ف ى 📊 Kök haritası

Bu kök toplamda 1364 ayette 1.701 kelime olarak geçmektedir.

Mekkî: 908 ayet / 1.086 kelime Medenî: 456 ayet / 615 kelime

Harf: 1.701 kelime

ف۪ي صُحُفٍ مُكَرَّمَةٍۙ
O, kutsal kılınmış, yüceltilmiş, arınmış sahifeler üzerindedir.[13-14]
فَاَنْبَتْنَا ف۪يهَا حَباًّۙ
Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.[26-31]
ف۪ٓي اَيِّ صُورَةٍ مَا شَٓاءَ رَكَّبَكَۜ
Ey insanoğlu! Seni yaratıp sonra şekil veren, düzenleyen, mütenasip kılan, istediği şekilde seni terkip eden, çok cömert olan Rabbine karşı seni aldatan nedir?[6-8]
اِنَّ الْاَبْرَارَ لَف۪ي نَع۪يمٍۚ
İyiler şüphesiz nimet içindedirler.[13]
وَاِنَّ الْفُجَّارَ لَف۪ي جَح۪يمٍۚ
Allah’ın buyruğundan çıkanlar cehennemdedirler.[14]
كَلَّٓا اِنَّ كِتَابَ الْفُجَّارِ لَف۪ي سِجّ۪ينٍۜ
Sakının; Allah’ın buyruğundan dışarı çıkanlar, muhakkak «Siccin» adlı defterde yazılıdır.[7]
كَلَّٓا اِنَّ كِتَابَ الْاَبْرَارِ لَف۪ي عِلِّيّ۪ينَۜ
Ama iyilerin defteri yüksek katlardadır.[18]
اِنَّ الْاَبْرَارَ لَف۪ي نَع۪يمٍۙ
İyiler, şüphesiz, nimet içinde ve tahtlar üzerinde etrafı seyrederler.[22-3]
تَعْرِفُ ف۪ي وُجُوهِهِمْ نَضْرَةَ النَّع۪يمِۚ
Onları, yüzlerindeki nimet pırıltısından tanırsın.[24]
خِتَامُهُ مِسْكٌۜ وَف۪ي ذٰلِكَ فَلْيَتَنَافَسِ الْمُتَنَافِسُونَۜ
Sonunda misk kokusu bırakan, ağzı kapalı saf bir içecekten içerler. İyi şeyler için yarışanlar, bunun için yarışsınlar.[25-6]
وَاَلْقَتْ مَا ف۪يهَا وَتَخَلَّتْۙ
Yer düzeltilip, içinde olanları dışarı atarak boşaldığı zaman ve yer Rabbine boyun eğdiği zaman, ki yer boyun eğecektir[3-5]
اِنَّهُ كَانَ ف۪ٓي اَهْلِه۪ مَسْرُوراً
Çünkü o, dünyada, adamlarının yanında iken zevk içindeydi.[13]
بَلِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا ف۪ي تَكْذ۪يبٍۙ
Doğrusu inkar edenler, hep yalanlayagelmişlerdir.[19]
ف۪ي لَوْحٍ مَحْفُوظٍ
Doğrusu sana vahyedilen bu Kitap, Levhi Mahfuz’da bulunan şanlı bir Kuran’dır.[21-2]
ثُمَّ لَا يَمُوتُ ف۪يهَا وَلَا يَحْيٰىۜ
O, orada ne ölecektir ne de dirilecektir.[13]
اِنَّ هٰذَا لَفِي الصُّحُفِ الْاُو۫لٰىۙ
Doğrusu bu hükümler ilk sahifelerde, İbrahim ve Musa’nın sahifelerinde de vardır.[18-9]
ف۪ي جَنَّةٍ عَالِيَةٍۙ
Yüksek bir cennettedirler.[10]
لَا تَسْمَعُ ف۪يهَا لَاغِيَةًۜ
Orada boş söz işitmezler.[11]
ف۪يهَا عَيْنٌ جَارِيَةٌۢ
Orada akan kaynak vardır.[12]
ف۪يهَا سُرُرٌ مَرْفُوعَةٌۙ
Orada, yükseltilmiş tahtlar vardır.[13]
Yükleniyor...