Kelime Haritası
ف
İşlevleri
Bu edat Kur'an'da 5 farklı görevde kullanılıyor.
2.158ayette
3.001kez geçiyor
103/114surede
Mekkî / Medenî
Mekkî %65 · Medenî %35
İlk inen ayet
Alak 17
Kalıplaşmış ifadeler
Bu edatla birlikte en sık geçen kelime dizileri. Tıklayınca ifadenin geçtiği bütün ayetler aranır.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
96
68
73
74
1
111
81
87
92
89
93
94
103
100
108
102
107
109
105
113
114
112
53
80
97
91
85
95
106
101
75
104
77
50
90
86
54
38
7
72
36
25
35
19
20
56
26
27
28
17
10
11
12
15
6
37
31
34
39
40
41
42
43
44
45
46
51
88
18
16
71
14
21
23
32
52
67
69
70
78
79
82
84
30
29
83
2
8
3
33
60
4
99
57
47
13
55
76
65
98
59
24
22
63
58
49
66
64
61
62
48
5
9
110
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
2158 ayet
فَيَوْمَئِذٍ
لَا
يُعَذِّبُ
عَذَابَهُٓ
اَحَدٌۙ
O gün, hiç kimse, Allah’ın azabettiği gibi azabedemez.[25]
فَاَلْهَمَهَا
فُجُورَهَا
وَتَقْوٰيهَاۙۖ
Sonra da ona iyilik ve kötülük kabiliyeti verene and olsun ki:[8]
فَقَالَ
لَهُمْ
رَسُولُ
اللّٰهِ
نَاقَةَ
اللّٰهِ
وَسُقْيٰيهَا۠
Allah’ın peygamberi onlara, Allah’ın devesini göstermiş ve: «Allah’ın bu devesine ve onun su hakkına dokunmayın» demişti.[13]
فَكَذَّبُوهُ
فَعَقَرُوهَاۙۖ
فَدَمْدَمَ
عَلَيْهِمْ
رَبُّهُمْ
بِذَنْبِهِمْ
فَسَوّٰيهَاۙۖ
Onu yalanladılar ve deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Rableri, suçlarından dolayı onların üzerine katmerli azap indirdi; yerle bir etti onları.[14]
فَاَمَّا
مَنْ
اَعْطٰى
وَاتَّقٰىۙ
Elinde bulunandan verenin, Allah’a karşı gelmekten sakınanın, en güzel söz olan Allah’ın birliğini doğrulayanın işlerini kolaylaştırırız.[5-7]
فَسَنُيَسِّرُهُ
لِلْيُسْرٰىۜ
Elinde bulunandan verenin, Allah’a karşı gelmekten sakınanın, en güzel söz olan Allah’ın birliğini doğrulayanın işlerini kolaylaştırırız.[5-7]
فَسَنُيَسِّرُهُ
لِلْعُسْرٰىۜ
Ama, cimrilik eden, kendini Allah’tan müstağni sayan, en güzel sözü yalanlayan kimsenin güçlüğe uğramasını kolaylaştırırız.[8-10]
فَاَنْذَرْتُكُمْ
نَاراً
تَلَظّٰىۚ
Sizi alevler saçan ateşle uyardım;[14]
وَلَسَوْفَ
يُعْط۪يكَ
رَبُّكَ
فَتَـرْضٰىۜ
Rabbin şüphesiz sana verecek ve sen de hoşnut olacaksın.[5]
اَلَمْ
يَجِدْكَ
يَت۪ـيـماً
فَاٰوٰىۖ
Seni öksüz bulup da barındırmadı mı?[6]
وَوَجَدَكَ
ضَٓالاًّ
فَهَدٰىۖ
Seni şaşırmış bulup, doğru yola eriştirmedi mi?[7]
فَاَمَّا
الْيَت۪يمَ
فَلَا
تَقْهَرْۜ
Öyleyse sakın öksüze kötü muamele etme;[9]
وَاَمَّا
السَّٓائِلَ
فَلَا
تَنْهَرْۜ
Ve sakın bir şey isteyeni azarlama;[10]
وَاَمَّا
بِنِعْمَةِ
رَبِّكَ
فَحَدِّثْ
Yalnızca Rabbinin nimetini anlat.[11]
فَاِنَّ
مَعَ
الْعُسْرِ
يُسْراًۙ
Elbette güçlükle beraber şüphesiz bir kolaylık vardır.[5]
فَاِذَا
فَرَغْتَ
فَانْصَبْۙ
Öyleyse, bir işi bitirince diğerine giriş;[7]
Yükleniyor...