AYET LİSTE
بِسْمِ ٱللّٰهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
وَاتْلُ
عَلَيْهِمْ
نَبَاَ
اِبْرٰه۪يمَۢ
(Resûlüm!) Onlara İbrahim’in haberini de naklet.[69]
اِذْ
قَالَ
لِاَب۪يهِ
وَقَوْمِه۪
مَا
تَعْبُدُونَ
Hani o, babasına ve kavmine: Neye tapıyorsunuz? demişti.[70]
قَالُوا
نَعْبُدُ
اَصْنَاماً
فَنَظَلُّ
لَهَا
عَاكِف۪ينَ
«Putlara tapıyoruz ve onlara tapmaya devam edeceğiz» diye cevap verdiler.[71]
قَالَ
هَلْ
يَسْمَعُونَكُمْ
اِذْ
تَدْعُونَۙ
İbrahim: Peki, dedi, yalvardığınızda onlar sizi işitiyorlar mı?[72]
اَوْ
يَنْفَعُونَكُمْ
اَوْ
يَضُرُّونَ
Yahut size fayda ya da zarar verebiliyorlar mı?[73]
قَالُوا
بَلْ
وَجَدْنَٓا
اٰبَٓاءَنَا
كَذٰلِكَ
يَفْعَلُونَ
Şöyle cevap verdiler: Hayır, ama biz babalarımızı böyle yapar bulduk.[74]
قَالَ
اَفَرَاَيْتُمْ
مَا
كُنْتُمْ
تَعْبُدُونَۙ
İbrahim dedi ki: İyi ama, ister sizin, ister önceki atalarınızın; neye taptığınızı (biraz olsun) düşündünüz mü?[75-76]
اَنْتُمْ
وَاٰبَٓاؤُ۬كُمُ
الْاَقْدَمُونَ
İbrahim dedi ki: İyi ama, ister sizin, ister önceki atalarınızın; neye taptığınızı (biraz olsun) düşündünüz mü?[75-76]
فَاِنَّهُمْ
عَدُوٌّ
ل۪ٓي
اِلَّا
رَبَّ
الْعَالَم۪ينَۙ
İyi bilin ki onlar benim düşmanımdır; ancak âlemlerin Rabbi (benim dostumdur);[77]
اَلَّذ۪ي
خَلَقَن۪ي
فَهُوَ
يَهْد۪ينِۙ
Beni yaratan ve bana doğru yolu gösteren O’dur.[78]
وَالَّذ۪ي
هُوَ
يُطْعِمُن۪ي
وَيَسْق۪ينِۙ
Beni yediren, içiren O’dur.[79]
وَاِذَا
مَرِضْتُ
فَهُوَ
يَشْف۪ينِۖ
Hastalandığım zaman bana şifa veren O’dur.[80]
وَالَّذ۪ي
يُم۪يتُن۪ي
ثُمَّ
يُحْي۪ينِۙ
Benim canımı alacak, sonra beni diriltecek O’dur.[81]
وَالَّـذ۪ٓي
اَطْمَعُ
اَنْ
يَغْفِرَ
ل۪ي
خَط۪ٓيـَٔت۪ي
يَوْمَ
الدّ۪ينِۜ
Ve hesap günü hatalarımı bağışlayacağını umduğum O’dur.[82]
رَبِّ
هَبْ
ل۪ي
حُكْماً
وَاَلْحِقْن۪ي
بِالصَّالِح۪ينَۙ
Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.[83]
وَاجْعَلْ
ل۪ي
لِسَانَ
صِدْقٍ
فِي
الْاٰخِر۪ينَۙ
Bana, sonra gelecekler içinde, iyilikle anılmak nasip eyle![84]
وَاجْعَلْن۪ي
مِنْ
وَرَثَةِ
جَنَّةِ
النَّع۪يمِۙ
Beni, Naîm cennetinin vârislerinden kıl.[85]
وَاغْفِرْ
لِاَب۪ٓي
اِنَّهُ
كَانَ
مِنَ
الضَّٓالّ۪ينَۙ
Babamı da bağışla (ona tevbe ve iman nasip et). Çünkü o sapıklardandır.[86]
وَلَا
تُخْزِن۪ي
يَوْمَ
يُبْعَثُونَۙ
(İnsanların) dirilecekleri gün, beni mahcup etme.[87]
يَوْمَ
لَا
يَنْفَعُ
مَالٌ
وَلَا
بَنُونَۙ
O gün, ne mal fayda verir ne de evlât.[88]
Yükleniyor...