ا ل 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 4087 ayette 8.371 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 2922 ayet / 5.231 kelime Medenî: 1165 ayet / 3.140 kelime
وَتِلْكَ
الْاَمْثَالُ
نَضْرِبُهَا
لِلنَّاسِۚ
وَمَا
يَعْقِلُـهَٓا
اِلَّا
الْعَالِمُونَ
Biz bu misalleri insanlara veriyoruz, onları ancak bilenler anlayabilir.[43]
خَلَقَ
اللّٰهُ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضَ
بِالْحَقِّۜ
اِنَّ
ف۪ي
ذٰلِكَ
لَاٰيَةً
لِلْمُؤْمِن۪ينَ۟
Allah gökleri ve yeri gerektiği gibi yaratmıştır. Doğrusu bunda inananlara bir ders vardır.[44]
اُتْلُ
مَٓا
اُو۫حِيَ
اِلَيْكَ
مِنَ
الْكِتَابِ
وَاَقِمِ
الصَّلٰوةَۜ
اِنَّ
الصَّلٰوةَ
تَنْهٰى
عَنِ
الْفَحْشَٓاءِ
وَالْمُنْكَرِۜ
وَلَذِكْرُ
اللّٰهِ
اَكْبَرُۜ
وَاللّٰهُ
يَعْلَمُ
مَا
تَصْنَعُونَ
Kitap’tan sana vahyolunanı oku; namaz kıl; muhakkak ki namaz hayasızlıktan ve fenalıktan alıkor; Allah’ı anmak en büyük şeydir! Allah Yaptıklarınızı bilir.[45]
وَلَا
تُجَادِلُٓوا
اَهْلَ
الْكِتَابِ
اِلَّا
بِالَّت۪ي
هِيَ
اَحْسَنُۗ
اِلَّا
الَّذ۪ينَ
ظَلَمُوا
مِنْهُمْ
وَقُولُٓوا
اٰمَنَّا
بِالَّـذ۪ٓي
اُنْزِلَ
اِلَيْنَا
وَاُنْزِلَ
اِلَيْكُمْ
وَاِلٰهُنَا
وَاِلٰهُكُمْ
وَاحِدٌ
وَنَحْنُ
لَهُ
مُسْلِمُونَ
Kitap ehlinden zulmedenler bir yana, onlarla en güzel şekilde mücadele edin, şöyle deyin: «Bize indirilene de, size indirilene de inandık; bizim Tanrımız da, sizin Tanrınız da birdir, biz O’na teslim olmuşuzdur.»[46]
وَكَذٰلِكَ
اَنْزَلْـنَٓا
اِلَيْكَ
الْكِتَابَۜ
فَالَّذ۪ينَ
اٰتَيْنَاهُمُ
الْكِتَابَ
يُؤْمِنُونَ
بِه۪ۚ
وَمِنْ
هٰٓؤُ۬لَٓاءِ
مَنْ
يُؤْمِنُ
بِه۪ۜ
وَمَا
يَجْحَدُ
بِاٰيَاتِنَٓا
اِلَّا
الْكَافِرُونَ
Sana Kitap’ı böylece indirdik; işte, kendilerine Kitap verdiklerimiz ona inanırlar; bunlardan da ona inanan bulunur. Ayetlerimizi ancak inkarcılar bile bile tanımazlar.[47]
وَمَا
كُنْتَ
تَتْلُوا
مِنْ
قَبْلِه۪
مِنْ
كِتَابٍ
وَلَا
تَخُطُّهُ
بِيَم۪ينِكَ
اِذاً
لَارْتَابَ
الْمُبْطِلُونَ
Sen daha önce bir kitabtan okumuş ve elinle de onu yazmış değildin. Öyle olsaydı, batıl söze uyanlar şüpheye düşerlerdi.[48]
بَلْ
هُوَ
اٰيَاتٌ
بَيِّنَاتٌ
ف۪ي
صُدُورِ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْعِلْمَۜ
وَمَا
يَجْحَدُ
بِاٰيَاتِنَٓا
اِلَّا
الظَّالِمُونَ
Hayır; Kuran, kendilerine ilim verilenlerin gönüllerinde yerleşen apaçık ayetlerdir. Ayetlerimizi, zalimlerden başka kimse, bile bile inkar etmez.[49]
وَقَالُوا
لَوْلَٓا
اُنْزِلَ
عَلَيْهِ
اٰيَاتٌ
مِنْ
رَبِّه۪ۜ
قُلْ
اِنَّمَا
الْاٰيَاتُ
عِنْدَ
اللّٰهِۜ
وَاِنَّـمَٓا
اَنَا۬
نَذ۪يرٌ
مُب۪ينٌ
«Ona Rabbinden mucizeler indirilmesi gerekmez miydi?» derler. De ki: «Mucizeler ancak Rabbimin katındadır. Doğrusu ben, sadece apaçık bir uyarıcıyım.»[50]
اَوَلَمْ
يَكْفِهِمْ
اَنَّٓا
اَنْزَلْنَا
عَلَيْكَ
الْكِتَابَ
يُتْلٰى
عَلَيْهِمْۜ
اِنَّ
ف۪ي
ذٰلِكَ
لَرَحْمَةً
وَذِكْرٰى
لِقَوْمٍ
يُؤْمِنُونَ۟
Kendilerine okunan bir Kitap’ı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? Bunda, inanan topluluk için rahmet ve ibret vardır.[51]
قُلْ
كَفٰى
بِاللّٰهِ
بَيْن۪ي
وَبَيْنَكُمْ
شَه۪يداًۚ
يَعْلَمُ
مَا
فِي
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضِۜ
وَالَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
بِالْبَاطِلِ
وَكَفَرُوا
بِاللّٰهِۙ
اُو۬لٰٓئِكَ
هُمُ
الْخَاسِرُونَ
De ki: «Allah benimle sizin aranızda şahit olarak yeter. O, göklerde ve yerde olanı, batıla inananları ve Allah’ı inkar edenleri bilir.» İşte kaybedenler bunlardır.[52]
وَيَسْتَعْجِلُونَكَ
بِالْعَذَابِۜ
وَلَوْلَٓا
اَجَلٌ
مُسَمًّى
لَجَٓاءَهُمُ
الْعَذَابُۜ
وَلَيَأْتِيَنَّهُمْ
بَغْتَةً
وَهُمْ
لَا
يَشْعُرُونَ
Senden azabı acele bekliyorlar. Eğer süre belirtilmiş olmasaydı azap onlara hemen gelirdi. Ama yine de onlar farkına varmadan başlarına ansızın gelecektir.[53]
يَسْتَعْجِلُونَكَ
بِالْعَذَابِۜ
وَاِنَّ
جَهَنَّمَ
لَمُح۪يطَةٌ
بِالْكَافِر۪ينَۙ
Senden azabı acele bekliyorlar. Doğrusu azap tepelerinden, ayaklarının altından kendilerini içine aldığı gün, cehennem inkarcıları kuşatacaktır. O gün Allah: «Yaptıklarınızın karşılığını tadın» der.[54-55]
يَوْمَ
يَغْشٰيهُمُ
الْعَذَابُ
مِنْ
فَوْقِهِمْ
وَمِنْ
تَحْتِ
اَرْجُلِهِمْ
وَيَقُولُ
ذُوقُوا
مَا
كُنْتُمْ
تَعْمَلُونَ
Senden azabı acele bekliyorlar. Doğrusu azap tepelerinden, ayaklarının altından kendilerini içine aldığı gün, cehennem inkarcıları kuşatacaktır. O gün Allah: «Yaptıklarınızın karşılığını tadın» der.[54-55]
كُلُّ
نَفْسٍ
ذَٓائِقَةُ
الْمَوْتِ
ثُمَّ
اِلَيْنَا
تُرْجَعُونَ
Her can ölümü tadacaktır. Sonunda Bize döneceksiniz.[57]
وَالَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِ
لَنُبَوِّئَنَّهُمْ
مِنَ
الْجَنَّةِ
غُرَفاً
تَجْر۪ي
مِنْ
تَحْتِهَا
الْاَنْهَارُ
خَالِد۪ينَ
ف۪يهَاۜ
نِعْمَ
اَجْرُ
الْعَامِل۪ينَۗ
İnanıp yararlı iş işleyenleri, içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacakları cennetteki köşklere yerleştiririz. Sabredip, Rablerine güvenerek iş görenlerin ecri ne güzeldir![58-59]
وَكَاَيِّنْ
مِنْ
دَٓابَّةٍ
لَا
تَحْمِلُ
رِزْقَهَاۗ
اَللّٰهُ
يَرْزُقُهَا
وَاِيَّاكُمْۘ
وَهُوَ
السَّم۪يعُ
الْعَل۪يمُ
Nice canlılar vardır ki, rızıklarını kendileri elde edemezler. Sizin de onların da rızkını Allah verir. O, işitir ve bilir.[60]
وَلَئِنْ
سَاَلْتَهُمْ
مَنْ
خَلَقَ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضَ
وَسَخَّرَ
الشَّمْسَ
وَالْقَمَرَ
لَيَقُولُنَّ
اللّٰهُۚ
فَاَنّٰى
يُؤْفَكُونَ
And olsun ki onlara: «Gökleri ve yeri yaratan, güneşi, ayı buyruğu altında tutan kimdir?» diye sorarsan, şüphesiz «Allah’tır» derler.Öyleyse niçin döndürülüyorlar?[61]
اَللّٰهُ
يَبْسُطُ
الرِّزْقَ
لِمَنْ
يَشَٓاءُ
مِنْ
عِبَادِه۪
وَيَقْدِرُ
لَهُۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
بِكُلِّ
شَيْءٍ
عَل۪يمٌ
Allah, kullarından dilediğine rızkı bol ve ölçüye göre verir. Doğrusu Allah her şeyi bilendir.[62]
وَلَئِنْ
سَاَلْتَهُمْ
مَنْ
نَزَّلَ
مِنَ
السَّمَٓاءِ
مَٓاءً
فَاَحْيَا
بِهِ
الْاَرْضَ
مِنْ
بَعْدِ
مَوْتِهَا
لَيَقُولُنَّ
اللّٰهُۜ
قُلِ
الْحَمْدُ
لِلّٰهِۜ
بَلْ
اَكْثَرُهُمْ
لَا
يَعْقِلُونَ۟
And olsun ki onlara: «Gökten su indirip onunla, ölümünden sonra yeri dirilten kimdir?» diye sorarsan, şüphesiz, «Allah’tır» derler. De ki: «Övülmek Allah içindir», fakat çoğu bunu akletmezler.[63]
وَمَا
هٰذِهِ
الْحَيٰوةُ
الدُّنْيَٓا
اِلَّا
لَهْوٌ
وَلَعِبٌۜ
وَاِنَّ
الدَّارَ
الْاٰخِرَةَ
لَهِيَ
الْحَيَوَانُۢ
لَوْ
كَانُوا
يَعْلَمُونَ
Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler![64]
Yükleniyor...