ل 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 2579 ayette 3.849 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 1786 ayet / 2.530 kelime Medenî: 793 ayet / 1.319 kelime
اِنْ
هُوَ
اِلَّا
ذِكْرٌ
لِلْعَالَم۪ينَۙ
Kuran, ancak aranızda doğru yola girmeyi dileyene ve alemlere bir öğüttür.[27-28]
لِمَنْ
شَٓاءَ
مِنْكُمْ
اَنْ
يَسْتَق۪يمَ
Kuran, ancak aranızda doğru yola girmeyi dileyene ve alemlere bir öğüttür.[27-28]
وَاِنَّ
عَلَيْكُمْ
لَحَافِظ۪ينَۙ
Oysa, yaptıklarınızı bilen değerli yazıcılar sizi gözetlemektedirler.[10-2]
اِنَّ
الْاَبْرَارَ
لَف۪ي
نَع۪يمٍۚ
İyiler şüphesiz nimet içindedirler.[13]
وَاِنَّ
الْفُجَّارَ
لَف۪ي
جَح۪يمٍۚ
Allah’ın buyruğundan çıkanlar cehennemdedirler.[14]
يَوْمَ
لَا
تَمْلِكُ
نَفْسٌ
لِنَفْسٍ
شَيْـٔاًۜ
وَالْاَمْرُ
يَوْمَئِذٍ
لِلّٰهِ
O gün, kimsenin kimseye hiçbir fayda sağlamayacağı bir gündür. O gün buyruk, yalnız Allah’ındır.[19]
وَيْلٌ
لِلْمُطَفِّف۪ينَۙ
İnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline![1-3]
لِيَوْمٍ
عَظ۪يمٍۙ
Bunlar, büyük bir günde tekrar dirileceklerini sanmıyorlar mı?[4-5]
يَوْمَ
يَقُومُ
النَّاسُ
لِرَبِّ
الْعَالَم۪ينَۜ
O gün insanlar Alemlerin Rabbinin huzurunda dururlar.[6]
كَلَّٓا
اِنَّ
كِتَابَ
الْفُجَّارِ
لَف۪ي
سِجّ۪ينٍۜ
Sakının; Allah’ın buyruğundan dışarı çıkanlar, muhakkak «Siccin» adlı defterde yazılıdır.[7]
وَيْلٌ
يَوْمَئِذٍ
لِلْمُكَذِّب۪ينَۙ
Yalanlayanların o gün vay haline![10]
كَلَّٓا
اِنَّهُمْ
عَنْ
رَبِّهِمْ
يَوْمَئِذٍ
لَمَحْجُوبُونَۜ
Hayır; doğrusu onlar o gün, Rablerinden yoksun kalacaklardır.[15]
ثُمَّ
اِنَّهُمْ
لَصَالُوا
الْجَح۪يمِۜ
Sonra onlar, şüphesiz, cehenneme gireceklerdir.[16]
كَلَّٓا
اِنَّ
كِتَابَ
الْاَبْرَارِ
لَف۪ي
عِلِّيّ۪ينَۜ
Ama iyilerin defteri yüksek katlardadır.[18]
اِنَّ
الْاَبْرَارَ
لَف۪ي
نَع۪يمٍۙ
İyiler, şüphesiz, nimet içinde ve tahtlar üzerinde etrafı seyrederler.[22-3]
خِتَامُهُ
مِسْكٌۜ
وَف۪ي
ذٰلِكَ
فَلْيَتَنَافَسِ
الْمُتَنَافِسُونَۜ
Sonunda misk kokusu bırakan, ağzı kapalı saf bir içecekten içerler. İyi şeyler için yarışanlar, bunun için yarışsınlar.[25-6]
وَاِذَا
رَاَوْهُمْ
قَالُٓوا
اِنَّ
هٰٓؤُ۬لَٓاءِ
لَضَٓالُّونَۙ
İnananları gördükleri zaman: «Doğrusu bunlar sapık olanlardır» derlerdi.[32]
وَاَذِنَتْ
لِرَبِّهَا
وَحُقَّتْۙ
Gök yarılıp Rabbine boyun eğdiği zaman, ki gök boyun eğecektir.[1-2]
وَاَذِنَتْ
لِرَبِّهَا
وَحُقَّتْۜ
Yer düzeltilip, içinde olanları dışarı atarak boşaldığı zaman ve yer Rabbine boyun eğdiği zaman, ki yer boyun eğecektir[3-5]
لَتَرْكَبُنَّ
طَبَقاً
عَنْ
طَبَقٍۜ
Şüphesiz siz bir durumdan diğerine uğratılacaksınız. (tabakadan tabakaya bineceksiniz)[19]
Yükleniyor...