و 📊 Kök haritası

Bu kök toplamda 4583 ayette 10.004 kelime olarak geçmektedir.

Mekkî: 3198 ayet / 5.890 kelime Medenî: 1385 ayet / 4.114 kelime

İsim: 481 kelime Harf: 9.594 kelime

يَطُوفُونَ بَيْنَهَا وَبَيْنَ حَم۪يمٍ اٰنٍۚ
Onlar, cehennem ateşiyle kaynar su arasında dolaşır dururlar.[44]
وَلِمَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّه۪ جَنَّتَانِۚ
Rabbine karşı durmaktan korkan kimseye iki cennet vardır.[46]
مُتَّكِـ۪ٔينَ عَلٰى فُرُشٍ بَطَٓائِنُهَا مِنْ اِسْتَبْرَقٍۜ وَجَنَا الْجَنَّتَيْنِ دَانٍۚ
Orada, örtüleri parlak atlastan yataklara yaslanırlar; iki cennetin meyvelerini de kolayca toplarlar.[54]
ف۪يهِنَّ قَاصِرَاتُ الطَّرْفِۙ لَمْ يَطْمِثْهُنَّ اِنْسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَٓانٌّۚ
Orada, bakışlarını yalnız eşlerine çevirmiş, daha önce ne insan ve ne de cinlerin dokunmuş olduğu eşler vardır.[56]
كَاَنَّهُنَّ الْيَاقُوتُ وَالْمَرْجَانُۚ
Onlar yakut ve mercan gibidirler.[58]
وَمِنْ دُونِهِمَا جَنَّتَانِۚ
Bu iki cennetten başka iki cennet daha vardır.[62]
ف۪يهِمَا فَاكِهَةٌ وَنَخْلٌ وَرُمَّانٌۚ
İkisinde de türlü türlü meyveler, hurmalıklar ve nar ağaçları vardır.[68]
لَمْ يَطْمِثْهُنَّ اِنْسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَٓانٌّۚ
Onlara daha önce insan da, cin de dokunmamıştır.[74]
مُتَّكِـ۪ٔينَ عَلٰى رَفْرَفٍ خُضْرٍ وَعَبْقَرِيٍّ حِسَانٍۚ
Cennetlikler orada yeşil yastıklara ve harikulade işlemeli döşeklere yaslanırlar.[76]
تَبَارَكَ اسْمُ رَبِّكَ ذِي الْجَلَالِ وَالْاِكْرَامِ
Büyük ve pek cömert olan Rabbinin adı ne yücedir![78]
وَبُسَّتِ الْجِبَالُ بَساًّۙ
Ey insanlar! Yer sarsıldıkça sarsıldığı, dağlar ufalandıkça ufalanıp da toz duman haline geldiği zaman, siz de üç sınıf olursunuz.[4-7]
وَكُنْتُمْ اَزْوَاجاً ثَلٰثَةًۜ
Ey insanlar! Yer sarsıldıkça sarsıldığı, dağlar ufalandıkça ufalanıp da toz duman haline geldiği zaman, siz de üç sınıf olursunuz.[4-7]
وَاَصْحَابُ الْمَشْـَٔمَةِ مَٓا اَصْحَابُ الْمَشْـَٔمَةِۜ
Kötülük işlediklerini belirtmek üzere, amel defterleri soldan verilenler; ne yazık o solculara![9]
وَالسَّابِقُونَ السَّابِقُونَۙ
İyilik işlemekte önde olanlar, karşılıklarını almakta da önde olanlardır.[10]
وَقَل۪يلٌ مِنَ الْاٰخِر۪ينَۜ
Onların büyük kısmı eski ümmetlerden, bir kısmı da sonrakilerdendir.[13-14]
بِاَكْوَابٍ وَاَبَار۪يقَ وَكَأْسٍ مِنْ مَع۪ينٍۙ
Ölümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar.[17-21]
لَا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنْزِفُونَۙ
Ölümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar.[17-21]
وَفَاكِهَةٍ مِمَّا يَتَخَيَّرُونَۙ
Ölümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar.[17-21]
وَلَحْمِ طَيْرٍ مِمَّا يَشْتَهُونَۜ
Ölümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar.[17-21]
وَحُورٌ ع۪ينٌۙ
İşlediklerine karşılık olarak, sedefteki inciler gibi ceylan gözlüler vardır. Orada boş ve günaha sokacak bir söz duymazlar.[22-24]
Yükleniyor...