AYET LİSTE
بِسْمِ ٱللّٰهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
وَيْلٌ
لِلْمُطَفِّف۪ينَۙ
İnsanlardan alırken ölçüp tarttıklarında tam, onlara vermek için ölçüp tarttıklarında ise noksan yapan hilekârlara yazıklar olsun![1-3]
اَلَّذ۪ينَ
اِذَا
اكْتَالُوا
عَلَى
النَّاسِ
يَسْتَوْفُونَۘ
İnsanlardan alırken ölçüp tarttıklarında tam, onlara vermek için ölçüp tarttıklarında ise noksan yapan hilekârlara yazıklar olsun![1-3]
وَاِذَا
كَالُوهُمْ
اَوْ
وَزَنُوهُمْ
يُخْسِرُونَۜ
İnsanlardan alırken ölçüp tarttıklarında tam, onlara vermek için ölçüp tarttıklarında ise noksan yapan hilekârlara yazıklar olsun![1-3]
اَلَا
يَظُنُّ
اُو۬لٰٓئِكَ
اَنَّهُمْ
مَبْعُوثُونَۙ
Onlar düşünmezler mi ki, büyük bir günde (hesap vermek için) diriltilecekler! Öyle bir gün ki, insanlar o günde âlemlerin Rabbinin huzurunda divan duracaklardır.[4-6]
لِيَوْمٍ
عَظ۪يمٍۙ
Onlar düşünmezler mi ki, büyük bir günde (hesap vermek için) diriltilecekler! Öyle bir gün ki, insanlar o günde âlemlerin Rabbinin huzurunda divan duracaklardır.[4-6]
يَوْمَ
يَقُومُ
النَّاسُ
لِرَبِّ
الْعَالَم۪ينَۜ
Onlar düşünmezler mi ki, büyük bir günde (hesap vermek için) diriltilecekler! Öyle bir gün ki, insanlar o günde âlemlerin Rabbinin huzurunda divan duracaklardır.[4-6]
كَلَّٓا
اِنَّ
كِتَابَ
الْفُجَّارِ
لَف۪ي
سِجّ۪ينٍۜ
Doğrusu günahkârların yazısı, muhakkak Siccîn’de olmaktır.[7]
وَمَٓا
اَدْرٰيكَ
مَا
سِجّ۪ينٌۜ
Siccîn nedir, bilir misin?[8]
كِتَابٌ
مَرْقُومٌۜ
(O günahkârların yazısı) Amellerin sayılıp yazıldığı bir kitaptır.[9]
وَيْلٌ
يَوْمَئِذٍ
لِلْمُكَذِّب۪ينَۙ
O gün vay haline yalancıların![10]
اَلَّذ۪ينَ
يُكَذِّبُونَ
بِيَوْمِ
الدّ۪ينِۜ
Ki onlar, ceza gününü yalan sayarlar.[11]
وَمَا
يُكَذِّبُ
بِه۪ٓ
اِلَّا
كُلُّ
مُعْتَدٍ
اَث۪يمٍۙ
Onu ancak hükümleri çiğneyen ve günaha dalan kimseler yalanlar.[12]
اِذَا
تُتْلٰى
عَلَيْهِ
اٰيَاتُنَا
قَالَ
اَسَاط۪يرُ
الْاَوَّل۪ينَۜ
Böyle birine âyetlerimiz okununca «Eskilerin masalları» derdi.[13]
كَلَّا
بَلْ۔
رَانَ
عَلٰى
قُلُوبِهِمْ
مَا
كَانُوا
يَكْسِبُونَ
Hayır! Bilakis onların işlemekte oldukları (kötülükler) kalplerini kirletmiştir.[14]
كَلَّٓا
اِنَّهُمْ
عَنْ
رَبِّهِمْ
يَوْمَئِذٍ
لَمَحْجُوبُونَۜ
Hayır! Onlar şüphesiz o gün Rablerinden (O’nu görmekten) mahrum kalmışlardır.[15]
ثُمَّ
اِنَّهُمْ
لَصَالُوا
الْجَح۪يمِۜ
Sonra onlar cehenneme girerler.[16]
ثُمَّ
يُقَالُ
هٰذَا
الَّذ۪ي
كُنْتُمْ
بِه۪
تُكَذِّبُونَۜ
Sonra onlara: «İşte yalanlamış olduğunuz (cehennem) budur» denilir.[17]
كَلَّٓا
اِنَّ
كِتَابَ
الْاَبْرَارِ
لَف۪ي
عِلِّيّ۪ينَۜ
Hayır! Andolsun iyilerin kitabı İlliyyûn’dadır.[18]
وَمَٓا
اَدْرٰيكَ
مَا
عِلِّيُّونَۜ
İlliyyûn nedir, bilir misin?[19]
كِتَابٌ
مَرْقُومٌۙ
(O İlliyyûn’daki kitap) İçinde ameller kaydedilmiş bir kitaptır.[20]
Yükleniyor...