Kelime Haritası
ف
İşlevleri
Bu edat Kur'an'da 5 farklı görevde kullanılıyor.
2.158ayette
3.001kez geçiyor
103/114surede
Mekkî / Medenî
Mekkî %65 · Medenî %35
İlk inen ayet
Alak 17
Kalıplaşmış ifadeler
Bu edatla birlikte en sık geçen kelime dizileri. Tıklayınca ifadenin geçtiği bütün ayetler aranır.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
Mü’min suresi ✕ Süzgeci kaldır
37 ayet
وَاِذْ
يَتَحَٓاجُّونَ
فِي
النَّارِ
فَيَقُولُ
الضُّعَفٰٓؤُ۬ا
لِلَّذ۪ينَ
اسْتَكْـبَرُٓوا
اِنَّا
كُنَّا
لَكُمْ
تَبَعاً
فَهَلْ
اَنْتُمْ
مُغْنُونَ
عَنَّا
نَص۪يباً
مِنَ
النَّارِ
Ateşin içinde birbirleriyle tartışırlarken, güçsüzler, büyüklük taslayanlara: «Doğrusu biz size uymuştuk, şimdi ateşin bir parçasını olsun bizden savabilir misiniz?» derler.[47]
قَالُٓوا
اَوَلَمْ
تَكُ
تَأْت۪يكُمْ
رُسُلُكُمْ
بِالْبَيِّنَاتِۜ
قَالُوا
بَلٰىۜ
قَالُوا
فَادْعُواۚ
وَمَا
دُعٰٓـؤُا
الْكَافِر۪ينَ
اِلَّا
ف۪ي
ضَلَالٍ۟
Bekçiler: «Size, belgelerle peygamberleriniz gelmiş miydi?» derler. Onlar da: «Evet, gelmişti» derler. Bekçiler: «O halde kendiniz yalvarın» derler. İnkarcıların yalvarışı şüphesiz boşunadır.[50]
فَاصْبِرْ
اِنَّ
وَعْدَ
اللّٰهِ
حَقٌّ
وَاسْتَغْفِرْ
لِذَنْبِكَ
وَسَبِّـحْ
بِحَمْدِ
رَبِّكَ
بِالْعَشِيِّ
وَالْاِبْكَارِ
Sabret, Allah’ın verdiği söz şüphesiz gerçektir. Suçunun bağışlanmasını dile; Rabbini akşam, sabah, överek tesbih et.[55]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
يُجَادِلُونَ
ف۪ٓي
اٰيَاتِ
اللّٰهِ
بِغَيْرِ
سُلْطَانٍ
اَتٰيهُمْۙ
اِنْ
ف۪ي
صُدُورِهِمْ
اِلَّا
كِبْرٌ
مَا
هُمْ
بِبَالِغ۪يهِۚ
فَاسْتَعِذْ
بِاللّٰهِۜ
اِنَّهُ
هُوَ
السَّم۪يعُ
الْبَص۪يرُ
Allah’ın ayetleri üzerinde kendilerine gelen bir delil olmadan tartışanların gönüllerinde, ulaşamayacakları bir büyüklenme vardır. Sen Allah’a sığın. O şüphesiz işitendir, görendir.[56]
ذٰلِكُمُ
اللّٰهُ
رَبُّكُمْ
خَالِقُ
كُلِّ
شَيْءٍۢ
لَٓا
اِلٰهَ
اِلَّا
هُوَۘ
فَاَنّٰى
تُؤْفَكُونَ
İşte herşeyin yaratıcısı olan Rabbiniz Allah budur. O’ndan başka tanrı yoktur. Nasıl aldatılıp döndürülürsünüz?[62]
اَللّٰهُ
الَّذ۪ي
جَعَلَ
لَكُمُ
الْاَرْضَ
قَرَاراً
وَالسَّمَٓاءَ
بِنَٓاءً
وَصَوَّرَكُمْ
فَاَحْسَنَ
صُوَرَكُمْ
وَرَزَقَكُمْ
مِنَ
الطَّيِّبَاتِۜ
ذٰلِكُمُ
اللّٰهُ
رَبُّكُمْۚ
فَـتَبَارَكَ
اللّٰهُ
رَبُّ
الْعَالَم۪ينَ
Sizin için yeri durak, göğü bina eden, size şekil verip de, şeklinizi güzel yapan, sizi temiz şeylerle rızıklandıran Allah’tır. İşte Rabbiniz olan Allah budur. Alemlerin Rabbi Allah ne yücedir![64]
هُوَ
الْحَيُّ
لَٓا
اِلٰهَ
اِلَّا
هُوَ
فَادْعُوهُ
مُخْلِص۪ينَ
لَهُ
الدّ۪ينَۜ
اَلْحَمْدُ
لِلّٰهِ
رَبِّ
الْعَالَم۪ينَ
O diridir, O’ndan başka tanrı yoktur. Dini yalnız O’na has kılarak O’na yalvarın. Övgü, Alemlerin Rabbi Allah içindir.[65]
هُوَ
الَّذ۪ي
يُحْـي۪
وَيُم۪يتُۚ
فَاِذَا
قَضٰٓى
اَمْراً
فَاِنَّمَا
يَقُولُ
لَهُ
كُنْ
فَيَكُونُ۟
Dirilten, öldüren O’dur. Bir şeye karar verirse «Ol» der, o da oluverir.[68]
اَلَّذ۪ينَ
كَذَّبُوا
بِالْكِتَابِ
وَبِمَٓا
اَرْسَلْنَا
بِه۪
رُسُلَنَا۠ۛ
فَسَوْفَ
يَعْلَمُونَۙ
Kitap’ı ve peygamberlerimize gönderdiklerimizi yalanlayanlar elbette bileceklerdir.[70]
اُدْخُلُٓوا
اَبْوَابَ
جَهَنَّمَ
خَالِد۪ينَ
ف۪يهَاۚ
فَبِئْسَ
مَثْوَى
الْمُتَكَبِّر۪ينَ
Onlara: «İşte bu, yeryüzünde haksız yere şımarmanız ve böbürlenmenizden ötürüdür. Temelli kalacağınız cehennem kapılarından girin» denir. Büyüklenenlerin durağı ne kötüdür![75-76]
فَاصْبِرْ
اِنَّ
وَعْدَ
اللّٰهِ
حَقٌّۚ
فَاِمَّا
نُرِيَنَّكَ
بَعْضَ
الَّذ۪ي
نَعِدُهُمْ
اَوْ
نَتَوَفَّيَنَّكَ
فَاِلَيْنَا
يُرْجَعُونَ
Sabret; şüphesiz Allah’ın verdiği söz gerçektir. Onlara söz verdiğimiz azabın bir kısmını sana gösteririz veya seni öldürürüz, nasıl olsa onların dönüşü Bizedir.[77]
وَلَقَدْ
اَرْسَلْنَا
رُسُلاً
مِنْ
قَبْلِكَ
مِنْهُمْ
مَنْ
قَصَصْنَا
عَلَيْكَ
وَمِنْهُمْ
مَنْ
لَمْ
نَقْصُصْ
عَلَيْكَۜ
وَمَا
كَانَ
لِرَسُولٍ
اَنْ
يَأْتِيَ
بِاٰيَةٍ
اِلَّا
بِـاِذْنِ
اللّٰهِۚ
فَاِذَا
جَٓاءَ
اَمْرُ
اللّٰهِ
قُضِيَ
بِالْحَقِّ
وَخَسِرَ
هُنَالِكَ
الْمُبْطِلُونَ۟
And olsun ki, senden önce birçok peygamberler gönderdik; sana onların kimini anlattık, kimini anlatmadık; hiçbir peygamber, Allah’ın izni olmadan bir mucize getiremez. Allah’ın buyruğu gelince iş gerçekten biter. İşte o zaman, boşa uğraşanlar hüsranda kalırlar.[78]
وَيُر۪يكُمْ
اٰيَاتِه۪ۗ
فَاَيَّ
اٰيَاتِ
اللّٰهِ
تُنْكِرُونَ
Allah size delillerini gösteriyor. Allah’ın delillerinden hangisini inkar edersiniz?[81]
اَفَلَمْ
يَس۪يرُوا
فِي
الْاَرْضِ
فَيَنْظُرُوا
كَيْفَ
كَانَ
عَاقِبَةُ
الَّذ۪ينَ
مِنْ
قَبْلِهِمْۜ
كَانُٓوا
اَكْثَرَ
مِنْهُمْ
وَاَشَدَّ
قُوَّةً
وَاٰثَاراً
فِي
الْاَرْضِ
فَمَٓا
اَغْنٰى
عَنْهُمْ
مَا
كَانُوا
يَكْسِبُونَ
Yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden daha çok, daha kuvvetli, yeryüzünde bıraktıkları eserler daha sağlam olan öncekilerin sonuçlarının nasıl olduğunu görmezler mi? Kazandıkları onlara bir fayda vermemiştir.[82]
فَلَمَّا
جَٓاءَتْهُمْ
رُسُلُهُمْ
بِالْبَيِّنَاتِ
فَرِحُوا
بِمَا
عِنْدَهُمْ
مِنَ
الْعِلْمِ
وَحَاقَ
بِهِمْ
مَا
كَانُوا
بِه۪
يَسْتَهْزِؤُ۫نَ
Peygamberleri onlara belgelerle gelince, kendilerinde olan bilgiden gururlandılar da, alaya aldıkları şey kendilerini sarıverdi.[83]
فَلَمَّا
رَاَوْا
بَأْسَنَا
قَالُٓوا
اٰمَنَّا
بِاللّٰهِ
وَحْدَهُ
وَكَفَرْنَا
بِمَا
كُنَّا
بِه۪
مُشْرِك۪ينَ
Şiddetli azabımızı gördüklerinde: «Yalnız Allah’a inandık; O’na koştuğumuz eşleri inkar ettik» dediler.[84]
فَلَمْ
يَكُ
يَنْفَعُهُمْ
ا۪يمَانُهُمْ
لَمَّا
رَاَوْا
بَأْسَنَاۜ
سُنَّتَ
اللّٰهِ
الَّت۪ي
قَدْ
خَلَتْ
ف۪ي
عِبَادِه۪ۚ
وَخَسِرَ
هُنَالِكَ
الْكَافِرُونَ
Ama, Bizim şiddetli azabımızı görüp de öyle inanmaları kendilerine fayda vermedi. Bu, Allah’ın kulları hakkında, öteden beri yürürlükte olan yasasıdır. İşte inkarcılar o zaman hüsranda kaldılar.[85]
Yükleniyor...