و 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 4583 ayette 10.004 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 3198 ayet / 5.890 kelime Medenî: 1385 ayet / 4.114 kelime
وَكُنَّا
نُكَذِّبُ
بِيَوْمِ
الدّ۪ينِۙ
«Ceza gününü yalanlardık.»[46]
وَمَا
يَذْكُرُونَ
اِلَّٓا
اَنْ
يَشَٓاءَ
اللّٰهُۜ
هُوَ
اَهْلُ
التَّقْوٰى
وَاَهْلُ
الْمَغْفِرَةِ
Allah dilemeksizin öğüt alamazlar. O, kendisinden korkulmaya daha layıktır ve bağışlamaya daha ehildir.[56]
وَلَٓا
اُقْسِمُ
بِالنَّفْسِ
اللَّوَّامَةِ
Ve nedamet çeken nefse yemin ederim.[2]
وَخَسَفَ
الْقَمَرُۙ
Gözün kamaştığı, ayın tutulduğu, güneş ve ayın bir araya getirildiği zaman, işte o gün insan: «kaçacak yer nerede?» der.[7-10]
وَجُمِعَ
الشَّمْسُ
وَالْقَمَرُۙ
Gözün kamaştığı, ayın tutulduğu, güneş ve ayın bir araya getirildiği zaman, işte o gün insan: «kaçacak yer nerede?» der.[7-10]
يُنَبَّؤُا
الْاِنْسَانُ
يَوْمَئِذٍ
بِمَا
قَدَّمَ
وَاَخَّرَۜ
O gün, insanoğluna önde ve sonda yaptığı ne varsa bildirilir.[13]
وَلَوْ
اَلْقٰى
مَعَاذ۪يرَهُۜ
Özürlerini sayıp dökse de, insanoğlu, artık kendi kendinin şahididir.[14-15]
اِنَّ
عَلَيْنَا
جَمْعَهُ
وَقُرْاٰنَهُۚ
Doğrusu o vahyolunanı kalbine yerleştirmek ve onu sana okutturmak Bize düşer.[17]
وَوُجُوهٌ
يَوْمَئِذٍ
بَاسِرَةٌۙ
O gün bir takım yüzler de asıktır.[24]
وَق۪يلَ
مَنْ۔
رَاقٍۙ
Dikkat edin; can boğaza gelip köprücük kemiklerine dayandığı zaman: «Çare bulan yok mudur?» denir.[26-27]
وَظَنَّ
اَنَّهُ
الْفِرَاقُۙ
Artık ayrılık vaktinin geldiğini sanır.[28]
فَلَا
صَدَّقَ
وَلَا
صَلّٰىۙ
O, Peygamberi doğrulamamış, namaz kılmamış, ama yalanlayıp yüz çevirmiş, sonra da salına salına kendinden yana olanlara gitmişti.[31-33]
وَلٰـكِنْ
كَذَّبَ
وَتَوَلّٰىۙ
O, Peygamberi doğrulamamış, namaz kılmamış, ama yalanlayıp yüz çevirmiş, sonra da salına salına kendinden yana olanlara gitmişti.[31-33]
فَجَعَلَ
مِنْهُ
الزَّوْجَيْنِ
الذَّكَرَ
وَالْاُنْثٰىۜ
Ondan, erkek, dişi iki cins yaratmıştı.[39]
اِنَّا
هَدَيْنَاهُ
السَّب۪يلَ
اِمَّا
شَاكِراً
وَاِمَّا
كَفُوراً
Şüphesiz ona yol gösterdik; buna kimi şükreder, kimi de nankörlük.[3]
اِنَّٓا
اَعْتَدْنَا
لِلْـكَافِر۪ينَ
سَلَاسِلَا۬
وَاَغْلَالاً
وَسَع۪يراً
Doğrusu, inkarcılar için zincirler, demir halkalar ve çılgın alevli cehennem hazırladık.[4]
يُوفُونَ
بِالنَّذْرِ
وَيَخَافُونَ
يَوْماً
كَانَ
شَرُّهُ
مُسْتَط۪يراً
Onlar verdikleri sözleri yerine getirirler, fenalığı yaygın olan bir günden korkarlar.[7]
وَيُطْعِمُونَ
الطَّعَامَ
عَلٰى
حُبِّه۪
مِسْك۪يناً
وَيَت۪يماً
وَاَس۪يراً
Onlar içleri çektiği halde, yiyeceği yoksula, öksüze ve esire yedirirler.[8]
Yükleniyor...