AYET LİSTE
قَالَ
خُذْهَا
وَلَا
تَخَفْ۠
سَنُع۪يدُهَا
س۪يرَتَهَا
الْاُو۫لٰى
Allah buyurdu: Al onu! Korkma! Biz onu şimdi ilk haline sokacağız.[21]
Konular:
Hz. Musa ve Harun
وَاضْمُمْ
يَدَكَ
اِلٰى
جَنَاحِكَ
تَخْرُجْ
بَيْضَٓاءَ
مِنْ
غَيْرِ
سُٓوءٍ
اٰيَةً
اُخْرٰىۙ
Bir de elini koltuğunun altına sok ki, bir başka mucize olmak üzere o, kusursuz ve lekesiz beyazlıkta çıksın.[22]
Konular:
Hz. Musa ve Harun
لِنُرِيَكَ
مِنْ
اٰيَاتِنَا
الْكُبْرٰىۚ
Ta ki, sana, (böylece) en büyük âyetlerimizden bazılarını gösterelim.[23]
Konular:
Hz. Musa ve Harun
اِذْهَبْ
اِلٰى
فِرْعَوْنَ
اِنَّهُ
طَغٰى۟
Firavun’a git. Çünkü o iyice azdı.[24]
Konular:
Hz. Musa ve Harun
قَالَ
رَبِّ
اشْرَحْ
ل۪ي
صَدْر۪يۙ
Musa: Rabbim! dedi, yüreğime genişlik ver.[25]
وَيَسِّرْ
ل۪ٓي
اَمْر۪يۙ
İşimi bana kolaylaştır.[26]
وَاحْلُلْ
عُقْدَةً
مِنْ
لِسَان۪يۙ
Dilimden (şu) bağı çöz.[27]
يَفْقَهُوا
قَوْل۪يۖ
Ki sözümü anlasınlar.[28]
وَاجْعَلْ
ل۪ي
وَز۪يراً
مِنْ
اَهْل۪يۙ
Bana ailemden bir de vezir (yardımcı) ver,[29]
Konular:
Hz. Musa ve Harun
هٰرُونَ
اَخ۪يۚ
Kardeşim Harun’u.[30]
قَالَ
قَدْ
اُو۫ت۪يتَ
سُؤْلَكَ
يَا مُوسٰى
Allah: Ey Musa! dedi, istediğin sana verildi.[36]
وَلَقَدْ
مَنَنَّا
عَلَيْكَ
مَرَّةً
اُخْرٰىۙ
Andolsun biz sana bir defa daha lütufta bulunmuştuk.[37]
Konular:
Hz. Musa ve Harun
اِذْ
اَوْحَيْنَٓا
اِلٰٓى
اُمِّكَ
مَا
يُوحٰىۙ
Bir zaman, vahyedilecek şeyi annene (şöyle) vahyetmiştik:[38]
Konular:
Hz. Musa ve Harun
اَنِ
اقْذِف۪يهِ
فِي
التَّابُوتِ
فَاقْذِف۪يهِ
فِي
الْيَمِّ
فَلْيُلْقِهِ
الْيَمُّ
بِالسَّاحِلِ
يَأْخُذْهُ
عَدُوٌّ
ل۪ي
وَعَدُوٌّ
لَهُۜ
وَاَلْقَيْتُ
عَلَيْكَ
مَحَبَّةً
مِنّ۪يۚ
وَلِتُصْنَعَ
عَلٰى
عَيْن۪يۢ
Musa’yı sandığa koy; sonra onu denize (Nil’e) bırak; deniz onu kıyıya atsın da, benim düşmanım ve onun düşmanı olan biri onu alsın. (Ey Musa! Sevilmen) ve benim nezaretimde yetiştirilmen için sana kendimden sevgi verdim.[39]
Konular:
Hz. Musa ve Harun
اِذْ
تَمْش۪ٓي
اُخْتُكَ
فَتَقُولُ
هَلْ
اَدُلُّكُمْ
عَلٰى
مَنْ
يَكْفُلُهُۜ
فَرَجَعْنَاكَ
اِلٰٓى
اُمِّكَ
كَيْ
تَقَرَّ
عَيْنُهَا
وَلَا
تَحْزَنَۜ
وَقَتَلْتَ
نَفْساً
فَنَجَّيْنَاكَ
مِنَ
الْغَمِّ
وَفَتَنَّاكَ
فُتُوناً۠
فَلَبِثْتَ
سِن۪ينَ
ف۪ٓي
اَهْلِ
مَدْيَنَ
ثُمَّ
جِئْتَ
عَلٰى
قَدَرٍ
يَا مُوسٰى
Hani, kız kardeşin gidip «Ona bakacak birini size bulayım mı?» diyordu. Böylece seni, gözü gönlü mutluluk dolsun ve üzülmesin diye annene geri verdik. Ve sen, birini öldürdün de seni endişeden kurtardık. Seni iyiden iyiye denemeden geçirdik. Bunun için yıllarca Medyen halkı arasında kaldın. Sonra takdire göre (bu makama) geldin ey Musa![40]
Yükleniyor...