ا ل 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 4087 ayette 8.371 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 2922 ayet / 5.231 kelime Medenî: 1165 ayet / 3.140 kelime
تَبَارَكَ
اسْمُ
رَبِّكَ
ذِي
الْجَلَالِ
وَالْاِكْرَامِ
Büyük ve pek cömert olan Rabbinin adı ne yücedir![78]
اِذَا
وَقَعَتِ
الْوَاقِعَةُۙ
Kıyamet koptuğunda kimini alçaltacak ve kimini yükseltecek olan o hadisenin yalan olmadığı ortaya çıkacaktır.[1-3]
اِذَا
رُجَّتِ
الْاَرْضُ
رَجاًّۙ
Ey insanlar! Yer sarsıldıkça sarsıldığı, dağlar ufalandıkça ufalanıp da toz duman haline geldiği zaman, siz de üç sınıf olursunuz.[4-7]
وَبُسَّتِ
الْجِبَالُ
بَساًّۙ
Ey insanlar! Yer sarsıldıkça sarsıldığı, dağlar ufalandıkça ufalanıp da toz duman haline geldiği zaman, siz de üç sınıf olursunuz.[4-7]
فَاَصْحَابُ
الْمَيْمَنَةِ
مَٓا
اَصْحَابُ
الْمَيْمَنَةِۜ
İyi işler işlediklerini belirtmek için, amel defterleri sağdan verilenler; ne mutlu o sağcılara![8]
وَاَصْحَابُ
الْمَشْـَٔمَةِ
مَٓا
اَصْحَابُ
الْمَشْـَٔمَةِۜ
Kötülük işlediklerini belirtmek üzere, amel defterleri soldan verilenler; ne yazık o solculara![9]
وَالسَّابِقُونَ
السَّابِقُونَۙ
İyilik işlemekte önde olanlar, karşılıklarını almakta da önde olanlardır.[10]
اُو۬لٰٓئِكَ
الْمُقَرَّبُونَۚ
Naim cennetlerinde Allah’a en çok yaklaştırılmış olanlar işte bunlardır.[11-12]
ف۪ي
جَنَّاتِ
النَّع۪يمِ
Naim cennetlerinde Allah’a en çok yaklaştırılmış olanlar işte bunlardır.[11-12]
ثُلَّةٌ
مِنَ
الْاَوَّل۪ينَۙ
Onların büyük kısmı eski ümmetlerden, bir kısmı da sonrakilerdendir.[13-14]
وَقَل۪يلٌ
مِنَ
الْاٰخِر۪ينَۜ
Onların büyük kısmı eski ümmetlerden, bir kısmı da sonrakilerdendir.[13-14]
كَاَمْثَالِ
اللُّؤْلُؤِ۬
الْمَكْنُونِۚ
İşlediklerine karşılık olarak, sedefteki inciler gibi ceylan gözlüler vardır. Orada boş ve günaha sokacak bir söz duymazlar.[22-24]
وَاَصْحَابُ
الْيَم۪ينِ
مَٓا
اَصْحَابُ
الْيَم۪ينِۜ
Defterleri sağdan verilenler; ne mutlu o sağcılara![27]
لِاَصْحَـابِ
الْيَم۪ينِۜ ۟
Biz ceylan gözlüleri, defterleri sağdan verilenler için yeniden yaratmışızdır; onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır.[35-38]
ثُلَّةٌ
مِنَ
الْاَوَّل۪ينَۙ
Bunların bir kısmı eski ümmetlerden, bir kısmı da sonrakilerdendir.[39-40]
وَثُلَّةٌ
مِنَ
الْاٰخِر۪ينَۜ
Bunların bir kısmı eski ümmetlerden, bir kısmı da sonrakilerdendir.[39-40]
وَاَصْحَابُ
الشِّمَالِۙ
مَٓا
اَصْحَابُ
الشِّمَالِۜ
Defterleri soldan verilenler; ne yazık o solculara![41]
وَكَانُوا
يُصِرُّونَ
عَلَى
الْحِنْثِ
الْعَظ۪يمِۚ
Çünkü onlar, bundan önce, dünyada, nimet içinde bulunurlar iken, büyük günah işlemekte direnir dururlardı.[45-46]
اَوَاٰبَٓاؤُ۬نَا
الْاَوَّلُونَ
«Önce gelip geçmiş babalarımız da mı?»[48]
قُلْ
اِنَّ
الْاَوَّل۪ينَ
وَالْاٰخِر۪ينَۙ
De ki: «Şüphesiz öncekiler de, sonrakiler de belli bir günün belirli bir vaktinde toplanacaklardır.»[49-50]
Yükleniyor...