AYET LİSTE

بِسْمِ ٱللّٰهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُنْذَر۪ينَۙ
Uyarılanların âkıbetinin ne olduğuna bir bak![73]
اِلَّا عِبَادَ اللّٰهِ الْمُخْلَص۪ينَ۟
Allah’ın ihlâslı kulları müstesna.[74]
وَلَقَدْ نَادٰينَا نُوحٌ فَلَنِعْمَ الْمُج۪يبُونَۚ
Andolsun, Nuh bize yalvarıp yakardı. Biz de duayı ne güzel kabul ederiz![75]
وَنَجَّيْنَاهُ وَاَهْلَهُ مِنَ الْكَرْبِ الْعَظ۪يمِۘ
Kendisini ve ailesini büyük felâketten kurtardık.[76]
وَجَعَلْنَا ذُرِّيَّتَهُ هُمُ الْبَاق۪ينَۘ
Biz yalnız Nuh’un soyunu kalıcı kıldık.[77]
وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِي الْاٰخِر۪ينَۘ
Sonradan gelenler içinde ona iyi bir nam bıraktık[78]
سَلَامٌ عَلٰى نُوحٍ فِي الْعَالَم۪ينَ
Bütün âlemlerde Nuh’a selam olsun![79]
اِنَّا كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ
İşte biz iyileri böyle mükâfatlandırırız.[80]
اِنَّهُ مِنْ عِبَادِنَا الْمُؤْمِن۪ينَ
Zira o, bizim inanmış kullarımızdan idi.[81]
ثُمَّ اَغْرَقْنَا الْاٰخَر۪ينَ
Nihayet ötekileri (inanmayanları) suda boğduk.[82]
وَاِنَّ مِنْ ش۪يعَتِه۪ لَاِبْرٰه۪يمَۢ
Şüphesiz İbrahim de onun (Nuh’un) milletinden idi.[83]
اِذْ جَٓاءَ رَبَّهُ بِقَلْبٍ سَل۪يمٍ
Çünkü Rabbine kalb-i selîm ile geldi.[84]
اِذْ قَالَ لِاَب۪يهِ وَقَوْمِه۪ مَاذَا تَعْبُدُونَۚ
Hani o, babasına ve kavmine: Siz kime kulluk ediyorsunuz? demişti.[85]
اَئِفْكاً اٰلِهَةً دُونَ اللّٰهِ تُر۪يدُونَۜ
«Allah’tan başka bir takım uydurma ilâhlar mı istiyorsunuz?»[86]
فَمَا ظَنُّكُمْ بِرَبِّ الْعَالَم۪ينَ
«O halde âlemlerin Rabbi hakkındaki görüşünüz nedir?»[87]
فَنَظَرَ نَظْرَةً فِي النُّجُومِۙ
Bunun üzerine İbrahim yıldızlara şöyle bir baktı.[88]
فَقَالَ اِنّ۪ي سَق۪يمٌ
Ben hastayım, dedi.[89]
فَتَوَلَّوْا عَنْهُ مُدْبِر۪ينَ
Ona arkalarını dönüp gittiler.[90]
فَرَاغَ اِلٰٓى اٰلِهَتِهِمْ فَقَالَ اَلَا تَأْكُلُونَۚ
Yavaşça putlarının yanına vardı. (Oraya konmuş yemekleri görünce:) Yemiyor musunuz? Neden konuşmuyorsunuz? dedi.[91-92]
مَا لَكُمْ لَا تَنْطِقُونَ
Yavaşça putlarının yanına vardı. (Oraya konmuş yemekleri görünce:) Yemiyor musunuz? Neden konuşmuyorsunuz? dedi.[91-92]
Yükleniyor...