و 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 4583 ayette 10.004 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 3198 ayet / 5.890 kelime Medenî: 1385 ayet / 4.114 kelime
تُرْج۪ي
مَنْ
تَشَٓاءُ
مِنْهُنَّ
وَتُــْٔـو۪ٓي
اِلَيْكَ
مَنْ
تَشَٓاءُۜ
وَمَنِ
ابْتَغَيْتَ
مِمَّنْ
عَزَلْتَ
فَلَا
جُنَاحَ
عَلَيْكَۜ
ذٰلِكَ
اَدْنٰٓى
اَنْ
تَقَرَّ
اَعْيُنُهُنَّ
وَلَا
يَحْزَنَّ
وَيَرْضَيْنَ
بِمَٓا
اٰتَيْتَهُنَّ
كُلُّهُنَّۜ
وَاللّٰهُ
يَعْلَمُ
مَا
ف۪ي
قُلُوبِكُمْۜ
وَكَانَ
اللّٰهُ
عَل۪يماً
حَل۪يماً
Bunlardan istediğini bırakır, istediğini yanına alabilirsin. Sırasını geri bırakmış olduklarından da arzu ettiğini yanına almanda sana bir sorumluluk yoktur. Bu onların gözlerinin aydın olmasını, üzülmemelerini, hepsine verdiğin şeylere razı olmalarını daha iyi sağlar. Allah kalblerinizde olanı bilir; Allah bilendir, Halim olandır.[51]
لَا
يَحِلُّ
لَكَ
النِّسَٓاءُ
مِنْ
بَعْدُ
وَلَٓا
اَنْ
تَبَدَّلَ
بِهِنَّ
مِنْ
اَزْوَاجٍ
وَلَوْ
اَعْجَبَكَ
حُسْنُهُنَّ
اِلَّا
مَا
مَلَكَتْ
يَم۪ينُكَۜ
وَكَانَ
اللّٰهُ
عَلٰى
كُلِّ
شَيْءٍ
رَق۪يـباً۟
Bundan sonra sana hiçbir kadın, cariyelerin bir yana, güzellikleri ne kadar hoşuna giderse gitsin, hiçbirini boşayıp başka bir eşle değiştirmen helal değildir. Allah her şeyi gözetmektedir.[52]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
لَا
تَدْخُلُوا
بُيُوتَ
النَّبِيِّ
اِلَّٓا
اَنْ
يُؤْذَنَ
لَكُمْ
اِلٰى
طَعَامٍ
غَيْرَ
نَاظِر۪ينَ
اِنٰيهُۙ
وَلٰكِنْ
اِذَا
دُع۪يتُمْ
فَادْخُلُوا
فَاِذَا
طَعِمْتُمْ
فَانْتَشِرُوا
وَلَا
مُسْتَأْنِس۪ينَ
لِحَد۪يثٍۜ
اِنَّ
ذٰلِكُمْ
كَانَ
يُؤْذِي
النَّبِيَّ
فَيَسْتَحْـي۪
مِنْكُمْۘ
وَاللّٰهُ
لَا
يَسْتَحْـي۪
مِنَ
الْحَقِّۜ
وَاِذَا
سَاَلْتُمُوهُنَّ
مَتَاعاً
فَسْـَٔلُوهُنَّ
مِنْ
وَرَٓاءِ
حِجَابٍۜ
ذٰلِكُمْ
اَطْهَرُ
لِقُلُوبِكُمْ
وَقُلُوبِهِنَّۜ
وَمَا
كَانَ
لَكُمْ
اَنْ
تُؤْذُوا
رَسُولَ
اللّٰهِ
وَلَٓا
اَنْ
تَنْكِحُٓوا
اَزْوَاجَهُ
مِنْ
بَعْدِه۪ٓ
اَبَداًۜ
اِنَّ
ذٰلِكُمْ
كَانَ
عِنْـدَ
اللّٰهِ
عَظ۪يـماً
Ey inananlar! Peygamber’in evlerine, yemeğe çağırılmaksızın vakitli vakitsiz girmeyin; fakat davet edilseniz girin ve yemeği yiyince, dağılın. Sohbet etmek için de girip oturmayın. Bu haliniz Peygamber’i üzüyor, o da size bir şey söylemeye çekiniyordu. Allah gerçeği söylemekten çekinmez. Peygamber’in eşlerinden bir şey isteyeceğinizde onu perde arkasından isteyin. Bu sayede sizin gönülleriniz de, onların gönülleri de daha temiz kalır. Bundan sonra ne Allah’ın Peygamber’ini üzmeniz ve ne de O’nun eşlerini nikahlamanız asla caiz değildir. Doğrusu bu, Allah katında büyük şeydir.[53]
اِنْ
تُبْدُوا
شَيْـٔاً
اَوْ
تُخْفُوهُ
فَاِنَّ
اللّٰهَ
كَانَ
بِكُلِّ
شَيْءٍ
عَل۪يماً
Bir şeyi açıklasanız de gizleseniz de Allah şüphesiz hepsini bilir.[54]
لَا
جُنَاحَ
عَلَيْهِنَّ
ف۪ٓي
اٰبَٓائِهِنَّ
وَلَٓا
اَبْنَٓائِهِنَّ
وَلَٓا
اِخْوَانِهِنَّ
وَلَٓا
اَبْنَٓاءِ
اِخْوَانِهِنَّ
وَلَٓا
اَبْنَٓاءِ
اَخَوَاتِهِنَّ
وَلَا
نِسَٓائِهِنَّ
وَلَا
مَا
مَلَكَتْ
اَيْمَانُهُنَّۚ
وَاتَّق۪ينَ
اللّٰهَۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
كَانَ
عَلٰى
كُلِّ
شَيْءٍ
شَه۪يداً
Onların; babaları, oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, hizmetçi kadınları ve cariyeleri hakkında bir sorumluluğu yoktur. Allah’tan sakının, çünkü Allah her şeye şahiddir.[55]
اِنَّ
اللّٰهَ
وَمَلٰٓئِكَتَهُ
يُصَلُّونَ
عَلَى
النَّبِيِّۜ
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
صَلُّوا
عَلَيْهِ
وَسَلِّمُوا
تَسْل۪يماً
Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamberi överler: Ey inananlar! Siz de onu övün, ona salat ve selam getirin.[56]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
يُؤْذُونَ
اللّٰهَ
وَرَسُولَهُ
لَعَنَهُمُ
اللّٰهُ
فِي
الدُّنْيَا
وَالْاٰخِرَةِ
وَاَعَدَّ
لَهُمْ
عَذَاباً
مُه۪يناً
Allah’ı ve Peygamber’ini incitenlere, Allah dünyada da ahirette de lanet eder; onlara alçaltıcı bir azap hazırlar.[57]
وَالَّذ۪ينَ
يُؤْذُونَ
الْمُؤْمِن۪ينَ
وَالْمُؤْمِنَاتِ
بِغَيْرِ
مَا
اكْتَسَبُوا
فَقَدِ
احْتَمَلُوا
بُهْتَاناً
وَاِثْماً
مُب۪يناً۟
İnanan erkek ve kadınları, yapmadıkları bir şeyden ötürü incitenler, şüphesiz iftira etmiş ve apaçık bir günah yüklenmiş olurlar.[58]
يَٓا اَيُّهَا
النَّبِيُّ
قُلْ
لِاَزْوَاجِكَ
وَبَنَاتِكَ
وَنِسَٓاءِ
الْمُؤْمِن۪ينَ
يُدْن۪ينَ
عَلَيْهِنَّ
مِنْ
جَلَاب۪يبِهِنَّۜ
ذٰلِكَ
اَدْنٰٓى
اَنْ
يُعْرَفْنَ
فَلَا
يُؤْذَيْنَۜ
وَكَانَ
اللّٰهُ
غَفُوراً
رَح۪يماً
Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına, dışarı çıkarken üstlerine örtü almalarını söyle; bu, onların hür ve namuslu bilinmelerini ve bundan dolayı incitilmemelerini daha iyi sağlar. Allah bağışlar ve merhamet eder.[59]
لَئِنْ
لَمْ
يَنْتَهِ
الْمُنَافِقُونَ
وَالَّذ۪ينَ
ف۪ي
قُلُوبِهِمْ
مَرَضٌ
وَالْمُرْجِفُونَ
فِي
الْمَد۪ينَةِ
لَنُغْرِيَنَّكَ
بِهِمْ
ثُمَّ
لَا
يُجَاوِرُونَكَ
ف۪يهَٓا
اِلَّا
قَل۪يلاًۚۛ
İkiyüzlüler, kalblerinde fesat bulunanlar, şehirde bozguncu haberler yayanlar, eğer bundan vazgeçmezlerse, and olsun ki, seni onlarla mücadeleye davet ederiz; sonra çevrende az bir zamandan fazla kalamazlar.[60]
مَلْعُون۪ينَۚۛ
اَيْنَ مَا
ثُقِفُٓوا
اُخِذُوا
وَقُتِّلُوا
تَقْت۪يلًا
Lanetlenmiş olarak, nerede bulunurlarsa yakalanır ve hem de öldürülürler.[61]
سُنَّةَ
اللّٰهِ
فِي
الَّذ۪ينَ
خَلَوْا
مِنْ
قَبْلُۚ
وَلَنْ
تَجِدَ
لِسُنَّةِ
اللّٰهِ
تَبْد۪يلاً
Allah’ın geçmişlere uyguladığı yasası budur ve Allah’ın yasasında bir değişme bulamazsın.[62]
يَسْـَٔلُكَ
النَّاسُ
عَنِ
السَّاعَةِۜ
قُلْ
اِنَّمَا
عِلْمُهَا
عِنْدَ
اللّٰهِۜ
وَمَا
يُدْر۪يكَ
لَعَلَّ
السَّاعَةَ
تَكُونُ
قَر۪يباً
İnsanlar senden kıyametin zamanını soruyorlar; de ki: «Onun bilgisi ancak Allah katındadır; ne bilirsin, belki de zamanı yakındır.»[63]
اِنَّ
اللّٰهَ
لَعَنَ
الْكَافِر۪ينَ
وَاَعَدَّ
لَهُمْ
سَع۪يراًۙ
Allah şüphesiz, inkarcılara lanet etmiş ve onlara içinde sonsuz olarak temelli kalacakları çılgın alevli cehennemi hazırlamıştır. Onlar bir dost ve yardımcı bulamazlar.[64-65]
خَالِد۪ينَ
ف۪يهَٓا
اَبَداًۚ
لَا
يَجِدُونَ
وَلِياًّ
وَلَا
نَص۪يراًۚ
Allah şüphesiz, inkarcılara lanet etmiş ve onlara içinde sonsuz olarak temelli kalacakları çılgın alevli cehennemi hazırlamıştır. Onlar bir dost ve yardımcı bulamazlar.[64-65]
يَوْمَ
تُقَلَّبُ
وُجُوهُهُمْ
فِي
النَّارِ
يَقُولُونَ
يَا لَيْتَنَٓا
اَطَعْنَا
اللّٰهَ
وَاَطَعْنَا
الرَّسُولَا
Yüzleri ateşte çevrildiği gün: «Keşke Allah’a itaat etseydik, keşke Peygamber’e itaat etseydik!» derler.[66]
وَقَالُوا
رَبَّنَٓا
اِنَّٓا
اَطَعْنَا
سَادَتَنَا
وَكُـبَرَٓاءَنَا
فَاَضَلُّونَا
السَّب۪يلَا
«Rabbimiz! Biz yöneticilerimize ve büyüklerimize itaat etmiştik, fakat onlar bizi yoldan saptırdılar.», «Rabbimiz! Onlara iki kat azap ver, onları büyük bir lanete uğrat» derler.[67-68]
رَبَّنَٓا
اٰتِهِمْ
ضِعْفَيْنِ
مِنَ
الْعَذَابِ
وَالْعَنْهُمْ
لَعْناً
كَب۪يراً۟
«Rabbimiz! Biz yöneticilerimize ve büyüklerimize itaat etmiştik, fakat onlar bizi yoldan saptırdılar.», «Rabbimiz! Onlara iki kat azap ver, onları büyük bir lanete uğrat» derler.[67-68]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
لَا
تَكُونُوا
كَالَّذ۪ينَ
اٰذَوْا
مُوسٰى
فَبَرَّاَهُ
اللّٰهُ
مِمَّا
قَالُواۜ
وَكَانَ
عِنْدَ
اللّٰهِ
وَج۪يهاً
Ey inananlar! Musa’yı incitenler gibi olmayın. Nitekim Allah onu, söylediklerinden beri tutmuştu. O, Allah’ın katında değerli bir kişiydi.[69]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
اتَّقُوا
اللّٰهَ
وَقُولُوا
قَوْلاً
سَد۪يداًۙ
Ey inananlar! Allah’tan sakının, dürüst söz söyleyin de Allah işlerinizi kendinize yararlı kılsın ve günahlarınızı size bağışlasın. Kim Allah’a ve Peygamber’ine itaat ederse, şüphesiz büyük bir kurtuluşa ermiş olur.[70-71]
Yükleniyor...