AYET LİSTE
بِسْمِ ٱللّٰهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
مُطَاعٍ
ثَمَّ
اَم۪ينٍۜ
O orada sayılan, güvenilen (bir elçi) dir.[21]
وَمَا
صَاحِبُكُمْ
بِمَجْنُونٍۚ
Arkadaşınız (Muhammed) de mecnun değildir.[22]
وَلَقَدْ
رَاٰهُ
بِالْاُفُقِ
الْمُب۪ينِۚ
Andolsun ki, onu (Cebrail’i) apaçık ufukta görmüştür.[23]
وَمَا
هُوَ
عَلَى
الْغَيْبِ
بِضَن۪ينٍۚ
O, gaybın bilgilerini (sizden) esirgemez.[24]
وَمَا
هُوَ
بِقَوْلِ
شَيْطَانٍ
رَج۪يمٍۚ
O lânetlenmiş şeytanın sözü de değildir.[25]
فَاَيْنَ
تَذْهَبُونَۜ
Hal böyle iken nereye gidiyorsunuz?[26]
اِنْ
هُوَ
اِلَّا
ذِكْرٌ
لِلْعَالَم۪ينَۙ
O, herkes için, sizden doğru yolda gitmek isteyenler için bir öğüttür.[27-28]
لِمَنْ
شَٓاءَ
مِنْكُمْ
اَنْ
يَسْتَق۪يمَ
O, herkes için, sizden doğru yolda gitmek isteyenler için bir öğüttür.[27-28]
وَمَا
تَشَٓاؤُ۫نَ
اِلَّٓا
اَنْ
يَشَٓاءَ
اللّٰهُ
رَبُّ
الْعَالَم۪ينَ
Âlemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.[29]
بِسْمِ ٱللّٰهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
اِذَا
السَّمَٓاءُ
انْفَطَرَتْۙ
Gökyüzü yarıldığı, yıldızlar döküldüğü, denizler birbirine katıldığı, kabirlerin içindekiler dışarı çıkarıldığı zaman, insanoğlu (yapıp) gönderdiklerini ve (yapamayıp) geride bıraktıklarını bir bir anlar.[1-5]
وَاِذَا
الْـكَوَاكِبُ
انْتَثَرَتْۙ
Gökyüzü yarıldığı, yıldızlar döküldüğü, denizler birbirine katıldığı, kabirlerin içindekiler dışarı çıkarıldığı zaman, insanoğlu (yapıp) gönderdiklerini ve (yapamayıp) geride bıraktıklarını bir bir anlar.[1-5]
وَاِذَا
الْبِحَارُ
فُجِّرَتْۙ
Gökyüzü yarıldığı, yıldızlar döküldüğü, denizler birbirine katıldığı, kabirlerin içindekiler dışarı çıkarıldığı zaman, insanoğlu (yapıp) gönderdiklerini ve (yapamayıp) geride bıraktıklarını bir bir anlar.[1-5]
وَاِذَا
الْقُبُورُ
بُعْثِرَتْۙ
Gökyüzü yarıldığı, yıldızlar döküldüğü, denizler birbirine katıldığı, kabirlerin içindekiler dışarı çıkarıldığı zaman, insanoğlu (yapıp) gönderdiklerini ve (yapamayıp) geride bıraktıklarını bir bir anlar.[1-5]
عَلِمَتْ
نَفْسٌ
مَا
قَدَّمَتْ
وَاَخَّرَتْۜ
Gökyüzü yarıldığı, yıldızlar döküldüğü, denizler birbirine katıldığı, kabirlerin içindekiler dışarı çıkarıldığı zaman, insanoğlu (yapıp) gönderdiklerini ve (yapamayıp) geride bıraktıklarını bir bir anlar.[1-5]
يَٓا اَيُّهَا
الْاِنْسَانُ
مَا
غَرَّكَ
بِرَبِّكَ
الْـكَر۪يمِۙ
Ey insan! Seni yaratıp seni düzgün ve dengeli kılan, seni istediği bir şekilde birleştiren, ihsanı bol Rabbine karşı seni aldatan nedir?[6-8]
اَلَّذ۪ي
خَلَقَكَ
فَسَوّٰيكَ
فَعَدَلَكَۙ
Ey insan! Seni yaratıp seni düzgün ve dengeli kılan, seni istediği bir şekilde birleştiren, ihsanı bol Rabbine karşı seni aldatan nedir?[6-8]
ف۪ٓي
اَيِّ
صُورَةٍ
مَا
شَٓاءَ
رَكَّبَكَۜ
Ey insan! Seni yaratıp seni düzgün ve dengeli kılan, seni istediği bir şekilde birleştiren, ihsanı bol Rabbine karşı seni aldatan nedir?[6-8]
كَلَّا
بَلْ
تُكَذِّبُونَ
بِالدّ۪ينِۙ
Hayır! Bütün bunlara rağmen siz yine de dini yalanlıyorsunuz. Şunu iyi bilin ki üzerinizde bekçiler, değerli yazıcılar vardır; onlar, yapmakta olduklarınızı bilir.[9-12]
وَاِنَّ
عَلَيْكُمْ
لَحَافِظ۪ينَۙ
Hayır! Bütün bunlara rağmen siz yine de dini yalanlıyorsunuz. Şunu iyi bilin ki üzerinizde bekçiler, değerli yazıcılar vardır; onlar, yapmakta olduklarınızı bilir.[9-12]
كِرَاماً
كَاتِب۪ينَۙ
Hayır! Bütün bunlara rağmen siz yine de dini yalanlıyorsunuz. Şunu iyi bilin ki üzerinizde bekçiler, değerli yazıcılar vardır; onlar, yapmakta olduklarınızı bilir.[9-12]
Yükleniyor...