AYET LİSTE
اِذْهَبْ
اَنْتَ
وَاَخُوكَ
بِاٰيَات۪ي
وَلَا
تَنِيَا
ف۪ي
ذِكْر۪يۚ
Sen ve kardeşin birlikte âyetlerimi götürün. Beni anmayı ihmal etmeyin.[42]
Konular:
Hz. Musa ve Harun
اِذْهَبَٓا
اِلٰى
فِرْعَوْنَ
اِنَّهُ
طَغٰىۚ
Firavun’a gidin. Çünkü o, iyiden iyiye azdı.[43]
Konular:
Hz. Musa ve Harun
فَقُولَا
لَهُ
قَوْلاً
لَيِّناً
لَعَلَّهُ
يَتَذَكَّرُ
اَوْ
يَخْشٰى
Ona yumuşak söz söyleyin. Belki o, aklını başına alır veya korkar.[44]
Konular:
Hz. Musa ve Harun
قَالَا
رَبَّـنَٓا
اِنَّـنَا
نَخَافُ
اَنْ
يَفْرُطَ
عَلَيْنَٓا
اَوْ
اَنْ
يَطْغٰى
Dediler ki: Rabbimiz! Doğrusu biz, onun bize aşırı derecede kötü davranmasından yahut iyice azmasından endişe ediyoruz.[45]
Konular:
Hz. Musa ve Harun
قَالَ
لَا
تَخَافَٓا
اِنَّن۪ي
مَعَكُمَٓا
اَسْمَعُ
وَاَرٰى
Buyurdu ki: Korkmayın, çünkü ben sizinle beraberim; işitir ve görürüm.[46]
Konular:
Hz. Musa ve Harun
فَأْتِيَاهُ
فَقُولَٓا
اِنَّا
رَسُولَا
رَبِّكَ
فَاَرْسِلْ
مَعَنَا
بَن۪ٓي
اِسْرَٓائ۪لَ
وَلَا
تُعَذِّبْهُمْۜ
قَدْ
جِئْنَاكَ
بِاٰيَةٍ
مِنْ
رَبِّكَۜ
وَالسَّلَامُ
عَلٰى
مَنِ
اتَّـبَعَ
الْهُدٰى
Haydi, ona gidin de deyin ki: Biz, senin Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını hemen bizimle birlikte gönder; onlara eziyet etme! Biz, senin Rabbinden bir âyet getirdik. Kurtuluş, hidayete uyanlarındır.[47]
Konular:
Hz. Musa ve Harun
اِنَّا
قَدْ
اُو۫حِيَ
اِلَيْنَٓا
اَنَّ
الْعَذَابَ
عَلٰى
مَنْ
كَذَّبَ
وَتَوَلّٰى
Hakikaten bize vahyolundu ki: (Peygamberleri) yalanlayan ve yüz çevirenlere azap edilecektir.[48]
Konular:
Hz. Musa ve Harun
قَالَ
فَمَنْ
رَبُّكُمَا
يَا مُوسٰى
Firavun: Rabbiniz de kimmiş, ey Musa? dedi.[49]
قَالَ
رَبُّنَا
الَّـذ۪ٓي
اَعْطٰى
كُلَّ
شَيْءٍ
خَلْقَهُ
ثُمَّ
هَدٰى
O da: Bizim Rabbimiz, her şeye hılkatini (varlık ve özelliğini) veren, sonra da doğru yolu gösterendir, dedi.[50]
Konular:
Hz. Musa ve Harun
قَالَ
فَمَا
بَالُ
الْقُرُونِ
الْاُو۫لٰى
Firavun: Öyle ise, önceki milletlerin hali ne olacak? dedi.[51]
Konular:
Hz. Musa ve Harun
قَالَ
عِلْمُهَا
عِنْدَ
رَبّ۪ي
ف۪ي
كِتَابٍۚ
لَا
يَضِلُّ
رَبّ۪ي
وَلَا
يَنْسٰىۘ
Musa: Onlar hakkındaki bilgi, Rabbimin yanında bir kitapta bulunur. Rabbim, ne yanılır ne de unutur, dedi.[52]
Konular:
Hz. Musa ve Harun
اَلَّذ۪ي
جَعَلَ
لَكُمُ
الْاَرْضَ
مَهْداً
وَسَلَكَ
لَكُمْ
ف۪يهَا
سُبُلاً
وَاَنْزَلَ
مِنَ
السَّمَٓاءِ
مَٓاءًۜ
فَاَخْرَجْنَا
بِه۪ٓ
اَزْوَاجاً
مِنْ
نَبَاتٍ
شَتّٰى
O, yeri size beşik yapan ve onda size yollar açan, gökten de su indirendir. Onunla biz çeşitli bitkilerden çiftler çıkardık.[53]
كُلُوا
وَارْعَوْا
اَنْعَامَكُمْۜ
اِنَّ
ف۪ي
ذٰلِكَ
لَاٰيَاتٍ
لِاُو۬لِي
النُّهٰى۟
Yeyiniz; hayvanlarınızı otlatınız. Şüphesiz bunda akıl sahipleri için (Allah’ın kudretine) işaretler vardır.[54]
مِنْهَا
خَلَقْنَاكُمْ
وَف۪يهَا
نُع۪يدُكُمْ
وَمِنْهَا
نُخْرِجُكُمْ
تَارَةً
اُخْرٰى
Sizi ondan (topraktan) yarattık; yine sizi oraya döndüreceğiz ve bir kez daha sizi ondan çıkaracağız.[55]
Konular:
Hz. Musa ve Harun
وَلَقَدْ
اَرَيْنَاهُ
اٰيَاتِنَا
كُلَّهَا
فَكَذَّبَ
وَاَبٰى
Andolsun biz ona (Firavun’a) bütün (bu) delillerimizi gösterdik; yine de yalanladı ve diretti.[56]
Konular:
Hz. Musa ve Harun
قَالَ
اَجِئْتَنَا
لِتُخْرِجَنَا
مِنْ
اَرْضِنَا
بِسِحْرِكَ
يَا مُوسٰى
Dedi ki: Bizi, yaptığın büyü ile yurdumuzdan çıkarasın diye mi geldin, ey Musa?[57]
فَلَنَأْتِيَنَّكَ
بِسِحْرٍ
مِثْلِه۪
فَاجْعَلْ
بَيْنَنَا
وَبَيْنَكَ
مَوْعِداً
لَا
نُخْلِفُهُ
نَحْنُ
وَلَٓا
اَنْتَ
مَكَاناً
سُوًى
Öyle ise, muhakkak surette biz de sana, aynen onun gibi bir büyü getireceğiz. Şimdi sen, seninle bizim aramızda, ne senin, ne de bizim muhalefet etmeyeceğimiz uygun bir yerde buluşma zamanı ayarla.[58]
Konular:
Hz. Musa ve Harun
قَالَ
مَوْعِدُكُمْ
يَوْمُ
الزّ۪ينَةِ
وَاَنْ
يُحْشَرَ
النَّاسُ
ضُحًى
Musa: Buluşma zamanınız, bayram günü, kuşluk vaktinde insanların toplanma zamanı olsun, dedi.[59]
Konular:
Hz. Musa ve Harun
فَتَوَلّٰى
فِرْعَوْنُ
فَجَمَعَ
كَيْدَهُ
ثُمَّ
اَتٰى
Bunun üzerine Firavun dönüp gitti. Hilesini (sihirbazlarını) topladı; sonra geri geldi.[60]
Konular:
Hz. Musa ve Harun
Yükleniyor...