ا ل 📊 Kök haritası

Bu kök toplamda 4087 ayette 8.371 kelime olarak geçmektedir.

Mekkî: 2922 ayet / 5.231 kelime Medenî: 1165 ayet / 3.140 kelime

Harf: 8.371 kelime

وَلَوْ تَقَوَّلَ عَلَيْنَا بَعْضَ الْاَقَاو۪يلِۙ
Eğer o (Muhammed), Bize karşı, ona bazı sözler katmış olsaydı, Biz onu kuvvetle yakalardık, sonra onun şah damarını koparırdık.[44-46]
لَاَخَذْنَا مِنْهُ بِالْيَم۪ينِۙ
Eğer o (Muhammed), Bize karşı, ona bazı sözler katmış olsaydı, Biz onu kuvvetle yakalardık, sonra onun şah damarını koparırdık.[44-46]
ثُمَّ لَقَطَعْنَا مِنْهُ الْوَت۪ينَۘ
Eğer o (Muhammed), Bize karşı, ona bazı sözler katmış olsaydı, Biz onu kuvvetle yakalardık, sonra onun şah damarını koparırdık.[44-46]
وَاِنَّهُ لَتَذْكِرَةٌ لِلْمُتَّق۪ينَ
Doğrusu Kuran Allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir öğüttür.[48]
وَاِنَّهُ لَحَسْرَةٌ عَلَى الْـكَافِر۪ينَ
Doğrusu Kuran, inkarcılar için bir üzüntüdür.[50]
وَاِنَّهُ لَحَقُّ الْيَق۪ينِ
O, şüphesiz kesin gerçektir.[51]
فَسَبِّحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظ۪يمِ
Öyleyse çok büyük olan Rabbinin adını tesbih et.[52]
لِلْـكَافِر۪ينَ لَيْسَ لَهُ دَافِعٌۙ
Birisi, yüksek derecelere sahip olan Allah katından, inkarcılara gelecek ve savunulması imkansız olacak azabı soruyor.[1-3]
مِنَ اللّٰهِ ذِي الْمَعَارِجِۜ
Birisi, yüksek derecelere sahip olan Allah katından, inkarcılara gelecek ve savunulması imkansız olacak azabı soruyor.[1-3]
تَعْرُجُ الْمَلٰٓئِكَةُ وَالرُّوحُ اِلَيْهِ ف۪ي يَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُهُ خَمْس۪ينَ اَلْفَ سَنَةٍۚ
Melekler ve Cebrail o derecelere, miktarı elli bin yıl olan bir günde yükselirler.[4]
يَوْمَ تَكُونُ السَّمَٓاءُ كَالْمُهْلِۙ
Gök, o gün, erimiş maden gibi olur.[8]
وَتَكُونُ الْجِبَالُ كَالْعِهْنِۙ
Dağlar da atılmış pamuğa döner.[9]
يُبَصَّرُونَهُمْۜ يَوَدُّ الْمُجْرِمُ لَوْ يَفْتَد۪ي مِنْ عَذَابِ يَوْمِئِذٍ بِبَن۪يهِۙ
Onlar birbirlerine yalnız gösterilirler. Suçlu kimse o günün azabından kurtulmak için oğullarını, ailesini, kardeşini, kendisini barındırmış olan sülalesini ve yeryüzünde bulunan herkesi feda etmek ve böylece kendisini kurtarmak ister.[11-14]
وَمَنْ فِي الْاَرْضِ جَم۪يعاًۙ ثُمَّ يُنْج۪يهِۙ
Onlar birbirlerine yalnız gösterilirler. Suçlu kimse o günün azabından kurtulmak için oğullarını, ailesini, kardeşini, kendisini barındırmış olan sülalesini ve yeryüzünde bulunan herkesi feda etmek ve böylece kendisini kurtarmak ister.[11-14]
نَزَّاعَةً لِلشَّوٰىۚ
Hayır, olmaz... Orada sırtını çevirip yüzgeri edeni, malını toplayıp kimseye hakkını vermeden saklayanı çağıran, deriyi soyup kavuran, alevli ateş vardır.[15-18]
اِنَّ الْاِنْسَانَ خُلِقَ هَلُوعاًۙ
İnsan gerçekten pek huysuz yaratılmıştır:[19]
اِذَا مَسَّهُ الشَّرُّ جَزُوعاًۙ
Başına bir fenalık gelince feryat eder,[20]
وَاِذَا مَسَّهُ الْخَيْرُ مَنُوعاًۙ
Bir iyiliğe uğrarsa onu herkesten meneder;[21]
اِلَّا الْمُصَلّ۪ينَۙ
Ancak namaz kılıp namazlarında yoksul ve yoksuna belirli bir hak tanıyanlar, ceza gününü doğrulayanlar, Rablerinin azabından korkanlar böyle değildir.[22-27]
لِلسَّٓائِلِ وَالْمَحْرُومِۖ
Ancak namaz kılıp namazlarında yoksul ve yoksuna belirli bir hak tanıyanlar, ceza gününü doğrulayanlar, Rablerinin azabından korkanlar böyle değildir.[22-27]
Yükleniyor...