyle evlenin ve örfe uygun bir şekilde mehirlerini verin. Evlendiklerinde zina edecek olurlarsa, onlara, hür kadınlara edilen azabın yarısı edilir. Cariye ile evlenmedeki bu izin içinizden, günaha girme korkusu olanlaradır. Sabretmeniz sizin için daha hayırlıdır. Allah bağışlar ve merhamet eder.[25]
اِلَّا
الَّذ۪ينَ
صَبَرُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِۜ
اُو۬لٰٓئِكَ
لَهُمْ
مَغْفِرَةٌ
وَاَجْرٌ
كَب۪يرٌ
Bunların dışında, sabredip iyi işler işleyen kimseler, işte onlara mağfiret ve büyük ecir vardır.[11]
ثُمَّ
اِنَّ
رَبَّكَ
لِلَّذ۪ينَ
هَاجَرُوا
مِنْ
بَعْدِ
مَا
فُتِنُوا
ثُمَّ
جَاهَدُوا
وَصَبَرُٓواۙ
اِنَّ
رَبَّكَ
مِنْ
بَعْدِهَا
لَغَفُورٌ
رَح۪يمٌ۟
Rabbin, türlü eziyete uğratıldıktan sonra hicret eden, sonra Allah uğrunda savaşan ve sabreden kimselerden yanadır. Rabbin şüphesiz bundan sonra da bağışlar ve merhamet eder.[110]
اِنَّ
الْمُسْلِم۪ينَ
وَالْمُسْلِمَاتِ
وَالْمُؤْمِن۪ينَ
وَالْمُؤْمِنَاتِ
وَالْقَانِت۪ينَ
وَالْقَانِتَاتِ
وَالصَّادِق۪ينَ
وَالصَّادِقَاتِ
وَالصَّابِر۪ينَ
وَالصَّابِرَاتِ
وَالْخَاشِع۪ينَ
وَالْخَاشِعَاتِ
وَالْمُتَصَدِّق۪ينَ
وَالْمُتَصَدِّقَاتِ
وَالصَّٓائِم۪ينَ
وَالصَّٓائِمَاتِ
وَالْحَافِظ۪ينَ
فُرُوجَهُمْ
وَالْحَافِظَاتِ
وَالذَّاكِر۪ينَ
اللّٰهَ
كَث۪يراً
وَالذَّاكِرَاتِ
اَعَدَّ
اللّٰهُ
لَهُمْ
مَغْفِرَةً
وَاَجْراً
عَظ۪يماً
Doğrusu erkek ve kadın müslümanlar, erkek ve kadın müminler, boyun eğen erkekler ve kadınlar, doğru sözlü erkekler ve kadınlar, sabırlı erkekler ve kadınlar, gönülden bağlanan erkekler ve kadınlar, sadaka veren erkekler ve kadınlar, oruç tutan erkekler ve kadınlar iffetlerini koruyan erkekler ve kadınlar, Allah’ı çok anan erkekler ve kadınlar, işte Allah bunların hepsine mağfiret ve büyük ecir hazırlamıştır.[35]
فَاصْبِرْ
اِنَّ
وَعْدَ
اللّٰهِ
حَقٌّ
وَاسْتَغْفِرْ
لِذَنْبِكَ
وَسَبِّـحْ
بِحَمْدِ
رَبِّكَ
بِالْعَشِيِّ
وَالْاِبْكَارِ
Sabret, Allah’ın verdiği söz şüphesiz gerçektir. Suçunun bağışlanmasını dile; Rabbini akşam, sabah, överek tesbih et.[55]
وَلَمَنْ
صَبَرَ
وَغَفَرَ
اِنَّ
ذٰلِكَ
لَمِنْ
عَزْمِ
الْاُمُورِ۟
Ama sabredip bağışlayanın işi, işte bu, azmedilmeye değer işlerdendir.[43]
وَلَوْ
اَنَّهُمْ
صَبَرُوا
حَتّٰى
تَخْرُجَ
اِلَيْهِمْ
لَكَانَ
خَيْراً
لَهُمْۜ
وَاللّٰهُ
غَفُورٌ
رَح۪يمٌ
Eğer onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi şüphesiz onlar için daha iyi olurdu. Allah bağışlayandır, merhamet edendir.[5]
Yükleniyor...