ع م ل Kavram bilgisi için tıklayınız. 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 313 ayette 360 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 182 ayet / 221 kelime Medenî: 131 ayet / 139 kelime
مَنْ
كَانَ
يُر۪يدُ
الْحَيٰوةَ
الدُّنْيَا
وَز۪ينَتَهَا
نُوَفِّ
اِلَيْهِمْ
اَعْمَالَهُمْ
ف۪يهَا
وَهُمْ
ف۪يهَا
لَا
يُبْخَسُونَ
Dünya hayatını ve güzelliklerini isteyenlere, orada işlediklerinin karşılığını tastamam veririz; onlar orada bir eksikliğe de uğratılmazlar.[15]
اُو۬لٰٓئِكَ
الَّذ۪ينَ
لَيْسَ
لَهُمْ
فِي
الْاٰخِرَةِ
اِلَّا
النَّارُۘ
وَحَبِطَ
مَا
صَنَعُوا
ف۪يهَا
وَبَاطِلٌ
مَا
كَانُوا
يَعْمَلُونَ
İşte ahirette onlara ateşten başka bir şey yoktur. İşledikleri şeyler orada boşa gitmiştir. Zaten yapmakta oldukları da batıldır.[16]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِ
وَاَخْبَتُٓوا
اِلٰى
رَبِّهِمْۙ
اُو۬لٰٓئِكَ
اَصْحَابُ
الْجَنَّةِۚ
هُمْ
ف۪يهَا
خَالِدُونَ
Doğrusu inanan ve yararlı iş yapanlar ve Rablerine boyun eğenler, işte onlar cennetliklerdir; orada temellidirler.[23]
قَالَ
يَا نُوحُ
اِنَّهُ
لَيْسَ
مِنْ
اَهْلِكَۚ
اِنَّهُ
عَمَلٌ
غَيْرُ
صَالِحٍۗ
فَلَا
تَسْـَٔلْنِ
مَا
لَيْسَ
لَكَ
بِه۪
عِلْمٌۜ
اِنّ۪ٓي
اَعِظُكَ
اَنْ
تَكُونَ
مِنَ
الْجَاهِل۪ينَ
Allah: «Ey Nuh! O senin ailenden sayılmaz; çünkü kötü bir iş işlemiştir; öyleyse bilmediğin şeyi Benden isteme. İşte sana öğüt, bilgisizlerden olma» dedi.[46]
وَجَٓاءَهُ
قَوْمُهُ
يُهْرَعُونَ
اِلَيْهِ
وَمِنْ
قَبْلُ
كَانُوا
يَعْمَلُونَ
السَّيِّـَٔاتِۜ
قَالَ
يَا قَوْمِ
هٰٓؤُ۬لَٓاءِ
بَنَات۪ي
هُنَّ
اَطْهَرُ
لَكُمْ
فَاتَّقُوا
اللّٰهَ
وَلَا
تُخْزُونِ
ف۪ي
ضَيْف۪يۜ
اَلَيْسَ
مِنْكُمْ
رَجُلٌ
رَش۪يدٌ
Milleti ona koşarak geldiler. Daha önce kötü işler işliyorlardı. «Ey milletim! İşte bunlar benim kızlarım, onlar sizin için daha temizdir. (size nikahlıyabilirim!) Allah’tan sakının, konuklarımın önünde beni rezil etmeyin. İçinizde aklı başında kimse yok mudur?» dedi.[78]
قَالَ
يَا قَوْمِ
اَرَهْط۪ٓي
اَعَزُّ
عَلَيْكُمْ
مِنَ
اللّٰهِۜ
وَاتَّخَذْتُمُوهُ
وَرَٓاءَكُمْ
ظِهْرِياًّۜ
اِنَّ
رَبّ۪ي
بِمَا
تَعْمَلُونَ
مُح۪يطٌ
«Ey Milletim! Benim taraftarlarım size göre Allah’tan daha mı değerlidir ki Allah’a sırt çevirdiniz? Doğrusu Rabbim yaptıklarınızı bilgisiyle kuşatmıştır» dedi.[92]
وَيَا قَوْمِ
اعْمَلُوا
عَلٰى
مَكَانَتِكُمْ
اِنّ۪ي
عَامِلٌۜ
سَوْفَ
تَعْلَمُونَۙ
مَنْ
يَأْت۪يهِ
عَذَابٌ
يُخْز۪يهِ
وَمَنْ
هُوَ
كَاذِبٌۜ
وَارْتَقِبُٓوا
اِنّ۪ي
مَعَكُمْ
رَق۪يبٌ
«Ey Milletim! Durumunuzun gerektirdiğini yapın, doğrusu ben de yapacağım. Kime rezil edici bir azabın geleceğini, kimin yalancı olduğunu bileceksiniz. Gözleyin, doğrusu ben de sizinle beraber gözlüyorum.»[93]
وَاِنَّ
كُلاًّ
لَمَّا
لَيُوَفِّيَنَّهُمْ
رَبُّكَ
اَعْمَالَهُمْۜ
اِنَّهُ
بِمَا
يَعْمَلُونَ
خَب۪يرٌ
Rabbin, onların işlerinin karşılığını elbette tamamen verecektir. O, şüphesiz, onların yaptıklarını bilir.[111]
فَاسْتَقِمْ
كَمَٓا
اُمِرْتَ
وَمَنْ
تَابَ
مَعَكَ
وَلَا
تَطْغَوْاۜ
اِنَّهُ
بِمَا
تَعْمَلُونَ
بَص۪يرٌ
Sen, beraberindeki tevbe edenlerle birlikte emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Aşırı gitmeyin, doğrusu Allah yaptıklarınızı görür.[112]
وَقُلْ
لِلَّذ۪ينَ
لَا
يُؤْمِنُونَ
اعْمَلُوا
عَلٰى
مَكَانَتِكُمْۜ
اِنَّا
عَامِلُونَۙ
İnanmayanlara: «Durumunuzun gerektirdiğini yapın, doğrusu biz de yapıyoruz; bekleyin, biz de bekliyoruz» de.[121-122]
وَلِلّٰهِ
غَيْبُ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضِ
وَاِلَيْهِ
يُرْجَعُ
الْاَمْرُ
كُلُّهُ
فَاعْبُدْهُ
وَتَوَكَّلْ
عَلَيْهِۜ
وَمَا
رَبُّكَ
بِغَافِلٍ
عَمَّا
تَعْمَلُونَ
Göklerin ve yerin gaybı Allah’a aittir. Bütün işler O’na döndürülür. Öyleyse O’na kulluk et, O’na güven. Rabbin, yaptıklarınızdan habersiz değildir.[123]
وَجَٓاءَتْ
سَيَّارَةٌ
فَاَرْسَلُوا
وَارِدَهُمْ
فَاَدْلٰى
دَلْوَهُۜ
قَالَ
يَا بُشْرٰى
هٰذَا
غُلَامٌۜ
وَاَسَرُّوهُ
بِضَاعَةًۜ
وَاللّٰهُ
عَل۪يمٌ
بِمَا
يَعْمَلُونَ
Bir kervan geldi, sucularını gönderdiler; sucu kovasını kuyuya saldı, «Müjde! İşte bir oğlan» dedi. Yusuf’u alıp onu ticari bir mal olarak sakladılar. Oysa Allah yaptıklarını bilir.[19]
وَلَمَّا
دَخَلُوا
عَلٰى
يُوسُفَ
اٰوٰٓى
اِلَيْهِ
اَخَاهُ
قَالَ
اِنّ۪ٓي
اَنَا۬
اَخُوكَ
فَلَا
تَبْتَئِسْ
بِمَا
كَانُوا
يَعْمَلُونَ
Yusuf’un yanına girdiklerinde, kardeşini bağrına bastı ve: «Ben senin kardeşinim, onların yaptıklarına artık üzülme» dedi.[69]
اَلَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِ
طُوبٰى
لَهُمْ
وَحُسْنُ
مَاٰبٍ
İnanan ve yararlı iş işleyen kimseler için hoş bir hayat ve dönülecek güzel bir yer vardır.[29]
مَثَلُ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
بِرَبِّهِمْ
اَعْمَالُهُمْ
كَرَمَادٍۨ
اشْتَدَّتْ
بِهِ
الرّ۪يحُ
ف۪ي
يَوْمٍ
عَاصِفٍۜ
لَا
يَقْدِرُونَ
مِمَّا
كَسَبُوا
عَلٰى
شَيْءٍۜ
ذٰلِكَ
هُوَ
الضَّلَالُ
الْبَع۪يدُ
Rablerini inkar edenlerin işleri, fırtınalı bir günde, rüzgarın şiddetle savurduğu küle benzer; yaptıklarından hiçbir şey elde edemezler. İşte bu uzak sapıklıktır.[18]
وَاُدْخِلَ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِ
جَنَّاتٍ
تَجْر۪ي
مِنْ
تَحْتِهَا
الْاَنْهَارُ
خَالِد۪ينَ
ف۪يهَا
بِاِذْنِ
رَبِّهِمْۜ
تَحِيَّتُهُمْ
ف۪يهَا
سَلَامٌ
İnanan ve yararlı işleri yapanlar, içlerinden ırmaklar akan cennetlere konulurlar, Rablerinin izniyle orada temelli kalırlar. Oradaki dirlik temennileri: «Selam!»dır.[23]
وَلَا
تَحْسَبَنَّ
اللّٰهَ
غَافِلاً
عَمَّا
يَعْمَلُ
الظَّالِمُونَۜ
اِنَّمَا
يُؤَخِّرُهُمْ
لِيَوْمٍ
تَشْخَصُ
ف۪يهِ
الْاَبْصَارُۙ
Sakın Allah’ı, zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma; gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne kadar onları ertelemektedir.[42]
عَمَّا
كَانُوا
يَعْمَلُونَ
Kuran’ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.[90-93]
اَلَّذ۪ينَ
تَتَوَفّٰيهُمُ
الْمَلٰٓئِكَةُ
ظَالِم۪ٓي
اَنْفُسِهِمْۖ
فَاَلْقَوُا
السَّلَمَ
مَا
كُنَّا
نَعْمَلُ
مِنْ
سُٓوءٍۜ
بَلٰٓى
اِنَّ
اللّٰهَ
عَل۪يمٌ
بِمَا
كُنْتُمْ
تَعْمَلُونَ
Melekler kendilerine yazık etmiş kimselerin canlarını alırken: «Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk» diyerek teslim olurlar. Hayır; öyle değil; doğrusu Allah onların yaptıklarını bilmektedir.[28]
اَلَّذ۪ينَ
تَتَوَفّٰيهُمُ
الْمَلٰٓئِكَةُ
طَيِّب۪ينَۙ
يَقُولُونَ
سَلَامٌ
عَلَيْكُمُۙ
ادْخُلُوا
الْجَنَّةَ
بِمَا
كُنْتُمْ
تَعْمَلُونَ
Melekler onların canını temizlenmiş olarak alırken: «Selam size; yaptıklarınıza karşılık haydi cennete girin» derler.[32]
Yükleniyor...