Kelime Haritası
ف
İşlevleri
Bu edat Kur'an'da 5 farklı görevde kullanılıyor.
2.158ayette
3.001kez geçiyor
103/114surede
Mekkî / Medenî
Mekkî %65 · Medenî %35
İlk inen ayet
Alak 17
Kalıplaşmış ifadeler
Bu edatla birlikte en sık geçen kelime dizileri. Tıklayınca ifadenin geçtiği bütün ayetler aranır.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
Muhammed suresi ✕ Süzgeci kaldır
21 ayet
فَاِذَا
لَق۪يتُمُ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
فَضَرْبَ
الرِّقَابِۜ
حَتّٰٓى
اِذَٓا
اَثْخَنْتُمُوهُمْ
فَشُدُّوا
الْوَثَاقَۙ
فَاِمَّا
مَناًّ
بَعْدُ
وَاِمَّا
فِدَٓاءً
حَتّٰى
تَضَعَ
الْحَرْبُ
اَوْزَارَهَاۚۛ
ذٰلِكَۜۛ
وَلَوْ
يَشَٓاءُ
اللّٰهُ
لَانْتَصَرَ
مِنْهُمْۙ
وَلٰكِنْ
لِيَبْلُوَ۬ا
بَعْضَكُمْ
بِبَعْضٍۜ
وَالَّذ۪ينَ
قُتِلُوا
ف۪ي
سَب۪يلِ
اللّٰهِ
فَلَنْ
يُضِلَّ
اَعْمَالَهُمْ
Savaşta inkar edenlerle karşılaştığınızda boyunlarını vurun; sonunda onlara üstün geldiğinizde onları esir alın; savaş sona erince onları ya karşılıksız, ya da fidye ile salıverin; Allah dilemiş olsaydı, onlardan başka türlü öç alabilirdi, bunun böyle olması, kiminizi kiminizle denemek içindir. Allah, kendi yolunda öldürülenlerin işlerini boşa çıkarmaz.[4]
وَالَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
فَتَعْساً
لَهُمْ
وَاَضَلَّ
اَعْمَالَهُمْ
İnkar edenlere ise, yıkım ve yokluk olsun! Allah onların işlerini boşa çıkarır.[8]
ذٰلِكَ
بِاَنَّهُمْ
كَرِهُوا
مَٓا
اَنْزَلَ
اللّٰهُ
فَاَحْبَطَ
اَعْمَالَهُمْ
Bu, Allah’ın indirdiğini beğenmediklerinden ötürüdür. İşlerini Allah bunun için boşa çıkarmıştır.[9]
اَفَلَمْ
يَس۪يرُوا
فِي
الْاَرْضِ
فَيَنْظُرُوا
كَيْفَ
كَانَ
عَاقِبَةُ
الَّذ۪ينَ
مِنْ
قَبْلِهِمْۜ
دَمَّرَ
اللّٰهُ
عَلَيْهِمْۘ
وَلِلْكَافِر۪ينَ
اَمْثَالُهَا
Yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna bakmazlar mı? Allah onları yere geçirmiştir; inkarcılara da onların başına gelenin benzerleri vardır.[10]
وَكَاَيِّنْ
مِنْ
قَرْيَةٍ
هِيَ
اَشَدُّ
قُوَّةً
مِنْ
قَرْيَتِكَ
الَّت۪ٓي
اَخْرَجَتْكَۚ
اَهْلَكْنَاهُمْ
فَلَا
نَاصِرَ
لَهُمْ
Seni sürüp çıkaran şehirden daha kuvvetli olan nice şehirler yok ettik. Yardım edenleri bulunmadı.[13]
اَفَمَنْ
كَانَ
عَلٰى
بَيِّنَةٍ
مِنْ
رَبِّه۪
كَمَنْ
زُيِّنَ
لَهُ
سُٓوءُ
عَمَلِه۪
وَاتَّبَعُٓوا
اَهْوَٓاءَهُمْ
Rabbinin katından bir belgesi olan kimse, kötü işi kendisine güzel gösterilen kimseye benzer mi? Bunlar heveslerine uymuşlardır.[14]
مَثَلُ
الْجَنَّةِ
الَّت۪ي
وُعِدَ
الْمُتَّقُونَۜ
ف۪يهَٓا
اَنْهَارٌ
مِنْ
مَٓاءٍ
غَيْرِ
اٰسِنٍۚ
وَاَنْهَارٌ
مِنْ
لَبَنٍ
لَمْ
يَتَغَيَّرْ
طَعْمُهُۚ
وَاَنْهَارٌ
مِنْ
خَمْرٍ
لَذَّةٍ
لِلشَّارِب۪ينَۚ
وَاَنْهَارٌ
مِنْ
عَسَلٍ
مُصَفًّىۜ
وَلَهُمْ
ف۪يهَا
مِنْ
كُلِّ
الثَّمَرَاتِ
وَمَغْفِرَةٌ
مِنْ
رَبِّهِمْۜ
كَمَنْ
هُوَ
خَالِدٌ
فِي
النَّارِ
وَسُقُوا
مَٓاءً
حَم۪يماً
فَقَطَّعَ
اَمْعَٓاءَهُمْ
Allah’a karşı gelmekten sakınanlara söz verilen cennet şöyledir: Orada temiz su ırmakları, tadı bozulmayan süt ırmakları, içenlere zevk veren şarap ırmakları, süzme bal ırmakları vardır. Onlara orada her türlü ürün ve Rablerinden mağfiret vardır. Bunların durumu, ateşte temelli kalan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?[15]
فَهَلْ
يَنْظُرُونَ
اِلَّا
السَّاعَةَ
اَنْ
تَأْتِيَهُمْ
بَغْتَةًۚ
فَقَدْ
جَٓاءَ
اَشْرَاطُهَاۚ
فَاَنّٰى
لَهُمْ
اِذَا
جَٓاءَتْهُمْ
ذِكْرٰيهُمْ
Onlar kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesini mi bekliyorlar. Şüphesiz onun alametleri belirmiştir. Kendilerine gelip çatınca ibret almaları neye yarar?[18]
فَاعْلَمْ
اَنَّهُ
لَٓا
اِلٰهَ
اِلَّا
اللّٰهُ
وَاسْتَغْفِرْ
لِذَنْبِكَ
وَلِلْمُؤْمِن۪ينَ
وَالْمُؤْمِنَاتِۜ
وَاللّٰهُ
يَعْلَمُ
مُتَقَلَّبَكُمْ
وَمَثْوٰيكُمْ۟
Bil ki, Allah’tan başka tanrı yoktur; kendinin, inanmış erkek ve kadınların günahlarının bağışlanmasını dile. Allah, gezip dolaştığınız ve duracağınız yerleri bilir.[19]
وَيَقُولُ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
لَوْلَا
نُزِّلَتْ
سُورَةٌۚ
فَاِذَٓا
اُنْزِلَتْ
سُورَةٌ
مُحْكَمَةٌ
وَذُكِرَ
ف۪يهَا
الْقِتَالُۙ
رَاَيْتَ
الَّذ۪ينَ
ف۪ي
قُلُوبِهِمْ
مَرَضٌ
يَنْظُرُونَ
اِلَيْكَ
نَظَرَ
الْمَغْشِيِّ
عَلَيْهِ
مِنَ
الْمَوْتِۜ
فَاَوْلٰى
لَهُمْۚ
İnananlar: «Keşke bir süre indirilse de cihada çıksak» derlerdi. Fakat hükmü açık bir süre inip, orada savaş zikredilince, kalblerinde hastalık olanların, ölüm korkusuyla bayılmış kimselerin bakışları gibi, sana baktıklarını gördün. Oysa onlara itaat etmek ve uygun olanı söylemek yaraşırdı. İş ciddileşince Allah’a verdikleri yeminde doğruluk gösterselerdi, onların iyiliğine olurdu.[20-21]
طَاعَةٌ
وَقَوْلٌ
مَعْرُوفٌ۠
فَاِذَا
عَزَمَ
الْاَمْرُ۠
فَلَوْ
صَدَقُوا
اللّٰهَ
لَكَانَ
خَيْراً
لَهُمْۚ
İnananlar: «Keşke bir süre indirilse de cihada çıksak» derlerdi. Fakat hükmü açık bir süre inip, orada savaş zikredilince, kalblerinde hastalık olanların, ölüm korkusuyla bayılmış kimselerin bakışları gibi, sana baktıklarını gördün. Oysa onlara itaat etmek ve uygun olanı söylemek yaraşırdı. İş ciddileşince Allah’a verdikleri yeminde doğruluk gösterselerdi, onların iyiliğine olurdu.[20-21]
فَهَلْ
عَسَيْتُمْ
اِنْ
تَوَلَّيْتُمْ
اَنْ
تُفْسِدُوا
فِي
الْاَرْضِ
وَتُقَطِّعُٓوا
اَرْحَامَكُمْ
Geri dönerseniz yeryüzünde bozgunculuk yapmanız ve akrabalık bağlarını kesmeniz beklenmez mi sizden?[22]
اُو۬لٰٓئِكَ
الَّذ۪ينَ
لَعَنَهُمُ
اللّٰهُ
فَاَصَمَّهُمْ
وَاَعْمٰٓى
اَبْصَارَهُمْ
İşte, Allah’ın lanetlediği, sağır kıldığı ve gözlerini kör ettiği bunlardır.[23]
اَفَلَا
يَتَدَبَّرُونَ
الْقُرْاٰنَ
اَمْ
عَلٰى
قُلُوبٍ
اَقْفَالُهَا
Bunlar Kuran’ı düşünmezler mi? Yoksa kalbleri kilitli midir?[24]
فَكَيْفَ
اِذَا
تَوَفَّتْهُمُ
الْمَلٰٓئِكَةُ
يَضْرِبُونَ
وُجُوهَهُمْ
وَاَدْبَارَهُمْ
Melekler, onların yüzlerine ve sırtlarına vurarak canlarını alırken durumları nice olur?[27]
ذٰلِكَ
بِاَنَّهُمُ
اتَّبَعُوا
مَٓا
اَسْخَطَ
اللّٰهَ
وَكَرِهُوا
رِضْوَانَهُ
فَاَحْبَطَ
اَعْمَالَهُمْ۟
Bu, Allah’ı gazablandıran şeye uymaları ve O’nun rızasından hoşnut olmamalarından ötürüdür. Allah da onların işlerini boşa çıkarmıştır.[28]
وَلَوْ
نَشَٓاءُ
لَاَرَيْنَاكَهُمْ
فَلَعَرَفْتَهُمْ
بِس۪يمٰيهُمْۜ
وَلَتَعْرِفَنَّهُمْ
ف۪ي
لَحْنِ
الْقَوْلِۜ
وَاللّٰهُ
يَعْلَمُ
اَعْمَالَكُمْ
Eğer dileseydik, Biz onları sana gösterirdik; sen de onları yüzlerinden tanırdın. And olsun ki sen, onları konuşmalarından da tanırsın; Allah işlediklerinizi bilir.[30]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
وَصَدُّوا
عَنْ
سَب۪يلِ
اللّٰهِ
ثُمَّ
مَاتُوا
وَهُمْ
كُفَّارٌ
فَلَنْ
يَغْفِرَ
اللّٰهُ
لَهُمْ
İnkar edip Allah yolundan alıkoyanları, sonra da inkarcı olarak ölenleri Allah şüphesiz ki bağışlamayacaktır.[34]
فَلَا
تَهِنُوا
وَتَدْعُٓوا
اِلَى
السَّلْمِۗ
وَاَنْتُمُ
الْاَعْلَوْنَۗ
وَاللّٰهُ
مَعَكُمْ
وَلَنْ
يَتِرَكُمْ
اَعْمَالَكُمْ
Ey inananlar! Sizler daha üstün olduğunuz halde düşman karşısında gevşemeyin ki barış istemek zorunda kalmayasınız; Allah sizinle beraberdir; sizin işlerinizi eksiltmeyecektir.[35]
اِنْ
يَسْـَٔلْكُمُوهَا
فَيُحْفِكُمْ
تَبْخَلُوا
وَيُخْرِجْ
اَضْغَانَكُمْ
Eğer sizden onları isteyip de sizi zorlarsa, cimrilik edecektiniz, O da kinlerinizi ortaya çıkaracaktı.[37]
Yükleniyor...