AYET LİSTE
بِسْمِ ٱللّٰهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
لِمِثْلِ
هٰذَا
فَلْيَعْمَلِ
الْعَامِلُونَ
Birinci ölümümüz hariç, bir daha biz ölmeyecek ve bir daha azap görmeyecek değil miyiz? Şüphesiz bu, büyük kurtuluştur. Çalışanlar, böylesi bir kurtuluş için çalışsın.[58-61]
اَذٰلِكَ
خَيْرٌ
نُزُلاً
اَمْ
شَجَرَةُ
الزَّقُّومِ
Şimdi, ziyafet olarak, cennet ehli için anılan bu nimetler mi daha hayırlı, yoksa zakkum ağacı mı? Biz onu (zakkumu) zalimler için bir fitne (imtihan) kıldık.[62-3]
اِنَّا
جَعَلْنَاهَا
فِتْنَةً
لِلظَّالِم۪ينَ
Şimdi, ziyafet olarak, cennet ehli için anılan bu nimetler mi daha hayırlı, yoksa zakkum ağacı mı? Biz onu (zakkumu) zalimler için bir fitne (imtihan) kıldık.[62-3]
اِنَّهَا
شَجَرَةٌ
تَخْرُجُ
ف۪ٓي
اَصْلِ
الْجَح۪يمِۙ
Zira o, cehennemin dibinde bitip yetişen bir ağaçtır.[64]
طَلْعُهَا
كَاَنَّهُ
رُؤُ۫سُ
الشَّيَاط۪ينِ
Tomurcukları sanki şeytanların başları gibidir.[65]
فَاِنَّهُمْ
لَاٰكِلُونَ
مِنْهَا
فَمَالِؤُ۫نَ
مِنْهَا
الْبُطُونَۜ
(Cehennemdekiler) ondan yerler ve karınlarını ondan doldururlar.[66]
ثُمَّ
اِنَّ
لَهُمْ
عَلَيْهَا
لَشَوْباً
مِنْ
حَم۪يمٍۚ
Sonra zakkum yemeğinin üzerine onlar için, kaynar su karıştırılmış bir içki vardır.[67]
ثُمَّ
اِنَّ
مَرْجِعَهُمْ
لَاِلَى
الْجَح۪يمِ
Sonra kesinlikle onların dönüşü, çılgın ateşe olacaktır.[68]
اِنَّهُمْ
اَلْفَوْا
اٰبَٓاءَهُمْ
ضَٓالّ۪ينَۙ
Kuşkusuz onlar atalarını dalâlette buldular da peşlerinden koşup gittiler.[69-70]
فَهُمْ
عَلٰٓى
اٰثَارِهِمْ
يُهْرَعُونَ
Kuşkusuz onlar atalarını dalâlette buldular da peşlerinden koşup gittiler.[69-70]
وَلَقَدْ
ضَلَّ
قَبْلَهُمْ
اَكْثَرُ
الْاَوَّل۪ينَۙ
Andolsun ki, onlardan önce eski milletlerin çoğu dalâlete düştü.[71]
وَلَقَدْ
اَرْسَلْنَا
ف۪يهِمْ
مُنْذِر۪ينَ
Kuşkusuz, biz onlara uyarıcılar göndermiştik.[72]
فَانْظُرْ
كَيْفَ
كَانَ
عَاقِبَةُ
الْمُنْذَر۪ينَۙ
Uyarılanların âkıbetinin ne olduğuna bir bak![73]
اِلَّا
عِبَادَ
اللّٰهِ
الْمُخْلَص۪ينَ۟
Allah’ın ihlâslı kulları müstesna.[74]
وَلَقَدْ
نَادٰينَا
نُوحٌ
فَلَنِعْمَ
الْمُج۪يبُونَۚ
Andolsun, Nuh bize yalvarıp yakardı. Biz de duayı ne güzel kabul ederiz![75]
وَنَجَّيْنَاهُ
وَاَهْلَهُ
مِنَ
الْكَرْبِ
الْعَظ۪يمِۘ
Kendisini ve ailesini büyük felâketten kurtardık.[76]
وَجَعَلْنَا
ذُرِّيَّتَهُ
هُمُ
الْبَاق۪ينَۘ
Biz yalnız Nuh’un soyunu kalıcı kıldık.[77]
وَتَرَكْنَا
عَلَيْهِ
فِي
الْاٰخِر۪ينَۘ
Sonradan gelenler içinde ona iyi bir nam bıraktık[78]
سَلَامٌ
عَلٰى
نُوحٍ
فِي
الْعَالَم۪ينَ
Bütün âlemlerde Nuh’a selam olsun![79]
اِنَّا
كَذٰلِكَ
نَجْزِي
الْمُحْسِن۪ينَ
İşte biz iyileri böyle mükâfatlandırırız.[80]
Yükleniyor...