ا ذ ا Kavram bilgisi için tıklayınız. 📊 Kök haritası

Bu kök toplamda 412 ayette 454 kelime olarak geçmektedir.

Mekkî: 283 ayet / 303 kelime Medenî: 129 ayet / 151 kelime

Harf: 454 kelime ✕ Filtreyi kaldır

اِذَا السَّمَٓاءُ انْفَطَرَتْۙ
Gök yarıldığı zaman,[1]
وَاِذَا الْـكَوَاكِبُ انْتَثَرَتْۙ
Yıldızlar dağılıp döküldüğü zaman,[2]
وَاِذَا الْبِحَارُ فُجِّرَتْۙ
Denizler kaynaştığı zaman,[3]
وَاِذَا الْقُبُورُ بُعْثِرَتْۙ
Kabirlerin içi dışa çıktığı zaman,[4]
اَلَّذ۪ينَ اِذَا ا‌كْتَالُوا عَلَى النَّاسِ يَسْتَوْفُونَۘ
İnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline![1-3]
وَاِذَا كَالُوهُمْ اَوْ وَزَنُوهُمْ يُخْسِرُونَۜ
İnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline![1-3]
اِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِ اٰيَاتُنَا قَالَ اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَۜ
Ona ayetlerimiz okunduğu zaman «Öncekilerin masalları» der.[13]
وَاِذَا مَرُّوا بِهِمْ يَتَغَامَزُونَۘ
Yanlarından geçtikleri zaman da birbirlerine göz kırparlardı.[30]
وَاِذَا انْقَلَـبُٓوا اِلٰٓى اَهْلِهِمُ انْقَلَبُوا فَكِه۪ينَۘ
Taraftarlarına vardıklarında bununla eğlenirlerdi.[31]
وَاِذَا رَاَوْهُمْ قَالُٓوا اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ لَضَٓالُّونَۙ
İnananları gördükleri zaman: «Doğrusu bunlar sapık olanlardır» derlerdi.[32]
اِذَا السَّمَٓاءُ انْشَقَّتْۙ
Gök yarılıp Rabbine boyun eğdiği zaman, ki gök boyun eğecektir.[1-2]
وَاِذَا الْاَرْضُ مُدَّتْۙ
Yer düzeltilip, içinde olanları dışarı atarak boşaldığı zaman ve yer Rabbine boyun eğdiği zaman, ki yer boyun eğecektir[3-5]
وَالْقَمَرِ اِذَا اتَّسَقَۙ
Dolunay halindeki aya and olsun ki:[18]
وَاِذَا قُرِئَ عَلَيْهِمُ الْقُرْاٰنُ لَا يَسْجُدُونَۜ ۩
Onlara Kuran okunduğu zaman neden secde etmiyorlar?[21]
وَالَّيْلِ اِذَا يَسْرِۚ
Gelip geçen geceye and olsun ki, bunların her biri akıl sahibi için birer yemine değmez mi?[4-5]
فَاَمَّا الْاِنْسَانُ اِذَا مَا ابْتَلٰيهُ رَبُّهُ فَاَكْرَمَهُ وَنَعَّمَهُ فَيَقُولُ رَبّ۪ٓي اَكْرَمَنِۜ
Rabbin denemek için bir insana iyilik edip, nimet verdiği zaman, o: «Rabbim beni şerefli kıldı» der.[15]
وَاَمَّٓا اِذَا مَا ابْتَلٰيهُ فَقَدَرَ عَلَيْهِ رِزْقَهُ فَيَقُولُ رَبّ۪ٓي اَهَانَنِۚ
Ama onu sınamak için rızkını daraltıp bir ölçüye göre verdiği zaman: «Rabbim bana hor baktı» der.[16]
كَلَّٓا اِذَا دُكَّتِ الْاَرْضُ دَكاًّ دَكاًّۙ
Ama yer, çarpılıp paralandığı zaman;[21]
وَالْقَمَرِ اِذَا تَلٰيهَاۙۖ
Ardından gelmekte olan aya,[2]
وَالنَّهَارِ اِذَا جَلّٰيهَاۙۖ
Onu ortaya koyan gündüze,[3]
Yükleniyor...