و 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 4583 ayette 10.004 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 3198 ayet / 5.890 kelime Medenî: 1385 ayet / 4.114 kelime
ثُمَّ
لَا
يَمُوتُ
ف۪يهَا
وَلَا
يَحْيٰىۜ
O, orada ne ölecektir ne de dirilecektir.[13]
وَذَكَرَ
اسْمَ
رَبِّه۪
فَصَلّٰىۜ
Arınmış olan, Rabbinin adını anıp namaz kılan, saadete erişecektir.[14-5]
وَالْاٰخِرَةُ
خَيْرٌ
وَاَبْـقٰىۜ
Oysa ahiret daha iyi ve daha bakidir.[17]
صُحُفِ
اِبْرٰه۪يمَ
وَمُوسٰى
Doğrusu bu hükümler ilk sahifelerde, İbrahim ve Musa’nın sahifelerinde de vardır.[18-9]
لَا
يُسْمِنُ
وَلَا
يُغْن۪ي
مِنْ
جُوعٍۜ
Semirtmeyen, açlığı gidermeyen kötü kokulu (kuru) bir dikenden başka yiyecekleri yoktur.[6-7]
وَزَرَابِيُّ
مَبْثُوثَةٌۜ
Serilmiş, yumuşak tüylü halılar vardır.[16]
وَاِلَى
السَّمَٓاءِ
كَيْفَ
رُفِعَتْ۠
Bu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?[17-20]
وَاِلَى
الْجِبَالِ
كَيْفَ
نُصِبَتْ۠
Bu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?[17-20]
وَاِلَى
الْاَرْضِ
كَيْفَ
سُطِحَتْ۠
Bu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?[17-20]
اِلَّا
مَنْ
تَوَلّٰى
وَكَفَرَۙ
Ama kim yüz çevirir, inkar ederse, Allah onu en büyük azaba uğratır.[23-4]
وَالَّيْلِ
اِذَا
يَسْرِۚ
Gelip geçen geceye and olsun ki, bunların her biri akıl sahibi için birer yemine değmez mi?[4-5]
وَثَمُودَ
الَّذ۪ينَ
جَابُوا
الصَّخْرَ
بِالْوَادِۙۖ
Vadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun’a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi?[9-12]
وَفِرْعَوْنَ
ذِي
الْاَوْتَادِۙۖ
Vadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun’a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi?[9-12]
فَاَمَّا
الْاِنْسَانُ
اِذَا
مَا
ابْتَلٰيهُ
رَبُّهُ
فَاَكْرَمَهُ
وَنَعَّمَهُ
فَيَقُولُ
رَبّ۪ٓي
اَكْرَمَنِۜ
Rabbin denemek için bir insana iyilik edip, nimet verdiği zaman, o: «Rabbim beni şerefli kıldı» der.[15]
وَاَمَّٓا
اِذَا
مَا
ابْتَلٰيهُ
فَقَدَرَ
عَلَيْهِ
رِزْقَهُ
فَيَقُولُ
رَبّ۪ٓي
اَهَانَنِۚ
Ama onu sınamak için rızkını daraltıp bir ölçüye göre verdiği zaman: «Rabbim bana hor baktı» der.[16]
Yükleniyor...