AYET LİSTE

بِسْمِ ٱللّٰهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
اِلَّا مَنْ اَتَى اللّٰهَ بِقَلْبٍ سَل۪يمٍۜ
Ancak Allah’a kalb-i selîm (temiz bir kalp) ile gelenler (o günde fayda bulur).[89]
وَاُزْلِفَتِ الْجَنَّةُ لِلْمُتَّق۪ينَۙ
(O gün) cennet, takvâ sahiplerine yaklaştırılır.[90]
وَبُرِّزَتِ الْجَح۪يمُ لِلْغَاو۪ينَۙ
Cehennem de azgınlara apaçık gösterilir.[91]
وَق۪يلَ لَهُمْ اَيْنَ مَا كُنْتُمْ تَعْبُدُونَۙ
Onlara: Allah’tan gayrı taptıklarınız hani nerede? Size yardım edebiliyorlar mı veya kendilerine (olsun) yardımları dokunuyor mu? denilir.[92-93]
مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ هَلْ يَنْصُرُونَكُمْ اَوْ يَنْتَصِرُونَۜ
Onlara: Allah’tan gayrı taptıklarınız hani nerede? Size yardım edebiliyorlar mı veya kendilerine (olsun) yardımları dokunuyor mu? denilir.[92-93]
فَكُبْكِبُوا ف۪يهَا هُمْ وَالْغَاوُ۫نَۙ
Artık onlar, o azgınlar ve İblis orduları, toptan oraya tepetaklak (cehenneme) atılırlar.[94-95]
وَجُنُودُ اِبْل۪يسَ اَجْمَعُونَۜ
Artık onlar, o azgınlar ve İblis orduları, toptan oraya tepetaklak (cehenneme) atılırlar.[94-95]
قَالُوا وَهُمْ ف۪يهَا يَخْتَصِمُونَۙ
Orada birbirleriyle çekişerek şöyle derler:[96]
تَاللّٰهِ اِنْ كُنَّا لَف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍۙ
Vallahi, biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz.[97]
اِذْ نُسَوّ۪يكُمْ بِرَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Çünkü biz sizi âlemlerin Rabbi ile eşit tutuyorduk.[98]
وَمَٓا اَضَلَّـنَٓا اِلَّا الْمُجْرِمُونَ
Bizi ancak o günahkârlar saptırdı.[99]
فَمَا لَنَا مِنْ شَافِع۪ينَۙ
Şimdi artık bizim ne şefaatçilerimiz var, ne de yakın bir dostumuz.[100-101]
وَلَا صَد۪يقٍ حَم۪يمٍ
Şimdi artık bizim ne şefaatçilerimiz var, ne de yakın bir dostumuz.[100-101]
فَلَوْ اَنَّ لَنَا كَرَّةً فَنَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ
Ah keşke bizim için (dünyaya) bir dönüş daha olsa da, müminlerden olsak![102]
اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ
Bunda elbet (alınacak) büyük bir ders vardır; ama çokları iman etmezler.[103]
وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟
Şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.[104]
كَذَّبَتْ قَوْمُ نُوحٍۨ الْمُرْسَل۪ينَۚ
Nuh kavmi de peygamberleri yalancılıkla suçladılar.[105]
اِذْ قَالَ لَهُمْ اَخُوهُمْ نُوحٌ اَلَا تَتَّقُونَۚ
Kardeşleri Nuh onlara şöyle demişti: (Allah’a karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?[106]
اِنّ۪ي لَكُمْ رَسُولٌ اَم۪ينٌۙ
Bilin ki ben, size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.[107]
فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۚ
Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.[108]
Yükleniyor...