Kelime Haritası
ف
İşlevleri
Bu edat Kur'an'da 5 farklı görevde kullanılıyor.
2.158ayette
3.001kez geçiyor
103/114surede
Mekkî / Medenî
Mekkî %65 · Medenî %35
İlk inen ayet
Alak 17
Kalıplaşmış ifadeler
Bu edatla birlikte en sık geçen kelime dizileri. Tıklayınca ifadenin geçtiği bütün ayetler aranır.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
96
68
73
74
1
111
81
87
92
89
93
94
103
100
108
102
107
109
105
113
114
112
53
80
97
91
85
95
106
101
75
104
77
50
90
86
54
38
7
72
36
25
35
19
20
56
26
27
28
17
10
11
12
15
6
37
31
34
39
40
41
42
43
44
45
46
51
88
18
16
71
14
21
23
32
52
67
69
70
78
79
82
84
30
29
83
2
8
3
33
60
4
99
57
47
13
55
76
65
98
59
24
22
63
58
49
66
64
61
62
48
5
9
110
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
Duhân suresi ✕ Süzgeci kaldır
9 ayet
فَارْتَقِبْ
يَوْمَ
تَأْتِي
السَّمَٓاءُ
بِدُخَانٍ
مُب۪ينٍۙ
Göğün, insanları bürüyecek ve gözle görülecek bir duman çıkaracağı günü bekle; bu, can yakan bir azabdır.[10-11]
وَاِنْ
لَمْ
تُؤْمِنُوا
ل۪ي
فَاعْتَزِلُونِ
«Bana inanmazsanız, başımdan çekilin.»[21]
فَدَعَا
رَبَّهُٓ
اَنَّ
هٰٓؤُ۬لَٓاءِ
قَوْمٌ
مُجْرِمُونَ
Bunlar, suçlu bir millet olduğu için, Rabbine yardım etmesi için yalvardı.[22]
فَاَسْرِ
بِعِبَاد۪ي
لَيْلاً
اِنَّكُمْ
مُتَّبَعُونَۙ
Allah da şöyle buyurdu: «Kullarımı geceleyin yola çıkar; şüphesiz takip olunacaksınız.»[23]
فَمَا
بَكَتْ
عَلَيْهِمُ
السَّمَٓاءُ
وَالْاَرْضُ
وَمَا
كَانُوا
مُنْظَر۪ينَ۟
Gök ve yer, onlar için gözyaşı dökmedi, onlar erteye bırakılmamışlardı.[29]
فَأْتُوا
بِاٰبَٓائِنَٓا
اِنْ
كُنْتُمْ
صَادِق۪ينَ
Doğrusu inkarcılar, «Olum bir defadır, tekrar diriltilmeyeceğiz. Eğer doğru sözlü iseniz bize babalarımızı getirsenize» derler.[34-36]
خُذُوهُ
فَاعْتِلُوهُ
اِلٰى
سَوَٓاءِ
الْجَح۪يمِۚ
«Suçluyu yakalayın, cehennemin ortasına sürükleyin, sonra başına azap olarak kaynar su dökün» denir, sonra ona: «Tad bakalım, hani şerefli olan, değerli olan yalnız sendin. İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir» denir.[47-50]
فَاِنَّمَا
يَسَّرْنَاهُ
بِلِسَانِكَ
لَعَلَّهُمْ
يَتَذَكَّرُونَ
Biz, öğüt alırlar diye, Kuran’ı senin dilinde indirerek kolayca anlaşılmasını sağladık. Sen bekle, onlar da beklemektedirler.[58-59]
فَارْتَقِبْ
اِنَّهُمْ
مُرْتَقِبُونَ
Biz, öğüt alırlar diye, Kuran’ı senin dilinde indirerek kolayca anlaşılmasını sağladık. Sen bekle, onlar da beklemektedirler.[58-59]
Yükleniyor...