و 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 4583 ayette 10.004 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 3198 ayet / 5.890 kelime Medenî: 1385 ayet / 4.114 kelime
وَاَصْبَحَ
الَّذ۪ينَ
تَمَنَّوْا
مَكَانَهُ
بِالْاَمْسِ
يَقُولُونَ
وَيْكَاَنَّ
اللّٰهَ
يَبْسُطُ
الرِّزْقَ
لِمَنْ
يَشَٓاءُ
مِنْ
عِبَادِه۪
وَيَقْدِرُۚ
لَوْلَٓا
اَنْ
مَنَّ
اللّٰهُ
عَلَيْنَا
لَخَسَفَ
بِنَاۜ
وَيْكَاَنَّهُ
لَا
يُفْلِحُ
الْكَافِرُونَ۟
Daha dün onun yerinde olmayı dileyenler: «Demek Allah kullarından dilediğinin rızkını genişletip bir ölçüye göre veriyor. Eğer Allah bize lütfetmiş olmasaydı, bizi de yerin dibine geçirirdi. Demek ki inkarcılar başarıya eremezler» demeye başladılar.[82]
تِلْكَ
الدَّارُ
الْاٰخِرَةُ
نَجْعَلُهَا
لِلَّذ۪ينَ
لَا
يُر۪يدُونَ
عُلُواًّ
فِي
الْاَرْضِ
وَلَا
فَسَاداًۜ
وَالْعَاقِبَةُ
لِلْمُتَّق۪ينَ
Bu ahiret yurdunu, yeryüzünde böbürlenmeyi ve bozgunculuğu istemeyen kimselere veririz. Sonuç Allah’a karşı gelmekten sakınanlarındır.[83]
مَنْ
جَٓاءَ
بِالْحَسَنَةِ
فَلَهُ
خَيْرٌ
مِنْهَاۚ
وَمَنْ
جَٓاءَ
بِالسَّيِّئَةِ
فَلَا
يُجْزَى
الَّذ۪ينَ
عَمِلُوا
السَّيِّـَٔاتِ
اِلَّا
مَا
كَانُوا
يَعْمَلُونَ
Kim bir iyilik getirirse, ona daha iyisi verilir. Kim bir kötülük getirirse, o kötülükleri işleyenler, ancak yaptıkları kadar ceza görürler.[84]
اِنَّ
الَّذ۪ي
فَرَضَ
عَلَيْكَ
الْقُرْاٰنَ
لَـرَٓادُّكَ
اِلٰى
مَعَادٍۜ
قُلْ
رَبّ۪ٓي
اَعْلَمُ
مَنْ
جَٓاءَ
بِالْهُدٰى
وَمَنْ
هُوَ
ف۪ي
ضَلَالٍ
مُب۪ينٍ
Kuran’a uymayı sana farz kılan Allah, seni döneceğin yere döndürecektir. De ki: «Rabbim kimin doğrulukla geldiğini, kimin apaçık sapıklıkta bulunduğunu en iyi bilendir.»[85]
وَمَا
كُنْتَ
تَرْجُٓوا
اَنْ
يُلْقٰٓى
اِلَيْكَ
الْكِتَابُ
اِلَّا
رَحْمَةً
مِنْ
رَبِّكَ
فَلَا
تَكُونَنَّ
ظَه۪يراً
لِلْكَافِر۪ينَۘ
Sen, sana bu Kitap’ın verileceğini ummazdın. O ancak Rabbinin bir rahmetidir. Öyleyse sakın inkarcılara yardımcı olma.[86]
وَلَا
يَصُدُّنَّكَ
عَنْ
اٰيَاتِ
اللّٰهِ
بَعْدَ
اِذْ
اُنْزِلَتْ
اِلَيْكَ
وَادْعُ
اِلٰى
رَبِّكَ
وَلَا
تَكُونَنَّ
مِنَ
الْمُشْرِك۪ينَۚ
Allah’ın ayetleri sana indirildiğinde sakın seni onlardan alıkoymasınlar. Rabbine çağır, sakın müşriklerden olma.[87]
وَلَا
تَدْعُ
مَعَ
اللّٰهِ
اِلٰهاً
اٰخَرَۢ
لَٓا
اِلٰهَ
اِلَّا
هُوَ۠
كُلُّ
شَيْءٍ
هَالِكٌ
اِلَّا
وَجْهَهُۜ
لَهُ
الْحُكْمُ
وَاِلَيْهِ
تُرْجَعُونَ
Allah’la beraber başka tanrı tutup tapma. O’ndan başka tanrı yoktur. O’ndan başka her şey yok olacaktır. Hüküm O’nundur, O’na döndürüleceksiniz.[88]
اَحَسِبَ
النَّاسُ
اَنْ
يُتْرَكُٓوا
اَنْ
يَقُولُٓوا
اٰمَنَّا
وَهُمْ
لَا
يُفْتَنُونَ
And olsun, biz kendilerinden öncekileri de denemişken, insanlar, «İnandık» deyince, denenmeden bırakılacaklarını mı sanırlar? Allah elbette doğruları ortaya koyacak ve elbette yalancıları da ortaya çıkaracaktır.[2-3]
وَلَقَدْ
فَتَنَّا
الَّذ۪ينَ
مِنْ
قَبْلِهِمْ
فَلَيَعْلَمَنَّ
اللّٰهُ
الَّذ۪ينَ
صَدَقُوا
وَلَيَعْلَمَنَّ
الْكَاذِب۪ينَ
And olsun, biz kendilerinden öncekileri de denemişken, insanlar, «İnandık» deyince, denenmeden bırakılacaklarını mı sanırlar? Allah elbette doğruları ortaya koyacak ve elbette yalancıları da ortaya çıkaracaktır.[2-3]
اَمْ
حَسِبَ
الَّذ۪ينَ
يَعْمَلُونَ
السَّيِّـَٔاتِ
اَنْ
يَسْبِقُونَاۜ
سَٓاءَ
مَا
يَحْكُمُونَ
Yoksa, kötülük yapanlar Bizden kaçabileceklerini mi sanarlar? Ne kötü hüküm veriyorlar![4]
مَنْ
كَانَ
يَرْجُوا
لِقَٓاءَ
اللّٰهِ
فَاِنَّ
اَجَلَ
اللّٰهِ
لَاٰتٍۜ
وَهُوَ
السَّم۪يعُ
الْعَل۪يمُ
Allah’la karşılaşmayı uman bilsin ki, Allah’ın bunun için belirttiği vakit gelecektir. O, işitir ve bilir.[5]
وَمَنْ
جَاهَدَ
فَاِنَّمَا
يُجَاهِدُ
لِنَفْسِه۪ۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
لَغَنِيٌّ
عَنِ
الْعَالَم۪ينَ
Hak uğrunda cihat eden, ancak kendisi için cihat etmiş olur. Doğrusu Allah, alemlerden müstağnidir.[6]
وَالَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِ
لَنُكَفِّرَنَّ
عَنْهُمْ
سَيِّـَٔاتِهِمْ
وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ
اَحْسَنَ
الَّذ۪ي
كَانُوا
يَعْمَلُونَ
İnanıp yararlı iş işleyenlerin kötülüklerini, and olsun ki, örteriz; onları, yaptıklarından daha güzeli ile mükafatlandırırız.[7]
وَوَصَّيْنَا
الْاِنْسَانَ
بِوَالِدَيْهِ
حُسْناًۜ
وَاِنْ
جَاهَدَاكَ
لِتُشْرِكَ
ب۪ي
مَا
لَيْسَ
لَكَ
بِه۪
عِلْمٌ
فَلَا
تُطِعْهُمَاۜ
اِلَيَّ
مَرْجِعُكُمْ
فَاُنَبِّئُكُمْ
بِمَا
كُنْتُمْ
تَعْمَلُونَ
Biz, insana, ana ve babasına karşı iyi davranmasını tavsiye etmişizdir. Eğer ana baba, seni bir şeyi körü körüne Bana ortak koşman için zorlarlarsa, o zaman onlara itaat etme. Dönüşünüz Banadır. Yaptıklarınızı size bildiririm.[8]
وَالَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِ
لَنُدْخِلَنَّهُمْ
فِي
الصَّالِح۪ينَ
İnanıp, yararlı iş işleyenleri, and olsun, iyilerin arasına koyarız.[9]
وَمِنَ
النَّاسِ
مَنْ
يَقُولُ
اٰمَنَّا
بِاللّٰهِ
فَاِذَٓا
اُو۫ذِيَ
فِي
اللّٰهِ
جَعَلَ
فِتْنَةَ
النَّاسِ
كَعَذَابِ
اللّٰهِۜ
وَلَئِنْ
جَٓاءَ
نَصْرٌ
مِنْ
رَبِّكَ
لَيَقُولُنَّ
اِنَّا
كُنَّا
مَعَكُمْۜ
اَوَلَيْسَ
اللّٰهُ
بِاَعْلَمَ
بِمَا
ف۪ي
صُدُورِ
الْعَالَم۪ينَ
İnsanlardan: «Allah’a inandık» diyenler vardır; ama Allah uğrunda bir ezaya uğratılınca, insanların ezasını Allah’ın azabı gibi tutarlar. Rabbinizden bir yardım gelecek olursa, and olsun ki, «Doğrusu biz sizinle beraberdik» derler. Allah, herkesin kalbinde olanları en iyi bilen değil midir?[10]
وَلَيَعْلَمَنَّ
اللّٰهُ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَلَيَعْلَمَنَّ
الْمُنَافِق۪ينَ
Allah elbette inananları bilir ve elbette ikiyüzlüleri de bilir.[11]
وَقَالَ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
لِلَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
اتَّبِعُوا
سَب۪يلَنَا
وَلْنَحْمِلْ
خَطَايَاكُمْۜ
وَمَا
هُمْ
بِحَامِل۪ينَ
مِنْ
خَطَايَاهُمْ
مِنْ
شَيْءٍۜ
اِنَّهُمْ
لَكَاذِبُونَ
İnkar edenler inananlara: «Bizim yolumuza uyun da sizin günahlarınızı biz taşıyalım» derler. Oysa onların günahlarından hiçbirini yüklenecek değillerdir. Doğrusu onlar yalancıdırlar.[12]
وَلَيَحْمِلُنَّ
اَثْقَالَهُمْ
وَاَثْقَالاً
مَعَ
اَثْقَالِهِمْۘ
وَلَيُسْـَٔلُنَّ
يَوْمَ
الْقِيٰمَةِ
عَمَّا
كَانُوا
يَفْتَرُونَ۟
Onlar kendi ağırlıklarını, kendi ağırlıkları yanında daha nice ağırlıkları yüklenecekler ve uydurup durdukları şeylerden kıyamet günü sorguya çekileceklerdir.[13]
وَلَقَدْ
اَرْسَلْنَا
نُوحاً
اِلٰى
قَوْمِه۪
فَلَبِثَ
ف۪يهِمْ
اَلْفَ
سَنَةٍ
اِلَّا
خَمْس۪ينَ
عَاماًۜ
فَاَخَذَهُمُ
الطُّوفَانُ
وَهُمْ
ظَالِمُونَ
And olsun ki, Nuh’u milletine gönderdik; aralarında bin seneden elli yıl eksik kaldı. Sonunda onlar haksızlık yaparken, tufan onları yakalayıverdi.[14]
Yükleniyor...