Kelime Haritası

ف

İşlevleri

Bu edat Kur'an'da 5 farklı görevde kullanılıyor.

2.158ayette
3.001kez geçiyor
103/114surede
Mekkî / Medenî
Mekkî %65 · Medenî %35
İlk inen ayet Alak 17

Kalıplaşmış ifadeler

Bu edatla birlikte en sık geçen kelime dizileri. Tıklayınca ifadenin geçtiği bütün ayetler aranır.

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 1 kez (binde 13.9) 2. inen: Kalem — 18 kez (binde 60) 3. inen: Müzzemmil — 8 kez (binde 40.2) 4. inen: Müddessir — 12 kez (binde 47.1) 5. inen: Fâtiha — 0 kez (binde 0) 6. inen: Tebbet — 0 kez (binde 0) 7. inen: Tekvîr — 2 kez (binde 19.2) 8. inen: A’lâ — 6 kez (binde 83.3) 9. inen: Leyl — 4 kez (binde 56.3) 10. inen: Fecr — 9 kez (binde 65.7) 11. inen: Duhâ — 8 kez (binde 200) 12. inen: İnşirâh — 4 kez (binde 148.1) 13. inen: Asr — 0 kez (binde 0) 14. inen: Âdiyât — 5 kez (binde 125) 15. inen: Kevser — 1 kez (binde 100) 16. inen: Tekâsür — 0 kez (binde 0) 17. inen: Mâ’ûn — 2 kez (binde 80) 18. inen: Kâfirûn — 0 kez (binde 0) 19. inen: Fil — 1 kez (binde 43.5) 20. inen: Felâk — 0 kez (binde 0) 21. inen: Nâs — 0 kez (binde 0) 22. inen: İhlâs — 0 kez (binde 0) 23. inen: Necm — 16 kez (binde 44.4) 24. inen: Abese — 9 kez (binde 67.7) 25. inen: Kadr — 0 kez (binde 0) 26. inen: Şems — 6 kez (binde 111.1) 27. inen: Bürûc — 1 kez (binde 9.2) 28. inen: Tîn — 2 kez (binde 58.8) 29. inen: Kureyş — 1 kez (binde 58.8) 30. inen: Kâri’a — 3 kez (binde 83.3) 31. inen: Kıyâme — 9 kez (binde 54.9) 32. inen: Hümeze — 0 kez (binde 0) 33. inen: Mürselât — 11 kez (binde 60.8) 34. inen: Kâf — 13 kez (binde 34.9) 35. inen: Beled — 1 kez (binde 12.2) 36. inen: Târık — 3 kez (binde 49.2) 37. inen: Kamer — 28 kez (binde 81.9) 38. inen: Sâd — 29 kez (binde 39.6) 39. inen: A’râf — 128 kez (binde 38.6) 40. inen: Cin — 15 kez (binde 52.4) 41. inen: Yâsîn — 33 kez (binde 45.5) 42. inen: Furkân — 22 kez (binde 24.6) 43. inen: Fâtır — 31 kez (binde 40) 44. inen: Meryem — 34 kez (binde 35.4) 45. inen: Tâ-Hâ — 87 kez (binde 65.2) 46. inen: Vâkı’a — 24 kez (binde 63.3) 47. inen: Şu’arâ — 69 kez (binde 52.4) 48. inen: Neml — 44 kez (binde 38.2) 49. inen: Kasas — 70 kez (binde 49) 50. inen: İsrâ — 51 kez (binde 32.8) 51. inen: Yûnus — 74 kez (binde 40.4) 52. inen: Hûd — 59 kez (binde 30.8) 53. inen: Yûsuf — 61 kez (binde 34.3) 54. inen: Hicr — 30 kez (binde 45.8) 55. inen: En’âm — 88 kez (binde 28.9) 56. inen: Sâffât — 58 kez (binde 67.4) 57. inen: Lokman — 14 kez (binde 25.6) 58. inen: Sebe’ — 17 kez (binde 19.3) 59. inen: Zümer — 40 kez (binde 34.2) 60. inen: Mü’min — 50 kez (binde 41) 61. inen: Fussilet — 34 kez (binde 42.8) 62. inen: Şûrâ — 18 kez (binde 20.9) 63. inen: Zuhruf — 35 kez (binde 42.2) 64. inen: Duhân — 9 kez (binde 26) 65. inen: Câsiye — 16 kez (binde 32.8) 66. inen: Ahkâf — 17 kez (binde 26.4) 67. inen: Zâriyât — 29 kez (binde 80.6) 68. inen: Gâşiye — 3 kez (binde 32.6) 69. inen: Kehf — 70 kez (binde 44.4) 70. inen: Nahl — 57 kez (binde 30.9) 71. inen: Nûh — 4 kez (binde 17.7) 72. inen: İbrahim — 20 kez (binde 24.1) 73. inen: Enbiyâ — 53 kez (binde 45.4) 74. inen: Mü’minûn — 58 kez (binde 55.3) 75. inen: Secde — 12 kez (binde 32.3) 76. inen: Tûr — 15 kez (binde 48.1) 77. inen: Mülk — 13 kez (binde 39) 78. inen: Hâkka — 21 kez (binde 81.4) 79. inen: Me’âric — 8 kez (binde 36.9) 80. inen: Nebe’ — 6 kez (binde 34.7) 81. inen: Nâzi’ât — 17 kez (binde 95) 82. inen: İnfitâr — 2 kez (binde 25) 83. inen: İnşikâk — 7 kez (binde 65.4) 84. inen: Rûm — 33 kez (binde 40.4) 85. inen: Ankebût — 33 kez (binde 33.8) 86. inen: Mutaffifîn — 2 kez (binde 11.8) 87. inen: Bakara — 261 kez (binde 42.7) 88. inen: Enfâl — 40 kez (binde 32.4) 89. inen: Âl-i İmrân — 113 kez (binde 32.5) 90. inen: Ahzâb — 29 kez (binde 22.5) 91. inen: Mümtehine — 9 kez (binde 25.9) 92. inen: Nisâ — 177 kez (binde 47.3) 93. inen: Zilzâl — 1 kez (binde 27.8) 94. inen: Hadîd — 12 kez (binde 20.9) 95. inen: Muhammed — 31 kez (binde 57.5) 96. inen: Ra’d — 19 kez (binde 22.3) 97. inen: Rahmân — 37 kez (binde 105.4) 98. inen: İnsan — 5 kez (binde 20.6) 99. inen: Talâk — 14 kez (binde 48.8) 100. inen: Beyyine — 0 kez (binde 0) 101. inen: Haşr — 12 kez (binde 27) 102. inen: Nûr — 29 kez (binde 22) 103. inen: Hac — 40 kez (binde 31.4) 104. inen: Münâfikûn — 7 kez (binde 39.1) 105. inen: Mücâdele — 20 kez (binde 42.4) 106. inen: Hucurât — 10 kez (binde 28.8) 107. inen: Tahrîm — 7 kez (binde 28.1) 108. inen: Teğâbun — 13 kez (binde 53.9) 109. inen: Saff — 5 kez (binde 22.6) 110. inen: Cum’a — 6 kez (binde 34.3) 111. inen: Fetih — 18 kez (binde 32.1) 112. inen: Mâide — 109 kez (binde 38.9) 113. inen: Tevbe — 72 kez (binde 28.8) 114. inen: Nasr — 1 kez (binde 52.6)
← ilk inenson inen →

Ayetler

2158 ayet

اِنَّ الَّذ۪ينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ عِبَادٌ اَمْثَالُكُمْ فَادْعُوهُمْ فَلْيَسْتَج۪يبُوا لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ
Allah’tan başka taptıklarınız putlar da, sizin gibi yaratıklardır. Eğer doğru sözlü iseniz, onları çağırın da size cevap versinler bakalım.[194]
اَلَهُمْ اَرْجُلٌ يَمْشُونَ بِهَاۘ اَمْ لَهُمْ اَيْدٍ يَبْطِشُونَ بِهَاۘ اَمْ لَهُمْ اَعْيُنٌ يُبْصِرُونَ بِهَاۘ اَمْ لَهُمْ اٰذَانٌ يَسْمَعُونَ بِهَاۜ قُلِ ادْعُوا شُرَكَٓاءَكُمْ ثُمَّ ك۪يدُونِ فَلَا تُنْظِرُونِ
Onların yürüyecek ayakları mı var, yoksa tutacak elleri mi var, ya da görecek gözleri mi var, veya işitecek kulakları mı var? De ki: «Ortaklarınızı çağırın elinizden gelirse bana tuzak kurun, göz açtırmayın.»[195]
وَاِمَّا يَنْزَغَنَّكَ مِنَ الشَّيْطَانِ نَزْغٌ فَاسْتَعِذْ بِاللّٰهِۜ اِنَّهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ
Şeytan seni dürtecek olursa Allah’a sığın, doğrusu O işitir ve bilir.[200]
اِنَّ الَّذ۪ينَ اتَّقَوْا اِذَا مَسَّهُمْ طَٓائِفٌ مِنَ الشَّيْطَانِ تَذَكَّرُوا فَاِذَا هُمْ مُبْصِرُونَۚ
Allah’a karşı gelmekten sakınanlar, şeytan tarafından bir vesveseye uğrayınca, Allah’ı anarlar ve hemen gerçeği görürler.[201]
وَاِذَا قُرِئَ الْقُرْاٰنُ فَاسْتَمِعُوا لَهُ وَاَنْصِتُوا لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ
Kuran okunduğu zaman ona kulak verin, dinleyin ki merhamet olunasınız.[204]
يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْاَنْفَالِۜ قُلِ الْاَنْفَالُ لِلّٰهِ وَالرَّسُولِۚ فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَصْلِحُوا ذَاتَ بَيْنِكُمْۖ وَاَط۪يعُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُٓ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ
Sana, ganimetlere dair soru sorarlar, de ki: Ganimetler Allah’ın ve Peygamberindir. İnanıyorsanız Allah’tan sakının, aranızdaki münasebetleri düzeltin, Allah’a ve Peygamberine itaat edin.[1]
اِذْ تَسْتَغ۪يثُونَ رَبَّكُمْ فَاسْتَجَابَ لَكُمْ اَنّ۪ي مُمِدُّكُمْ بِاَلْفٍ مِنَ الْمَلٰٓئِكَةِ مُرْدِف۪ينَ
Rabbinizin yardımına sığınıyordunuz. O, «Ben size, birbiri peşinden bin melekle yardım ederim» diye cevap vermişti.[9]
اِذْ يُوح۪ي رَبُّكَ اِلَى الْمَلٰٓئِكَةِ اَنّ۪ي مَعَكُمْ فَثَبِّتُوا الَّذ۪ينَ اٰمَنُواۜ سَاُلْق۪ي ف۪ي قُلُوبِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا الرُّعْبَ فَاضْرِبُوا فَوْقَ الْاَعْنَاقِ وَاضْرِبُوا مِنْهُمْ كُلَّ بَنَانٍۜ
Rabbin meleklere, «Ben sizinleyim, inananları destekleyin» diye vahyetti. «Ben inkar edenlerin kalblerine korku salacağım, artık vurun onların boyunları üstüne, vurun her parmağına» dedi.[12]
ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ شَٓاقُّوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُۚ وَمَنْ يُشَاقِقِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ فَاِنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ
Bu, onların Allah’a ve Peygamberine karşı koymalarındandır. Kim Allah’a ve peygamberine karşı koyarsa, bilsin ki, Allah’ın cezası şiddetlidir.[13]
ذٰلِكُمْ فَذُوقُوهُ وَاَنَّ لِلْكَافِر۪ينَ عَذَابَ النَّارِ
İşte bunu tadın, inkar edenlere cehennem azabı da vardır.[14]
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا لَق۪يتُمُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا زَحْفاً فَلَا تُوَلُّوهُمُ الْاَدْبَارَۚ
Ey İnananlar! Savaş için ilerlerken, inkar edenlerle toplu halde karşılaştığınızda onlara arkanızı dönmeyin.[15]
وَمَنْ يُوَلِّهِمْ يَوْمَئِذٍ دُبُرَهُٓ اِلَّا مُتَحَرِّفاً لِقِتَالٍ اَوْ مُتَحَيِّزاً اِلٰى فِئَةٍ فَقَدْ بَٓاءَ بِغَضَبٍ مِنَ اللّٰهِ وَمَأْوٰيهُ جَهَنَّمُۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ
Tekrar savaşmak için bir tarafa çekilmek veya bir başka topluluğa katılmak maksadı dışında, o gün arkasını düşmana dönen kimse Allah’dan bir gazaba uğramış olur. Onun varacağı yer cehennemdir. Ne kötü bir dönüştür![16]
فَلَمْ تَقْتُلُوهُمْ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ قَتَلَهُمْۖ وَمَا رَمَيْتَ اِذْ رَمَيْتَ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ رَمٰىۚ وَلِيُبْلِيَ الْمُؤْمِن۪ينَ مِنْهُ بَلَٓاءً حَسَناًۜ اِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ
Onları siz öldürmediniz fakat Allah öldürdü. Attığın zaman da sen atmamıştın, fakat Allah atmıştı. Allah bunu, inananları güzel bir imtihana tabi tutmak için yapmıştı. Doğrusu O işitir ve bilir.[17]
اِنْ تَسْتَفْتِحُوا فَقَدْ جَٓاءَكُمُ الْفَتْحُۚ وَاِنْ تَنْتَهُوا فَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْۚ وَاِنْ تَعُودُوا نَعُدْۚ وَلَنْ تُغْنِيَ عَنْكُمْ فِئَتُكُمْ شَيْـٔاً وَلَوْ كَـثُرَتْۙ وَاَنَّ اللّٰهَ مَعَ الْمُؤْمِن۪ينَ۟
Ey inkarcılar! Zafer istiyorsanız, işte zafer geldi (aleyhinize çıktı). Peygambere karşı gelmekten vazgeçerseniz sizin iyiliğinize olur, yok tekrar dönerseniz biz de döneriz; topluluğunuz çok da olsa size hiçbir fayda vermez. Allah inananlarla beraberdir.[19]
وَاذْكُـرُٓوا اِذْ اَنْتُمْ قَل۪يلٌ مُسْتَضْعَفُونَ فِي الْاَرْضِ تَخَافُونَ اَنْ يَتَخَطَّفَكُمُ النَّاسُ فَاٰوٰيكُمْ وَاَيَّدَكُمْ بِنَصْرِه۪ وَرَزَقَكُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
Yeryüzünde az sayıda olduğunuz ve zayıf sayıldığınız için insanların sizi esir olarak alıp götürmesinden korktuğunuz zamanları, hatırlayın. Allah, şükredesiniz diye sizi barındırmış, yardımıyla desteklemiş, temiz şeylerle rızıklandırmıştır.[26]
وَاِذْ قَالُوا اللّٰهُمَّ اِنْ كَانَ هٰذَا هُوَ الْحَقَّ مِنْ عِنْدِكَ فَاَمْطِرْ عَلَيْنَا حِجَارَةً مِنَ السَّمَٓاءِ اَوِ ائْتِنَا بِعَذَابٍ اَل۪يمٍ
«Allah’ımız! Eğer bu Kitap, gerçekten Senin katından ise bize gökten taş yağdır veya can yakıcı bir azab ver» demişlerdi.[32]
وَمَا كَانَ صَلَاتُهُمْ عِنْدَ الْبَيْتِ اِلَّا مُكَٓاءً وَتَصْدِيَةًۜ فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ
Kabe’deki tapınmaları sadece ıslık çalmak ve el çırpmaktan başka bir şey değildir. İnkarınıza karşılık artık azabı tadın.[35]
اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ لِيَصُدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ فَسَيُنْفِقُونَهَا ثُمَّ تَكُونُ عَلَيْهِمْ حَسْرَةً ثُمَّ يُغْلَبُونَۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِلٰى جَهَنَّمَ يُحْشَرُونَۙ
Doğrusu inkar edenler mallarını Allah’ın yolundan insanları alıkoymak için sarfederler ve daha da sarfedeceklerdir; ama sonra içleri yanacak, hem de mağlup olacaklardır. Bu, Allah’ın, temizi murdardan ayırması ve murdarları üstüste koyup hepsini yığarak cehenneme yerleştirmesi içindir; inkar edenler cehenneme toplanacaklardır. İşte onlar mahvolanlardır.[36-37]
لِيَم۪يزَ اللّٰهُ الْخَب۪يثَ مِنَ الطَّيِّبِ وَيَجْعَلَ الْخَب۪يثَ بَعْضَهُ عَلٰى بَعْضٍ فَيَرْكُمَهُ جَم۪يعاً فَيَجْعَلَهُ ف۪ي جَهَنَّمَۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ۟
Doğrusu inkar edenler mallarını Allah’ın yolundan insanları alıkoymak için sarfederler ve daha da sarfedeceklerdir; ama sonra içleri yanacak, hem de mağlup olacaklardır. Bu, Allah’ın, temizi murdardan ayırması ve murdarları üstüste koyup hepsini yığarak cehenneme yerleştirmesi içindir; inkar edenler cehenneme toplanacaklardır. İşte onlar mahvolanlardır.[36-37]
قُلْ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ يَنْتَهُوا يُغْفَرْ لَهُمْ مَا قَدْ سَلَفَۚ وَاِنْ يَعُودُوا فَقَدْ مَضَتْ سُنَّتُ الْاَوَّل۪ينَ
İnkar edenlere, eğer savaştan vazgeçerlerse, geçmişlerinin bağışlanacağını ve tekrar başlarlarsa evvelkilerin hükmünün uygulanacağını söyle.[38]
Yükleniyor...