ص د ق
144ayette
155kez geçiyor
49/114surede
35farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %51 · Medenî %49
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Kalem 41
2. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
16 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| صَادِق۪ينَ | İsim | فَاعِلِينَ | Doğru söyleyenler | 50 |
| صَدَقُوا | Feale-Yefulu | فَعَلُوا | Doğru söylediler | 14 |
| مُصَدِّقاً | İsim | مُفَعِّلًا | Doğrulayan | 13 |
| صِدْقٍ | İsim | فِعْلٍ | Doğru söz | 13 |
| الصَّدَقَاتِ | İsim | الْفَعَلَاتِ | Sadakalar | 9 |
| لَصَادِقُونَ | İsim | لَفَاعِلُونَ | Doğru söyleyenler | 6 |
| وَصَدَّقَ | Tef'il Babı | وَفَعَّلَ | Ve doğruladı | 6 |
| صَدَقَةٍ | İsim | فَعَلَةٍ | Sadaka | 5 |
| مُصَدِّقٌ | Sıfat | مُفَعِّلٌ | Doğrulayan | 4 |
| تَصَدَّقُوا | Tefe'ale Babı | تَتَفَعَّلُوا | Sadaka verirsiniz | 3 |
| اَصْدَقُ | İsim | أَفْعَلُ | Daha doğru | 2 |
| تَصْد۪يقَ | İsim | تَفْعِيلَ | Doğrulamak | 2 |
| الْمُتَصَدِّق۪ينَ | İsim | الْمُتَفَعِّلِينَ | Sadaka verenler | 2 |
| صِدّ۪يقاً | İsim | فِعِّيلًا | Doğru sözlü kimse | 2 |
| صَادِقَ | İsim | فَاعِلَ | Doğru söyleyen | 2 |
| صَد۪يقِكُمْۜ | İsim | فَعِيلِكُمْ | Sizin arkadaşınız | 2 |
| يُصَدِّقُن۪يۘ | Tef'il Babı | يُفَعِّلُنِي | Beni doğrular | 2 |
| وَالصِّدّ۪يق۪ينَ | İsim | وَالْفِعِّيلِينَ | Ve doğru sözlü kimseler | 1 |
| يَصَّدَّقُواۜ | Tefe'ale Babı | يَتَفَعَّلُوا | Sadaka verirler | 1 |
| صِدّ۪يقَةٌۜ | İsim | فِعِّيلَةٌ | Doğru sözlü kimse | 1 |
| صِدْقاً | İsim | فِعْلًا | Doğru söz | 1 |
| لَنَصَّدَّقَنَّ | Tefe'ale Babı | لَنَتَفَعَّلَنَّ | Kesinlikle sadaka vereceğiz | 1 |
| فَصَدَقَتْ | Feale-Yefulu | فَفَعَلَتْ | Doğru söyledi | 1 |
| الصِّدّ۪يقُ | İsim | الْفِعِّيلُ | Doğru sözlü kimse | 1 |
| وَالصَّادِقَاتِ | İsim | وَالْفَاعِلَاتِ | Ve doğru söyleyenler | 1 |
| وَالْمُتَصَدِّقَاتِ | İsim | وَالْمُتَفَعِّلَاتِ | Ve sadaka verenler | 1 |
| الْمُصَدِّق۪ينَ | İsim | الْمُفَعِّلِينَ | Doğrulayanlar | 1 |
| صَادِقاً | İsim | فَاعِلًا | Doğru söyleyen | 1 |
| مُصَدِّقٌ | İsim | مُفَعِّلٌ | Doğrulayan | 1 |
| تُصَدِّقُونَ۟ | Tef'il Babı | تُفَعِّلُونَ | Doğrularsınız | 1 |
| الْمُصَّدِّق۪ينَ | İsim | الْمُتَفَعِّلِينَ | Sadaka verenler | 1 |
| وَالْمُصَّدِّقَاتِ | İsim | وَالْمُتَفَعِّلَاتِ | Ve sadaka verenler | 1 |
| الصِّدّ۪يقُونَۗ | İsim | الْفِعِّيلُونَ | Doğru sözlü kimseler | 1 |
| فَاَصَّدَّقَ | Tefe'ale Babı | فَعِيلٍ | Yakın | 1 |
| وَصَدَّقَتْ | Tef'il Babı | وَفَعَّلَتْ | Ve doğruladı | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Doğru söyleyenler 53
Doğrulayan 16
Doğru söz 8
Sadakalar 7
Doğru söylediler 5
Sadaka 4
Doğru sözlü kimse 4
Ve doğruladı 4
Ve doğru söyleyenler 3
Doğru söyledi 3
Doğru söyleyen 3
Ve sadaka verenler 3
Ve doğrulayan 2
Daha doğru 2
Diğer 33 anlam
Doğrulamak 2
Sadaka verenler 2
Ve doğru söyledi 2
Doğruladı 2
Doğruluk 2
Sadakalarınız 1
Sadaka verirsiniz 1
Size doğru söyledi 1
Onların mehirleri 1
Ve doğru sözlü kimseler 1
Sadaka verirler 1
Sadakayı 1
Sadaka verdi 1
Bize doğru söyledin 1
Onların doğruluğu 1
Kesinlikle sadaka vereceğiz 1
Ve sadaka ver 1
Sadıklar- 1
Onlara doğru söyledik 1
Sizin arkadaşınız 1
Arkadaş 1
Doğru söyledin mi? 1
Beni doğrular 1
Onların doğru sözü 1
Onların doğru sözlerine 1
Doğrulayanlar 1
Doğruladın 1
Doğruluğu 1
Bize doğru söyledi 1
Doğrularsınız 1
Doğru sözlü kimseler 1
Yakın 1
Doğrularlar 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
+ ك و ن ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır
73 ayet
وَاذْكُرْ
فِي
الْكِتَابِ
اِسْمٰع۪يلَۘ
اِنَّهُ
كَانَ
صَادِقَ
الْوَعْدِ
وَكَانَ
رَسُولاً
نَبِياًّۚ
Kitap’da İsmail’e dair anlattıklarımızı da an. Çünkü o sözünde doğru bir kimse idi, tarafımızdan gönderilmiş bir peygamberdi.[54]
وَاذْكُرْ
فِي
الْكِتَابِ
اِدْر۪يسَۘ
اِنَّهُ
كَانَ
صِدّ۪يقاً
نَبِياًّۗ
Kitap’da İdris’i de zikret, çünkü o dosdoğru bir peygamberdi.[56]
وَيَقُولُونَ
مَتٰى
هٰذَا
الْوَعْدُ
اِنْ
كُنْتُمْ
صَادِق۪ينَ
«Doğru sözlü iseniz bildirin bu tehdit ne zamandır?» derler.[38]
وَالَّذ۪ينَ
يَرْمُونَ
اَزْوَاجَهُمْ
وَلَمْ
يَكُنْ
لَهُمْ
شُهَدَٓاءُ
اِلَّٓا
اَنْفُسُهُمْ
فَشَهَادَةُ
اَحَدِهِمْ
اَرْبَعُ
شَهَادَاتٍ
بِاللّٰهِۙ
اِنَّهُ
لَمِنَ
الصَّادِق۪ينَ
Karılarına zina isnat edip de kendilerinden başka şahidleri olmayanların şahidliği, kendisinin doğru sözlülerden olduğuna Allah’ı dört defa şahit tutmasıyla olur. Beşincisinde, eğer yalancılardan ise Allah’ın lanetinin kendisine olmasını diler.[6-7]
وَالْخَامِسَةَ
اَنَّ
غَضَبَ
اللّٰهِ
عَلَيْهَٓا
اِنْ
كَانَ
مِنَ
الصَّادِق۪ينَ
Kocasının yalancılardan olduğuna Allah’ı dört defa şahit tutması, cezayı kadından savar. Beşincisinde, kocası doğrulardan ise kendisinin Allah’ın gazabına uğramasını diler.[8-9]
قَالَ
فَأْتِ
بِه۪ٓ
اِنْ
كُنْتَ
مِنَ
الصَّادِق۪ينَ
Firavun: «Doğru sözlülerden isen haydi getir» dedi.[31]
مَٓا
اَنْتَ
اِلَّا
بَشَرٌ
مِثْلُنَاۚ
فَأْتِ
بِاٰيَةٍ
اِنْ
كُنْتَ
مِنَ
الصَّادِق۪ينَ
«Sen şüphesiz büyülenmişin birisin; bizim gibi bir insandan başka birşey değilsin. Eğer doğru sözlü isen bir belge getir» dediler.[153-154]
فَاَسْقِطْ
عَلَيْنَا
كِسَفاً
مِنَ
السَّمَٓاءِ
اِنْ
كُنْتَ
مِنَ
الصَّادِق۪ينَۜ
«Sen ancak büyülenmişin birisin. Bizim gibi bir insandan başka bir şey değilsin. Doğrusu seni yalancılardan sanıyoruz. Eğer doğru sözlü isen göğün bir parçasını üstümüze düşür» dediler.[185-187]
قَالَ
سَنَنْظُرُ
اَصَدَقْتَ
اَمْ
كُنْتَ
مِنَ
الْكَاذِب۪ينَ
Süleyman şöyle söyledi: «Doğru mu söylüyorsun, yoksa yalancılardan mısın, bakacağız.»[27]
اَمَّنْ
يَبْدَؤُا
الْخَلْقَ
ثُمَّ
يُع۪يدُهُ
وَمَنْ
يَرْزُقُكُمْ
مِنَ
السَّمَٓاءِ
وَالْاَرْضِۜ
ءَاِلٰهٌ
مَعَ
اللّٰهِۜ
قُلْ
هَاتُوا
بُرْهَانَكُمْ
اِنْ
كُنْتُمْ
صَادِق۪ينَ
Yoksa, önce yaratan, sonra da yaratmayı tekrar edecek olan; size gökten ve yerden rızık veren mi? Allah’ın yanında başka bir tanrı mı? De ki: «Eğer doğru sözlülerden iseniz, açık delilinizi getirin.»[64]
وَيَقُولُونَ
مَتٰى
هٰذَا
الْوَعْدُ
اِنْ
كُنْتُمْ
صَادِق۪ينَ
Onlar: «Eğer doğru söylüyorsanız, bildirin, bu sözünüz ne zaman yerine gelecektir?» derler.[71]
قُلْ
فَأْتُوا
بِكِتَابٍ
مِنْ
عِنْدِ
اللّٰهِ
هُوَ
اَهْدٰى
مِنْهُمَٓا
اَتَّبِعْهُ
اِنْ
كُنْتُمْ
صَادِق۪ينَ
De ki «Eğer doğru sözlü iseniz, Allah katından, bu ikisinden daha doğru bir Kitap getirin de ona uyayım.»[49]
اَئِنَّكُمْ
لَتَأْتُونَ
الرِّجَالَ
وَتَقْطَعُونَ
السَّب۪يلَ
وَتَأْتُونَ
ف۪ي
نَاد۪يكُمُ
الْمُنْكَرَۜ
فَمَا
كَانَ
جَوَابَ
قَوْمِه۪ٓ
اِلَّٓا
اَنْ
قَالُوا
ائْتِنَا
بِعَذَابِ
اللّٰهِ
اِنْ
كُنْتَ
مِنَ
الصَّادِق۪ينَ
«Erkeklere yaklaşıyor, yol kesiyor ve toplantılarınızda fena şeyler yapmıyor musunuz?» Milletinin cevabı: «Doğru sözlü isen bize Allah’ın azabını getir» demek oldu.[29]
وَيَقُولُونَ
مَتٰى
هٰذَا
الْفَتْحُ
اِنْ
كُنْتُمْ
صَادِق۪ينَ
«Doğru söylüyorsanız bildirin bu hüküm ne zaman verilecektir?» derler.[28]
لِيَجْزِيَ
اللّٰهُ
الصَّادِق۪ينَ
بِصِدْقِهِمْ
وَيُعَذِّبَ
الْمُنَافِق۪ينَ
اِنْ
شَٓاءَ
اَوْ
يَتُوبَ
عَلَيْهِمْۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
كَانَ
غَفُوراً
رَح۪يماًۚ
Bu sebeple Allah, doğruları doğrulukları ile mükafatlandırır; ikiyüzlüleri de dilerse azablandırır veya tevbelerini kabul eder. Şüphesiz Allah bağışlayandır, merhamet edendir.[24]
وَيَقُولُونَ
مَتٰى
هٰذَا
الْوَعْدُ
اِنْ
كُنْتُمْ
صَادِق۪ينَ
«Doğru sözlü iseniz söyleyin bu vaad ne zamandır?» derler.[29]
وَيَقُولُونَ
مَتٰى
هٰذَا
الْوَعْدُ
اِنْ
كُنْتُمْ
صَادِق۪ينَ
«Doğru sözlü iseniz bildirin bu vaad ne zamandır?» derler.[48]
فَأْتُوا
بِكِتَابِكُمْ
اِنْ
كُنْتُمْ
صَادِق۪ينَ
Doğru sözlülerden iseniz, kitabınızı getirin bakalım.[157]
وَقَالَ
رَجُلٌ
مُؤْمِنٌۗ
مِنْ
اٰلِ
فِرْعَوْنَ
يَكْتُمُ
ا۪يمَانَهُٓ
اَتَقْتُلُونَ
رَجُلاً
اَنْ
يَقُولَ
رَبِّيَ
اللّٰهُ
وَقَدْ
جَٓاءَكُمْ
بِالْبَيِّنَاتِ
مِنْ
رَبِّكُمْۜ
وَاِنْ
يَكُ
كَاذِباً
فَعَلَيْهِ
كَذِبُهُۚ
وَاِنْ
يَكُ
صَادِقاً
يُصِبْكُمْ
بَعْضُ
الَّذ۪ي
يَعِدُكُمْۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
لَا
يَهْد۪ي
مَنْ
هُوَ
مُسْرِفٌ
كَذَّابٌ
Firavun ailesinden olup da, inandığını gizleyen bir adam dedi ki: «Rabbim Allah’tır diyen bir adamı mı öldüreceksiniz? Oysa size Rabbinizden belgelerle gelmiştir. Eğer yalancıysa, yalanı kendisinedir; eğer doğru sözlü ise, sizi tehdit ettiklerinin bir kısmı başınıza gelebilir. Doğrusu Allah, aşırı yalancıyı doğru yola eriştirmez.»[28]
فَأْتُوا
بِاٰبَٓائِنَٓا
اِنْ
كُنْتُمْ
صَادِق۪ينَ
Doğrusu inkarcılar, «Olum bir defadır, tekrar diriltilmeyeceğiz. Eğer doğru sözlü iseniz bize babalarımızı getirsenize» derler.[34-36]
Yükleniyor...